bugün
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak5
- kedin mi var derdin var4
- kilolu olmak6
- yürüyen bok3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sinem dedetaş11
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- zall adlı yazar4
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- boyutlar arası seyahat yapmak mümkün mü2
- mason greenwood11
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- oral süspansiyon2
- emret komutanım tahir yüzbaşı5
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- batıl inançlar6
- trabzonspor5
- çerçeve yasa7
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- g'i l d'e d l'i l y4
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- abant su3
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- bana onu sormayın domaltmak istiyorum2
- kısa boylu olmak6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- the whirl cold brew3
- yoran insanların ortak özellikleri5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- ebrar sitesi2
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- renault 9 broadway12
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- sözlükte umursanmayan yazar3
- ülke gündemini umursamamak3
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- sevgiliye hitap şekilleri6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
efsanelerini anma programını geçen yıldan beri devam ettiren kulüp.
geçen yıldan beri arena'daki her maç öncesi bir efsanesine plaket veriyor, yani yeni bir olay değil bu.
geçen yıldan beri arena'daki her maç öncesi bir efsanesine plaket veriyor, yani yeni bir olay değil bu.
bugün şans yanında olur inşallah aslanların..
hakkında en fazla entry girilmiş türkiyenin en büyük kulübü.
gündemi meşgul eden alex aykut haberlerine bragayı yenerek son vermesini istediğim kulübüm.
forveti olmayan takım, evet efendim bitirici tek adam olmaz mı?
(bkz: asaletin yeter)
çok pas yapıyoruz.tamam.
gerekirse tüm takım atağa çıkıyor.okey.
ama son vuruş yok.o sene başındaki 'formda görünen' golcülerimiz yok.
gerekirse tüm takım atağa çıkıyor.okey.
ama son vuruş yok.o sene başındaki 'formda görünen' golcülerimiz yok.
2000 ruhunun bir türlü gelmediği takım. kabız olmuşlar yediklerini çıkartamıyorlar. bir de şampiyonlar ligi şampiyonluğu bekliyorlardı lan asdasdalfnas.
bireysel yeteneği üst seviyede futbolculara sahip takım. lakin oturmuş belli bir sistemi yok. tek eksiği sistemdir. duraksamadan işleyen bir trafik misali.
fenerbahçenin de malum durumunun etkisiyle fazla şişirilmişlerdi
iyi oldu
ordu ve braga onları kendilerine getirmiştir az da olsa..
iyi oldu
ordu ve braga onları kendilerine getirmiştir az da olsa..
isteksiz oynayan ve son vuruşlarda isabet kaydetmekte zorlanan kulüp. ayrıca yenilgisi braga formasıyla maçı izlemiş türk fanatikleri de ortaya çıkarmıştır. yazık...
muslera: daha önceleri öyle düşünmezdim ama 1. sınıf kaleci olduğunu kabul ettirdi sonunda bana.
eboue: fizik açısından son derece kuvvetli, savunmada aksamıyor, hücuma katkısı iyi. zaten kendisini kanıtlamış bir futbolcu.
dany: şaşırtıcı derecede iyi stoper. soğukkanlı, top kontrolü iyi, müdahaleleri yerinde. kendisini geliştirdiği taktirde çok başarılı olur. bu haliyle de başarılı zaten.
semih: iyi savaşan, çoğu zaman sırıtmayan genç stoper. tecrübesizlik belli oluyor. galatasaray ın rakip yarı alana oyunu yıkmasından mütevellit ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu tespit etmek güç. zamanla belli olacak ama çok iyi değil bence. yanına lider bir defans oyuncusu olursa, uyum da sağlarsa başarılı olabilir.
hakan balta: benim gözümde futbolcu bile değil. riera kanat olmasına rağmen balta dan kat kat iyiydi bu bölgede.
felipe melo: savunma yönü ön plana çıkan ön libero. iyi top saklayabilir ama bunun yerine çalım atmayı deniyor, hem bölgesi çalıma pek müsayit değil hem de çalım atmak için hantal bir futbolcu. ön libero için kondisyonu zayıf, fiziği kuvvetli olmasına rağmen şu anda tırt görünüyor. bu da çalışmadığını ve disiplinsiz olduğunu gösterir.
selçuk inan: top kendi takımındayken oyunu rahatlatabilen, savunma yönü zayıf, yakın mesafeden çok iyi frikik atan, moral durumu direkt olarak oyununa etki eden, adam eksiltmede pek başarılı olmayan, hızı çok iyi olmayan ofansif orta saha.
amrabat: top kontrolü çok iyi değil. adam eksiltmede başarılı sayılabilir. vücut yapısı kanat oyuncusu olmaya müsayit değil. oyuna hareketlilik katabiliyor ama takım oyununa pek katkısı yok. vasatın biraz üstü kanat oyuncusu galatasaray ayarında değil bence.
emre çolak: top kontrolü çok iyi, adam eksiltmede başarılı, hızı yeterli. fiziğini geliştirmesi lazım. bir de yeteneklerini öne çıkarmaya yönelik oynatılırsa çok daha başarılı olur. benim nazarımda şu an galatasaray ın en yetenekli futbolcusu.
aydın yılmaz: kalitesiz futbolcu. galatasaray da ne işi var anlayabilmiş değilim.
hamit altıntop: oyunu iyi okuyabilen fakat futbol bilgisi kadar yetenekli olmayan, sol özürlü futbolcu. gene de tecrübesini sahaya yansıtabiliyor. form tutarsa çok yararlı olabilir.
umut bulut: savaşçı, yıpratıcı bir oyuncu. top ayağına yakışıyor. golü koklayabilen bir forvet değil. geriye yaslanan savunmalarda kayboluyor. kapanmayan savunmalara karşı çok daha başarılı.
elmander: galatasaray ın elinde bulunan en iyi forvet. top saklayabilir, kısmen adam eksiltme var, kafa hakimiyeti idare eder, çok sert şut atmasa da rastgele şut atmıyor.
burak yılmaz: hiç bir pozitif özelliği olmayan, bir sezon parladı diye göklere çıkarılan, futbolcu yerine bile koymadığım salak adam.
fatih terim: cesur, hücum oynatmayı seven, takımı iyi motive eden disiplinli ama taktikten pek anlamayan teknik adam. galatasaray hücum oynuyor, topu ayağında tutuyor, oyunu rakip yarı alana yığıyor falan filan. ancak bugün gördük ki kapanan takımı açmaya yönelik herhangi bir taktik çalışma yapılmıyor. kontrolsüz olarak baskı kurmak iyi savunma yapan ekiplere sökmez. neredeyse hiç ikiye bir yapmadılar, oyun içerisinde oyuncular pozisyon değiştirmiyor, ceza sahası çevresinde hızlı bir pas trafiği oluşturamıyorlar.
eboue: fizik açısından son derece kuvvetli, savunmada aksamıyor, hücuma katkısı iyi. zaten kendisini kanıtlamış bir futbolcu.
dany: şaşırtıcı derecede iyi stoper. soğukkanlı, top kontrolü iyi, müdahaleleri yerinde. kendisini geliştirdiği taktirde çok başarılı olur. bu haliyle de başarılı zaten.
semih: iyi savaşan, çoğu zaman sırıtmayan genç stoper. tecrübesizlik belli oluyor. galatasaray ın rakip yarı alana oyunu yıkmasından mütevellit ne kadar iyi bir savunmacı olduğunu tespit etmek güç. zamanla belli olacak ama çok iyi değil bence. yanına lider bir defans oyuncusu olursa, uyum da sağlarsa başarılı olabilir.
hakan balta: benim gözümde futbolcu bile değil. riera kanat olmasına rağmen balta dan kat kat iyiydi bu bölgede.
felipe melo: savunma yönü ön plana çıkan ön libero. iyi top saklayabilir ama bunun yerine çalım atmayı deniyor, hem bölgesi çalıma pek müsayit değil hem de çalım atmak için hantal bir futbolcu. ön libero için kondisyonu zayıf, fiziği kuvvetli olmasına rağmen şu anda tırt görünüyor. bu da çalışmadığını ve disiplinsiz olduğunu gösterir.
selçuk inan: top kendi takımındayken oyunu rahatlatabilen, savunma yönü zayıf, yakın mesafeden çok iyi frikik atan, moral durumu direkt olarak oyununa etki eden, adam eksiltmede pek başarılı olmayan, hızı çok iyi olmayan ofansif orta saha.
amrabat: top kontrolü çok iyi değil. adam eksiltmede başarılı sayılabilir. vücut yapısı kanat oyuncusu olmaya müsayit değil. oyuna hareketlilik katabiliyor ama takım oyununa pek katkısı yok. vasatın biraz üstü kanat oyuncusu galatasaray ayarında değil bence.
emre çolak: top kontrolü çok iyi, adam eksiltmede başarılı, hızı yeterli. fiziğini geliştirmesi lazım. bir de yeteneklerini öne çıkarmaya yönelik oynatılırsa çok daha başarılı olur. benim nazarımda şu an galatasaray ın en yetenekli futbolcusu.
aydın yılmaz: kalitesiz futbolcu. galatasaray da ne işi var anlayabilmiş değilim.
hamit altıntop: oyunu iyi okuyabilen fakat futbol bilgisi kadar yetenekli olmayan, sol özürlü futbolcu. gene de tecrübesini sahaya yansıtabiliyor. form tutarsa çok yararlı olabilir.
umut bulut: savaşçı, yıpratıcı bir oyuncu. top ayağına yakışıyor. golü koklayabilen bir forvet değil. geriye yaslanan savunmalarda kayboluyor. kapanmayan savunmalara karşı çok daha başarılı.
elmander: galatasaray ın elinde bulunan en iyi forvet. top saklayabilir, kısmen adam eksiltme var, kafa hakimiyeti idare eder, çok sert şut atmasa da rastgele şut atmıyor.
burak yılmaz: hiç bir pozitif özelliği olmayan, bir sezon parladı diye göklere çıkarılan, futbolcu yerine bile koymadığım salak adam.
fatih terim: cesur, hücum oynatmayı seven, takımı iyi motive eden disiplinli ama taktikten pek anlamayan teknik adam. galatasaray hücum oynuyor, topu ayağında tutuyor, oyunu rakip yarı alana yığıyor falan filan. ancak bugün gördük ki kapanan takımı açmaya yönelik herhangi bir taktik çalışma yapılmıyor. kontrolsüz olarak baskı kurmak iyi savunma yapan ekiplere sökmez. neredeyse hiç ikiye bir yapmadılar, oyun içerisinde oyuncular pozisyon değiştirmiyor, ceza sahası çevresinde hızlı bir pas trafiği oluşturamıyorlar.
geçen sene fenerbahçeyi dört maçın üçünde silindir gibi sadece 'hakemler' sayesinde ezmiş takım
hahahahahahaa..
hahahahahahaa..
türkiye liginde halihazırda rakibi bulunmayan, şampiyonluğun tek adayı. avrupa'da ise tecrübesizlik ve antrenör yanlışlıkları yüzünden pek iyi bir sezon geçiremiyor.
semih kaya konusundaki eleştirilere en ufak bir tahammülü olmayan taraftarlara sahip kulüp. tahammülsüzlüğü anlıyorum ama semih'in hatalarının, eksikliklerinin farkında olmamak gerçekten büyük körlük. oyuncuya destek tabi ki lazım, genç ve altyapıdan yetişen bir futbolcu zira. öz kaynak, değerdir kendisi. ama 21 yaşında acemi bir futbolcuya dünyanın en iyi stoperi muamelesi yaparsanız, bu onun gelişimi açısından da büyük hata olur. semih'i desteklerken, eksikliklerini de söylemekte fayda var. zira semih o kadar da toz pembe bir görüntü çizmiyor.
semihe ve emreye herkesden çok sahip çıkması ve koruması gereken camia
semih toz pembe bir görüntü çizmiyormuş bak sen
bunun nedeni henüz 21 yaşında olması olabilir mi acaba?
bunu diyen arkadaşa sormak lağzım yaşın kaç ve semihin yaşındayken sen nasıl bir görüntü çizmekteydin diye?
semih toz pembe bir görüntü çizmiyormuş bak sen
bunun nedeni henüz 21 yaşında olması olabilir mi acaba?
bunu diyen arkadaşa sormak lağzım yaşın kaç ve semihin yaşındayken sen nasıl bir görüntü çizmekteydin diye?
okuduğunu idrak edemeyen taraftarlara da sahipmiş aynı zamanda.
destek verilmesi gerektiğini, genç ve öz değer olması hasebiyle tahammülsüzlüğü anladığımı belirttim ben zaten.
21 yaşında olması ve taraftarlar tarafından 21 yaşında bir oyuncunun göklere çıkarılması hususunun tehlikeli olduğu anlamını çıkaramıyon mu yani o entryden. te allahım.
not: semih ile yaşıtım ve halı saha maçlarında ilk 5 dakikada yere seriliyorum. *
destek verilmesi gerektiğini, genç ve öz değer olması hasebiyle tahammülsüzlüğü anladığımı belirttim ben zaten.
21 yaşında olması ve taraftarlar tarafından 21 yaşında bir oyuncunun göklere çıkarılması hususunun tehlikeli olduğu anlamını çıkaramıyon mu yani o entryden. te allahım.
not: semih ile yaşıtım ve halı saha maçlarında ilk 5 dakikada yere seriliyorum. *
ciddi ciddi biraz uzak kalmayı düşündüğüm takım, takımım. aslında daha ziyade futboldan uzaklaşmak istiyorum bir taraftar olarak.
ben bu akşam şunu gördüm... bu ülkede kimsenin birbirine ne saygısı, ne tahammülü, ne de sevgisi kalmış.
sosyal medyada birbirine ana avrat sövenler mi dersin, eriyip giden, herkese rezil olmaya hem sportif hem de etik açıdan devam eden türk futboluna üzülmek yerine bu duruma alkış tutan şakşakçılar mı dersin, futboldan gram anlamayıp oturup satır satır futbol eleştiren insanlar mı dersin...
her işimiz ayrı bir kan davası... galatasaray yeniliyor, hee biz braga'yı yenmiştik diye beşiktaşlı seviniyor. fenerbahçeliler zaten hep aynı, konusunu açmaya gerek yok.
bir avrupa kupası maçının ertesinde yaşadıklarım sanki ben portekiz halkına karışmış bir türküm gibi hissettirdi bana.
konu ne? galatasaray'ın braga'ya yenilmesi.
tamam yenildi. ne değişti senin hayatında? neden seviniyorsun? 100 yılda ancak 2 kupa ve birkaç dereceden başka hiçbir başarısı olmayan bir futbol tarihini daha iyi hale getirmek yerine neden daha da içine sıçılmasına uğraşıyorsun?
anlamadığım şeyler hep.
galatasaray'a gelince... ben zaten galatasaray'ı alacağı skorlar için sevmiyorum. neden seviyorsun diyene cevabım da bilmiyorum olur açıkçası.
bir kuşa neden gök diye sormanın anlamı nedir ki zaten?
ama galatasaray'dan ziyade futbol ve benzeri birkaç vaziyet beni mizantropi seviyesine getirdi.
mesela izliyorum insanları herif belki 1 haftadır duş almamış, gelip kampüste burak'ın makarasını yapıyor. yahu burak'ın saçıyla taşak geçene kadar sen bi duş alsan? başkasının sikine tuzla koşana kadar iki rekat kendine baksan?
yok, ben gene anlamamaya devam ediyorum ve futbol yüzünden insanlardan nefret etme, tiksinme noktasına geliyorum.
beşiktaşlı bir kızcağız yazmış mesela, ne destekleyeceğim fransız takımını diye... ben cevap vermedim kendisine, açıkçası biraz da dertlendiğimden konu mankeni yapıyorum ki böyle çok adam da var.
demek ki futboldan anlamayan sadece kadınlar değilmiş, evet.
ama şunu da demek lazım... madem oklarımızı bu kadar iyi bileyip birbirimizle bir mücadele içine gireceğiz, birbirimize hiç hakkımız olmadığı halde küfür edeceğiz, morali bozuk olan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın yaralarını sarmak yerine kaşıyacağız, işi deyim yerindeyse kaşarlığa dökeceğiz o zaman ben de şunu sorarım:
senin fransız tohumu dediğin camia kadar beşiktaş yakın türk tarihinde yaşanan savaşlarda şehit vermiş mi acaba?
büyük ihtimal vermiştir. ama sorun senin bunu bilmemen işte. bilmediğin bu konuda ahkam kesmen de neyse, bir de belden aşağı vurmaya kasman.
olayı basitleştirmen, futbol gibi gayet zevkli bir muhabbeti olduğu yerden alıp kavga unsuruna dönüştürmen.
nefret ediyorum insanların zavallılıklarından.
fenerbahçe, beşiktaş, galatasaray; hangi takımı tutarlarsa tutsunlar.
kısacası gün itibariyle futbolu da soğuduğum vatanseverlik, aşk, askerlik, empati gibi bana göre çok sey ifade eden ama suistimal aracı olan şeylerin yanına koyuyorum.
bu duyguyu yaşamamı sağlayan herkese de teşekkür ediyorum.
evet, bizim uefa kupamız var. keşke sizin bir değil beşer tane olsaydı da şu duruma gelmeseydik.
ben bu akşam şunu gördüm... bu ülkede kimsenin birbirine ne saygısı, ne tahammülü, ne de sevgisi kalmış.
sosyal medyada birbirine ana avrat sövenler mi dersin, eriyip giden, herkese rezil olmaya hem sportif hem de etik açıdan devam eden türk futboluna üzülmek yerine bu duruma alkış tutan şakşakçılar mı dersin, futboldan gram anlamayıp oturup satır satır futbol eleştiren insanlar mı dersin...
her işimiz ayrı bir kan davası... galatasaray yeniliyor, hee biz braga'yı yenmiştik diye beşiktaşlı seviniyor. fenerbahçeliler zaten hep aynı, konusunu açmaya gerek yok.
bir avrupa kupası maçının ertesinde yaşadıklarım sanki ben portekiz halkına karışmış bir türküm gibi hissettirdi bana.
konu ne? galatasaray'ın braga'ya yenilmesi.
tamam yenildi. ne değişti senin hayatında? neden seviniyorsun? 100 yılda ancak 2 kupa ve birkaç dereceden başka hiçbir başarısı olmayan bir futbol tarihini daha iyi hale getirmek yerine neden daha da içine sıçılmasına uğraşıyorsun?
anlamadığım şeyler hep.
galatasaray'a gelince... ben zaten galatasaray'ı alacağı skorlar için sevmiyorum. neden seviyorsun diyene cevabım da bilmiyorum olur açıkçası.
bir kuşa neden gök diye sormanın anlamı nedir ki zaten?
ama galatasaray'dan ziyade futbol ve benzeri birkaç vaziyet beni mizantropi seviyesine getirdi.
mesela izliyorum insanları herif belki 1 haftadır duş almamış, gelip kampüste burak'ın makarasını yapıyor. yahu burak'ın saçıyla taşak geçene kadar sen bi duş alsan? başkasının sikine tuzla koşana kadar iki rekat kendine baksan?
yok, ben gene anlamamaya devam ediyorum ve futbol yüzünden insanlardan nefret etme, tiksinme noktasına geliyorum.
beşiktaşlı bir kızcağız yazmış mesela, ne destekleyeceğim fransız takımını diye... ben cevap vermedim kendisine, açıkçası biraz da dertlendiğimden konu mankeni yapıyorum ki böyle çok adam da var.
demek ki futboldan anlamayan sadece kadınlar değilmiş, evet.
ama şunu da demek lazım... madem oklarımızı bu kadar iyi bileyip birbirimizle bir mücadele içine gireceğiz, birbirimize hiç hakkımız olmadığı halde küfür edeceğiz, morali bozuk olan kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın yaralarını sarmak yerine kaşıyacağız, işi deyim yerindeyse kaşarlığa dökeceğiz o zaman ben de şunu sorarım:
senin fransız tohumu dediğin camia kadar beşiktaş yakın türk tarihinde yaşanan savaşlarda şehit vermiş mi acaba?
büyük ihtimal vermiştir. ama sorun senin bunu bilmemen işte. bilmediğin bu konuda ahkam kesmen de neyse, bir de belden aşağı vurmaya kasman.
olayı basitleştirmen, futbol gibi gayet zevkli bir muhabbeti olduğu yerden alıp kavga unsuruna dönüştürmen.
nefret ediyorum insanların zavallılıklarından.
fenerbahçe, beşiktaş, galatasaray; hangi takımı tutarlarsa tutsunlar.
kısacası gün itibariyle futbolu da soğuduğum vatanseverlik, aşk, askerlik, empati gibi bana göre çok sey ifade eden ama suistimal aracı olan şeylerin yanına koyuyorum.
bu duyguyu yaşamamı sağlayan herkese de teşekkür ediyorum.
evet, bizim uefa kupamız var. keşke sizin bir değil beşer tane olsaydı da şu duruma gelmeseydik.
2 ekim 2012 galatasaray sporting braga maçında yaşlı bir obez gibi oynamış takımım. sağ kanattan sol kanada geçene kadar nasıl 15 dakika harcanır lan?
yarıştığı şampiyonlar ligi h grubundan çıkması çok da imkansız olmayan takım. çünkü braga iki maç üst üste manchester united ile oynayıp muhtemelen sıfır puan alıp 3'te kalacak. galatasaray 20 gün sonra içeride oynayacağı cluj maçını kazandığı taktirde şansını oldukça yükseltecek, romanya'ya "ya tamam ya devam" maçı için gidecek. eğer romanya'daki maç da kazanılırsa puan 6'ya çıkarılacak ve final maçı içerideki -muhtemelen liderliği garantilemiş- manchester united'e karşı yapılacak. gruptaki son maçta ise braga deplasmanına gidilecek, orada yenilmeyeceğine kesin gözle bakıyorum.
yani karamsarlığa gerek yok. takım en kötü ihtimalle grubu 3. bitirip yoluna avrupa liginde devam eder. -ki benim de aslında en mantıklı bulduğum yol aslında budur-
yani karamsarlığa gerek yok. takım en kötü ihtimalle grubu 3. bitirip yoluna avrupa liginde devam eder. -ki benim de aslında en mantıklı bulduğum yol aslında budur-
bu kazma oyuncularla avrupada başarı bekleyen komik taraftara sahip takım taraftarları ona buna saldıracağına yönetime teknik direktöre hesap sormalı ilk önce.
son birkaç günde gözlemlenen hücumdaki ve gol pozisyonlarındaki kısırlık, ve hücum opsiyonlarındaki çeşitliliğin az olmasının nedenleri kanımca şunlardır;
1. dikine gidebilen agresif yaratıcı oyuncu yok.
2. takımdaki oyuncularda cesaret yok, hepsi de aman hata yapmayım derdinde.
3. takım içinde liderlik yapabilecek oyuncu yok. (en önemlisi belki de bu)
4. duvar olacak, defansın tek hamlesinde kendini yerde bulmayacak hücum oyuncusu eksikliği var.
5. takım korkak oynuyor, sadece pas yapıp, oyun yönü değiştirmeyle olmuyor bu iş. takımın öncelikli düşüncesi gol bulmak değil.
1. dikine gidebilen agresif yaratıcı oyuncu yok.
2. takımdaki oyuncularda cesaret yok, hepsi de aman hata yapmayım derdinde.
3. takım içinde liderlik yapabilecek oyuncu yok. (en önemlisi belki de bu)
4. duvar olacak, defansın tek hamlesinde kendini yerde bulmayacak hücum oyuncusu eksikliği var.
5. takım korkak oynuyor, sadece pas yapıp, oyun yönü değiştirmeyle olmuyor bu iş. takımın öncelikli düşüncesi gol bulmak değil.
kurucusu ali sami yen in "türk olmayan takımları yenmek" amacını koyduğu, avrupa kupalarında en başarılı, dünyada en çok tanınan türk spor kulübüdür.
1989 yılında şampiyon kulüpler kupasında yarı final, 2000'de uefa kupası ve süper kupa şampiyonluğu, 2001'de şampiyonlar ligi çeyrek finali başarılarını göstermiştir.
metin oktay, coşkun özarı, fatih terim, hakan şükür, g.hagi, bülent korkmaz efsane olmuş futbolcu ve teknik adamlarından bazılarıdır.
1989 yılında şampiyon kulüpler kupasında yarı final, 2000'de uefa kupası ve süper kupa şampiyonluğu, 2001'de şampiyonlar ligi çeyrek finali başarılarını göstermiştir.
metin oktay, coşkun özarı, fatih terim, hakan şükür, g.hagi, bülent korkmaz efsane olmuş futbolcu ve teknik adamlarından bazılarıdır.
2 tokata ihtiyacı vardı,
ligdeki tokatı ordudan yedi, umarım toparlanır ve ligde kendine gelir.
avrupadaki tokatı bragadan yedi (manchester maçı doğru yorumlanmadığı için) umarım artık daha gerçekçi hedefler ve taktik ile yola devam edilir.
bu iki yenilgi doğru yorumlanır ve gerekli önlemler alınırsa, başarı çok uzakta değil.
ancak hatalar göz ardı edilir ve aynı hatalara tekrar çanak tutulursa, bu sefer kendi ligimizde kendimizi avutmanın ötesine gidemeyiz.
ligdeki tokatı ordudan yedi, umarım toparlanır ve ligde kendine gelir.
avrupadaki tokatı bragadan yedi (manchester maçı doğru yorumlanmadığı için) umarım artık daha gerçekçi hedefler ve taktik ile yola devam edilir.
bu iki yenilgi doğru yorumlanır ve gerekli önlemler alınırsa, başarı çok uzakta değil.
ancak hatalar göz ardı edilir ve aynı hatalara tekrar çanak tutulursa, bu sefer kendi ligimizde kendimizi avutmanın ötesine gidemeyiz.
görülen o ki sezon başında oynadığı kritik maçlarda kritik dakikalarda "kazandığı" penaltılar, önemli ayrıntıların üstünü örtmüş. takımlarımız için avrupa ligleri her zaman bir turnusol kağıdı vazifesi görüyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar