bugün
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı13
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği6
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya5
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl5
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- caz dinleyen erkek9
- nervio23
- van gogh kulağını neden kesti5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- judas'ın kulakları5
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- yazarların akşama dair planları8
- zina yapmayan ateist erkek3
- sapık yaşlı5
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı2
- rujlu kadınla öpüşmek2
- arkadaşlar ben geldim2
- fatih terim'in tff başkanı olması5
- fiziği güzel sözlük kızları47
- recep tayyip erdoğan27
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi5
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı2
- benzine zam7
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- istanbul bilgi üniversitesi2
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- kendinizde en sevdiğiniz şey5
- canın makarna istemesi2
- leonidas8
- bıyık bırakan erkek karizması6
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- devletin baba şefkati2
- facebook sayfam nasıl3
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- fon mağduriyetini ancak ak parti çözer4
- andropoz amca3
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- sadece yaşça büyük kadınlara yürümeye karar vermek2
- zamanda yolculukla gençlik zamanına gitmek2
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- pilavımı kaşıklamak ister misin diyen sözlük kızı4
- ilk konuşmada cinsellik konuşan erkek3
- uzak durulması gereken erkek tipleri3
- allah2
- avrupa13
- vexillarius the slayer6
- eksi oy veren yazar yoğunluğundan dolayı çıkıyorum3
Butun kitaplarini ingilizce orjinalinden okudugum adam.
Favorim hala white fang.
Favorim hala white fang.
Beyaz diş ve demir ökçe isimli iki kitabını okuduğum yazar aynı zamanda gerçek ismi john griffith'tir.
şampiyon adlı kitabında danışıklı dövüş ve boks dünyasında dönen ahlaksızlıkları ele alan, sistem eleştirisinde inanılmaz yetenekli olan amerikan yazar.
martin eden adlı şaheserin sahibidir.
Küçükken az ingilizce kitaplarını okumadım.
jack london'un kendi hayatını anlattığı bir kitabıdır martin eden. jack london 33 yaşında martin eden'i yazdığında vahşetin çağrısı, beyaz diş ve deniz kurdu ile uluslararası başarısını kanıtlamıştı. fakat london ünlü olunca birden hayal kırıklığına uğradı ve güney pasifik'te bir deniz yolculuğuna çıktı. iki yıllık zorlu yolculuğunda, yorgunluk ve bağırsak hastalıklarıyla mücadele ederken, içinde düş kırıklıklarını, ergenlik çağında yaptığı çete kavgalarını ve yazar olarak tanınmak için verdiği mücadeleyi anlattığı martin eden'i yazdı. kitaptaki ruth morse adlı karakter jack london'un ilk aşkı mabel applegarth'tır.
Martin eden eseriyle kendi hayatını kaleme almış olan amerikalı yazar. Bir alkoliğin anıları ve bana göre hayatın anlamı kitaplarında bunu sık sık vurgulamıştır.
acı kuvvet kitabının yazarıdır. orta öğrenim ve lisede okuyan arkadaşlara tavsiye ederim.
sanırım martin eden kitabında kendini yansıtmış, anlayacağınız harika biri.
bolca kitap okumuş biri olarak Martin Eden kitabını beğenilerimde tepeye yerleştiririm. kesinlikle okuyunuz.
Hayatın iyi olmayıp ağzında nahoş bir tat bıraktığını dile getiren yazar. eminim ki kendisi martin'e benziyordu bu yüzden şüphesiz ki harika biridir.
Kendime çok yakın hissettiğim Keşke bir iki sohbet edebilseydim dediğim zarif yazar.
Beyaz dis i okumuştum ama hatırlamıyorum.
Okumadan bi adamı araştırmış, hayatina üzülmüştüm.
Ayrıca ortaokul mezunudur,bu beni şaşırtmıştı. Ortaokul mezunu olup dünya çapında taninabilmek büyük olaydır diye düşünürüm.
Okumadan bi adamı araştırmış, hayatina üzülmüştüm.
Ayrıca ortaokul mezunudur,bu beni şaşırtmıştı. Ortaokul mezunu olup dünya çapında taninabilmek büyük olaydır diye düşünürüm.
"Belki de hiçbir şeyde hakikat yoktu, hakikatin kendisinde bile."
edit medit: çünkü bizler için gerçek olan, yanılgı di-li geçmiş zaman gibi bir eylem. bizler birer kusur elçisiyiz.
edit medit: çünkü bizler için gerçek olan, yanılgı di-li geçmiş zaman gibi bir eylem. bizler birer kusur elçisiyiz.
Asıl mesleği gazeteciliktir.
bi kış ayında, şu tarantinonun hateful eight filmindeki gibi bi ortamda, hiçliğin ortasında bi barda denk gelip viski ve sigara eşliğinde uzun uzadıya sohbet etmek istediğim bir bilge.
bir kral.
bir kral.
En iyi dostunun alkol olduğunu ifade eden Amerikalı yazar. Martin Eden isimli kitabında sarsıcı ve çok etkileyici bir dünya sizi bekliyor.
Vahşetin çağrısı, beyaz diş, kızıl veba ve demir ökçe adlı kitaplarını okuduğum yazar. Kitaplarında muazzam bir sistem eleştirisi olduğunu görüyoruz sanırım sosyalist ve eşitlikçi olmasından kaynaklanıyor. En güzel eserinin demir ökçe olduğunu düşünüyorum tabi okuduklarım arasında. Şimdi yeni hedefim martin eden'i okuyup bitirmek.
beyaz diş
vahşetin çağrısı (favorim)
bay alkolik
martin eden
kızıl veba (tavsiye ederim mükemmel)
ateş yakmak (ilk benim için)
demiryolu serserileri
hedefimde uçurum insanları var.
sakin bir zamanda ilk işim.
vahşetin çağrısı (favorim)
bay alkolik
martin eden
kızıl veba (tavsiye ederim mükemmel)
ateş yakmak (ilk benim için)
demiryolu serserileri
hedefimde uçurum insanları var.
sakin bir zamanda ilk işim.
beyaz diş kitabı okuduğum tek kitabı olmasına rağmen bende bir iz bırakmıştır. bu adam yüzünden ileride yavru bir kurt sahiplenip bakabilirim o derece.
Okuduğum en iyi kitabı demir ökçe. Bir sosyalist ihtilal hayal etmiş o dönemlerde sanırım. 1907 yılında yazmış. Yani sosyalizmin palazlandığı dönemler.
"Her zaman böyle olur işte, tam biz kaçış planımızı mükemmelleştirirken her şeyi karman çorman ediverecek bir kadın çıkagelir. Hiç şansımız yok.”
jl.
jl.
muhteşem bir yazar olarak tarif edebilirim onu!
benim en sevdiğim yazar.
''vahşetin çağrısı'' ile girdi hayatıma... ''beyaz diş'' olarakta bilinir..
sonra ''denizin çağrısı''...
sonra devam ettim...
son okuduğum ise ''intihar'' adlı hayat hikayesinin çok eski basımı...
sayfaları sararmış, mavi ciltli çok eski bir basımı...
o insanı çok iyi anlatır, insanın yaptıklarını ve beraberinde iç sesini..
varlıkların yaşadıklarını ve bunun iç dünyalarında karşılıklarını serer önünüze...
''intihar'' isimli roman da tam da böyle bir yaşamsal ve içsel bir çırpınışı anlatmış...
ne kadar birbirlerine geçtiklerini anlatmış...
yaşananlar ve hissedilen duygular bütününün bir yaşamı nasıl etkilediğini aktarmış...
duygular yaşamı ve ardından yaşanılanlar yeni duyguları ve yeni yaşanmışlıklar...
bazen bir içsel direniş, vazgeçiş, değiştirme, değşime çabası...
bazen teslimiyet...
bazen sürükleniş...
o kadar insanı anlatmış ki...
okurken beni nereden tanıyor bu kadar iyi dedim çoğunlukla.
bunu o kadar iyi yapar ki tüm kitaplarında...
vahşetin çağrısında bunu bir kurt köpek, yaşamına ve davranışlarına...
kaderi ve o kaderin şekillendirdiği yeni kaderini..
denizin çağrısı ise başka bir baş yapıt...
bir çocuk evden kaçar, denizlerde gemilerde çalışır ve evine geri döner...
hikaye basittir. fakat bu basit hikayenin içerisinde şekillenen duygular ve yaşanmışlıklar bütünü başyapıt yapar romanı...
insanı anlatırken yüzünü anlatmaz jack landon, ellerini anlatmaz...
onları, yaşanmışlıkları ile, duygusal karşılıkları ile anlatır...
bir çiçeği anlatmaz o. o çiçeğin zaman, yaşam ve duygusal karşılığını da anlatır...
hiçbir romanını okurken sıkıldığımı veya zorlandığımı hatırlamam.
efsane tadı damaklarda kalan bir yazar...
henüz okumamışlar, tanışmamışlar çok şanslı bence...
jack'e saygılar.
iy ki yazmışsın.
benim en sevdiğim yazar.
''vahşetin çağrısı'' ile girdi hayatıma... ''beyaz diş'' olarakta bilinir..
sonra ''denizin çağrısı''...
sonra devam ettim...
son okuduğum ise ''intihar'' adlı hayat hikayesinin çok eski basımı...
sayfaları sararmış, mavi ciltli çok eski bir basımı...
o insanı çok iyi anlatır, insanın yaptıklarını ve beraberinde iç sesini..
varlıkların yaşadıklarını ve bunun iç dünyalarında karşılıklarını serer önünüze...
''intihar'' isimli roman da tam da böyle bir yaşamsal ve içsel bir çırpınışı anlatmış...
ne kadar birbirlerine geçtiklerini anlatmış...
yaşananlar ve hissedilen duygular bütününün bir yaşamı nasıl etkilediğini aktarmış...
duygular yaşamı ve ardından yaşanılanlar yeni duyguları ve yeni yaşanmışlıklar...
bazen bir içsel direniş, vazgeçiş, değiştirme, değşime çabası...
bazen teslimiyet...
bazen sürükleniş...
o kadar insanı anlatmış ki...
okurken beni nereden tanıyor bu kadar iyi dedim çoğunlukla.
bunu o kadar iyi yapar ki tüm kitaplarında...
vahşetin çağrısında bunu bir kurt köpek, yaşamına ve davranışlarına...
kaderi ve o kaderin şekillendirdiği yeni kaderini..
denizin çağrısı ise başka bir baş yapıt...
bir çocuk evden kaçar, denizlerde gemilerde çalışır ve evine geri döner...
hikaye basittir. fakat bu basit hikayenin içerisinde şekillenen duygular ve yaşanmışlıklar bütünü başyapıt yapar romanı...
insanı anlatırken yüzünü anlatmaz jack landon, ellerini anlatmaz...
onları, yaşanmışlıkları ile, duygusal karşılıkları ile anlatır...
bir çiçeği anlatmaz o. o çiçeğin zaman, yaşam ve duygusal karşılığını da anlatır...
hiçbir romanını okurken sıkıldığımı veya zorlandığımı hatırlamam.
efsane tadı damaklarda kalan bir yazar...
henüz okumamışlar, tanışmamışlar çok şanslı bence...
jack'e saygılar.
iy ki yazmışsın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar