bugün
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek5
- çalışmadan para kazanmak4
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı7
- özlediniz mi beni7
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- velvet27
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- amedspor5
- şeker ezmek2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- bir kadın için yapılabilecek en büyük fedakarlık2
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- rüyada deprem olduğunu görmek2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- duygulandıran ingilizce şarkılar3
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- türklere vize serbestisi4
- kendini değersizleştiren insan5
- alihan kuriş9
- evlilik balonunun patlaması3
- evliliğin anlamı13
- anın görüntüsü34
- çay yapacak hatunun olmaması3
- pirates of the caribbean2
- insanoğlu kelimesinin cinsiyetçi olması2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- türkiye'ye geldim12
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- dünyanın en değerli şeyi5
- kürtsüz türkiye11
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- teknik borç3
- evde yoğurt yapmak5
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- halife olacağım7
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- jalapeno turşusu2
- golden rose velvet matte ruj 202
- fenerbahçe15
Sibirya kurdum var ama ölsem beklemez heralde.
gerçek hikayeden sinemaya uyarlanmış bir köpek ile insanın arasında sopa atıp getirtmekten daha yakın ilişkiler kurulabileceğini gösteren gerçek hikayeden alıntı film.
güzel bir richard gere filmi. bağlılığı anlatan güzel bir filmdir. hayvanlar çoğunlukla insanlardan daha değerli.
(bkz: durduk yere adamın amına koyan filmler)
Bok var gibi gözlerimi dolduran filmdir.
Bir hayvandan insanlık öğrenmek gibi bir şey aslında.
edit. yanlış bkz vermişim.
Bok var gibi gözlerimi dolduran filmdir.
Bir hayvandan insanlık öğrenmek gibi bir şey aslında.
edit. yanlış bkz vermişim.
Köpek deyip geçilmemesi gereken ve hayvan-insan arasındaki ilişkinin en derin manada ekranlara yansıtılmasına etki eden ve yürekleri burkan bir hikayedir.
insanı ağlatan bir film.köpek resmen oyunculuk dersi vermiş . adamsın hachiko.
sinema tarihinin en özel filmlerinden.yaşanmış hikaye olması bambaşka bir duygu katıyor filme. köpek cidden başka bir bağlılık ve sanırım bende bağımlıyım.
ilk kez dün gece izlediğim film.
çok ağladım gerçekten. bayağı ağladım yani. hiçbir filme bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum.
gerçek hikayeden alınmış olması da etkiliyor.
çok ağladım gerçekten. bayağı ağladım yani. hiçbir filme bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum.
gerçek hikayeden alınmış olması da etkiliyor.
Köpek ve ötesi...
Mutlaka izleyin.
Mutlaka izleyin.
izlediğim efsane filmlerden biridir.
(alıntı)
Yıl 1925. Profesör Eizaburo her sabah Tokyo
Üniversitesine gitmek için evinden çıkar ve
Shibuya istasyonuna kadar köpeği Hachiko ile
birlikte yürür. Profesör üniversiteye gider,
Hachiko da mahallede dolaşır. Her gün saat üçte
Hachiko tekrar istasyonun önüne gelerek
sahibini karşılar. Ancak bir gün profesör,
üniversitede iken kalp krizi sonucu hayatını
kaybeder. Hachiko, o gün de saat üçte istasyona
gelmiş, sahibini uzun süre beklemiş ve sonra
uzaklaşmıştır. Hachiko, ertesi gün de saat üçte
istasyona gelip sahibini bekler. Ertesi, daha
ertesi günler de...
Durum, Hachiko ile zaten göz aşinalığı olan
istasyon müdürü ve mahalle esnafının dikkatini
çeker. Köpeğe bakıp beslemeye devam ederler,
o da her gün saat üçte sahibinin yolunu
beklemeye... Sevimli köpeğin sadakati zaman
içinde tüm Japonya’da duyulur; insanlar
Hachiko’yu görmek, sevmek, yiyecek vermek
için Shibuya’ya akın ederler. Yaklaşık on yıllık
bir bekleyişten sonra, 1934 yılında, Hachiko
istasyonun önünde, sahibini beklediği noktada
vefat eder. Ölümü Japonya’da gazete
manşetlerine çıkar, ülkede bir günlük yas ilan
edilir, halkın bağışları sonucu toplanan parayla
bronzdan bir Hachiko heykeli yaptırılarak
Shibuya istasyonunun önüne dikilir.
Heykel yine hayranları tarafından ziyaret
edilmektedir... Ta ki ikinci Dünya Savaşına
kadar. Savaşın kızıştığı günlerde Japon
ordusunun eriterek cephane üretmek için en
küçük metal zerreciklerine bile ihtiyacı vardır.
Piyasadan çatal kaşıklar bile toplatılıp eritilirken
Hachiko’nun heykelinin gözden kaçması
imkânsızdır. Sonunda Hachiko vatani görevini
yerine getirmek üzere inzibat tarafından
götürülür.
Acaba Hachiko’dan elde edilen kurşunlar kime
sıkılmıştır? Hiç can almış mıdır? Savaştan sonra,
1948 yılında, Hachiko heykeli yeniden yapılarak
istasyonun önüne dikilir. O günden beri,
Hachiko, Tokyo’nun (belki de dünyanın) en
yoğun buluşma noktası olma özelliğini
korumuştur. Hachiko gibi sadık, dakik Japonlar
heykelin önünde buluşmaya devam eder,
kurdukları beraberlikler de Hachiko’nunki gibi
ömür boyu olur
(alıntı)
Yıl 1925. Profesör Eizaburo her sabah Tokyo
Üniversitesine gitmek için evinden çıkar ve
Shibuya istasyonuna kadar köpeği Hachiko ile
birlikte yürür. Profesör üniversiteye gider,
Hachiko da mahallede dolaşır. Her gün saat üçte
Hachiko tekrar istasyonun önüne gelerek
sahibini karşılar. Ancak bir gün profesör,
üniversitede iken kalp krizi sonucu hayatını
kaybeder. Hachiko, o gün de saat üçte istasyona
gelmiş, sahibini uzun süre beklemiş ve sonra
uzaklaşmıştır. Hachiko, ertesi gün de saat üçte
istasyona gelip sahibini bekler. Ertesi, daha
ertesi günler de...
Durum, Hachiko ile zaten göz aşinalığı olan
istasyon müdürü ve mahalle esnafının dikkatini
çeker. Köpeğe bakıp beslemeye devam ederler,
o da her gün saat üçte sahibinin yolunu
beklemeye... Sevimli köpeğin sadakati zaman
içinde tüm Japonya’da duyulur; insanlar
Hachiko’yu görmek, sevmek, yiyecek vermek
için Shibuya’ya akın ederler. Yaklaşık on yıllık
bir bekleyişten sonra, 1934 yılında, Hachiko
istasyonun önünde, sahibini beklediği noktada
vefat eder. Ölümü Japonya’da gazete
manşetlerine çıkar, ülkede bir günlük yas ilan
edilir, halkın bağışları sonucu toplanan parayla
bronzdan bir Hachiko heykeli yaptırılarak
Shibuya istasyonunun önüne dikilir.
Heykel yine hayranları tarafından ziyaret
edilmektedir... Ta ki ikinci Dünya Savaşına
kadar. Savaşın kızıştığı günlerde Japon
ordusunun eriterek cephane üretmek için en
küçük metal zerreciklerine bile ihtiyacı vardır.
Piyasadan çatal kaşıklar bile toplatılıp eritilirken
Hachiko’nun heykelinin gözden kaçması
imkânsızdır. Sonunda Hachiko vatani görevini
yerine getirmek üzere inzibat tarafından
götürülür.
Acaba Hachiko’dan elde edilen kurşunlar kime
sıkılmıştır? Hiç can almış mıdır? Savaştan sonra,
1948 yılında, Hachiko heykeli yeniden yapılarak
istasyonun önüne dikilir. O günden beri,
Hachiko, Tokyo’nun (belki de dünyanın) en
yoğun buluşma noktası olma özelliğini
korumuştur. Hachiko gibi sadık, dakik Japonlar
heykelin önünde buluşmaya devam eder,
kurdukları beraberlikler de Hachiko’nunki gibi
ömür boyu olur
Bir hayvanın insandan daha vefalı olduğunu gösteren film. Mutlaka izleyin.
görsel
görsel
heykeli olan köpek, japonya'da.
Şu köpeğe saygım, birçok insana gösterdiğim saygıdan milyon kat daha fazla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar