bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı57
- ayrıldık31
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir3
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak4
- kurt cobain2
- fenerbahçeli yazarlar14
- 17 yaşına dönseydin ne yapardın2
- su yok elektrik yok ne var3
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru11
- queen ravenna'ya açık teklif12
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- enayimiknatisii26
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- arkadaşlar çok sıkıcısınız8
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- seks neden ayıptır14
- pıttık fırlatma akımı7
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- erkeği karizmatik gösteren şeyler28
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- arkadaşlar acıktım8
- from gold from dust5
- ikra3
- fenerbahçe6
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- evde çiçek yetiştiren erkek7
- avustralya3
- aston villa fc6
- ithal kürtler10
- bedevi arap vahşiliği6
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- sindirella'nın orospu olması8
- ankara abisi iyilik derneği11
- dem terör partisi22
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- norveç3
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- din gerekli midir sorunsalı7
- fenerbahçelilere özel yanık kremi5
- diktatör erdoğan18
- erkeğin orospusu tipler7
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- sevişirken beni tokatla diyen hatun5
gündemi meşgul eden alex aykut haberlerine bragayı yenerek son vermesini istediğim kulübüm.
forveti olmayan takım, evet efendim bitirici tek adam olmaz mı?
(bkz: asaletin yeter)
çok pas yapıyoruz.tamam.
gerekirse tüm takım atağa çıkıyor.okey.
ama son vuruş yok.o sene başındaki 'formda görünen' golcülerimiz yok.
gerekirse tüm takım atağa çıkıyor.okey.
ama son vuruş yok.o sene başındaki 'formda görünen' golcülerimiz yok.
2000 ruhunun bir türlü gelmediği takım. kabız olmuşlar yediklerini çıkartamıyorlar. bir de şampiyonlar ligi şampiyonluğu bekliyorlardı lan asdasdalfnas.
bireysel yeteneği üst seviyede futbolculara sahip takım. lakin oturmuş belli bir sistemi yok. tek eksiği sistemdir. duraksamadan işleyen bir trafik misali.
fenerbahçenin de malum durumunun etkisiyle fazla şişirilmişlerdi
iyi oldu
ordu ve braga onları kendilerine getirmiştir az da olsa..
iyi oldu
ordu ve braga onları kendilerine getirmiştir az da olsa..
isteksiz oynayan ve son vuruşlarda isabet kaydetmekte zorlanan kulüp. ayrıca yenilgisi braga formasıyla maçı izlemiş türk fanatikleri de ortaya çıkarmıştır. yazık...
muslera: daha önceleri öyle düşünmezdim ama 1. sınıf kaleci olduğunu kabul ettirdi sonunda bana.
eboue: fizik açısından son derece kuvvetli, savunmada aksamıyor, hücuma katkısı iyi. zaten kendisini kanıtlamış bir futbolcu.
dany: şaşırtıcı derecede iyi stoper. soğukkanlı, top kontrolü iyi, müdahaleleri yerinde. kendisini geliştirdiği taktirde çok başarılı olur. bu haliyle de başarılı zaten.
semih: iyi savaşan, çoğu zaman sırıtmayan genç stoper. tecrübesizlik belli oluyor. galatasaray ın rakip yarı alana oyunu yıkmasından mütevellit ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu tespit etmek güç. zamanla belli olacak ama çok iyi değil bence. yanına lider bir defans oyuncusu olursa, uyum da sağlarsa başarılı olabilir.
hakan balta: benim gözümde futbolcu bile değil. riera kanat olmasına rağmen balta dan kat kat iyiydi bu bölgede.
felipe melo: savunma yönü ön plana çıkan ön libero. iyi top saklayabilir ama bunun yerine çalım atmayı deniyor, hem bölgesi çalıma pek müsayit değil hem de çalım atmak için hantal bir futbolcu. ön libero için kondisyonu zayıf, fiziği kuvvetli olmasına rağmen şu anda tırt görünüyor. bu da çalışmadığını ve disiplinsiz olduğunu gösterir.
selçuk inan: top kendi takımındayken oyunu rahatlatabilen, savunma yönü zayıf, yakın mesafeden çok iyi frikik atan, moral durumu direkt olarak oyununa etki eden, adam eksiltmede pek başarılı olmayan, hızı çok iyi olmayan ofansif orta saha.
amrabat: top kontrolü çok iyi değil. adam eksiltmede başarılı sayılabilir. vücut yapısı kanat oyuncusu olmaya müsayit değil. oyuna hareketlilik katabiliyor ama takım oyununa pek katkısı yok. vasatın biraz üstü kanat oyuncusu galatasaray ayarında değil bence.
emre çolak: top kontrolü çok iyi, adam eksiltmede başarılı, hızı yeterli. fiziğini geliştirmesi lazım. bir de yeteneklerini öne çıkarmaya yönelik oynatılırsa çok daha başarılı olur. benim nazarımda şu an galatasaray ın en yetenekli futbolcusu.
aydın yılmaz: kalitesiz futbolcu. galatasaray da ne işi var anlayabilmiş değilim.
hamit altıntop: oyunu iyi okuyabilen fakat futbol bilgisi kadar yetenekli olmayan, sol özürlü futbolcu. gene de tecrübesini sahaya yansıtabiliyor. form tutarsa çok yararlı olabilir.
umut bulut: savaşçı, yıpratıcı bir oyuncu. top ayağına yakışıyor. golü koklayabilen bir forvet değil. geriye yaslanan savunmalarda kayboluyor. kapanmayan savunmalara karşı çok daha başarılı.
elmander: galatasaray ın elinde bulunan en iyi forvet. top saklayabilir, kısmen adam eksiltme var, kafa hakimiyeti idare eder, çok sert şut atmasa da rastgele şut atmıyor.
burak yılmaz: hiç bir pozitif özelliği olmayan, bir sezon parladı diye göklere çıkarılan, futbolcu yerine bile koymadığım salak adam.
fatih terim: cesur, hücum oynatmayı seven, takımı iyi motive eden disiplinli ama taktikten pek anlamayan teknik adam. galatasaray hücum oynuyor, topu ayağında tutuyor, oyunu rakip yarı alana yığıyor falan filan. ancak bugün gördük ki kapanan takımı açmaya yönelik herhangi bir taktik çalışma yapılmıyor. kontrolsüz olarak baskı kurmak iyi savunma yapan ekiplere sökmez. neredeyse hiç ikiye bir yapmadılar, oyun içerisinde oyuncular pozisyon değiştirmiyor, ceza sahası çevresinde hızlı bir pas trafiği oluşturamıyorlar.
eboue: fizik açısından son derece kuvvetli, savunmada aksamıyor, hücuma katkısı iyi. zaten kendisini kanıtlamış bir futbolcu.
dany: şaşırtıcı derecede iyi stoper. soğukkanlı, top kontrolü iyi, müdahaleleri yerinde. kendisini geliştirdiği taktirde çok başarılı olur. bu haliyle de başarılı zaten.
semih: iyi savaşan, çoğu zaman sırıtmayan genç stoper. tecrübesizlik belli oluyor. galatasaray ın rakip yarı alana oyunu yıkmasından mütevellit ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu tespit etmek güç. zamanla belli olacak ama çok iyi değil bence. yanına lider bir defans oyuncusu olursa, uyum da sağlarsa başarılı olabilir.
hakan balta: benim gözümde futbolcu bile değil. riera kanat olmasına rağmen balta dan kat kat iyiydi bu bölgede.
felipe melo: savunma yönü ön plana çıkan ön libero. iyi top saklayabilir ama bunun yerine çalım atmayı deniyor, hem bölgesi çalıma pek müsayit değil hem de çalım atmak için hantal bir futbolcu. ön libero için kondisyonu zayıf, fiziği kuvvetli olmasına rağmen şu anda tırt görünüyor. bu da çalışmadığını ve disiplinsiz olduğunu gösterir.
selçuk inan: top kendi takımındayken oyunu rahatlatabilen, savunma yönü zayıf, yakın mesafeden çok iyi frikik atan, moral durumu direkt olarak oyununa etki eden, adam eksiltmede pek başarılı olmayan, hızı çok iyi olmayan ofansif orta saha.
amrabat: top kontrolü çok iyi değil. adam eksiltmede başarılı sayılabilir. vücut yapısı kanat oyuncusu olmaya müsayit değil. oyuna hareketlilik katabiliyor ama takım oyununa pek katkısı yok. vasatın biraz üstü kanat oyuncusu galatasaray ayarında değil bence.
emre çolak: top kontrolü çok iyi, adam eksiltmede başarılı, hızı yeterli. fiziğini geliştirmesi lazım. bir de yeteneklerini öne çıkarmaya yönelik oynatılırsa çok daha başarılı olur. benim nazarımda şu an galatasaray ın en yetenekli futbolcusu.
aydın yılmaz: kalitesiz futbolcu. galatasaray da ne işi var anlayabilmiş değilim.
hamit altıntop: oyunu iyi okuyabilen fakat futbol bilgisi kadar yetenekli olmayan, sol özürlü futbolcu. gene de tecrübesini sahaya yansıtabiliyor. form tutarsa çok yararlı olabilir.
umut bulut: savaşçı, yıpratıcı bir oyuncu. top ayağına yakışıyor. golü koklayabilen bir forvet değil. geriye yaslanan savunmalarda kayboluyor. kapanmayan savunmalara karşı çok daha başarılı.
elmander: galatasaray ın elinde bulunan en iyi forvet. top saklayabilir, kısmen adam eksiltme var, kafa hakimiyeti idare eder, çok sert şut atmasa da rastgele şut atmıyor.
burak yılmaz: hiç bir pozitif özelliği olmayan, bir sezon parladı diye göklere çıkarılan, futbolcu yerine bile koymadığım salak adam.
fatih terim: cesur, hücum oynatmayı seven, takımı iyi motive eden disiplinli ama taktikten pek anlamayan teknik adam. galatasaray hücum oynuyor, topu ayağında tutuyor, oyunu rakip yarı alana yığıyor falan filan. ancak bugün gördük ki kapanan takımı açmaya yönelik herhangi bir taktik çalışma yapılmıyor. kontrolsüz olarak baskı kurmak iyi savunma yapan ekiplere sökmez. neredeyse hiç ikiye bir yapmadılar, oyun içerisinde oyuncular pozisyon değiştirmiyor, ceza sahası çevresinde hızlı bir pas trafiği oluşturamıyorlar.
geçen sene fenerbahçeyi dört maçın üçünde silindir gibi sadece 'hakemler' sayesinde ezmiş takım
hahahahahahaa..
hahahahahahaa..
türkiye liginde halihazırda rakibi bulunmayan, şampiyonluğun tek adayı. avrupa'da ise tecrübesizlik ve antrenör yanlışlıkları yüzünden pek iyi bir sezon geçiremiyor.
semih kaya konusundaki eleştirilere en ufak bir tahammülü olmayan taraftarlara sahip kulüp. tahammülsüzlüğü anlıyorum ama semih'in hatalarının, eksikliklerinin farkında olmamak gerçekten büyük körlük. oyuncuya destek tabi ki lazım, genç ve altyapıdan yetişen bir futbolcu zira. öz kaynak, değerdir kendisi. ama 21 yaşında acemi bir futbolcuya dünyanın en iyi stoperi muamelesi yaparsanız, bu onun gelişimi açısından da büyük hata olur. semih'i desteklerken, eksikliklerini de söylemekte fayda var. zira semih o kadar da toz pembe bir görüntü çizmiyor.
semihe ve emreye herkesden çok sahip çıkması ve koruması gereken camia
semih toz pembe bir görüntü çizmiyormuş bak sen
bunun nedeni henüz 21 yaşında olması olabilir mi acaba?
bunu diyen arkadaşa sormak lağzım yaşın kaç ve semihin yaşındayken sen nasıl bir görüntü çizmekteydin diye?
semih toz pembe bir görüntü çizmiyormuş bak sen
bunun nedeni henüz 21 yaşında olması olabilir mi acaba?
bunu diyen arkadaşa sormak lağzım yaşın kaç ve semihin yaşındayken sen nasıl bir görüntü çizmekteydin diye?
okuduğunu idrak edemeyen taraftarlara da sahipmiş aynı zamanda.
destek verilmesi gerektiğini, genç ve öz değer olması hasebiyle tahammülsüzlüğü anladığımı belirttim ben zaten.
21 yaşında olması ve taraftarlar tarafından 21 yaşında bir oyuncunun göklere çıkarılması hususunun tehlikeli olduğu anlamını çıkaramıyon mu yani o entryden. te allahım.
not: semih ile yaşıtım ve halı saha maçlarında ilk 5 dakikada yere seriliyorum. *
destek verilmesi gerektiğini, genç ve öz değer olması hasebiyle tahammülsüzlüğü anladığımı belirttim ben zaten.
21 yaşında olması ve taraftarlar tarafından 21 yaşında bir oyuncunun göklere çıkarılması hususunun tehlikeli olduğu anlamını çıkaramıyon mu yani o entryden. te allahım.
not: semih ile yaşıtım ve halı saha maçlarında ilk 5 dakikada yere seriliyorum. *
ciddi ciddi biraz uzak kalmayı düşündüğüm takım, takımım. aslında daha ziyade futboldan uzaklaşmak istiyorum bir taraftar olarak.
ben bu akşam şunu gördüm... bu ülkede kimsenin birbirine ne saygısı, ne tahammülü, ne de sevgisi kalmış.
sosyal medyada birbirine ana avrat sövenler mi dersin, eriyip giden, herkese rezil olmaya hem sportif hem de etik açıdan devam eden türk futboluna üzülmek yerine bu duruma alkış tutan şakşakçılar mı dersin, futboldan gram anlamayıp oturup satır satır futbol eleştiren insanlar mı dersin...
her işimiz ayrı bir kan davası... galatasaray yeniliyor, hee biz braga'yı yenmiştik diye beşiktaşlı seviniyor. fenerbahçeliler zaten hep aynı, konusunu açmaya gerek yok.
bir avrupa kupası maçının ertesinde yaşadıklarım sanki ben portekiz halkına karışmış bir türküm gibi hissettirdi bana.
konu ne? galatasaray'ın braga'ya yenilmesi.
tamam yenildi. ne değişti senin hayatında? neden seviniyorsun? 100 yılda ancak 2 kupa ve birkaç dereceden başka hiçbir başarısı olmayan bir futbol tarihini daha iyi hale getirmek yerine neden daha da içine sıçılmasına uğraşıyorsun?
anlamadığım şeyler hep.
galatasaray'a gelince... ben zaten galatasaray'ı alacağı skorlar için sevmiyorum. neden seviyorsun diyene cevabım da bilmiyorum olur açıkçası.
bir kuşa neden gök diye sormanın anlamı nedir ki zaten?
ama galatasaray'dan ziyade futbol ve benzeri birkaç vaziyet beni mizantropi seviyesine getirdi.
mesela izliyorum insanları herif belki 1 haftadır duş almamış, gelip kampüste burak'ın makarasını yapıyor. yahu burak'ın saçıyla taşak geçene kadar sen bi duş alsan? başkasının sikine tuzla koşana kadar iki rekat kendine baksan?
yok, ben gene anlamamaya devam ediyorum ve futbol yüzünden insanlardan nefret etme, tiksinme noktasına geliyorum.
beşiktaşlı bir kızcağız yazmış mesela, ne destekleyeceğim fransız takımını diye... ben cevap vermedim kendisine, açıkçası biraz da dertlendiğimden konu mankeni yapıyorum ki böyle çok adam da var.
demek ki futboldan anlamayan sadece kadınlar değilmiş, evet.
ama şunu da demek lazım... madem oklarımızı bu kadar iyi bileyip birbirimizle bir mücadele içine gireceğiz, birbirimize hiç hakkımız olmadığı halde küfür edeceğiz, morali bozuk olan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın yaralarını sarmak yerine kaşıyacağız, işi deyim yerindeyse kaşarlığa dökeceğiz o zaman ben de şunu sorarım:
senin fransız tohumu dediğin camia kadar beşiktaş yakın türk tarihinde yaşanan savaşlarda şehit vermiş mi acaba?
büyük ihtimal vermiştir. ama sorun senin bunu bilmemen işte. bilmediğin bu konuda ahkam kesmen de neyse, bir de belden aşağı vurmaya kasman.
olayı basitleştirmen, futbol gibi gayet zevkli bir muhabbeti olduğu yerden alıp kavga unsuruna dönüştürmen.
nefret ediyorum insanların zavallılıklarından.
fenerbahçe, beşiktaş, galatasaray; hangi takımı tutarlarsa tutsunlar.
kısacası gün itibariyle futbolu da soğuduğum vatanseverlik, aşk, askerlik, empati gibi bana göre çok sey ifade eden ama suistimal aracı olan şeylerin yanına koyuyorum.
bu duyguyu yaşamamı sağlayan herkese de teşekkür ediyorum.
evet, bizim uefa kupamız var. keşke sizin bir değil beşer tane olsaydı da şu duruma gelmeseydik.
ben bu akşam şunu gördüm... bu ülkede kimsenin birbirine ne saygısı, ne tahammülü, ne de sevgisi kalmış.
sosyal medyada birbirine ana avrat sövenler mi dersin, eriyip giden, herkese rezil olmaya hem sportif hem de etik açıdan devam eden türk futboluna üzülmek yerine bu duruma alkış tutan şakşakçılar mı dersin, futboldan gram anlamayıp oturup satır satır futbol eleştiren insanlar mı dersin...
her işimiz ayrı bir kan davası... galatasaray yeniliyor, hee biz braga'yı yenmiştik diye beşiktaşlı seviniyor. fenerbahçeliler zaten hep aynı, konusunu açmaya gerek yok.
bir avrupa kupası maçının ertesinde yaşadıklarım sanki ben portekiz halkına karışmış bir türküm gibi hissettirdi bana.
konu ne? galatasaray'ın braga'ya yenilmesi.
tamam yenildi. ne değişti senin hayatında? neden seviniyorsun? 100 yılda ancak 2 kupa ve birkaç dereceden başka hiçbir başarısı olmayan bir futbol tarihini daha iyi hale getirmek yerine neden daha da içine sıçılmasına uğraşıyorsun?
anlamadığım şeyler hep.
galatasaray'a gelince... ben zaten galatasaray'ı alacağı skorlar için sevmiyorum. neden seviyorsun diyene cevabım da bilmiyorum olur açıkçası.
bir kuşa neden gök diye sormanın anlamı nedir ki zaten?
ama galatasaray'dan ziyade futbol ve benzeri birkaç vaziyet beni mizantropi seviyesine getirdi.
mesela izliyorum insanları herif belki 1 haftadır duş almamış, gelip kampüste burak'ın makarasını yapıyor. yahu burak'ın saçıyla taşak geçene kadar sen bi duş alsan? başkasının sikine tuzla koşana kadar iki rekat kendine baksan?
yok, ben gene anlamamaya devam ediyorum ve futbol yüzünden insanlardan nefret etme, tiksinme noktasına geliyorum.
beşiktaşlı bir kızcağız yazmış mesela, ne destekleyeceğim fransız takımını diye... ben cevap vermedim kendisine, açıkçası biraz da dertlendiğimden konu mankeni yapıyorum ki böyle çok adam da var.
demek ki futboldan anlamayan sadece kadınlar değilmiş, evet.
ama şunu da demek lazım... madem oklarımızı bu kadar iyi bileyip birbirimizle bir mücadele içine gireceğiz, birbirimize hiç hakkımız olmadığı halde küfür edeceğiz, morali bozuk olan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın yaralarını sarmak yerine kaşıyacağız, işi deyim yerindeyse kaşarlığa dökeceğiz o zaman ben de şunu sorarım:
senin fransız tohumu dediğin camia kadar beşiktaş yakın türk tarihinde yaşanan savaşlarda şehit vermiş mi acaba?
büyük ihtimal vermiştir. ama sorun senin bunu bilmemen işte. bilmediğin bu konuda ahkam kesmen de neyse, bir de belden aşağı vurmaya kasman.
olayı basitleştirmen, futbol gibi gayet zevkli bir muhabbeti olduğu yerden alıp kavga unsuruna dönüştürmen.
nefret ediyorum insanların zavallılıklarından.
fenerbahçe, beşiktaş, galatasaray; hangi takımı tutarlarsa tutsunlar.
kısacası gün itibariyle futbolu da soğuduğum vatanseverlik, aşk, askerlik, empati gibi bana göre çok sey ifade eden ama suistimal aracı olan şeylerin yanına koyuyorum.
bu duyguyu yaşamamı sağlayan herkese de teşekkür ediyorum.
evet, bizim uefa kupamız var. keşke sizin bir değil beşer tane olsaydı da şu duruma gelmeseydik.
2 ekim 2012 galatasaray sporting braga maçında yaşlı bir obez gibi oynamış takımım. sağ kanattan sol kanada geçene kadar nasıl 15 dakika harcanır lan?
yarıştığı şampiyonlar ligi h grubundan çıkması çok da imkansız olmayan takım. çünkü braga iki maç üst üste manchester united ile oynayıp muhtemelen sıfır puan alıp 3'te kalacak. galatasaray 20 gün sonra içeride oynayacağı cluj maçını kazandığı taktirde şansını oldukça yükseltecek, romanya'ya "ya tamam ya devam" maçı için gidecek. eğer romanya'daki maç da kazanılırsa puan 6'ya çıkarılacak ve final maçı içerideki -muhtemelen liderliği garantilemiş- manchester united'e karşı yapılacak. gruptaki son maçta ise braga deplasmanına gidilecek, orada yenilmeyeceğine kesin gözle bakıyorum.
yani karamsarlığa gerek yok. takım en kötü ihtimalle grubu 3. bitirip yoluna avrupa liginde devam eder. -ki benim de aslında en mantıklı bulduğum yol aslında budur-
yani karamsarlığa gerek yok. takım en kötü ihtimalle grubu 3. bitirip yoluna avrupa liginde devam eder. -ki benim de aslında en mantıklı bulduğum yol aslında budur-
bu kazma oyuncularla avrupada başarı bekleyen komik taraftara sahip takım taraftarları ona buna saldıracağına yönetime teknik direktöre hesap sormalı ilk önce.
son birkaç günde gözlemlenen hücumdaki ve gol pozisyonlarındaki kısırlık, ve hücum opsiyonlarındaki çeşitliliğin az olmasının nedenleri kanımca şunlardır;
1. dikine gidebilen agresif yaratıcı oyuncu yok.
2. takımdaki oyuncularda cesaret yok, hepsi de aman hata yapmayım derdinde.
3. takım içinde liderlik yapabilecek oyuncu yok. (en önemlisi belki de bu)
4. duvar olacak, defansın tek hamlesinde kendini yerde bulmayacak hücum oyuncusu eksikliği var.
5. takım korkak oynuyor, sadece pas yapıp, oyun yönü değiştirmeyle olmuyor bu iş. takımın öncelikli düşüncesi gol bulmak değil.
1. dikine gidebilen agresif yaratıcı oyuncu yok.
2. takımdaki oyuncularda cesaret yok, hepsi de aman hata yapmayım derdinde.
3. takım içinde liderlik yapabilecek oyuncu yok. (en önemlisi belki de bu)
4. duvar olacak, defansın tek hamlesinde kendini yerde bulmayacak hücum oyuncusu eksikliği var.
5. takım korkak oynuyor, sadece pas yapıp, oyun yönü değiştirmeyle olmuyor bu iş. takımın öncelikli düşüncesi gol bulmak değil.
kurucusu ali sami yen in "türk olmayan takımları yenmek" amacını koyduğu, avrupa kupalarında en başarılı, dünyada en çok tanınan türk spor kulübüdür.
1989 yılında şampiyon kulüpler kupasında yarı final, 2000'de uefa kupası ve süper kupa şampiyonluğu, 2001'de şampiyonlar ligi çeyrek finali başarılarını göstermiştir.
metin oktay, coşkun özarı, fatih terim, hakan şükür, g.hagi, bülent korkmaz efsane olmuş futbolcu ve teknik adamlarından bazılarıdır.
1989 yılında şampiyon kulüpler kupasında yarı final, 2000'de uefa kupası ve süper kupa şampiyonluğu, 2001'de şampiyonlar ligi çeyrek finali başarılarını göstermiştir.
metin oktay, coşkun özarı, fatih terim, hakan şükür, g.hagi, bülent korkmaz efsane olmuş futbolcu ve teknik adamlarından bazılarıdır.
2 tokata ihtiyacı vardı,
ligdeki tokatı ordudan yedi, umarım toparlanır ve ligde kendine gelir.
avrupadaki tokatı bragadan yedi (manchester maçı doğru yorumlanmadığı için) umarım artık daha gerçekçi hedefler ve taktik ile yola devam edilir.
bu iki yenilgi doğru yorumlanır ve gerekli önlemler alınırsa, başarı çok uzakta değil.
ancak hatalar göz ardı edilir ve aynı hatalara tekrar çanak tutulursa, bu sefer kendi ligimizde kendimizi avutmanın ötesine gidemeyiz.
ligdeki tokatı ordudan yedi, umarım toparlanır ve ligde kendine gelir.
avrupadaki tokatı bragadan yedi (manchester maçı doğru yorumlanmadığı için) umarım artık daha gerçekçi hedefler ve taktik ile yola devam edilir.
bu iki yenilgi doğru yorumlanır ve gerekli önlemler alınırsa, başarı çok uzakta değil.
ancak hatalar göz ardı edilir ve aynı hatalara tekrar çanak tutulursa, bu sefer kendi ligimizde kendimizi avutmanın ötesine gidemeyiz.
görülen o ki sezon başında oynadığı kritik maçlarda kritik dakikalarda "kazandığı" penaltılar, önemli ayrıntıların üstünü örtmüş. takımlarımız için avrupa ligleri her zaman bir turnusol kağıdı vazifesi görüyor.
sezon boyunca ciddiyet hakim olursa ve konstantrasyon kaybolmazsa yine sampiyon olunur. farkli bile olunur. fakat kadronun sampiyonlar ligi'nde iyi sonuclar icin bir kac sene ust uste katilarak tecrube kazanmasi gerektigini zaten herkes gorebiliyordur.
Evinde braga'ya yenildikten sonra gruptan çıkma şansı mucizelere kalmış takım. iki hafta sonra cluj'u yeneriz falan diyorlar fakat Cluj kolay kolay maç vermez. Bunu diyenler braga'yı da küçümsüyorlardı. Amına koyum sanki barcelona'sın! Uefa avrupa ligi için çekişir ve büyük ihtimalle son hafta manchester'i devirir adını uefa avrupa ligine yazdırır en iyi ihtimalle..
bize her sevdadan geriye kalan tek şeydir. sevdadır , candır.
ne demiş ua; Başarılar Gelir Geçer , asaletin bize yeter.
***galatasaray***
ne demiş ua; Başarılar Gelir Geçer , asaletin bize yeter.
***galatasaray***
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar