bugün
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı16
- amedspor18
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek5
- aleksey batrakov28
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- evde kalmış sözlüğe yemek resmi atıyor3
- akşama ne yemek yapsam8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- 25 yaşında hala çocuk yapmayı başaramamış kadın3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- melikahmet turanspor3
- galatasaray amed operasyonu7
- siber saldırı 23 ekim 20262
- rafael leao3
- uludağ sözlük mobil site arayüzü3
- sözlükteki galatasaraylılar2
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer6
- iran'a atom bombası atılması2
- terapi niteliğindeki şeyler16
- yavıdice öğreniyoruz4
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- günün sözü8
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- nervio31
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- leş kaktüsü6
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek5
- sözlüğün yeni tasarımı23
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- özlü sözler2
- cennet çamuru5
- anın görüntüsü26
- sözlüğün en ılık yazarı7
günümüz rte devri ile arasındaki fark zamandır sadece..
kızıl sultan 2.abdülhamit'in gammazlar, muhbirler ve ispiyoncularla birlikte 30 yıl türkiye'ye reva gördüğü demir yumruk yönetimidir.
rte dönemi ile arasında ki farkın sadece zaman olduğu devirdir. lakin abdulhamit memleket için hayırlı işlerde yapmıştır.
Padişahım! Gelmemişken yâde biz.
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
işte geldik senden istimdada(yardım istemeye) biz
Öldürürler, başlasak feryada biz.
Hasret olduk eski istibdada biz
Dembedem coşmakta fakru ihtiyaç,
Her ocak sonmuş ve sönmüş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç
Hasret olduk eski istibdada biz”
ittihat ve terakki partisinin bir üyesi olan ve eski istibdada hasret kalan süleyman nazif' in şiiridir.
ayrıca yine ittihat terakki üyelerinden tevfik fikret it * döneminde yapılan yağmaya o bile dayanamayarak Han-ı Yağma' yı yazmıştır.
Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak.
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.
baskıcı ve zorba yönetimli abdülhamid he mi çocuğum?
çok zor bir dönemde 30 sene boyunca 2. abdülhamid'in devleti yıkılmaktan tek başına kurtardığı dönemdir. pek bilinmez ama aslında o şartlarda büyük bir başarıdır.
son 6 aydır türkiye'nin içinde bulunduğu durum. allah'ın izniyle bu da biter.
siyonistlerin penceresinden ikinci Abdulhamid devri.
tevfik fikret'i susturamamıştır.
(bkz: istibdat)
Sultan Abdülaziz'in saltanatı zamanında 1870'den itibaren başlayan ve II. Abdülhamid'in padişahlığı süresince devam eden mutlakiyet rejiminin adıdır. II. Abdülhamid devrinde "istibdat" adı verilen şahsi yönetim, Meclis-i Mebusan'ın süresiz kapatıldığı 13 Şubat 1878'den II. Meşrutiyet'in ilanına yani 23 Temmuz 1908'e kadar devam etti.
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
30 yıl 5 ay 9 gün devam eden bu zaman içerisinde II. Abdülhamid, siyasi ve kanuni hakları kaldırmak için yeni kanun çıkarılması teşebbüsünde bulunmadığı gibi, bu hakları koruyan kanunların da yürürlükten kaldırılması için teşebbüste bulunmadı. Buna rağmen hürriyetleri baskı altında tuttu, özellikle Meclis-i Mebusan'ı süresiz olarak kapattıktan sonra, ilk işi basın hürriyetini kaldırarak ağır sansür koymak oldu. Kendi yönetimini benimseyen bir kısım gazete sahipleri ve gazetecilere(yandaş) çıkarlar sağladı. Mizah gazeteleri ve karikatür yayımı yasaklandı. Toplanma hürriyeti yok edildi. Hatta devlet adamlarının birbirlerinin evlerine gitmeleri bile yasaklandı. Hükumetin yetkilerini büyük ölçüde şahsında topladı. Kurduğu hafiye teşkilatı ile devlet memurları arasında tam bir korku ve endişe havası estirdi. II. Abdülhamid, Meclis-i Mebusan'ın tüm yetkilerini şahsında topladı. Hal'inden sonra 23 Temmuz 1908'de ilan edilen ikinci Meşrutiyet'le istibdat devri kapandı.
http://www.e-tarih.org/so...sd=sozlukdetay&id=273
"Yabancı devletler kendi emellerine hizmet edecek kimseleri vezir ve sadrazam mertebesine kadar çıkarabilmişlerse, devlet emniyet içinde olamazdı. Doğrudan doğruya şahsıma bağlı bir istihbarat Teşkilâtı kurmaya, bu düşünce ile karar verdim. işte düşmanlarımın Jurnalcilik dedikleri teşkilât budur."
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
şeklinde açıklamış abdülhamid o dönemki uygulamalarının nedenini.
istibdat ne ki lan, gevur yapıyor valla,
böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com