bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- almanya da yaşayan yazarlar8
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması17
- 195 kaslı pilot10
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı10
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak7
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- 174 kaslı mühendis4
- crushtan hangi erkekle sevişirdin4
- yazarların güncel flört listesi6
- ikiz doğurmak6
- doğum günümü kutlayan herkese teşekkür ederim3
- mazot fiyatlarının suçlusu8
- gocu'nun raci şaşmaz'a benzerliği2
- islamda namaz yoktur36
- sevilen kıza cv yollamak7
- albenili sözlük yazarı2
- şeftali11
- gece evde şarap kalmaması4
- ülkü ocaklarının entelektüel alt yapısı5
- borsa8
- şah sultan3
- manifestten hangi kızla sevişirdin3
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- sözlüğün reisi kim anketi19
- allah varsa afrika daki çocuklar neden aç3
- uzun saçlı dövmeli küpeli siyah tişörtlü erkek4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması7
- garajda ev yapımı mazot yapmak3
- şeytanın bile israil'e karşı olması6
- sosis4
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor8
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- sözlük yazarlarının normal kombinleri17
- beşiktaş deplasmanı3
- sözlük erkeğini annesine şikayet etmek4
- mazotun 100 lira olacağı tarih16
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları5
- pestil5
- çağla idi21
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- nasuh mahruki10
- ipkis2
''Oysa hayat tek biletti hakkını veremezsen bilet yanardı biterdi''
Sagopa Kajmer - Tadı Yok.
Sagopa Kajmer - Tadı Yok.
"Hepimize buradan çıkmak için yerine getirmemiz gereken görevler verdiler. Bazılarımızın görevi bir duvarı boyamak, bazılarımızın görevi buraya neden geldiğini unutmak, bazılarımızın görevi bir tek boynuzlu atı var olmadığına ikna etmek... Bazılarımızın göreviyse buradan kaçmak."
içinde hem mutluluk hem yorgunluk olan uzun bir yolculuktur.
Hayat dediğin şey gerçekten çok hızlı geçiyor. Dün okula gidiyorduk ve hiçbir sorumluluğumuz yoktu ama bugün faturalar, sorumluluklar, yarın ne olacak kaygısı derken zaman çok hızlı ilerliyor. insan çoğu zaman da kendisi için bir şey yapamıyor, hep bir koşturma hali yani rahat olduğumuz bir gün bir türlü gelmiyor. Ve ben de bir ara şunu fark ettim, sürekli çalışıyoruz ama olası bir ters durumda ailem ne yapar diye düşünüyoruz evet ama bunun için bir adım atmıyoruz. O yüzden de Türkiye Hayat Emeklilik üzerinden bir hayat sigortası yaptırdım. Açıkçası yatırım kafasıyla değil, yani tamamen yarın olur da bir şey olursa en azından arkada bir güvence olsun diye yapmak istedim. insan başına bir şey gelmeyeceğini düşünüyor ama hayat bu belli olmuyor açıkçası. Bence mesele büyük paralar değil zaten sadece içimiz rahat olur. Hayat zaten yeterince hızlı ve belirsiz, en azından sevdiklerim için küçük bir önlem almak insana iyi geliyor. Gerisi yine koşturmaca ama kafanın bir köşesi biraz daha rahat oluyor.
dünyanın en sefil insan ve cemiyeti, mide gurultusu ve apış arası merakından öteye geçemeyen ve 24 saatlik hayatını "gününü gün etme" tesellisiyle yaşayandır.
necip fazıl kısakürek - rapor 1/3
necip fazıl kısakürek - rapor 1/3
Dünyanın yükünü çekmek, ettiğini biçmek için beklemektir. Nalçasına tükürdüğümün katırı adi hereflerin ve kötülerin boyunduruğunda sürmemesi gereken, yaradanın bize bahşettiği hediyedir.
saygısızlık gordugumde asırı sinirlendigim.
butun bagları koparmak istiyorum.
istersen 10 veya 20 senelik baglar olsun.
sonra biraz zaman gecince genelde kimse benim gonlumu almıyor. ben kendi kosemde herkesi affediyorum.
hayat bana acı tatlı eksi anılar gibi geliyor.
tatlı anıların hatrına geri kalana katlanıyoruz.
guzel anılar biriktire biriktire gitmek lazım.
insanlar geliyorlar. biraz duruyorlar. ve gidiyorlar.
sen de insanların hayatına geliyorsun. ve biraz duruyorsun. ve gidiyorsun.
onlarca nasıl hatırlanmak istersin?
insanlarda hos bir seda olarak kalmak
ve kendim gecmisime baktıgım da iyi ki demek isterim.
butun bagları koparmak istiyorum.
istersen 10 veya 20 senelik baglar olsun.
sonra biraz zaman gecince genelde kimse benim gonlumu almıyor. ben kendi kosemde herkesi affediyorum.
hayat bana acı tatlı eksi anılar gibi geliyor.
tatlı anıların hatrına geri kalana katlanıyoruz.
guzel anılar biriktire biriktire gitmek lazım.
insanlar geliyorlar. biraz duruyorlar. ve gidiyorlar.
sen de insanların hayatına geliyorsun. ve biraz duruyorsun. ve gidiyorsun.
onlarca nasıl hatırlanmak istersin?
insanlarda hos bir seda olarak kalmak
ve kendim gecmisime baktıgım da iyi ki demek isterim.
başı ve sonu belli, ortasında kalan sürenin inişli çıkışlı olduğu zaman aralığı.
Bugün tamam buraya kadarmış herhalde dedim. Saat sabah 6'ya kadar sırt, göğüs ağrısı, kalktım magnezyum, b kompleks vitamin, c vitamini aldım ve geri yattım. Uyandığımda ağrılarım geçmişti ama gün ortasında yüzüm gözüm uyuşmaya başladı, dedim eyvah, iki üç kere limon sıktım içtim fayda etmedi, tansiyonumu ölçtürdüm 14 küsür çıktı, sonra kendime bol sarımsaklı yoğurtlu brokoli yaptırdım onu yedim boş mideye, iki tabak dolusu yedikten sonra ancak kendime geldim. Şimdi ise hala gerginim, biraz ağrı var gibi ama normalde olmaması da lazım.
Hayat böyle bir şey işte, kilo aldıran ilaçları değiştirteyim dedim, bu sefer de ayarlarım kaçtı, evde işsizlik, dur dur, kurduk kafada, kendimizi dinledik, insanlar çekiliyor etrafından düşmeye gör ama dönüşüm muhteşem olacak herkesi mosmor edeceğim, kimsenin de yüzüne bir daha bakmayacağım.
Çok yanlış bir zamanda doğduk, çok yanlış bir gezegende de doğmuş olabiliriz hatta, artık hiçbir şey bilmiyorum..
Hayat böyle bir şey işte, kilo aldıran ilaçları değiştirteyim dedim, bu sefer de ayarlarım kaçtı, evde işsizlik, dur dur, kurduk kafada, kendimizi dinledik, insanlar çekiliyor etrafından düşmeye gör ama dönüşüm muhteşem olacak herkesi mosmor edeceğim, kimsenin de yüzüne bir daha bakmayacağım.
Çok yanlış bir zamanda doğduk, çok yanlış bir gezegende de doğmuş olabiliriz hatta, artık hiçbir şey bilmiyorum..
Kolay değildir evet ama zor da değildir. Her insanın yükseliş ve çıkış zamanladı vardır. Mutlu olduğu veya mutsuz olduğu zamanlar vardır. Seri şekilde mutsuz uyandığı ve mutlu olmayı özlediği, o günleri aradığı zamanlar, her güne küfrederek uyandığı ve kafayı yemek üzere olduğu korkunç zamanlar hiçbir zaman özlenmez ama mutlu anılarımızı her zaman özleriz. Kalbin huzur dolduğu anları ararız ancak tam tersi durumları hiçbir zaman aramayız. işte bunlara bazı alanlarda mutluluk psikolojisi, bazı alanlarda ise kazanma psikolojisi deniyor. Kazandığın zaman mutlu, kaybettiğin zaman mutsuz olmak normaldir ama her şeyden önemlisi kaybettiğin zamanki psikolojiyi iyi yönetmektir. Mutlu olmanın tek sebebi psikolojiyi iyi yönetmek ve cenderelerin içinden çıktıktan kısa bir süre yeni başarıları yakalayabilmektir. Yada yanınızda mutlu olabilecek bir şeyin bulunması. Örneğin, kendi canınızdan veya kanınızdan olmasa da evladınız gibi sevebileceğiniz bir çocuk...
Çeşit çeşit deliyle bir arada bulunmak zorunda olduğun bir zaman dilimi.
Hayat kolay değil evet ama yine de yaşanmaya değer.
Alıyorsak bir nefes ve görebiliyorsak bu dünyayı, çevremizi; duyabiliyorsak şarkıları, hissedebiliyorsak soluduğumuz havayı ve biraz da sevmiş ya da sevilebiliyorsak yaşanmaya inanın değer.
Okunacak pek çok kitap, gezilecek çokça yer var. izlenecek onlarca dizi, denenecek yemekler ve hayatlarına dokunabileceğiniz insanlar...
Hayat, gözümüzün önündeki o dümdüz yoldan ibaret değil. Farklı yerlerden geçen ve aynı sonuca ulaşan, aynı sonuca ulaşırken farklı şeylere vesile olan bu hayatta hâlâ yapılacak o kadar şey var ki.
Siz bu yazdıklarıma umut, ben heves diyeyim.
Siz gereksiz ve ben de değer diyeyim.
Kendinize biraz olsun değer verebiliyorsanız emin olun bu hayatın da yaşanmaya değer olacağını fark edeceksiniz.
Upuzun ve musmutlu, kendinize veriyor olduğunuz değerin karşılığını alıyor olduğunuz bir yaşama.
Alıyorsak bir nefes ve görebiliyorsak bu dünyayı, çevremizi; duyabiliyorsak şarkıları, hissedebiliyorsak soluduğumuz havayı ve biraz da sevmiş ya da sevilebiliyorsak yaşanmaya inanın değer.
Okunacak pek çok kitap, gezilecek çokça yer var. izlenecek onlarca dizi, denenecek yemekler ve hayatlarına dokunabileceğiniz insanlar...
Hayat, gözümüzün önündeki o dümdüz yoldan ibaret değil. Farklı yerlerden geçen ve aynı sonuca ulaşan, aynı sonuca ulaşırken farklı şeylere vesile olan bu hayatta hâlâ yapılacak o kadar şey var ki.
Siz bu yazdıklarıma umut, ben heves diyeyim.
Siz gereksiz ve ben de değer diyeyim.
Kendinize biraz olsun değer verebiliyorsanız emin olun bu hayatın da yaşanmaya değer olacağını fark edeceksiniz.
Upuzun ve musmutlu, kendinize veriyor olduğunuz değerin karşılığını alıyor olduğunuz bir yaşama.
Bir gün bitecek olandır ölüm gelir herkesi bulur.
oyun, ahh!
hayatla oynanan oyun...geçiciler dünyasında kalıcılığı oynayanların oyunu.
salih mirzabeyoğlu
hayatla oynanan oyun...geçiciler dünyasında kalıcılığı oynayanların oyunu.
salih mirzabeyoğlu
hayadır. yani utanmaktır.
''Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.''
Ankebut Suresi 64. Ayet.
görsel
Ankebut Suresi 64. Ayet.
görsel
"Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için ahireti unutmasın, ahiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, malayani şeylerle ömrünü telef etmesin; kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin; selametle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin."
Mektubat - Risale-i Nur
görsel
Mektubat - Risale-i Nur
görsel
ne kısa, ne uzun. ne kolay, ne zor. ne anlaşılır, ne anlaşılmaz. ne az, ne çok. aslında her şeyden hem var hem de yok. yaşamak çok kolay, nefes al, kalbin atsın, sistemler çalışıyorsa yaşıyorsun. ama ne kadar yaşamak? neyi yaşamak? nefes almak yetmiyor ki. nefesi almak istediğimiz yer burası mı mesela? ya da artık nefes almak istiyor muyum onu bile bilmiyorum. haftalardır boğazımdan kalkmayan bir yumruyla yaşıyorum, yaşamaya çalışıyorum, nefes almaya çabalıyorum, boğazınızda yumru varken nefes almak da kolay değil, yaşamak da. belki doğru olan da yaşamak değil.
Anlamsızdır, evrenin bize eşek şakasıdır, anlamı kendin uydurursun.
Hayat bir rüzgâr gibi eser geçerken,
Kimine gül sunar, kimine diken.
Düşersen kalk, yılma hiç erken,
Her gün bir umut, her an bir erken.
Kimine gül sunar, kimine diken.
Düşersen kalk, yılma hiç erken,
Her gün bir umut, her an bir erken.
naparsam yapayım kaybediyorum hissi beni öldürüyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar