bugün
- ölümün en iyi tanımı12
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması5
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması19
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- otel odasında ölü bulunmak4
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması6
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- her yazarın eşit olmaması2
- uzun entry giren yazar enayiliği5
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- yazarların en sevdiği hayvan4
- beyaz yakalıların yüzde 90'ı işsiz kalacak4
- katatespizartmasi2
- yorgun mermi5
- charles bukowski vs can yücel2
- can yücel vs charles bukowski2
- squirtle2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler5
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- tarık biberovic2
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- ankara da nato zirvesi13
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- ctrlx'in ayakları11
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- sabahın şiiri2
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- saraca finch house19
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- bakire kadını gözünden tanımak6
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- yoğurt11
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
entry'ler (3083)
iki alttaki yazarda olmayandır.
cobain olanına aşık olduğumdur. oyşh.
13 yaşında olduğunu düşündüğüm yazar.
herkes çok gergin.
yazmayayım yazmayayım diyorum ama naber?
yazmayayım yazmayayım diyorum ve yazmıyorum.
yeni kankim olan yazardır.
Hala penyo mu yiyorsunuz?
Nolmuş ya, ne kadar sevdiğim yazar varsa hepsi çaylak olmuş.
Yaprak dökümü resmen
E ben kimle sohbet etcem simdi.
Bana ne diyen psikolog ve
Gozlerinmeyhanesi v5
Canlarım. Sizi bekliycem.
Yaprak dökümü resmen
E ben kimle sohbet etcem simdi.
Bana ne diyen psikolog ve
Gozlerinmeyhanesi v5
Canlarım. Sizi bekliycem.
bu minik iç dökme, tüm beyaz yakalı kardeşlerime gelsin.
buyrun yoldaşlarım.
artık daha olgun daha durgunumdur (daha tükenmiş).
olumsuz söylemleri dillendirmek ve yaymak değil niyetim, yalnızca içimi dökmek.
gerçekten öyle çaresizdim ki tüm şartlara okey vermek zorunda kaldım.
şartları korkunç değil ama insan standardının altına düşünce baya kötü hissediyor.
kiminin kariyeri yükselen bir grafik izler, benimki baya dalgalı. bu yüzden diyorum artık daha olgun daha durgunum; yani yetişkinlerin dünyasına bir adım daha yaklaştım. yani daha tükenmiş vaziyetteyim, yani bi' çıtır onlar kazandı. fakat kendi dünyama geri döneceğim.
geçenlerde. iki kişinin sohbetine tanık oldum. ikisi de "beyaz yakalı" değildi. biri öğrenciydi, diğeri de kendi işinin başında biriydi. ve beyaz yakalıları eleştiriyorlardı. onlar gibi olmak istemediklerinden, beyaz yakalıların sisteme entegre olmuş "plaza dili", "starbucks" gibi ögelerden ibaret olduğunu düşünüyorlardı. ve her hallerinden belliydi; beyaz yakalıların bu circlea kendi istekleriyle girdiklerini zannediyorlardı.
konuya çok uzak oldukları öyle belliydi ki. gözüme çok züppe gözüktüler. kendime baktım onların gözünden. mezun olduktan sonra yer yer 9 6 yer yer 8 6, cumartesi mesai, düşük ücret, mobbing; şartlar iyi olsa bile her gün izlenmesi zor olan, robotlaştıran, yabancılaştıran o sisteme kendi isteğimle girmiş olabilir miydim?
bir de dönüp demesinler mi "bir kere uyanan insan tekrar o sisteme dönemiyor." diye.
o zaman içimde öyle bir öfke birikti ki! modern zaman körleri! züppeler! bir şeylerin altın tepsiyle sunulduğu elini ayağını koyuş şeklinden belli olan, başka bir yavşak dile ve homemade kahveciye kendisi hapsolmuş burjuva! ben senin içindeki çiğliğin kokusunu alırım hayatım. biz hiç uyanmadık bi' siz uyandınız amk. ama maç daha bitmedi. öptüm bye.
"Dekorların yıkıldığı olur. Yataktan kalkma, tramvay, dört saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi; çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün, Neden ? yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. Başlar işte, bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme." Albert Camus, Sisifos Söyleni.
buyrun yoldaşlarım.
artık daha olgun daha durgunumdur (daha tükenmiş).
olumsuz söylemleri dillendirmek ve yaymak değil niyetim, yalnızca içimi dökmek.
gerçekten öyle çaresizdim ki tüm şartlara okey vermek zorunda kaldım.
şartları korkunç değil ama insan standardının altına düşünce baya kötü hissediyor.
kiminin kariyeri yükselen bir grafik izler, benimki baya dalgalı. bu yüzden diyorum artık daha olgun daha durgunum; yani yetişkinlerin dünyasına bir adım daha yaklaştım. yani daha tükenmiş vaziyetteyim, yani bi' çıtır onlar kazandı. fakat kendi dünyama geri döneceğim.
geçenlerde. iki kişinin sohbetine tanık oldum. ikisi de "beyaz yakalı" değildi. biri öğrenciydi, diğeri de kendi işinin başında biriydi. ve beyaz yakalıları eleştiriyorlardı. onlar gibi olmak istemediklerinden, beyaz yakalıların sisteme entegre olmuş "plaza dili", "starbucks" gibi ögelerden ibaret olduğunu düşünüyorlardı. ve her hallerinden belliydi; beyaz yakalıların bu circlea kendi istekleriyle girdiklerini zannediyorlardı.
konuya çok uzak oldukları öyle belliydi ki. gözüme çok züppe gözüktüler. kendime baktım onların gözünden. mezun olduktan sonra yer yer 9 6 yer yer 8 6, cumartesi mesai, düşük ücret, mobbing; şartlar iyi olsa bile her gün izlenmesi zor olan, robotlaştıran, yabancılaştıran o sisteme kendi isteğimle girmiş olabilir miydim?
bir de dönüp demesinler mi "bir kere uyanan insan tekrar o sisteme dönemiyor." diye.
o zaman içimde öyle bir öfke birikti ki! modern zaman körleri! züppeler! bir şeylerin altın tepsiyle sunulduğu elini ayağını koyuş şeklinden belli olan, başka bir yavşak dile ve homemade kahveciye kendisi hapsolmuş burjuva! ben senin içindeki çiğliğin kokusunu alırım hayatım. biz hiç uyanmadık bi' siz uyandınız amk. ama maç daha bitmedi. öptüm bye.
"Dekorların yıkıldığı olur. Yataktan kalkma, tramvay, dört saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi; çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün, Neden ? yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. Başlar işte, bu önemli. Bıkkınlık, makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme." Albert Camus, Sisifos Söyleni.
Biz bir aileyiz.
meryem erkek ismi olsa kadın versiyonu derdim ama...
gold premium kadın ismidir. double.
gold premium kadın ismidir. double.
Tempolu bir günde kahve
Temposuz bir günde bitki çayı bence.
Tempolu günde kahve resmen up yapıyor.
Temposuz bir günde bitki çayı bence.
Tempolu günde kahve resmen up yapıyor.
Ekinezyayı da değişik bulur ve severim.
sanırım bulunduğum nokta ama en azından farkındayım ve çıkmaya niyetliyim.
günaydınlardan bir demet.
sonra bir gece çenede uyuşma olarak ortaya çıkar. acının etrafından dolaşılmaz içinden geçmek gerekir.
her şey olabilirim ama onursuz asla.
(bkz: leyla ile mecnun)
nefret etmiyorum ama overrated buluyorum. belki de ben anlamıyorumdur ve birkaç sene daha lazımdır onu anlayabilmem için.
nefret etmiyorum ama overrated buluyorum. belki de ben anlamıyorumdur ve birkaç sene daha lazımdır onu anlayabilmem için.