bugün
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı9
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları3
- nev4
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat40
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- sabah programları4
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız10
- lüks mekanda fotoğraf çektiren 2 lig futbolcusu2
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- futbol18
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- şu an ne isterdin14
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- sürpriz yumurta2
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- beşiktaş14
- adana da borçlu oğullarını bagaja koyma olayı2
- crystal palace9
- çocukluk arkadaşlığı7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yılmaz erdoğan6
- uefa avrupa ligi2
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela2
- avrupa11
- türk erkekleri2
- dünya4
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- azrail'in görüldüğü an4
- fransa13
- soner sarıkabadayı3
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- açım aç9
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- engin altan düzyatan3
- yulaf lapası vs tost11
- fon vurgunu54
- cep telefonu26
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- nokia22
- ekonomi6
- istanbul7
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- bir beden küçük kıyafet almak7
- herkes nerde4
Homerusun epik şiiri. ilayda isminin bir rivayete göre kökeni.
bana arkadaşım ilayda'yı çağrıştıran destan.
ilk defa okuyan insana pek çok konuda aydınlanma yaşatacak türden büyük bir keşif, şiir/destan. Her şeyden önce yoğun bir bilgi bombardımanına maruz kalıyorsunuz. Ve bu zorlasa da sıkmıyor. elinizde tuttuğunuz kitabın Mitolojinin en temel kaynaklarından olduğunu, tarihe de ışık tuttuğunu anlıyorsunuz. dünyada en çok atıfta bulunulan zirve bir edebi eser olduğunu öğreniyorsunuz. Bütün büyük yazarlar nezdinde gizli veya aleni böyle bir kabul vardır. Keza felsefeyle de doğrudan ilintili, felsefeyi ciddi besliyor. Ben bu destanı zevkle, sindire sindire okurken,hayata daha önce bakmayı ihmal ettiğim bazı pencerelerden bakmaya başladığımı anımsıyorum. Yaşadığım coğrafyadan, ege denizinden, kaz(ida, olympos) dağlarından daha çok haz duyar olmuştum. Yaşama sevincim ve bilme arzum artmıştı, kitaptaki kahramanların et ve şarapla yaptıkları şölenlere özenmiştim. Devam niteliğinde olan Odyyseia ise daha romansı, romanesk bir eserdi. Odyyseus'un bireysel macerası gibi. O çok daha sürükleyiciydi, fakat ilyada'daki kahramanların kapışmaları her halükarda daha heyecanlıydı. bu yaz mis gibi havalarda ikisini de bahçenizde, terasınızda mutlaka okuyun, pişman olmayacaksınız!
https://www.youtube.com/watch?v=eZ-9WefVCKQ
şu şekilde harika bir anlatımı mevcut olan destan.
mitolojinin köpeğiyiz.
şu şekilde harika bir anlatımı mevcut olan destan.
mitolojinin köpeğiyiz.
felsefe öncesi dönemi anlatmak için derslerde okutulan destandır. bütün olayları herhangi bir nedensellik, rasyonellik içermeyecek şekilde gören ve izah eden toplumu örneklemek için kullanılır.
100 sayfa okuduktan sonra nefes yetmezliğinden bıraktığım kitap. anlaşılması zor.
Homeros'un üşenmeden yazdığı destan.
anlaşıldığı kadarıyla savaş çıkartan ve insanları kışkırtan hep tanrılar. insanları rahat bıraksalar kimse savaşmayacak, barış olacak. tanrılar sadece insanları kışkırtmıyorlar birbirleri ile , insanları kullanıp savaşıyorlar.
anlaşıldığı kadarıyla savaş çıkartan ve insanları kışkırtan hep tanrılar. insanları rahat bıraksalar kimse savaşmayacak, barış olacak. tanrılar sadece insanları kışkırtmıyorlar birbirleri ile , insanları kullanıp savaşıyorlar.
Can yayınlarından çıkan Azra Erhat ve A. Kadir çevirisinde Homeros ve ilyada hakkında tam 70 sayfa bir giriş yazısı vardır. Bu giriş yazısı başlarda sıkıcı olsa da mutlaka destana geçmeden önce okunması gerekir bence. Destan' ın geçtiği coğrafya hakkında, tanrılar ve karakterleri hakkında uzunca bilgiler verilir ama gereksiz değildir.
ares'in pinpon topu gibi bir o yanda bir bu yanda boy gösterdiği, efsane troya savaşı'nın dokuzuncu yılını anlatan destan.
dağ gibi hektor savaşarak ölürken afroditin soldan yemişi, kız güzeli, uçkur düşkünü manyak paris'in hayatta kalması çileden çıkarır insanı.
dağ gibi hektor savaşarak ölürken afroditin soldan yemişi, kız güzeli, uçkur düşkünü manyak paris'in hayatta kalması çileden çıkarır insanı.
Kudüs'ün yunanca'sıdır.
homeros'un ilyada'sında Tanrılar ve insanlar kendi aralarında savaşırlar ve soru şudur; Tanrıların kendi arasında savaşının sonuçları ile insanların kendi aralarında savaşının sonuçları arasındaki fark nedir? Tanrılar için savaş bir oyundur, kaybedecek bir şeyleri yoktur lakin insanlar arası savaşın sonuçları; trajiktir, kaybedilen şeyler azımsanmayacak ölçüdedir. güncel bir benzetme ise; savaş çığlıkları atan devlet yetkilileri savaşı başlatsa sonuçları ne olur? doğru cevabı veren kişinin savaş çığlığı atmaktan, daha dikkatli düşünme ve değerlendirmeye geçmesi beklenir.
homeros aslında hiç bir sike derman olmayan apollo, afrodit gibi tanrıları troya saflarına koyarak savaşın galibini belirlemiştir. tamam zeus troya'dan yanadır da hera orospusu uyuttu dağ gibi adamı ne yapsın şimdi. hera, hades, athena, hephaistos, poseidon bir yanda apollo afrodit bir yanda. dengesiz güç buna denir.
homeros'un kafa yormayı tavsiye ettiği aşağıdaki bölüm (ilyada, xxiii, 313), kötü adımların öbür dünyada cezalandırılacak olsa da aptalca adımların bu dünyada karşılığını bulacağını düşünmeye sevk eder:
hadi yavrum, sık kendini kafanı yor
bul ödülü elden kaçırmamanın yolunu
kafadır oduncuyu oduncu yapan, gücü değil
şarap rengi denizi allak bullak edince rüzgarlar
dümenci kafayla yönetir hızlı gemisini
arabacı da kafayla yener arabacıları
kimi güvenir atlarına, arabasına
alanın iki ucunda da uzaktan döner sınırı
atları dolanır durur, tutamaz onları
kimi daha az değerli atlar sürse de
çıkarını düşünür, gözden kaçırmaz sınırı
dönüp geçer sınırın dibinden
sıkı tutmak gerektiğini hiç unutmaz
sığır derisinden kayışlarla atlarını
önde gideni gözleyip durur kazasız belasız
hadi yavrum, sık kendini kafanı yor
bul ödülü elden kaçırmamanın yolunu
kafadır oduncuyu oduncu yapan, gücü değil
şarap rengi denizi allak bullak edince rüzgarlar
dümenci kafayla yönetir hızlı gemisini
arabacı da kafayla yener arabacıları
kimi güvenir atlarına, arabasına
alanın iki ucunda da uzaktan döner sınırı
atları dolanır durur, tutamaz onları
kimi daha az değerli atlar sürse de
çıkarını düşünür, gözden kaçırmaz sınırı
dönüp geçer sınırın dibinden
sıkı tutmak gerektiğini hiç unutmaz
sığır derisinden kayışlarla atlarını
önde gideni gözleyip durur kazasız belasız
homeros un truva savaşının 9.yılının 51 günlük kısmını anlattığı vahşet dolu destanı.
Homeros'un Yunanca ilias adını taşıyan destan ilyan ya da Troya olarak anılan kentin destanıdır. Konusu Troya Savaşı olmakla beraber hem bu savaşın kısa bir dönemini kaplar, hem de Troya söylenceleri diye andığımız büyük bir söylence ve masal çemberinin küçük bir bölümünü içine alır: Akhilleus'un Akha ordularının başkomutanı Agememnon'a karşı öfkesi ve bu yüzden savaşı bırakıp barakasına çekilmesiyle başlayan destan Akhilleus'çarpışması, onu öldürmesi, ölüsünü Troya surları çevresinde arabasıyla sürüklemesi ve sonunda insafa gelerek Hektor'un ölüsünü babası kral Priamos'a geri vermesi ile biter. 24 bölümlü, 16.000'i aşkın dizeli bu koca destan Troya savaşının 9. yılında tam 51 günlük bir süreyi kapsar. Destanın 24. bölümü el yazmalarında Yunan alfabesinin harfleriyle gösterilmiştir.
(bkz: görsel ilyada)
troya savaşının dokuzuncu yılının bir bölümünü anlatır.achilleus ın agamamnon la başlayan köle hatun krizi ve akabinde achilleus un savaştan çekilmesi,patroklos un hektor tarafından öldürülmesi,achilleus un dönüp hektor u şikeyle mağlup etmesi ve paralelinde yunan tanrılarının düzüşüp,entrikalar çevirip kavgalar etmeleri gibi olayları barındırır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar