bugün

entry'ler (389)

geri kalmış ülkelerin ortak özelliği

demokrasi oturmamıştır...
sistem küresel gücün eline geçmiştir..
özetle milli iradenin, milli geliri sürekli çalınır...
milleti de, küresel gücün finansal kölesi olarak, yarı aç yarı tok çalıştırılır...
milli servet düzenli olarak halk yerine, yerli ve milli hırsızlara bile gitmez yani!
onlar çalar, sen dış borç alıp faiziyle ödersin...
bir süre sonra sen sadece hırsızların çaldıklarının faizine çalışırsın, yani küresel güce...
faiz lobisi çok sever...
o faizi de ya seve seve ya çala çala yükseltir!
bizde de böyle, bir ecevit yemedi derler ama ben ona bile inanmam.
hırsız evdeyse, polis çağırmaya gerek yok...
bizim evden de hırsız 88 yıldır çıkmıyor gibi...

türban neyi örtmüyor

22 yıllık iktadarın anahtarı türban bile, bugün hırsızlıkta gelinen noktayı örtmeye yetmiyor.

-Her Türkiye Cumhuriyeti öğrencisi burs alır. 50 dolar hadi 100 dolar. Ama türbanlı öğrenci siyasi iradeyle 100 bin dolar alır.

-Her genç öğrenci okul biter çalışır para kazanır, 50-100 bin şanslı olanlar. Ama türbanlı siyasi iradeyle 2 milyar kazanır.... Üstüne 5 yılda emekli olur.

-Her genç yeteneği mertebesinde mesleki yetkinliğiyle doktor, mühendis, öğretmen neyse artık para kazanır... Ama türbanlı siyasetçi meslekliler, tartışmasız en çok kazanır...

Bir de o parmaklarıyla basın önünde üçgen yapıp, ben küresel gücüm mesajı vermez mi? Hahaha, daha dün boktun bugün koktun, göt kılı dedirtenleri örtmez!

short squeeze

finansal varlıklarda, sizin olmayan varlığı, fiyatın düşeceğini düşünüp, satıp aşağıdan alabilirsiniz... kısa pozisyon almak denir buna... açığa satış işlemi olarak adlandırılır...

adeti limitli finansal varlıklarda, gerçek veya adil değer ne olursa olsun, kısa pozisyonları bilen çoğunluk pozisyon sahipleri, fiyatı olağan dışı şekilde yukarı sürebilir.. kısa pozisyon sahipleri bu pozisyonlarını daha yüksek fiyattan zarar ederek kapatmak zorunda kalabilir...

short squeeze derler buna, ponzi değil... fiyat adil değerin 10000000 katına bile çıkar...
ondan short işlem açmak çok tehlikelidir... çok profesyoneller, çok güçlü kurumlar yapar...

örneğin altın ve gümüşte, bir günde, dünyada bulunan toplam rezerv miktarının 25 katı finansal işlem olur...

memlekette son olanlar tamamen bundan...
3-5 hissede short squeeze yaptılar hepsi bu...
biz ponzi zannediyoruz...
desem de inanmayın! bizdeki resmen siyasi iradeyi arkasına almış ponzi...

kimseye tavsiye etmem... kolay kolay yedirmezler... donunuza kadar alırlar...

amedspor

coğrafya kaderdir...
stadyumda aynı ruh...
hırslı, sert, omuz omuza, renkli...
gol atılınca bütün şehirde havaya sıkılıyor felan...
enerji var, kanalize olmak istiyor bir şeylere...
bu kültür var bu memlekette... ''biz varız... bu coğrafyadayız...'' demek istiyorlar her zaman.
öyle erkek egemen stadyum değil ha...
neneler, dedeler, genç kızlar, genç erkekler...
ee öyle hemen normalleşmeyecek... zaman gerekiyor...
oldukları gibi uyumlanabilecekleri alanlar artacak...
galibiyet, şampiyonluk, mağlubiyet... sevinecekler, üzülecekler...

yalnız ruhsatsız silah denetimleri çok şiddetli arttırılmalı o coğrafyada...
her golde tüm şehir mermi yakar mı arkadaş?
silahlardan sportif rekabete kedemeli geçiş...

hoşgeldiler, renk verdiler... amed ise ameddir abi bir şehir... zorla diyarbakır olmaz!
zorla güzellik olmuyor...
güzellik uyumlanarak, millet olarak oluyor...
umarım taraftarınızın hak ettiği stadyuma kavuşursunuz...

melih gökçek

Milletin karısının kızının izinsiz çekilen fotoğraflarını internete koyup sözüm ona siyaset yapacak kadar insanlıktan çıkmış.
Adam cezaevinde, Melih tutmuş yine adamın karısını çekip internete koymuş….
Ar namus haysiyet katliamı yapıyor!
Fetöcü köpeklerin taktiklerinden vazgeçemedi…

bibi

Savaş, savaş diye göt kadar coğrafyadan kamera karşısında aslan oluyor!
Roketler uçuşunca tüm sülale tasmasını tutan ülkelerde soluğu alıyor?

Ağzı başka söylüyor, götü başka…
Bizimkilerde bunu ciddiye alıyor…

Bir vizyonu yok ama tasmasını tutanların ona yüklediği tek misyonu var.
‘’Türkiye cumhuriyetini savaşa sokmak…’’

Merak etme burası halen Atatürk,ün Türkiye’si…
Vizyonu ‘Yurtta barış dünyada barış!’’
Misyonu ‘’Barış için hiç kimsenin cesaret edemeyeceği kadar güçlü ol!’’

Bibi,nin yaptıklarının bedelini onun tasmasını tutanlar ödüyor…
Bilinen tüm uluslararası değerler; kurallar; ekonomik kabuller, tek tek çöküyor…
Çünkü köpekliğini yaptıkları halen onun kuduz olduğunu kabul edemiyor…
Dünya aşılanıyor…
Artık kimse yemiyor…

Her ramazan ayında, her kutsal günde bir müslaman ülkeyi vuruyor!
Masumları, çocuk kadın ayırt etmeden katlediyor!
Hastane, televizyon, sivil yerleşim alanları, uluslararası yardım kuruluşları demeden bombalıyor.
Kimyasal, nükleer silahları kullanıyor…
Bilinen tüm savaş suçlarını işliyor…
Tasmasını tutanlar, dünyaya değerler dersi verenlerse gıkını çıkarmıyor…

Hoşgeldin new world order…

hükümet değişse ülke düzelir mi

Soruya cevap vermek için aşağıdaki sorunun cevabını bilmek gerekiyor!
''Rüşvet devam edecek mi?''
Yoksa, en azından biraz doymuş ''iç ses: doymazda'' olan, aç olandan iyidir misali...

rüşvet

memleketin içinden acilen çıkması gereken bataklık...
vatansatanlıktan vatanseverliğe geçişin tek yolu!

a haber

12 eylül trt'sinin sivil versiyonu...
anayasa işte, uyacaksın buna... ''şeriat isteriz!'' diye bangır bangır bağıran haberler...
hangisi yargılanıyor? neyle yargılayacaksın? anayasa ve buna bağlı karar verebilen bağımsız mahkemeler lazım... sözde var...
varsa akp döneminde ''şeriat isteriz!'' dediği için yargılanan bir kişi gösterin...
anayasa açık, ''türkiye cumhuriyeti devletinin yönetim şekli cumhuriyet'tir.''
hani bağımsız ya yargı, hukuk devletindeyiz...
yargılasana ''şeriat isteriz!'' diyeni..
yargılıyordun geçmişte'' camiler kışlamız, minareler süngümüz...'' diyenleri...
cehape zihniyeti affetti...
bugün onlar sokakta'' cumhuriyet, adalet, bağımsız yargı...'' dediler mi...
acımıyor akepe zihniyeti...
affetmiyor!

ya uyun, ya da uyacağınız anayasayı milletin iradesine sunun...
böyle sivili askeri farketmez, darbeymiş gibi oluyor çok afedersiniz...

belediye başkanı

mevcut sistemde gayet gereksiz bir seçim. vali gibi atasınlar madem...
sonra kayyum mayyumla ben yöneticem hikayesine, savcı; polis; hakim; avukat boşa bir dünya iş gücü kaybı...
o kadar enerjiyi emeği boşa harcamaya gerek yok...
nasıl olsa milletin bir kısmının devlette iradesi yok, diğer kısmının anayasayı değiştirecek çoğunluğu yok....
öyle arada sallanıp gidiyoruz...
aziz nesin'in ''dur bakalım ne olacak?'' misali...

faik öztrak

çeyrek yüzyıllık yenilginin baş mimarı...
muhazafakar kesimin koltuk değneği...
ne zaman sıkışsalar, yetişir...
dünya değişti, insanlık 4. boyutu keşfetti, uzay bilimi, aviyonik devrimi, yapay zeka....
bizde halen, faikler, devletler, gürseller, kemaller...
bunların vizyonundan ne olur?

bir gün sigortalı bir işte çalışmamış, siyaset zengini bir sürü menapozlu erkek...
bırakın bu işleri...
çeyrek yüzyıllık muhalif ezikler...
son tango, kendinizi iyice rezil rüsfa edin...

unutursak kanımız kurusun.

barış yarkadaş

farkında mısın?
cumhuriyet savcısı var bu ülkede... bartında örneği git gör...
masasında cumhuriyet savcısı yazmıyor... atatürk resmi yok...
makamı cumhuriyet savcısı, masasında arapça bir şeyler yazmış...
işte bunlar butlan tasması taktılar...
türk milliyetçilerinin partisine tasmayı taktılar...
kürt milliyetçilerinin partisine tasmayı taktılar...
bunlar boyun eğdiler...

şimdi tutmuşlar cumhuriyetçilerin partisine tasma taktılar...
bizde o tasmayı yiyecek tiniyet yok... boyun eğecek karakter de yok...
sen gez o tasmayla...

ortalıkta fazla havlama... biz o dili bilmiyoruz...

yeni parti

Sarayı yıkıp, cumhuriyeti ilan eden egemenliği padişahtan alıp milllete veren adamın kurduğu partiye, sarayın tasmasını boynuna takanlar geldiğinden kurulması elzem olmuş parti.

Yeniden egemenliğin millete geçmesi umuduyla hayırlı olsun diyelim ne diyelim…

Hiçbirini çok sevdiğimizden değil, çaresizlik işte…

iz bırakan kitap cümleleri

''250 yaşındasın ama..
Her savaşa girme. Her hikayeyi kendininki sanma. Kuralları yalnızca işine geldiğinde sevme. Kaybetmeyi öğren. Kendini ormandan büyük sanma.

250 yıllık bir ağacı uzaktan gördüğünüzde önce boyuna bakarsınız. Yaklaştıkça sizi sessizliğiyle büyüler. Kendini kanıtlamak zorunda değildir. Kimin daha uzun, daha gösterişli ya da daha hızlı büyüdüğüyle ilgilenmez. Kalıcılık gösterişten daha değerlidir. 250 yıllık bir ağacın gövdesi kusursuz değildir. Üzerinde yıldırım izleri vardır. Kopmuş dalların bıraktığı yaralar, kabuğunda kapanmış çatlaklar, yılların açtığı oyuklar. O oyuklarda kuşlar yuva yapar, böcekler yaşar, başka canlılar barınır. Kendi yaraları, başkalarının hayatına dönüşür. En güçlü yanı dalları değildir. Kökleridir. Dallar gökyüzüne uzanır, ama kökler toprağın karanlığında çalışır. Kimse onları görmez. Oysa ağacı ayakta tutan görünmeyen kısmıdır. 250 yıllık bir ağaç fırtınadan korkmaz. Çünkü hiçbir fırtınanın sonsuza kadar sürmediğini bilir. Rüzgâr çıktığında kırılmamak için biraz eğilir. Eğilmeyi zayıflık saymaz. Tam tersine, ayakta kalmanın direnmekten değil, esneyebilmekten geçtiğini öğrenmiştir. Altındaki gölge kendisinden daha kıymetlidir. 250 yaşındaki bir ağacın derdi daha yükseğe uzanmak değil, daha derine kök salmaktır.''

Elif Key

recep tayyip erdoğanı sevmiyorum

Bunu söylemek suç mu? Düşünce özgürlüğü mü?
Biri söyledi...
''Ben RTE'yi sevmiyorum. Bir anlık sempati dahi hiç duymadım.''
Ha kimse efendim sen nasıl bunu yüksek sesle söylersin felan demedi?
Ama ne oldu? Adalatin terazisi yine aynı tarttı... Savcı dedi ki...
''Terörist, hain, fetocu, cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa sevk, halkın dine değerlerine hakaret...'' felan filan...
Alıştık yani...
Suç, yüksek sesle RTE'yi sevmiyorum demek...
Ceza, şimdilik ters kelepçe...
Sike sike sevdirecekler yani...
Sevmesen de susturacaklar...

iş bankası atatürk ün mirası hazineye devredilmeli

yoksa kim uğraşır, chp'ydi, butlandı, kutlandı...
o kadar mı bittiniz gerçekten?
allah evladın'da hayırlı olanını versin derler ya en son çare...
ne biliyim gidin bibi'ye yahudi yazıtlarını felan verin... o daha çok para verir size...
o kadar satacaksak dimi... biraz da manevi satalım...

olaylara karışma

işte tam da bu zehirli cümle yarattı bugünün apolitik neslini...
gıkını çıkaramayan apolitik bir nesil...
kuzu gibi yönetiliyor 20 küsur senedir bu sayede...
emeklilik primi 80 lerden 20 lere düştü 99 sonrasının...
yok yani emeklilik sistem bu nesil için...
üstüne bir de...
35 yaşında emekli olan o 60-70-80 devrimci kuşağına eşşekler gibi 65 yaşına kadar bakacak...
verginin vergisini ödeyecek....
aç gezecek...
köle olacak...
devrimci nesil, satıp satıp yiyecek devletin varığını yoğunu...
vergilerimizle köprü yapacak, yol yapacak, geçerken bizden üstüne dolarla para alacak...
götürecek yurtdışına çiftlik alacak, at alacak...
kişneyecek yani...
bize de tiktokta göt sallayıp, ağzı salyalı araplardan para koparmaya bakmak kalacak...
olaylara karışmadık diye bir sikmedikleri kaldı...
karışaydık iki cop yerdik be abi...

devlet bahçeli

bu kadar sokaktan korkmaya ne gerek var anlamadım?
çatır çatır vergi ödüyor millet devlete....
anayasal haksa sokağa çıkmak, çıkar...
neden korkuyorsun sokaktan bu kadar?

kemal kılıcdaroğlu

hoş geldin iki gözümün çiçeği...
parti binası girişine seccade ser seçim öncesi... basa basa girersin...
tutmazsa başörtüsüyle elini felan silersin...
mazallah seçim felan kazanılır...
faik, bülent, maik getir sülalece aç kalırlar mazallah...
ağaç gölgesi bu...
asırlık çınar...

tecavüz iftirası

bu iftirayı atana ispat edilmesi halinde, en az tecavüzcüler kadar ceza verilip aynı muamele yapılmalıdır.
toplumun bu konuda ki hassasiyeti çok kötüye kullanılıyor...
memlekette ahlak tek taraflı çökmüyor, her taraflı çoküyor!
© copyright 2005 - 2026