bugün
- habire129
- sıfır atık vakfı11
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- cop318
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- samed ağırbaş7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- fusya semsiyeli yabanci25
- ilk buluşmada evden kek getiren kız4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aslan dövmenin aslında zor olmaması4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- karı koca sözlükte takılan yazarlar3
- bilerek ponziye dahil olmak5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 0072
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- 0 0 714
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- illüminati filmleri2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- anın fotoğrafı17
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- evlenmeyecek olmak4
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tacettin libosoglu2
- evlilik3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- doğu ege adaları2
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- kürdü sevin23
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- claudian clouds33
- köy2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
istanbul'da bir sevdiğin varsa, üstüne üstlük bir de istanbul'u seviyorsan, ne kadar uzağa kaçarsan kaç gene de kurtulamazsın bu şehirle cebelleşmekten rüyalarında...
''gelenin gidemediği gidenin gelmek istediği'' lafına mashar olan ve üzeri de bir hadisle süslenip servis edilen iki kıta şehrinin tek adıdır.
bu yolculukların her dakikası,
bir çivi olup işliyor kalbime.
başkalarına devrettim mirasımı,
avutuyorum kendimi böylece.
saklamayı öğrendim gözyaşımı,
gittiğim soğuk memlekette.
uykusuz gecelerim derin sancı,
alışamadım senden gitmeye...
bir çivi olup işliyor kalbime.
başkalarına devrettim mirasımı,
avutuyorum kendimi böylece.
saklamayı öğrendim gözyaşımı,
gittiğim soğuk memlekette.
uykusuz gecelerim derin sancı,
alışamadım senden gitmeye...
zaman kavramının diğer yerlere çok farklı olduğu hatta zaman kavramının olmadığı, sürekli dinamik olan, uyumayan, uyutmayan şehirdir. aşkalrın da ayrılıkların da en güzeli bu şehirde yaşanmış gibi hissettirir insana.
Ezginin Günlüğü şarkıları eşliğinde seyredilesi şehir. Bu gece kavuşuyormuşsam demek ki sana.
(bkz: eis ten polin)
ilk defa 6 yıl önce gitmiştim. aşırı büyük ama yaşanacak şehir.
müslümanı, müslüman olmayanı, türkü, kürdü, lazı vs. birçok ırkı içinde barındıran cennet denilecek güzellige sahip, bebekligimin ve çocuklugumun geçtigi uzun zamandır gitmedigim ve ileride tekrar yerleşmek istedigim şehir.
istanbul bugün duygusal
istanbul bugün ağlıyor
her damlasında hüzün, acı, aşk var
her damlasında yokluğun var
gidişini seyrediyor çaresiz...
istanbul bugün ağlıyor
her damlasında hüzün, acı, aşk var
her damlasında yokluğun var
gidişini seyrediyor çaresiz...
dünyanın asırlar boyunca en güzel şehri olmak yormuşsa da hala güzel yanları var..
görsel
görsel
bugün bir acayip şehir. bir anda güneş, bir anda fırtına, bir anda yağmur. iklimine de hayran !
--spoiler--
Yağmur yağar, evden çıkmayın.
Sel olur, eve girmeyin.
Kar yağar, okula gitmeyin.
Buzlanır, trafiğe çıkmayın.
Yaz gelir, kolibasili, yüzmeyin.
Sis basar, vapura gelmeyin.
Lodos eser, sobaları yakmayın.
Fırtına çıkar, uçmayın.
iyi güzel de, hangi mevsime göre
yaptınız bu şehri birader?
(Yılmaz Özdil)
--spoiler--
Yağmur yağar, evden çıkmayın.
Sel olur, eve girmeyin.
Kar yağar, okula gitmeyin.
Buzlanır, trafiğe çıkmayın.
Yaz gelir, kolibasili, yüzmeyin.
Sis basar, vapura gelmeyin.
Lodos eser, sobaları yakmayın.
Fırtına çıkar, uçmayın.
iyi güzel de, hangi mevsime göre
yaptınız bu şehri birader?
(Yılmaz Özdil)
--spoiler--
istanbul... Çoğu kişinin yaşamak istemediği, yaşayanların çoğununda vazgeçemediği şehir. Ne şiirler yazıldı, ne şarkılar söylendi bunca zaman bu koca şehir için. Anlatmaya ne şiir, ne şarkı ne söz, nede zaman yeter. Karış karış tarih kokar heryeri. Herkes şikayet eder havasından, suyundan, trafiğinden daha birçok şeyinden. Ama yinede kimse vazgeçemez. En çokta gecenin ne vakti olursa olsun balkona yada cama çıktığınızda koca şehrin hiç bitmeyen uğultusu gelir delercesine beyninizi. Adeta konuşur sizinle. Tamam dersiniz yalnız değilim. Şairinde dediği gibi "istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı".
Aklım aç, gönlüm tok.
Ben seni istanbul'u sever gibi sevmişim...
Ben seni istanbul'u sever gibi sevmişim...
istanbul bir başkadır, hem hüznü yaşarsın hem mutluluğu yaşarsın. istanbul aşıkların şehridir. hayaller kurmak, bazı hayalleri gerçekleştirmek, herşeyi göze alıp aşkını haykırmak kaybedeceğini bile bile aşk insanın düşüncesini köreltiyor uyuşturuyor...
istanbul bugün ağlıyor
istanbul çaresiz
seni özlüyor
ama bazen nefret ediyor senden
bırakıp gittiğin için
senin yokluğunda istanbul un
acısı katmerleşiyor
ama yapacak birşey yok malesef
aşk acısının tedavisi yok
galiba en iyisi bağlanmamak sanırım
çünkü her bağlanan
seven sadık olanlar sonunda
kaybediyor...
istanbul bugün ağlıyor
istanbul çaresiz
seni özlüyor
ama bazen nefret ediyor senden
bırakıp gittiğin için
senin yokluğunda istanbul un
acısı katmerleşiyor
ama yapacak birşey yok malesef
aşk acısının tedavisi yok
galiba en iyisi bağlanmamak sanırım
çünkü her bağlanan
seven sadık olanlar sonunda
kaybediyor...
izmirlilerin içine ettiği dünya başkenti. canım kenti gecekondu kente çevirdiler, atıp tutuyosunuz izmir şöyle böyle diye gidin köyünüzde yaşayın arkadaşım.
(bkz: aforizmalar/#15261841)
gecenin bir yarısı uyuyamamışsınız internette takılırken veya televizyon izlerken hatta kitap okurken. * *
dışarıda bir arabanın alarmı çalmaya başladığında merak edersiniz ister istemez. "lan acaba arabayı mı çalıyorlar?", "bu saatte ne alarmı ki bu?" gibi sorular gelir akla. istanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız normal bile karşılayabilirsiniz ama birazcık da olsa içinizde yardımseverlik var ise camdan kafayı çıkarıp noluyor diye bakmayı düşünürsünüz. ama dediğimiz gibi burası istanbul boşver..
dışarıda bir arabanın alarmı çalmaya başladığında merak edersiniz ister istemez. "lan acaba arabayı mı çalıyorlar?", "bu saatte ne alarmı ki bu?" gibi sorular gelir akla. istanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız normal bile karşılayabilirsiniz ama birazcık da olsa içinizde yardımseverlik var ise camdan kafayı çıkarıp noluyor diye bakmayı düşünürsünüz. ama dediğimiz gibi burası istanbul boşver..
Kötü yemekleri pahalıya, iyi yemekleri çok pahalıya yediğim şehir.
Şehrin yüzde 70'i istanbul'lu değildir.
Bu kenti ana caddelerde değil ara sokaklarda öğrenirsin, sokaklara karış.
Trafik tabelası yok diye her yolu girilebilir, dönülebilir sanmayın; trafik tabelası var diye bir yolu tek yön, çıkmaz sokak falan da sanmayın, tabelalara fazla güvenmeyin.
Eminönü'nde gün batımını izlerken gördüğünüz o havada turlayan martılar, sizin yarınki öğle yemeğiniz olacak. Onları son defa canlı canlı görüyor olduğunuzu unutmayın, şevkat gösterin. Simit atın mesela.
Tinercilere acıyıp iyi davranmaya kalkmayın.
"Şehir merkezi-Centrum" diye bir yer yoktur. Arayıp durmayın.
"Köprü (boğaziçi) bu saatlerde tıkalı mıdır" gibi bir soru mânâsızdır.
Yağmur yağarken taksi bulmaya çalışmak beyhude bir çabadır. başınızın çaresine bakın.
Yediğiniz sey, yediğinizi sandığınız şey olmayabilir. Beklentiniz ve elinizdekilerin uyuşma oranı, ödediğiniz meblağdan bağımsız bir değişkendir.
"Karşı" her zaman sizin olmadığınız taraftır.
Minibüsler ve özel halk otobüslerinin trafikte her şeyi yapma hakları vardır. Sıhhatiniz açısından itiraz etmeyin, tartışmayın, korna çalmayın, selektör yapmayın.
Yolda yürürken size biri çarptığında özür dilemesini beklemeyin. Siz çarptıysanız da özür dilemek icin durmayın. Zira herkesin acelesi vardir bi yerlere koşturuyorlardır.
Sizinle tartışan olursa "sen benim kim olduğumu biliyomusun lan?" diye sorun, "lan"ı eksik etmeyin, mutlaka olsun.
Evet o trenler epey eski. Bin yâhu, bir şey olmaz.
Taksim-Bakırköy arası, dolmuşla ve cengaver sürücüsü sayesinde azami 20 dakika, bilemedin 25 dakika sürer; trafiğe bakip korkmayın.
Mafyadan birini tanımıyorsan otopark için para isteyen birisine sert davranma veya blöf yap. En garantilisi, ver parayı olsun bitsin.
Evde oturmayın, gezin dolaşın. Çünkü dünyanın en güzel şehrindesiniz. Beşiktaş'ta çay için, Karaköy'de simit yiyin, Beyoğlu'nda dayak yiyin, Sirkeci'de trene binin, Eminönü'nde ucuza kelepir mallar bulun, Kadıköy'de kaybolun.
Üstünüze motorlu testereyle gelen birisini görürseniz kaçın. O adam şaka yapmıyor.
Topkapı Sarayı Topkapı'da değil, Sarayburnu'ndadır. Boşuna Topkapı'ya gitmeyin.
Yardım tekliflerini reddedin, kandırılabilirsiniz, dolandırılabilirsiniz.
"Fermuarlı cebim var bir şey olmaz" demeyin. Kapkaççılar beceremezse gaspçılar alacaktır o cep telefonunu. Telefonu vermeden önce sim kartını geri isteyin. Cüzdanınızı da vermeyin hemen. "bari kartları ver, işine yaramaz onlar." deyin, onları da geri alın. "Yol paramı bırak." derseniz beş lira da cebinizde kalır. Teşekkür edip yola devam edin. Zamanınız varsa polise uğrayın. Size çay ikram ederler, çay içmiş olursunuz.
Şehrin yüzde 70'i istanbul'lu değildir.
Bu kenti ana caddelerde değil ara sokaklarda öğrenirsin, sokaklara karış.
Trafik tabelası yok diye her yolu girilebilir, dönülebilir sanmayın; trafik tabelası var diye bir yolu tek yön, çıkmaz sokak falan da sanmayın, tabelalara fazla güvenmeyin.
Eminönü'nde gün batımını izlerken gördüğünüz o havada turlayan martılar, sizin yarınki öğle yemeğiniz olacak. Onları son defa canlı canlı görüyor olduğunuzu unutmayın, şevkat gösterin. Simit atın mesela.
Tinercilere acıyıp iyi davranmaya kalkmayın.
"Şehir merkezi-Centrum" diye bir yer yoktur. Arayıp durmayın.
"Köprü (boğaziçi) bu saatlerde tıkalı mıdır" gibi bir soru mânâsızdır.
Yağmur yağarken taksi bulmaya çalışmak beyhude bir çabadır. başınızın çaresine bakın.
Yediğiniz sey, yediğinizi sandığınız şey olmayabilir. Beklentiniz ve elinizdekilerin uyuşma oranı, ödediğiniz meblağdan bağımsız bir değişkendir.
"Karşı" her zaman sizin olmadığınız taraftır.
Minibüsler ve özel halk otobüslerinin trafikte her şeyi yapma hakları vardır. Sıhhatiniz açısından itiraz etmeyin, tartışmayın, korna çalmayın, selektör yapmayın.
Yolda yürürken size biri çarptığında özür dilemesini beklemeyin. Siz çarptıysanız da özür dilemek icin durmayın. Zira herkesin acelesi vardir bi yerlere koşturuyorlardır.
Sizinle tartışan olursa "sen benim kim olduğumu biliyomusun lan?" diye sorun, "lan"ı eksik etmeyin, mutlaka olsun.
Evet o trenler epey eski. Bin yâhu, bir şey olmaz.
Taksim-Bakırköy arası, dolmuşla ve cengaver sürücüsü sayesinde azami 20 dakika, bilemedin 25 dakika sürer; trafiğe bakip korkmayın.
Mafyadan birini tanımıyorsan otopark için para isteyen birisine sert davranma veya blöf yap. En garantilisi, ver parayı olsun bitsin.
Evde oturmayın, gezin dolaşın. Çünkü dünyanın en güzel şehrindesiniz. Beşiktaş'ta çay için, Karaköy'de simit yiyin, Beyoğlu'nda dayak yiyin, Sirkeci'de trene binin, Eminönü'nde ucuza kelepir mallar bulun, Kadıköy'de kaybolun.
Üstünüze motorlu testereyle gelen birisini görürseniz kaçın. O adam şaka yapmıyor.
Topkapı Sarayı Topkapı'da değil, Sarayburnu'ndadır. Boşuna Topkapı'ya gitmeyin.
Yardım tekliflerini reddedin, kandırılabilirsiniz, dolandırılabilirsiniz.
"Fermuarlı cebim var bir şey olmaz" demeyin. Kapkaççılar beceremezse gaspçılar alacaktır o cep telefonunu. Telefonu vermeden önce sim kartını geri isteyin. Cüzdanınızı da vermeyin hemen. "bari kartları ver, işine yaramaz onlar." deyin, onları da geri alın. "Yol paramı bırak." derseniz beş lira da cebinizde kalır. Teşekkür edip yola devam edin. Zamanınız varsa polise uğrayın. Size çay ikram ederler, çay içmiş olursunuz.
istanbul başkasının çocuğu gibidir. Gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin.
günahların takımı fenerbahçeyi içinde bulunduran dünya başkenti.
şu istanbul için taşı toprağı altın derler şaka şaka yok öyle bir şey.
istanbul demek, sabır demek, balinanın midesinde küçük bir mercan gibi gezmek demek.
istanbul demek, emek demek, gecenin bir yarısı sanayide alından damlayan bir damla ter demek.
istanbul demek, saygı demek, topkapı'nın önünden geçerken içinin kımıl kımıl olması demek.
istanbul demek, edebiyat demek, kalemi eline almayan birine bire en azından bir dörtlük yazdırmak demek.
istanbul demek, emek demek, gecenin bir yarısı sanayide alından damlayan bir damla ter demek.
istanbul demek, saygı demek, topkapı'nın önünden geçerken içinin kımıl kımıl olması demek.
istanbul demek, edebiyat demek, kalemi eline almayan birine bire en azından bir dörtlük yazdırmak demek.
Gündemdeki Haberler