bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek6
- queen ravenna ve cinleri14
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- patso3
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- insanı yoran duygular6
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sinek as5
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- tavuğun neden kanatları var11
- spora başladım4
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- at eti yemek3
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- pandela 310
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- özgüven3
- izmir yanıyor5
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- sözlüğün en masum yazarları18
- taliban7
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- uludağ sözlük deli istilası4
- komünistlerin tatar sürgünü2
- sonbahar depresyonu4
- s'i l v'e r m'i s t35
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- gocu34
- uludağ sözlük size ne kattı27
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız2
- kulaklık6
- kuru patlıcan dolması4
"din halkın afyonudur." sözünün yanlış anlaşıldığı, revizyonistler tarafından düşünceleri kendi kalıplarına uydurulduğu ve cemil meriç'in de dediği gibi, marksistlerin dahi kendisini anlayamadığı bir öncüdür.
püsküllü mısri ile yakın zihniyette olan cemil meriç ve kumarhane sahibi besim tibuk üzerinden karl marx eleştirisi yapan liboş bile olamayan yazarlar(!) bana bakunin'in abimizin şu karikatürünü anımsattı. orantısız bulüğlar sizi!
görsel (bkz: mihail aleksandroviç bakunin)
görsel (bkz: mihail aleksandroviç bakunin)
Trier'lidir, trier de karl marx müzesi vardır.
Ben trier'e hiç gitmedim, o müzeyi de hiç görmedim. Ama var öyle biyer.
Ben trier'e hiç gitmedim, o müzeyi de hiç görmedim. Ama var öyle biyer.
herkes kendine bir "ilah" yaratma gayretinde. işte karl marx da birilerinin tabiri caizse ilahlaştırdığı (burada ilahlaştırma kutsaliyet atfetme olarak kullanılmaktadır) kişilerden. her sözünü kanun olarak görenlerin olduğu fakat çalışmalarından ve yaşadığı dönemlerden bir çok insanın da habersiz olduğu bir tarihi kişiliktir. kilise sonrası hristiyan alemine yeni ahlaki değerler verme düşüncesinde olduğunu söylerseniz alacağınız en olası tepki "ama din afyondur dedi yüce marx" dır. belki bizim yaşımız gereği artık herhangi birinin doğru söylediği ön kabulünden uzaklaştığımız için bize bir çok söylemi komik geliyor.
Marx okumalarıma kendi gözlemlerimi dahil edince, günümüzü anlamaya çalışırken özneleşme teorilerine neden bakmamız gerektiğini anladım. Psikanalizi kuramsal aygıt olarak kullanmaya öff puff yapmasın kimse zira insanların bilincini etkileyen, daha doğrusu düşünme biçimini etkileyen faktörleri basitçe dış unsurlara bağlayamayız. Yani organik olan süreçleri, arzulayan özneler olduğumuzu, bir psişeye sahip olduğumuzu göz önünde bulundurmamız lazım. Neden var olan düzeni olduğu gibi kabul edip, toplumsal yeniden üretim ilişkilerine sorunsuzca katılım gösterdiğimizi ancak bilinci daha etraflı düşünmeye başlayarak anlayabiliriz. Mute compulsion denen illeti daha iyi anlamak için. Bu yüzden deleuze ve guattarinin öznellik üretimini, libidinal ekonomiyle birlikte düşünmesi kıymetli. Kim ne derse desin.
"doktorla çöpçü aynı maaşı mı alacak" denilerek kolayca çürütülen filozof.
Üretim konusunda, üretilen konusunda, emek ve ücretlenmesi konusunda yazdıkları çok çarpıcıdır...
Das Kapital ' i bikaç kere almanca okudum ben, esas derdim almanca öğrenmekti, çünkü bi bira muhabbetinde bi alman bana, ideolojin nedir bilmiyorum ama o kitap çok düzgün bir almancayla yazılmıştır, cümleleme tekniğinin gelişmesine çok yardımcı olur, demişti.
Ancak kitabın içeriği, çok açık ve iktisad konusundan anlamayanların da anlayabileceği şekildeydi. Di mi, ben bir bardak alıyorum, ona bi ücret ödüyorum, ve ondan sonra " bu benim bardağım" diyorum. Ama ben o bardağı asla kendim üretemiyorum!! O bardağı üreten adam, alması gereken ücreti alamazsa, bardak üretmekten vazgeçebiliyo ve bu uzun vadede bi " bardak darboğazı" na yol açıyor...bu durumda ben daha fazla para ödemeye hazır bile olsam, ya bardak çok daha az olduğundan çok daha pahalı oluyo, ya da ben " benim" diyebileceğim bir bardak satın alamıyorum.
Bu gerçek bir problem ve bu problemi çözmeden bir toplum iç dinamiklerini oluşturamıyo.
Marx tabii bunu çok daha kapsamlı ele alıyor.
Adam smith de okudum, aslına bakarsan o da kapitalizm i benzeri bi şekilde açıklıyor. Büyük balıklar küçük balıkları yer, ama küçük balık kalmazsa büyük balık da aç kalır, diyo...
Demek ki küçük balığın haklarının her türlü korunması lazım.
Sonuçta okuyunuz marx, mutlaka bişey öğrenirsiniz...
Das Kapital ' i bikaç kere almanca okudum ben, esas derdim almanca öğrenmekti, çünkü bi bira muhabbetinde bi alman bana, ideolojin nedir bilmiyorum ama o kitap çok düzgün bir almancayla yazılmıştır, cümleleme tekniğinin gelişmesine çok yardımcı olur, demişti.
Ancak kitabın içeriği, çok açık ve iktisad konusundan anlamayanların da anlayabileceği şekildeydi. Di mi, ben bir bardak alıyorum, ona bi ücret ödüyorum, ve ondan sonra " bu benim bardağım" diyorum. Ama ben o bardağı asla kendim üretemiyorum!! O bardağı üreten adam, alması gereken ücreti alamazsa, bardak üretmekten vazgeçebiliyo ve bu uzun vadede bi " bardak darboğazı" na yol açıyor...bu durumda ben daha fazla para ödemeye hazır bile olsam, ya bardak çok daha az olduğundan çok daha pahalı oluyo, ya da ben " benim" diyebileceğim bir bardak satın alamıyorum.
Bu gerçek bir problem ve bu problemi çözmeden bir toplum iç dinamiklerini oluşturamıyo.
Marx tabii bunu çok daha kapsamlı ele alıyor.
Adam smith de okudum, aslına bakarsan o da kapitalizm i benzeri bi şekilde açıklıyor. Büyük balıklar küçük balıkları yer, ama küçük balık kalmazsa büyük balık da aç kalır, diyo...
Demek ki küçük balığın haklarının her türlü korunması lazım.
Sonuçta okuyunuz marx, mutlaka bişey öğrenirsiniz...
Baba tarafından yozgatlıdır.
bu varya bu, bu bizim babamızdan da önemli demişti, ilkokul 5 ten tanıdığım tunç götü, otobüste yıllar sonra karşılaştığımızda.
18 yaşında ve aktif devrimciydi(!) o dönemler.
parayı bulunca lanet eder olmuş tüm çevresine.
amcaoğluna bile rest çekmiş.
sende bırak o işleri, bak yaşamana diye. yıllarımız polisten kaçmakla afiş asmakla geçti diye hayıflanınca siktiri yemiş o da. ''tkp dediğin benim kanıma işlemiş be yağmurcum''diyen onun amcaoğlu tarafından!
dün kelle koyduğu inancı ve ideolojisine şartlar değişince sövenle benim bölüşecek ekmeğim bile olmaz dedi, hak verdim.
18 yaşında ve aktif devrimciydi(!) o dönemler.
parayı bulunca lanet eder olmuş tüm çevresine.
amcaoğluna bile rest çekmiş.
sende bırak o işleri, bak yaşamana diye. yıllarımız polisten kaçmakla afiş asmakla geçti diye hayıflanınca siktiri yemiş o da. ''tkp dediğin benim kanıma işlemiş be yağmurcum''diyen onun amcaoğlu tarafından!
dün kelle koyduğu inancı ve ideolojisine şartlar değişince sövenle benim bölüşecek ekmeğim bile olmaz dedi, hak verdim.
bir insan kendi ideolojisine bu kadar benzer mi ? tembel, asalak, sorumsuz, evlatlarının ölmesine sebep olan bir herifti. işte sosyalizmin özeti bu marx itidir.
" işçi sınıfının kurtuluşu bizzat işçi sınıfının eseri olmalıdır. Dolayısıyla, işçilerin kendilerini özgürleştiremeyecek kadar eğitimsiz olduklarını ve önce üst ve alt sınıf hayırseverler tarafından yukarıdan özgürleştirilmeleri gerektiğini açıkça söyleyen insanlarla birlikte hareket edemeyiz. "
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar