bugün
- true'yi eskorta emanet etmek8
- yeni parti31
- tai lung6
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı3
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz6
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- tarihin en başarılı sporcusu4
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu3
- kasiyer kıza nasıl açılırım20
- yeni parti'nin logosu4
- benzetildiğiniz ünlü10
- adnan oktar9
- namazında niyazında erkek3
- insan olmaya ceyrek kala18
- topluma nasıl faydalı olunur3
- nasıl gidiyor hayat6
- rakı tokuşturan tipler5
- hırt10
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- manyak bey birader ne yapıyor sorusu2
- cumhuriyet halk partisi16
- opel rekord2
- chp nin camileri ahır yapması4
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- özlü söz3
- barış yarkadaş8
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- güne bir soru bırak5
- enayimiknatisii4
- diamond bosphorus6
- cimer şikayetine sayın cbaşkanım diye başlamak3
- dem parti'nin chp den daha büyük olması3
- true ahlaksızlığı6
- duş öncesi makyaj yapmak2
- irmik helvası5
- hayatın öğrettiği şeyler5
- güne bir şarkı bırak5
- kabak yemeği vs hamburger14
- 24 temmuz 20263
- nervio28
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- çok seviyorum sözlük anlıyor musun4
- hastane randevusu3
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- büyük sözü dinlememek4
- put7
- doktor bey vizitte7
iyilik bilgisine sahip olmayana, diğer bilgiler zarar verir. *
iyilik; yüzlerinizi kah garba, kah şarka döndürmek değildir. esas olan iyilik odur ki: allaha, ahiret gününe, peygamberlere , kitaplara, meleklere iman edesiniz ve yetime, yoksula, yolda kalmışa, yüz kızartıp isteyene ve kölenin hürriyetine tasadduk edesiniz. namazını doğru kılan, zekatını veren, ahdine vefa eden, bir de zor hastalıkta ve harbin şiddetlendiği zamanlarda sabredenler kurtulmuştur. allahtan sakınanlar bunlardır.
menfaat sağlamak için iyilik edenlerin iyilikleri, avcının kuşlar yem atması gibidir..
bu sebeple dikkat edilmesi gerekilen bir kavramdır, iyilik.
bu sebeple dikkat edilmesi gerekilen bir kavramdır, iyilik.
iyilik, yapıldıktan sonra unutulduğu müddetçe iyiliktir(yaptığın iyiliği hatırlamayacaksın, bundan üç hafta önce kahvaltıda ne yediğini hatırlamadığın gibi). ve iyilik, yapılmış olan değil; yapılması gereken olarak akılda kaldığı müddetçe iyiliktir.
yapmamız gereken davranışların adını iyilik koymuşlar.
"Yerli melodramlarda kendisine ilgi gösteren yabancı adamlara 'siz ne kadar iyi bir amcasınız?' diyen çocuklar artık büyüdüler ve onlara şefkatle yaklaşan o amcaların ilgilerinin odağında analarının olduğunu pekala gördüler. Artık bu toplumda da iyi olmanın ve iyiliğin kriterleri çok değişti...iyi olmanın da bir şerefi vardır ve herkes bilinci, ahlakı ve duyarlığı kadar iyidir..."
*
*
Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini,Kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini..
birilerine iyilik yaptığımızda iyiliğimizden söz edilmesini istemezlik edebilir miyiz? iyilik bedelsiz de yapılmış olsa -hoş; bedeliyle yapılmış olan, iyilik olur muydu?-, tepkisel bir teşekkürü, duyulan bir minnet hissiyatını bile anlamsız bulma normalliğinde kalabilir miyiz? iç kabartan hislere önemsizmişçesine ilgisiz, duyarlılıklara da sıradanlık gözlüğüyle bakacak kadar "iyi" olabiliyor muyuz? iyilikler sıra dışı sayıldığı sürece bizler, kötülüklerin hükümranlığını haklı saydırtacak bir kabullenişin aktörleri mi olmaktayızdır?
*
*
söylenecek ilk söz, belki de, insanseverliğin ancak kötüleri de içine aldığı sürece gerçek insanseverlik olduğudur. çünkü iyileri, yoksulları, suçsuzları sevmek kolaydır; asıl sevgi, dimitri'nin önünde diz çöken karamazof kardeşler'deki yaşlı papaz gibi davranabilmektedir. dahası var, adamın biri, "kutsal kitap bize düşmanlarımızı bağışlamamızı buyurur, dostlarımızı değil," diyerek, düşmanı sevmeği dostu sevmekten daha üste çıkarmıştır. iyi ya, kötülüğün ortadan bütün bütün kaldırılması gerektiği sorusuna aldırış etmeyen bir insanseverlik, olsa olsa, ezilenlerin acısını biraz azaltmaya yarar. bu ise, asılacak adama, kutsal kitaptan sözler okumak demektir ve insanseverliğin ancak ezilenler var oldukça yaşayacağı anlamına gelir. bu noktada, kötülüğün sürdürülmesi ile var olabilen bir iyiliğe, iyilik denebilir mi?
bana sorarsanız, insanoğlu iyilik görmekten hoşlanmaz. iyilik görenler, kendilerine iyilik eden kimselere düşman olurlar, ki haklıdırlar. oysa iyilik eden bunu anlayınca, "vay nankör vay, benim ona ettiğim iyiliklere karşılık ha!" diye bağırır. "insan değil bu!" çok yanlış bir yargı. çünkü iyilik etmek, iyilik edilecek birini bulmaya, o da insanların kötü durumda ve iyi durumda olmak üzere ikiye ayrılmasına bağlıdır. asıl insanlığa uymayanın bu olması gerekir.
iyilik görmekten daha kötüsü, iyilik etmektir. "herif sıkışmış, verdim elli kağıt, ferahladı gitti," diye böbürlenenleri düşünürseniz, iyilikten iğrenirsiniz. iyilik ettiğini saklayana gelince, ben bu bakımdan ağzı sonuna kadar sıkı kimseyi tanımadım, diyebilirim. iyilik ettiklerini saklayanlar, gerçekte bunu kurnazlıkla yayarlar ki, herkes duyar da iyilikseverin yanında konuşmaz. insan sevgisini, zenginin yoksula yardımı diye anlayıp anlatmaktan vazgeçmeli.
doktor schweitzer, yardım bekleyenlerin yardımına koşma işinde, burjuva toplumunun yardımsever kurumlarına pek yüz vermemiş, onların içinde çalışmayı yararsız ve olanaksız bulmuştur. onun öğüdü, herkesin, her iyilik etme durumunda olanın, bu işe tek başına atılmasıdır. ama, kendini afrika'ya adayan bu yaman adam, düşüncesinin köklerinde gene de bir umutsuzdur; bütün bu tek başına atılmaların, olsa olsa, acıları biraz azaltacağına inanır. kötü bir dünyaya gelmişiz, birbirimizin yardımına koşalım... tam hristiyanca bir tutum... ama, bütün insanların eşit olacağı günü bekleyerek ellerimizi kollarımızı bağlamaktansa, elbette iyi bir şey. kişisel iyilik dünyayı değiştirme çabasına aykırı değildir.
bana sorarsanız, insanoğlu iyilik görmekten hoşlanmaz. iyilik görenler, kendilerine iyilik eden kimselere düşman olurlar, ki haklıdırlar. oysa iyilik eden bunu anlayınca, "vay nankör vay, benim ona ettiğim iyiliklere karşılık ha!" diye bağırır. "insan değil bu!" çok yanlış bir yargı. çünkü iyilik etmek, iyilik edilecek birini bulmaya, o da insanların kötü durumda ve iyi durumda olmak üzere ikiye ayrılmasına bağlıdır. asıl insanlığa uymayanın bu olması gerekir.
iyilik görmekten daha kötüsü, iyilik etmektir. "herif sıkışmış, verdim elli kağıt, ferahladı gitti," diye böbürlenenleri düşünürseniz, iyilikten iğrenirsiniz. iyilik ettiğini saklayana gelince, ben bu bakımdan ağzı sonuna kadar sıkı kimseyi tanımadım, diyebilirim. iyilik ettiklerini saklayanlar, gerçekte bunu kurnazlıkla yayarlar ki, herkes duyar da iyilikseverin yanında konuşmaz. insan sevgisini, zenginin yoksula yardımı diye anlayıp anlatmaktan vazgeçmeli.
doktor schweitzer, yardım bekleyenlerin yardımına koşma işinde, burjuva toplumunun yardımsever kurumlarına pek yüz vermemiş, onların içinde çalışmayı yararsız ve olanaksız bulmuştur. onun öğüdü, herkesin, her iyilik etme durumunda olanın, bu işe tek başına atılmasıdır. ama, kendini afrika'ya adayan bu yaman adam, düşüncesinin köklerinde gene de bir umutsuzdur; bütün bu tek başına atılmaların, olsa olsa, acıları biraz azaltacağına inanır. kötü bir dünyaya gelmişiz, birbirimizin yardımına koşalım... tam hristiyanca bir tutum... ama, bütün insanların eşit olacağı günü bekleyerek ellerimizi kollarımızı bağlamaktansa, elbette iyi bir şey. kişisel iyilik dünyayı değiştirme çabasına aykırı değildir.
bireysel ve toplumsal olarak hayatın her karesinde mutemediyen istenilen güzel duygular içerisinde bulunma hali.
"iyilik yapmak çok önemlidir."*
" her türlü kötülüğü yapmak elinde iken, bunu yapmamaktır iyilik ". *
Daha iyi bir insan olmaya çalışmak kulağa takdir edilesi bir şeymiş gibi gelir, ama gerçekte pek çok kişinin içine düştüğü büyük bir yanılsamadır. Bunun nedeni, kişinin kendi kavramsal kimliğini veya diğer bir deyişle öz imajını daha güçlendirmeye çalışmasının da kalıtsal bozukluğun ve egonun bir ifadesi olmasıdır. iyi olmaya çalışarak iyi olamazsınız, içinizde zaten var olan o iyiliği bularak ve çıkmasına izin vererek yapabilirsiniz bunu. Ama o iyilik ancak bilinç durumunuzda bazı temel değişimleri gerçekleştirdiğiniz takdirde ortaya çıkabilir. Aksi takdirde, kişisel bir tatminin ötesine geçemez ya da hayatın genelinde kendini gösteren bir anlayış haline gelemez; sınırlı ve sahte kalır. *
(bkz: iyilik ve kötülük)
Sabah... Ah şükrederek çıkmak geceden.
Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş.
Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen,
Henüz uyuyan dallar, havalanan kuş.
Bu sabah bilmiyorum bu kırlar nere?
Çamlardan çimenlere dökülen sükûn.
Geçen ömrümü bana söyleyen dere,
Sessizce yaşamayı öğreten koyun.
Bir yol başlıyor gibi, ümitli, rahat.
Tanrim! bu sabah içim senin eserin:
iyilik, teselliler, merhamet, şevkat...
içimde bir sabahın, o kadar serin.
Bilinmez sevgililerle yıkanan göğüs.
iyilik... Ürperisi vücutta ruhun.
iyilik... Beyaz koyun, gülümseyen yüz,
Şu bahar, mavi gökler, yemyeşil sükûn.
Bu sabah gözlerimle okşadıklarım,
Herşey, bütün tabiat, ağaçlar, dere,
Ey bütün sevdiklerim ve sen ey Tanrım!
Titrek elleri öpmek, kapanmak yerlere...
ziya osman saba
Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş.
Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen,
Henüz uyuyan dallar, havalanan kuş.
Bu sabah bilmiyorum bu kırlar nere?
Çamlardan çimenlere dökülen sükûn.
Geçen ömrümü bana söyleyen dere,
Sessizce yaşamayı öğreten koyun.
Bir yol başlıyor gibi, ümitli, rahat.
Tanrim! bu sabah içim senin eserin:
iyilik, teselliler, merhamet, şevkat...
içimde bir sabahın, o kadar serin.
Bilinmez sevgililerle yıkanan göğüs.
iyilik... Ürperisi vücutta ruhun.
iyilik... Beyaz koyun, gülümseyen yüz,
Şu bahar, mavi gökler, yemyeşil sükûn.
Bu sabah gözlerimle okşadıklarım,
Herşey, bütün tabiat, ağaçlar, dere,
Ey bütün sevdiklerim ve sen ey Tanrım!
Titrek elleri öpmek, kapanmak yerlere...
ziya osman saba
karsiliksiz ve cikar beklemeden yapilmasi durumunda anlatilmasi cok zor, cevap verilmesi imkansiz gonul bilmecesi.
veririm emeğimden,ruhumdan,kalbimden,güzelliğimden;ama verdiğimi bilmem.alırım sevgiden,güzellikten,başarıdan,masumiyetten,gülümsemeden;ama aldığımı unutmam.'' diyen, guzel insanların yaptığı duygu seli.
veririm emeğimden,ruhumdan,kalbimden,güzelliğimden;ama verdiğimi bilmem.alırım sevgiden,güzellikten,başarıdan,masumiyetten,gülümsemeden;ama aldığımı unutmam.'' diyen, guzel insanların yaptığı duygu seli.
"bazı insanlar başkalarına birtakım hizmetlerde bulundukları için iyi kişiler olarak ortaya çıkarlar. yaptıkları hizmetlerde kendi yararlarını desteklememişlerdir; dolayısıyla bu tür davranmaları belirli bir nedene bağlı değildir. salt iyilik olsun diye yapmışlardır yaptıklarını. eğer bir insanın yararları belirgin değilse ya da yararlarını gözetmekte gelişigüzel davranıyorsa, sözü edilen türden iyilik sıfatını kazanması kolaydır. örneğin başkasına para veren ve karşılığında yalnızca düzmece övgüler söylemek, para vermekten daha kolaydır insanlar için. gelirler arasında büyük farklılıklar bulunan toplum düzenlerinde insanların iyi niteliği kazanmaları kolaydır. ama biraz dikkatli bakıldığında bu tür iyiliğin toplumsal açıdan önem taşımadığı görülür. çok dikkatli bakıldığında ise genellikle çok sakıncalı olduğu ortaya çıkar."
(bkz: bertolt brecht)
(bkz: bertolt brecht)
düşen bir cocuğu kaldırmak gibi karşılık beklemeden yapılması gerekenler.
nasılsın sorusuna verilen en klişe cevap.
karşılık beklenilerek ya da beklenilmeden yapılan güzel davranışlar, yardım, iyi olma hali.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar