bugün

hazreti ali, ebu talib'in ogludur. hicretten yirmi üc yil önce dogmus (m. 599), altmis üc yil yasamistir. hazreti muhammed'in amcasinin ogludur. 8 yaşında müslüman olmuş ve müslüman olana kadar puta tapmayı reddetmiştir bu nedenle kendisine 'keremüllahi veche' denilmiştir.
hz. ali, hz. muhammed'in ölümü üzerine halife olan ebubekir'e önce biat etmedi. fakat daha sonra islam birliginin bozulmamasi icin onun devlet baskanligini kabul etti. ücüncü halife osman'dan sonra, halkin istegi ile halifeligi kabul etti.

haricilerden mülcemoglu, hz. ali camide namazini kilarken alnindan hancerle vurmuş ve bu olay neticesinde vefat etmiştir.
Devlet yönetici ve memurlarının nasıl davranmaları gerektiği konusunda şu yönetmeliği hazırlamıştı.

1. Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın .

2. Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.

3. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyin .

4. Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.

5. Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat edin.

6. Doğru, dürüst ve nazik kişileri seçin ve çıkar ummadan ve korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin.

7. Atamalarda araştırma yapmayı ihmal etmeyin.

8. Haksız kazanç ve ahlâksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyin.

9. Memurlarınızın hareketlerini kontrol edin ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanın.

10. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap verin.

11. Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın .

12. Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyin.

13. Esnaf ve tüccara dikkat edin; onlara gereken önemi gösterin, fakat ihtikâr, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin.

14. El işlerine yardım edin; çünkü bu yoksulluğu azaltır, hayat standardını artırır.

15. Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.

16. Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardımınıza ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın .

17. Kan dökmekten kaçının, islâm'ın hükümlerine göre öldürülmesi gerekmeyen kimseleri öldürmeyin.

Hz. Ali bütün bu emirleri kendi nefsinde eksiksiz uygulayan bir halifeydi. Beş yıllık halifeliği çok önemli olaylarla, savaş ve sıkıntılarla geçmişti. Fitnelere karşı sonuna kadar doğru yoldan sabırla mücadele etmek istedi sonunda şehid oldu.

(bkz: aşere i mübeşşere)
bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum lafının sahibi
kendisi cok güclü bir kişi olup rivayete göre savasta kaleden söküp düsmanları ezip öldürmede kullandığı kapıyı savas bittikten sonra oraya giden bir grup adam kaldıramamıslardır bundan dolayıdırki (heralde) kendisine allahın aslanı denir..
'sen kendini bir zerre sanırsın, oysa senin içinde alem gizlidir.'
ilk müslüman erkektir
(hz. ebu bekir es-sıdk ilk yetişkin müslüman erkektir, hz. ali ebu turab ise 10, 12 veya 13 yaşındayken müslüman olmuştur)

efendimizin ehl-i beytindendir (hz.ali, hz.fatma, hz.hasan, hz.hüseyin yani efendimiz tarafından aba altına alınanlar)

şah-ı merdandır yani velilerin şahıdır

ebu turab yani, toprağın babasıdır (efendimiz tarafından verilen isimdir)

keremullahu vechehu yani, hiçbir zaman put(lar)a tapınmayandır

haydar-ı kerrar yani, dönerek yeniden saldırandır

Allah'ın arslanıdır:

rivayete göre miraçta hz. muhammed hakka yükselirken bir aslanla karşılaşır ve ürker;
cebrail ALEYYiSSELAM bunun üzerine ''korkma ey muhammed aslan senden bir hatıra ister der''
bunun üzerine hz. muhammed parmağındaki yüzüğü aslana atar, aslan yüzüğü ağzına alıp gider. hz. muhammed miraçtan dönüp sahabeye miracı anlatırken hz. ali mescide girer ve ağzındaki yüzüğü çıkartıp hz. muhammed'e geri verir. allah'ın aslanı lakabı işte burdan gelmedir.

ilmin kapısıdır, Allah'ın doksandokuz isminden birisi olan el-alim sıfatının kendi esma terkibinde ağırlıklı olarak yer alması sebebiyle surete bürünmüş ilimdir,

efendimizin hadisinde belirttiği gibi insanlığa kurtuluş içi bıraktığı birisi diğerinden uzun iki ipten, (kur'an ve ehl-i beyt) ikincisinin, efendimizden sonra gelen reisidir.

savaşçı ve devlet adamı kişiliğinin haricinde mükemmel bir şair ve hatiptir aynı zamanda:

'ilacın sendedir de farkında olmazsın
derdin de sendedir fakat görmezsin
sanırsın ki sen sade küçük bir cisimsin
oysa sende dürülmüş en büyük alem'

ilim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı

haksızlığın karşısında eğilmeğiniz,
hakkınızla beraber şerefinizi de yitirmiş olursunuz

gözümdeki perde kalksa da yakinim artmaz

bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum

insan dilinin altında gizlidir

hz. peygamber tarafından 'cennet gençlerinin efendileri olarak adlandırılan hasan ve hüseyinin babası ve en hayırlı 4 kadından (meryem, asiye, hatice ve fatma) biri olan hz. fatma'nın kocasıdır.

hadis-i şerife göre (ali, bütün peygamberlere gizli gönderildi, ama bana açık gönderildi) şeriatın surete bürünmüş halidir, (ki bu gerçekten batini bir ilimdir)

gene hadis-e göre 'konuşan kur'an' yani kuran'i natikdir

ali şeriati ya göre 'muhalefette muhafazakarken iktidarda devrimci' olan tek liderdir..

hadis'i şerife göre:
la fetta illa ali la seyfa illa zülfikar yani aliden başka yiğit zülfikardan başka kılıç yoktur

şiiler tarafından benimsenen 12 imam öğretisinin ilk imamıdır

tüm tarikatlarda allah'a vasıliyet silsilesinin en başında bulunan şahıs (sadece, 3 kola ayrılmış nakşiliğin tek bir kolu hz. ali yerine hz ebu bekir es-sıdk'tan (peygamberlikten sonra bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe) el alır.

'insanlar Allaha çeşitli yollardan ulaşırlar, sen aklı ile yaklaşanlardan ol' hadisinin müsebbibi olan Hz Ali hakkından gene peygamberimizin 'benden olmayan aliden aliden olmayan benden değildir' hadisi mevcuttur. 'ben ilmin şehriysem ali'de o şehrin kapısıdır, Ali'den geçmeden bana varamazsınız' buyuran peygamberimizin ölümünün ardından son halife olarak başa geçen Hz Ali ile birlikte asr-ı saadet de sona ermiştir.

Allah hepimize onların yolundan gitmeyi nasib etsin...
(bkz: zülfikar)
"hazir olana tercihte bulunma, hazirda olmayana da reddetme hakki yoktur." kelaminin sahibi yuce ruh...
Hz. Muhammed' in:"Lahmike lahmi demmike demmi"*dediği amcasının oğlu, damadı, tek yoldaşı.."Kur' an fatihada gizlidir, fatiha besmelede, besmele b' de. Ben de o b ni,n altındaki noktayım." der Hz. Ali.
Hz. Muhammed Kırklar Cemi' ne sonradan girer, kapıda bir aslanla karşılaşıp, ürker. O anda Cebrail yetişir ve hatemini aslanın ağzına vermesini söyler.* Ve Hz. Muhammed ceme girer. Yani Hz. Ali Allah' ın aslanıdır. Yavuz Sultan Selim' in bektaşi tarikatına mensup babasını öldürdüğünde aldığı beddua sonucu sırtında çıkan ve ciğerini görerek ölmesine neden olan çıban, şir çıbanı adını Hz. Ali' den alır.
Hz. Muhammed' in dişinin kırılıdığı savaşta, farklı cephede olmasına rağmen, enrikdiya Ali * yetişip toprak peygamberişn kanıyla bereketsiz olmasın diye beyaz sarığına sürerek kerametini gösteren bu sayede sarığı kırmızıya boyanan ve kafirin korkudan: "Kızılbaş geliyor." diye bağırdığından dolayı Alevilerin Kızılbaş olarak da anılmasına sebep olmuş şah-ı merdan.
(bkz: hz ali)
mantikli ve filozof kisi. simdiki seriatci devletleri birazda onun dediklerini ornek alsalar keske.
Akıl gibi mal,
iyi huy gibi dost,
Edep gibi miras,
Bilgi gibi şeref olmaz
12 imam *ın ilki ve dördüncü halifedir. Riavyet edilir ki Hz. Muhammedin çıktığı bir seferde kale kapılarının zorlanmasına rağmen bir türlü Müslüman ordusunun içeri girilmediği görüldüğünde kılıcını kapının üstünde tutması sonucu kapılar kendiliğinden açılmış ve mü'min askerleri buradan düşman kalesini girmiştir. Ayrıca kendisi öğüt alınacak çok iyi ve dürüst bir devlet adamıdır.

Unutulmamalıdır ki hem kendisi hem de ailesi en çok acı çeken ehlibeyt üyesi olmuştur. Ama o ilahi bir kudretle hepsine göğüs germiştir. Kendisinin ölümünden sonra Kerbela vakası'nda oğlu Hz. hüseyin (a.s.)in şehit edileceğini rüyasında görmüş ve bunu bile bile halifelik zamanında Muaviye düşmanı ile savaşmıştır. Hatta bu halifelik mevzuunda bile daha önce hakemlik olayı * sırasında hak ettiği makamdan o vakit vazgeçmiş fakat bu konuda Muaviye ve hakemi Amr iBn'ül As'ın sahtekarlığına boyun müslüman kanının dökülmemesi için boyun eğmiştir. işte şahsı Müslüman ümmettine karşı bu kadar anlayışlı ve dürüst bir insandır. Kendisine kahramanlığından ve cesaretinden ötürü ''Allah'ın arslanı'' denmiştir. Hz. Muhammed'in kendisi hakkında ''Ben ilmin şehriysem, Ali de kapısıdır'' diyecek kadar övdüğü ilk Müslümanlardandır.
hıristiyan yazar george cordak ali yi anlattığı eserinde ''ali nin çektiği sıkıntılar onun yüceliklerinin bedeliydi'diyor.yüceliklerinden dolayı sıkıntı çeken tarihte sadece hz ali değil ama bizi ali ye yaklaştıran ise onun sadece islam halifesi olması,peygamber damadı yada peygamberin amcasının oğlu olması da değil.. ali bu tabusal bilgilerin içerisini sıkıştırıp cisimleştiremez onu bize yakınlaştıran yebruz'daki tavrıdır..onu bize yakınlaştıran hile ve gasp yoluyla elinden alınan hilafete karşılık suskun kalmasıdır..onu bize yakınlaştıran islamı toplumsal,düşünsel ruhunu yeniden bıkmadan inşa etmeye çalışmasıdır. kendi gücüyle ve sözüyle kurduğu yebruz kentindeki ali'yi anlama ve anlandırma içinde olabilirsek onun gercekliğini keşfedebiliriz.
her gece yarısı,yebruz kentinin etrafındaki hurmalıklara kimselere görünmeden adeta kaçarcasına sığınan,oradaki dipsiz kuyulara eğilerek yüzünün ve yakarışlarının tek bir şahiti olmasını istemeden ağlayan ali'yi usunuza getirin..neden her gece aralıksız bir insan neden kimselere görünmeden dipsiz kuyulara yakarır, kime isyan eder?boğazına düğümlenip konuşamamanın,kendini ifade edemenin acısı mı sadece bu gözyaşları o ali değil mi allah ın arslanı, o ali değil mi peygamberin sırrı nedir sualine muhatap olan,o peygamber değil mi hayber kalesinin fethi için önce ebubekiri sonra ömeri gönderip yenilip döndükleri zaman yarın öyle birini göndereceğim ki o allah ve resuhulunu,allah ve resuhulu de onu seviyor üstelik allah onu mahcup etmeyecek buyuran., o peygamber değilmidir tebuk gezisine götürmediği ali nin sitemleri karşısında'' sen benim yanimda, musa yaninda harunun makaminda olmak istemez misin? ama benden sonra peygamber degilsin! sen yerime benim halifem olmadan gitmem uygun degil!"diyen.o ali değilmidir;incil ve tevratın sırrı kuran da,kurân ın sırrı fâtihada; fâtihanın sırrı besmele`de; besmelenin sırrı da b harfindedir,işte ben o b harfinin altındaki noktayım diyen.
ali yalnızdı..korkunç bir yalnızlık ki hiçbir insanın boğuşamayacağı bir kara dehliz,hiç bir canlının tasafuna ulaşamayacağı uzaklık.ıslam nefesini canlı elle tutulur bir şekilde ayak bastığı her toprak taneceğinde binlerce örnekle yaşatana revamıydı elinde belle verip kuyu açmaya göndermek.ıçerlemeden bir gün bile islam dirliği bozulmasın diyerek çekildiği tarlasında hilafete kötü söz söylemeden yaşayabilmenin ululuğunu taşıyordu o.ama yalnızdı peygamber ve sahabeleriyle beraber inşa ettiği islam,uzak coğrafyalara ulaştıkça yeni yerleri feth ettikçe yalnızlığı artıyordu.kimdi selmanları,ebu ammarları yönetimden uzaklaştırıp,halid bin velid leri,muaviyeleri yönetime getirerek islamın direğini cahile devrinin köklerine sardıran.biliyordu,görüyordu çarpıklığı ruhu yoktu islamın. gittikçe köklenen,halkın hakkını gasp edenlerin aymazlıklarına şahitti,kendisine gelip ebubekir,ömer gibi yöneteceksen gel hilafetin başında sen ol diyen zengin abdullah avf ya hak şahit olsun ki kuranın emrettiğine, sünettin gösterdiğine evet ama o iki halifenin yönetim anlayışıyla yönetmeye hayır diyerek geri ceviren.nasıl değişiyordu insanlar,nasıl şimdi akıtıyorlardı peygamber zamanında ona sessiz kalanlar kinlerini,bunlarmıydı islam ruhunu inşa etmeye çalıştığı mümin dostları,ömer söylemedi mi peygamberin yanındaki ali nin mevkiisine hiçbir kimse ulaşamaz,peki nedendi şimdi kendisini islam hilafettinden uzaklaştırmak,nedendir onun anlayışının her gün biraz daha göz göre göre her yerinden çürümesi.
halkın baskıları karşısında ele aldığında hilafeti ilk işi olmadı mı ''islam adı altında uzak diyarları feth edip,binlerce insanı müslüman yaptık,onlarca kadını müslümanlara cariye ettik nidanları savuranlar; bilsinler ki halkın hakkını gasp edip kadınlarının üzerine gecirmiş olsalar dahi söküp alacağım demek.
ali muvaffak olamadı,olamayacağını biliyordu ama bunun için tüm gücüyle islamın ve kuranın yolunda ilerledi tek bir davranışında,tek bir edasında kuranın dışına adım atmadan yürüdü.
eğer ali yönetimi islama kök salabilseydi bugun islam inanmak lazım ki yaşadığımız islam olmazdı.
onu bize unutturmaya çalışıyorlar,onun ruhunun üzerine üfleyerek hiçlik diyarlarına savurmaya çalışıyorlar, o basmakalıp bilgilerin dışında bir yerde.

hepimiz zerreyiz, gunes odur. biz hepimiz damlayiz, deniz odur.
cihan var oldukca ali var olur
cihan var olurken de ali vardi.
cihanin temeli suret buluncaya kadar var olan ali idi. yer
resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan ali idi. veli, vasiy olan? ah ali, cömertligin, keremin, bagisin
sultani ali idi.
ali'den oturu melekler ademe secde ettiler. adem bir kible gibi idi, secde olunan ali idi. adem de, sit de, eyyub da, idris de, yusuf da, yunus da, hud da, musa da, isa da, ilyas da, salih peygamber de, davud da ali idi.
nefsin tamamindan oturu cihan sofrasi uzerinde elini bulastirmayan kahraman aslan ali idi. kur'an'in yer yer, ayetlerinde tanri'nin ismetini vasf ile ovdugu kur'an sirlarinin kasifi ali idi.kapisinin topragi kadir ve kiymette arsin semasindan daha ileri geçen, o durmadan hakka secde eden arif ali idi. islamin yolunda is duzelmedikce, durup dinlenmeyen o serefli, vekarli sah ali idi. hayber kalesinin kapisini bir hamlede koparip
açan o kalalar fatihi ali idi.
afaka her bakisimda gördüm ki, yakin yüzünden her varlikta var olan ali idi. bu kufur olmaz, kufrolan bu söz degildir.
cihan var oldukca ali var olur, cihan var olurken de ali vardi. tebriz'in sems-ul hakki cihanin gizli ve acik sirlarindan her ne gosterdinse hepsi de ali idi.(mevlana)
kahramanlık, cesaret, ilim, takva hz.ali'de en yüksek seviyeye ulaşmıştır. peygamber efendimiz'in sevgili kızı hz. fatma ile evlenmiş, hanımına olan muhabbeti ve saygısı biz inanlara örnek teşkil etmiştir. peygamber efendimiz (s.a.v)'in soyu bu evlilikten doğan hz. hasan ve hz.hüseyin ile devam etmiştir. bu güzel iki insanın edebi, ahlakı günümüze kadar uzanan torunlarında hemen göze çarpar.
iyi ve hosgorulu insan.
necip fazıl kısakürek'in bir eseri.
ailemin gözünde * erdem,ahlak,cesaret,adalet gibi kavramların bir araya gelişi HZ.Ali dir.
yaşamıyla ilgili kısa yazıları okuyunca, ailemin gözünde neden böyle büyüdüğünü anlıyorum galiba.
"ben ilmin şehriyim; ali*, bu şehrin kapısıdır." hadis-i şerif
hz muhammed'i uğrunda ölecek kadar çok seven yüce insan.
(bkz: düldül)
hz.ömerin kayınpederidir. yahya ve ibni hanefiye* isimli, daha az tanıdığımız iki oğlu daha vardır.*

hz. osmanın evine çapulcular saldırdığı zaman, oğulları hz. hasan ve hz. hüseyini bizzat kendisi, hz. osman'ın evinin kapısının önüne yerleştirmiş ve ne olursa olsun halifeyi korumalarını emretmiştir.

en sevdiği şeylerden biri de yazın uzun günlerinde oruç tutmaktı...
hz ali'ye* sormuşlar "ya allah ve ahiret yoksa?"
o da : "eğer yoksa inanmakla benim kaybedeceğim bir şey yok ama eğer varsa sizin kaybedeceğiniz çok şey var." diye yanıtlamış.
"belimden düşen değil, yolumu süren evladımdır" sözü ona aittir...
Gaybın perdesi açılsa imanının daha fazla artamayacağını söyleyen zirve kişiliklerden. islam'ın dördüncü halifesi, Peygamber Efendimiz'in soyunun devam etmesine sebep, zeki, çok cesur mubarek sahabe efendimizdir. Zülfikar adında kılıcıyla kahramanlıkları meşhurdur. Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma ile evliydi.

(bkz: Hz Hasan)
(bkz: Hz Hüseyin)
hz. muhammed* damadı olan dördüncü islam halifesi. Hz. hamza'nın ölümünden sonra allah'ın aslanı sıfatı yakıştırılmış olan yiğit müslüman.
(bkz: hazreti ali)
alevilerin piridir.
Allah Aşkına ulaşan aşıklar dile Geldi
Pir Elinden dolu icen talibler Coşa Geldi
Talib oldu Mest, Cumlesi ikrarın Güde Geldi
Demle Ya allah Ya muhammed Ya ali Diyerek

Sakin oldu kimi Zaman, bazen taştı bu Gönül
Erenlerin yolunda Kırk makamı Gördü GönüL
Sır Acıldı perde kalktı ,Aşka Bulandı Gönül
Dostla Ya allah Ya muhammed Ya ali Diyerek

Kandil nuru muhammed Sahibidir imam ali
Urum Erenlerin Piri 'dir haci bektas veli
Varınca bu sırra Talibler olmuşlardır Deli
Canla Ya allah Ya muhammed Ya ali Diyerek

Bak Dermani Soyler Dogru Piri abdal murad'dır
Dunya gümüş ise, Gerçek Altın ince Figandır
Verselerde Degişme dost Bu yolun Hakikattır
Aşkla Ya allah Ya muhammed Ya ali Diyerek

islam dini nin en önemli figürlerinden birisidir hz ali *.
hz peygamberin, "islam dini onunla direnecektir" dediği kişi...
cebrail (a.s) uhud savaşında aldığı kırk yaradan sonra '' ali gibi yiğit, zülkifar gibi kılıç bulunmaz'' sözünü yakıştırdığı allah'ın arslanı.
"alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme, çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır, cevabına yine onlarla cevap verir." hz. ali (ra).
Resulullah'ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş'ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib'tir. Künyesi Ebu'ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru'l-Mü'minin'dir. Ayrıca 'Allah'ın Arslanı' ünvanıyla da anılır.

Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah'ın yanında büyüdü. On yaşında islâm'ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice'den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile Hz. Hatice'yi bir gün ibadet ederken gören Hz. Ali'ye Peygamberimiz şirkin kötülüğünü, tevhidin manasını anlattığında Hz. Ali hemen müslüman olmuştu. Mekke döneminde her zaman Resulullah'ın yanındaydı.
maalesef halifeliği kısa sürmüş sahabe. bunun nedeni kendisinin halifeliğini tanımayan zamanın suriye valisi muaviye'dir ki kendisinin ölümünden sonra emevi imparatorluğu'nu kuracaktır. birçok alevi hz. ali'ye haksızlık edildiği gerekçesiyle kendisinden önce halife olan hz ebubekir (632-634), hz ömer (634-644) ve hz osman'ı (644-655) halife olarak görmez. hâlbuki hz. ali'nin kendi fili ve ikrarı bu davayı ortadan kaldırıyor. sebebi 3 halifeye 23 sene intiba etmesidir. onların başkomutanlığını ve şeyhülislamlığını yapmıştır. eğer hz. ali onları layık görmeseydi, bir an durmazdı. evet, onları hak gördüğü için durdu. kendisinin öldürülmesi müslümanları sünni, şii ve harıci olmak üzere 3 fırkaya bölmüştür.

edit: bana eksi verenlere sorarım. yazdıklarım yalan mı?
cennet ile müjdelenmiş 10 mübarek kişiden biridir.
kur'an-ı kerim de "allah'ın aslanı" olarak belirtilmiş yüce kişidir.
ali'ye sordular; ''allah'a ne kadar iman ediyorsun?'' diye. ali cevap verdi:

''şu anda allah çıkıp da cemalini gösterse, o'na imanım zerre kadar artmaz''
"Dünyayı verseler ve buna karşılık bir karıncanın ağzındaki daneyi almamı isteseler, bu zulmü yapmam. "
Sünnilerin de en az Aleviler ve Şiiler kadar sevdiği ve hürmet ettiği, peygamber damadı , velilerin ve nur neslinin babası , ilmin kapısı, cennette müminlerin hatibi, Hz. Fatıma ile nikahı Allah katında bizzat Allah tarafından kıyılan, övücü sözlerin kifayetsiz kaldığı , yüzüne yüz sürülesi mübarek zat.
bilginin, cesaretin, imanın ve acının efendisidir...
alevilerin ata olarak kabul ettiği halifedir.
peygamberin damadı olma şerefine nail olmuş büyük insan.

sünniler hz. ali yi daha az sevmektedir lafı safsatadır. bir sünni olarak hz. ali yi çok sevmekteyim. zira onu nasıl sevemem. islamın dört halifesinden biridir. dolayısıyla hz ebu bekr i ne kadar seviyorsam, hz. ali yi de o kadar seviyorum.
şah ı merdan, haydar ı kerrar. döne döne saldıran aslan.
Hz Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı, gerçek anlamda son halife olan müstesna ve yüce bir kişidir. Kahramanlıkları, cesareti ve kuvvetinden ötürü Allah' ın Aslanı payesi verilen, çift uçlu kılıcının adı zülfikar, atının adı düldül olan sahabedir. Hz Muhammed' in en çok sevdiği insan olduğu rivayet edilir, sözleri davranışları ve öğütleriyle kusursuz bir kişiliğe ve ahlaka sahiptir. Yüzü resmedilen ve esmer, yeşil gözlü olarak tasvir edilen Hz Ali, imam hasan ve imam hüseyin' in de babasıdır.
allahın aslanıdır.
demirin üzerindeki karınca izidir. herkes bilmez, bilemez.
Hz. ALi'NiN (r.a) VEFATI



Asbağ-ı Hanzalî anlatıyor:

"Hz. Ali'nin suikasta uğrayacağı sabah güneşin doğmasının yaklaştığı vakitlerdi. Müezzini ibn Tayyâh onu kaldırmaya gelmişti. Hz. Ali'nin üzerinde büyük bir yorgunluk ve ağırlık hissi vardı. ilk seferde kalkamamıştı. Müezzini ikinci sefer geldiğinde yine aynı haldeydi, kalkamamıştı. Üçüncü sefer geldiğinde kalktı ve yürümeye başladı. Hem yürüyor hem de şu beyitleri mırıldanıyordu:

Hazırla kendini ölüme, zira sana yaklaşmakta,

Senin vadine (yanına) geldiğinde sakın ondan sızlanma.

Hz. Ali (r.a) mescidin küçük kapısına yaklaştığında bir Haricî olan Benî Murâd kabilesinden Abdurrahman b. Mül-cem tarafından saldırıya uğradı ve hançerlendi (Küfe 40/661).

Bu sırada sesleri duyan kızı Ümmü Gülsüm112 hemen dışarı çıktı. Babasının yaralandığını görünce, 'Nedir bu sabah namazının vaktinden çektiklerim! Eşim, müminlerin emîri (Ömer r.a ) sabah namazında şehid edildi. Babam Hz. Ali de sabah namazı şehid edildi' dedi."

Kureyş'in ihtiyarlarından biri der ki: "Hz. Ali, Abdurrah-man b. Mülcem tarafından hançerlendiği sıra, 'Kabe'nin rabbine yemin olsun ki ben kurtuluşa erenlerden oldum' dedi."

Muhammed Bakır b. Ali Zeynelâbidîn der ki: "Dedem hançerlendiği zaman oğullarına birtakım vasiyet ve nasihatlerde bulundu. Sonra, ruhu kabzedilene kadar 1â ilahe illallah' zikrinden başka hiçbir şey konuşmadı."
şah'ımız.

padişah'ımız için;

(bkz: hazreti muhammed) *
Halife olunca, hazinenin başına getirdiği Ammar'a hazinede ne kadar para olduğunu sorup 300 bin dinar olduğunu öğrendikten sonra bunu aylık almayı hak eden 100 bin kişiye eşit olarak yani herkese 3 dinar olarak dağıtılmasını, kendisine de 3 dinar ödenmesini emretti. Ama bu kararı müslüman toplumun önde gelenlerini memnun etmedi. sehl bin Huneyf gibi öteden beri onun hilafet hakkını savunan birisinin dahi yanına gidip "Ya Ali, filanca düne kadar benim kölemdi, sen ona ne verdiysen bana da onu verdin" diye yakındığı söylenir.
Talha, Zübeyr, Abdullah Bin Ömer, Said Bin As, Mervan gibi hepsi valilik bekleyen ve Müslümanların gözünün içine baktığı pek çok isim rahatsızdı. Örneğin Velid Bin Hutbei "Osman'ın verdiği kadar vermezsen, seni bırakır, Şam'a gider, Muaviyeye katılırım diye tehdit bile etmişti Hz. Ali'yi. Toplanıp heyet halinde halifenin yanına gittiler ve "Bizim resulullah'a yakınlığımız var, savaşlarda bulunduk, Ne Ömer böyle verirdi ne Osman. Sen bizi herkesle bir tutuyorsun." diye dert yandılar. Anlatılan o ki, Hz. Ali haddinden fazla açık sözlü, kimine göre patavatsız bir kişidir Hz. Ali. Yani lafı zarfa koymayı seven biri değildir. Nitekim bu yüzden Hz. Peygamber'in sağlığında değişik olaylar vesilesiyle Hz. Ayşe dahil öfkelendirip kendinden uzaklaştırdığı çok insan vardır. Hz. Ali kendisine geln heyete de bu yönüyle seslenir: "Benden önce mi müslüman oldunuz? sorusunu yöenltti..."HAyır" dediler. Sonra peygambere siz mi yakınsınız, ben mi? diye sordu. "Elbette sen" dediler. "Hanginiz benim kadar savaştı" diye devam etti. "Senin gibi savaşan yok" dediler. Bunun üzerine Ali "Allah'a yemin ederim ki, benimle işçim arasında fark gözetmem" dedi. Sonuç malum... Kufe ve Basra valiliklerini isteyen ama alamayan Talha ve Zübeyr isyan ettiler. Camel Savaşı'nda yenildiler de. Ama Ali'Nin Muaviye'ye karşı kurduğu orduyu zayıflattı bu hareketleri. Ve Sıffın'da Muaviye'nin karşısında çıkan Hz. Ali savaşı kazanmak üzereyken kendisini hakemlerin adaletine teslim edince mukadder akıbet geldi.

Hz. Ali'nin kardeşi Akil bile ağabeyinin hilafetinde zenginleşmeyi bekleyip amacına ulaşamayınca Muaviye'nin yanına gidip onun bol bol dağıttığı servetten yararlanmayı seçmiş, bir rivayete göre Sıffın'da savaşa katılmamakla birlikte Muaviye'nin yanında saf tutmuştu.