bugün
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu4
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- bu koyden olsam ne olacak5
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır6
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yakışıklı seri katil3
- kelebeklerin bir boka yaramaması4
- en güzel bisküvinin probis olması3
- neden 1 mayıs kutlamasına gitmedim2
- tantuni6
- tai lung8
- tarhana yapmayı bilen kız3
- sözlüğü canlandıramamak3
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- sözlük içi güzel renkler4
- depresyonun en kötü hali2
- aleyna tilki nin ayakları2
- yağmurcu neden akpli13
- lahmacun yiyen insan2
- yakın gözlüğü kullanan fosil yazarlar2
- osmanlıca sözcükler2
- kedi kumu4
- zall'ın görükle de seviştiği kızların listesi2
- ioçk'nın mutfağı6
- tatlı yiyen erkek2
- bu yapay zeka nedir sözlükte2
- sözlüğün en cilveli kızı3
- radikal karar almak5
- sivrisineklerin şerefsiz olması2
- kedi köpek3
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- levent üsteğmen deniz yüzbaşı aşkı2
- slm yazan erkek2
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- balkan göçmenleri2
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- uma thurman ayağı2
- beni özleyenler elime mum diksin19
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- şükürcülük6
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- erdal beşikçioğlu17
- antalya şu an 29 derece2
- mersin şu an 30 derece2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- ekmek poşeti taşımak2
- kızlar naber10
- insansı robota ev temizliği yaptırmak2
günümüz rte devri ile arasındaki fark zamandır sadece..
kızıl sultan 2.abdülhamit'in gammazlar, muhbirler ve ispiyoncularla birlikte 30 yıl türkiye'ye reva gördüğü demir yumruk yönetimidir.
rte dönemi ile arasında ki farkın sadece zaman olduğu devirdir. lakin abdulhamit memleket için hayırlı işlerde yapmıştır.
Padişahım! Gelmemişken yâde biz.
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
çok zor bir dönemde 30 sene boyunca 2. abdülhamid'in devleti yıkılmaktan tek başına kurtardığı dönemdir. pek bilinmez ama aslında o şartlarda büyük bir başarıdır.
son 6 aydır türkiye'nin içinde bulunduğu durum. allah'ın izniyle bu da biter.
siyonistlerin penceresinden ikinci Abdulhamid devri.
tevfik fikret'i susturamamıştır.
(bkz: istibdat)
Sultan Abdülaziz'in saltanatı zamanında 1870'den itibaren başlayan ve II. Abdülhamid'in padişahlığı süresince devam eden mutlakiyet rejiminin adıdır. II. Abdülhamid devrinde "istibdat" adı verilen şahsi yönetim, Meclis-i Mebusan'ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878'den II. Meşrutiyet'in ilanına yani 23 Temmuz 1908'e kadar devam etti.
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
"Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir istihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. işte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur."
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
istibdat ne ki lan, gevur yapıyor valla,
böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar