--spoiler--

--spoiler--

adam ölmeden önce güle güle izlediğim, adam öldükten sonra salya sümük izlediğim film.
--spoiler--

--spoiler--
Sibirya kurdum var ama ölsem beklemez heralde.
gerçek hikayeden sinemaya uyarlanmış bir köpek ile insanın arasında sopa atıp getirtmekten daha yakın ilişkiler kurulabileceğini gösteren gerçek hikayeden alıntı film.
güzel bir richard gere filmi. bağlılığı anlatan güzel bir filmdir. hayvanlar çoğunlukla insanlardan daha değerli.
(bkz: durduk yere adamın amına koyan filmler)
Bok var gibi gözlerimi dolduran filmdir.
Bir hayvandan insanlık öğrenmek gibi bir şey aslında.
edit. yanlış bkz vermişim.
inanılmaz güzel ksıa sadece 89 dk süren fakat içinde bir çok güzelliği barındıran bir filmdir.

filmin başlangıç ve bitişi güzel hikayeleriyle bizlere insanlığı hatırlatmıştır.

--spoiler--
o topu getirip oynadığında olacaklar çok belliydi. oradan sonra filmi hüzün kapladı.
--spoiler--
Köpek deyip geçilmemesi gereken ve hayvan-insan arasındaki ilişkinin en derin manada ekranlara yansıtılmasına etki eden ve yürekleri burkan bir hikayedir.
insanı ağlatan bir film.köpek resmen oyunculuk dersi vermiş . adamsın hachiko.
sinema tarihinin en özel filmlerinden.yaşanmış hikaye olması bambaşka bir duygu katıyor filme. köpek cidden başka bir bağlılık ve sanırım bende bağımlıyım.
ilk kez dün gece izlediğim film.
çok ağladım gerçekten. bayağı ağladım yani. hiçbir filme bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum.
gerçek hikayeden alınmış olması da etkiliyor.
yine bir hachiko...

https://youtu.be/7xtjIbc6WC8
Köpek ve ötesi...
Mutlaka izleyin.
izlediğim efsane filmlerden biridir.

(alıntı)
Yıl 1925. Profesör Eizaburo her sabah Tokyo
Üniversitesine gitmek için evinden çıkar ve
Shibuya istasyonuna kadar köpeği Hachiko ile
birlikte yürür. Profesör üniversiteye gider,
Hachiko da mahallede dolaşır. Her gün saat üçte
Hachiko tekrar istasyonun önüne gelerek
sahibini karşılar. Ancak bir gün profesör,
üniversitede iken kalp krizi sonucu hayatını
kaybeder. Hachiko, o gün de saat üçte istasyona
gelmiş, sahibini uzun süre beklemiş ve sonra
uzaklaşmıştır. Hachiko, ertesi gün de saat üçte
istasyona gelip sahibini bekler. Ertesi, daha
ertesi günler de...

Durum, Hachiko ile zaten göz aşinalığı olan
istasyon müdürü ve mahalle esnafının dikkatini
çeker. Köpeğe bakıp beslemeye devam ederler,
o da her gün saat üçte sahibinin yolunu
beklemeye... Sevimli köpeğin sadakati zaman
içinde tüm Japonya’da duyulur; insanlar
Hachiko’yu görmek, sevmek, yiyecek vermek
için Shibuya’ya akın ederler. Yaklaşık on yıllık
bir bekleyişten sonra, 1934 yılında, Hachiko
istasyonun önünde, sahibini beklediği noktada
vefat eder. Ölümü Japonya’da gazete
manşetlerine çıkar, ülkede bir günlük yas ilan
edilir, halkın bağışları sonucu toplanan parayla
bronzdan bir Hachiko heykeli yaptırılarak
Shibuya istasyonunun önüne dikilir.
Heykel yine hayranları tarafından ziyaret
edilmektedir... Ta ki ikinci Dünya Savaşına
kadar. Savaşın kızıştığı günlerde Japon
ordusunun eriterek cephane üretmek için en
küçük metal zerreciklerine bile ihtiyacı vardır.
Piyasadan çatal kaşıklar bile toplatılıp eritilirken
Hachiko’nun heykelinin gözden kaçması
imkânsızdır. Sonunda Hachiko vatani görevini
yerine getirmek üzere inzibat tarafından

götürülür.
Acaba Hachiko’dan elde edilen kurşunlar kime
sıkılmıştır? Hiç can almış mıdır? Savaştan sonra,
1948 yılında, Hachiko heykeli yeniden yapılarak
istasyonun önüne dikilir. O günden beri,
Hachiko, Tokyo’nun (belki de dünyanın) en
yoğun buluşma noktası olma özelliğini
korumuştur. Hachiko gibi sadık, dakik Japonlar
heykelin önünde buluşmaya devam eder,
kurdukları beraberlikler de Hachiko’nunki gibi
ömür boyu olur
Bir hayvanın insandan daha vefalı olduğunu gösteren film. Mutlaka izleyin.
görsel
görsel

9 yıl boyunca sahibini bekleyen Hachiko'nun son fotoğrafı, 8 Mart 1935.
heykeli olan köpek, japonya'da.
Şu köpeğe saygım, birçok insana gösterdiğim saygıdan milyon kat daha fazla.
© copyright 2005 - 2026