bugün

/888
ya sakatlıklardan ya da milli maçlardan çok çeken takımdır.

2 tane sakatlıktan sonra, şimdi de milli takıma çağrılan eboue ile karşı karşıyayız arkadaş.
tüm ibişlere geçen sezon olduğu gibi yine selam çakacak takımım..
(bkz: sc galatasaray)
türkiye'nin en büyük takımıdır.

aldığı kupalara bakmak bunu anlamak için yeterlidir.
başkanı ünal aysal hakkında; "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Manipülasyon" suçlamalarıyla dava açılmış kulüp...

ülke gündemi ne zaman sallandı, ne zaman işler sarpasardı, anında müdahale ediliyor çok şükür. 1 yılı aşkın süredir, fenerbahçe, gündemi hakkıyla meşgül etti, ve şimdi sıra bir diğer büyük; galatasaray'da..

fenerbahçe ile ilgili yaşanan şeylerin hemen hepsinin aynısının tıpkısı, şimdi galatsaray adına yaşanacak. bu kez diğer takımlar galatasaray'a yüklenecek, galatasaray taraftarı derdini anlatmaya çalışacak.. koca bir millet fener-cimbom diye birbirini yerken, birileri itina ile götümüzü sikmeye devam edecek.

hadi, yeni gündemimiz hayırlı olsun.
yeni mottomuzu belirleyen takım.

"15 ekim'den beri yaşanan bu süreçte..."
hakkında mütemadiyen dava, soruşturma vs. açılan kulüp. genelde bi bok çıkmaz bunlardan, ama belli mi olur?.. azimle sıçan betonu deler... belki bir açığını yakalar sonunda birileri, ya da yoktan açık yaratırlar... herşey mümkün bizim memlekette!
bu kadar seksi olunca düşman da çok olur.
Galatasaray sezonun ilk 3 ayında futbol operasyonlarından 13,6 milyon TL zarar açıkladı. Faaliyet zararı ise 25 milyon TL

Kurun düşüşünden dolayı 10 milyon TL kar eden GS AŞ'nin net zararı 15 milyon TL oldu

Geçen sezon geliri 21,4 milyon TL olan Galatasaray bu sezon ilk 3 ayda gelirini 53 milyon TL'ye çıkardı.Bunun 18 milyon TL'si Şampiyonlar ligi geliri

GS AŞ'nin geçen sezon ilk 3 ayda gideri 38,7 milyon TL olurken bu sezon futbol gideri 66,6 milyon TL oldu

31 Mayıs 2012 itibarı ile bankalara borcu 172 milyon TL olan GS AŞ'nin banka borçları 31 Ağustosta 128 milyon TL'ye düştü

oyuncu transferlerinden kaynaklanan borçları 23 milyon TL

vadesi geçmiş vergi borçları 18,5 milyon TL

mevcut kadro ve teknik heyete 2016-17 sezonu sonuna kadar ödeyeceği tutar 203 milyon TL

Galatasaray AŞ'nin sezonun ilk 3 ayında futbolcu ve teknik heyet gideri 44,3 milyon TL, Geçen sezon aynı dönemde gider 22,6 milyon TL imiş

bilgilerin tamamı kerem akbaşın twitter hesabından alıntıdır

https://twitter.com/kakbas
bok ukura dusmus kulup.
kurum bağlamış beyinleriyle, büyükler arasındaki denge'yi fazla bozmamaya niyetlilerin eline koz vermiş kulüp. biri sivrildiğinde sen onu yıprat aşşağı çek, diğeriyle dengele. bunu tut, diğerini it. rekabet yoksa bırak anadolu şampiyon olsun. aman haa, heyecan kaçmasın. ipleri elinde tutanlar bu sayede alıyorlar milyon dolarları. bu sayede milli maçları, milli futbolcularımızdan parayla prim adı altında satın alıyoruz. ondan sonra sen türk futbolundan başarı bekle, kupa aklından bile geçmiyor tabi ama git ezik ezik finallerin rüyasını gör. nah sana. milli duyguları sokunca dolandırıcılık yaptıysa görmeyelim dedim sanılmasın. cezası varsa çeksin herkes.

bu anlatılanlar komplo mu. komplocu muyuz. polis bilir savcı bilir. ama olaylar manidar.

futbol bu. heyecan için milyonları kendine bağlıyor. o heyecan birilerinin elinde kukla misali kontrol ediliyorsa ne anlamı kalır.

futbol takımı çıkıp aslanlar gibi çatır çatır top oynamazsa, zor günlerin beklediği takım'ım.
kobrayı salmış yine

http://www.galatasaray.org/kulup/haber/14687.php
yürekten tutkuyla bağlandığım kulüptür.

Lakin bu kadar sevdiğim kulübe , daha doğrusu onu yönetenlere yada yönetemeyenlere bir kaç kelime söyleyeceğim.

Geçen sene kazanılan şampiyonluk hepimizi çok mutlu etti, ayağa kaldırdı. Ancak bunu siz kendinizin çok üstün başarısı sanmayın. evet teknik kadronun başarısı hakikaten takdire şayan. Ancak yönetim olarak çokta spekülatif derecede olumlu işler yaptığınız söylenemez. sadece ayağa kalkmak isteyen galatasaray camiasına el verdiniz.

Bu sezona başlandığında bir fenerbahçe galibiyetiyle kupa aldık, sevindik eğlendik dalgamızı geçtik. Ama görüyorum ki hem teknik ekipte hem futbolcularda ligi alaya alma, hafif görme, başarıyı şimdiden elde etmişlik duygusu var. Bu ligde kötü oynarkende kazandık, önümüze geldi çattı şampiyonlar ligi maçları takke düştü kel göründü. * Bu takımın kusura bakmayın renktaşlar bir bok olmadığı anlaşıldı. Fenerden fazlamızda yok ayrıca. Aksine böyle kaotik ortamda onlardan başarısızda sayılırız. Buradan çıkmak için sevgili fatih hocamız nasıl bir çözüm üretecek merakla bekliyoruz.

Gelgelim işin daha sportif ve teknik kısmına. Kadromuzda , Bekten başka her şeye benzeyen Hakan balta , Ayakta durmakta zorlanan Hamit Altıntop , Şiddetli bir poyrazda uçma riski yüksek olan Emre Çolak , Twitter laklakçısı melo , Güya melo yüzünden formu düşmüş olan selçuk inan , iyi niyetli güçlü çalışkan ancak yetenek fakiri umut , Önüme düşerse gol atarım burak * , Brazzerstaki kel adamlar kadar hızlı olamayan cris , iyisin hoşsun ama olmuyor tarzı elmander. Kısacası uzatmadan , dream team saçmalığında eriyip giden vasat bir Galatasaray var karşısında.

Çılgınca atak yapan , şuursuzca koşan bir galatasaray. Peki fatih terim ne alemde ? Ünal aysal ne alemde ? Demba ba bizim çilek diyebileceğimiz oyuncu değil daha iyisini alabiliriz. Podolski gelirse gelir biz büyük kulübüz o ısrar edecek. Shaqiri 15 istedi veremeyiz. Galatasarayda transfer bitmez. Bunlarda ünal aysaldan inciler. Ha son söylediğim ali dürüstün papağan gibi tekrarladığı ama icraata geçiremediği motto. Laf ola da torba dola. Ronaldinho da sir terime göre güçsüzdü , ama hamit çok güçlü yada selçuk maşallah. yersen.

Bu taraftar formasını alıp maçları tıklım tıklım dolduruyorsa , sende kardaysan , para harcamak zorundasın sayın terim. Hem tasarruf deyip hem amrabata inat yüzünde 8 çekersen dalga geçersin bizle. Bragadan eder ve alan. Öğren sayın terim kaç paradır onlar. Onlar gibi iki tane bulamıyorsan sende o koltukta oturma. Yektalara bizi mahkum etmeye devam et yada.

Sözün özü , burası galatasaray. Keyfi * kararlarla yıpratılamayacak kadar büyük kulüptür. Kaotik fenerden bile daha kötü sonuçlar alıyorsak orda dur arkadaş. Sözkonusu tuttuğum takımsa Kralı olsa tanımam. Bu kadar. Ama geçen sene böyle şöyle diye geveleyenler olursa , bu oyunun adı futbol laubaliliğe yer yok. Vefa türkülerini çok duyduk biz. Geçin.
spor kulübü olarak geçtim futbola bile doğru düzgün yatırım yapmayıp avrupada başarı bekleyebilen kulüp ağız ishali olmuş yöneticiler ve taraftarlar sürekli birşeyler geveliyor lafla olmuyor her yıl düzenli yatırım yapmak gerekiyor türkiye şartlarında başarılı olabilirsin ama avrupa başarısı deyip kendinizi kandırmayın avrupada hiçsiniz

avrupanın kasımpaşası bile olamazsınız hadi böyle boş şeylerle kendiniz avutup gaza gelmeye devam

bu işler avrupa ibnesi kolla kendini demeyle olmuyor aslanım

bunun sıradan bir insanın ben farklıyım demesinden bir farkı yok.
GALATASARAY umuttur
yere düşen kağıt bayrağı basılmasın diye kenara koymaktır
önünden hiç geçemediği okul için “Bizim lisemiz var” demektir
hiç gidemediği ASY arkasından ”Cehennem yıkıldı” diye gözyaşı dökmektir
her gün sarı-kırmızı giymek istemektir
parkta tahtası sarı, demir bacakları kırmızı bir bank gördüğünde mutlu olmaktır
çağırılmadan yardıma koşmaktır
Al Bayrağın ardında batan güneştir
yanan ateştir
cama asılan bayraktır
tek başına da olsa haykırmaktır
tanıştığı anda sevmektir
“Bizim Üniversitemiz var” diye övünmektir
Hakkari’de tek göz odada yanan mum ışığıdır
Brüksel’de café’de maç heyecanıdır
San Francisco’da sabah 9’da gece maçı izlemektir
küskünken bile sımsıkı sarılmaktır
bağışlamaktır
her şeyini vermektir
sabah 3 te bilet kuyruğunda beklemektir
doktora ”peki maça ne zaman gidebilirim” diye sormaktır
maç bileti bile olmadan Berlin’den uçağa binmektir
çevreyolunda sabah işe giderken, ASY hizasında kornaya basmaktır
19:05’te saate gözü takılınca, 4-5 dakika bi daha bakmamak için kıvranmaktır
bir bakışla her şeyi anlatabilmektir
Monaco’da sevinmeyi de, ASY’de üzülmeyi de bilmektir
fikri, irfanı, vicdanı son nefesine kadar hür olmaktır
öğrendiğini öğretmektir
yeri geldiğinde sorgulamadan peşinden gitmektir
tek dilim ekmeği paylaşmaktır
Asker ocağında sıcak-soğuk su borusudur
Kalamış’tır
Edirne’de bir çiçek, Bodrum’da bir bayrak, Şırnak’ta bir halay, Ankara’da bir meşaledir…
özü sözü bir olmaktır
Ada’dır
kayıtsız, şartsız yanında olmaktır
Kapalı merdivenlerinden çıkınca “evine gelmiş” hissidir
kayıtsız şartsız ATA’sının izinden gitmektir…
18 Mart’ta Çanakkale’ye uzanan konvoydur
namustur
yaşama sevincidir
akşam mağlup yatsa bile, sabah umutlu kalkmaktır
gol anını oğluna anlatmak için Numaralı’dan Teksas’a telefon açmaktır
sözde değil, özde olmaktır
yiyemezken, kardeşine yedirmektir
gülemezken, güldürmektir
sorumluluk almaktır
rahatken, rahatsızı düşünebilmektir
bitmeyen sevgidir
sonucu umursamamaktır
kendini hiç düşünmemektir
engelliyken, engel tanımamaktır
zeki, çevik ve ahlaklı sporcu yetiştirmektir
hatırlamak ve anmaktır
‘95 doğumlu olup “Taçsız Kral” diye haykırmaktır
cefasını sürerken de sonuna kadar sahiplenmektir
kan kusarken, “ben iyiyim, bişey yok” diyebilmektir
“senin oğlan hangi takımı tutuyo?” sorusunu küfür addetmektir
sevgiyle öğretmektir
formadaki terdir
yelkendeki deniz tuzudur
havuzun klorunu içme suyu gibi içmektir
sınırları yok etmektir
10 Kasım’da Anıtkabir’de, şov yapmadan Ata’sını saygıyla anmaktır
özür dilemesini bilmektir
gururdur
onurdur
geçici değil, kalıcı olabilmektir
unutmamaktır, unutturmamaktır
hatasından dönebilmektir
hakkını savunmaktır
kimseye hiçbir şey için biat etmemektir
“sokakta oynasan, kaldırımdan destekleriz” diyebilmektir
bir Avustralyalının “ben doğuştan Galatasaraylıyım” demesidir
almadan, vermek için can atabilmektir
hak yememektir
“ben” değil, “biz” demektir
fatih terimdir
Baba Gündüz’dür, Baba Özer’dir
ameliyatlık bacağı bezle sarıp maça çıkmaktır
sonunu düşünmemektir
algıda sarı-kırmızı için sonuna kadar seçiciliktir
geçen 15 yılda rengi solsa bile atamamaktır
kıyamamaktır
başka hiçbir şey için gösterilmeyecek sabrı göstermektir
mucizeye inanmaktır
mucizeyi tekrarlamaya da inanmaktır
sevilmeden sevebilmektir
Kapalı’da 16 dakika boyunca bildiği tüm duaları etmektir
uğur yapıcam diye 8 değişik tik sahibi olmaktır
kızını ilk maça götürmektir
anlam verilemeyen bir tutkudur
“bu maçı vermeyen televizyonu napim?” diyip, Beyoğlu’nda TV sini 7. kattan aşşağı fırlatmaktır
Brian Birch’ün yumruğudur
Derwall’in bilgisi, Mustafa’nın ümididir
öğlen ne yediğini unutup, 88’deki maçta gollerin dakikasını ezbere bilmektir
yeri geldiğinde başkaları gülüp eğlenirken, sarı-kırmızıya sarılıp ağlamayı tercih etmektir
özverili olmaktır
kopenhag’da maçı beklemektir
saatlerce deplasman otobüsünde uyuklamaktır
hiç tanımadığı birini sadece üzerinde sarı-kırmızı var diye “kardeş” gözüyle görmektir
daha tanışmadan “Ağabey” diye hitap etmektir
en kötü günde bile, övünerek “Galatasaraylıyım!” diye haykırmaktır

GALATASARAY …
işin içinde bu takım varsa, milli başarı da var.

gelin şampiyon olduğu sezonlarda milli takım performansına bir bakalım:

1999-2000 şampiyonluğu: euro 2000'e gidebildik.
2001-2002 şampiyonluğu: dünya kupası'nda 3. lük.
2007-2008 şampiyonluğu: euro 2008'de 3. lük.

ve bugün?

hükümet destekli abdullah avcı'nın galatasaray kompleksi yüzünden 2014 dünya kupasına gidemiyoruz.

demiştik, galatasaray türkiye'dir diye...
işin içinde bu takım varsa, değişen hiçbir durum yoktur.

Buyrun geçen senenin şampiyonu Galatasaray. E bu sene 2014'e gidemediğimiz gibi tarihimizin en kötü sonuçlarını almaya devam ediyoruz. Algıda işine geleni seçmecilik böyle bir şey olsa gerek.
bu takım hakkında bazı hıyarların anlayamadığı bir şey var.

sen geçen senenin şampiyonuna kompleksli yaklaşıp takım iskeletini euro 2000, 2002 dünya kupası ve euro 2008'deki gibi şampiyon galatasaray'dan oluşturmazsan hiçbir halt elde edemezsin güzel kardeşim. iş galatasaray'dan geçer. fenerbahçe gibi vizyonu en fazla edirne olanlardan değil.
türkiye de öyle ultra gerizelılar varki başarıyı veya başarısızlığı galatasaraya bağlayabiliyor neymiş milli takımın iskeletini galatasaraydan kurmakmış zaten galatasarayı yabancılar ayakta tutuyor takımın hali ortada dökülüyor geri zekalı bu beyinle nasıl yaşıyorsunuz çözemiyorum senin takımın iyi olsa zaten abdullah avcı milli takımın iskeletini tümden galatasaraydan kurar buna karşı değilim ama konu fenerbahçe olunca dünya şampiyonu olsa bile yine yerin dibine sokuluyor milli takım bence siz milli takım değil galatasaray taraftarısınız sizin gözünüzde galatasaray milli takımdan çok üstündür milli takım hikaye.
iyi olmayan takımmış. öyle ki sezonu şampiyon olarak tamamlarken en yakın rakibine 9 puan takmış, yetmediği gibi ezeli rakibinin sahasında kupa kaldırmıştır. yeni sezona başlarken kadrosunu korumuş, şu anda ise ligde lider konumdadır. bazı götlekler anlayamaz tabi, açıp internetten araştırmaları yeterli.

sosyal medyada dolaşan şu tablo durumu açıklar vaziyette:

2000 - Galatasaray başarılı. Milli Takım başarılı (Kadro GS Ağırlıklı)
2002 - Galatasaray başarılı. Milli Takım başarılı (Kadro GS Ağırlıklı)
2004 - Galatasaray başarısız. Milli Takım başarısız (Letonya Faciası)
2006 - Galatasaray başarılı. Ersun Yalan Hakan Şükür üzerinden Galatasaray’ı yıpratıcam diye Milli Takımı yaktı.
2008 - Galatasaray başarılı. Milli Takım başarılı. (Kadroda yine GS hegomonyası var)
2011 - Galatasaray başarısız. Milli takım başarısız (bkz. Azerbaycan Yenilgisi, bkz. Hiddink)
2012 - Galatasaray başarılı. Yine Ersun Yalan vakası. Yine Milli Takımı yaktılar.
bir haber'e göre florya metin oktay tesisleri'ni arnavutköy'e taşıyıp florya ve riva'daki arazilere toplam 500 milyon dolar gelir getireceği beklenen iki villa inşaa edecek kulüp.

http://www.emlakrotasi.co...illa-kentler-geliyor.html
trabzonspordan geliştirilmiş takımdır.
evlere şenlik bir defans hattı var.

gülüyorum ağlanacak haline şu takımın. muslera'nın yerinde olsam ara transferde kaçar giderim. yoksa aklını kaybedecek çocuk.
muslera'nın bir kırmızı kart görmesi ve kafasını dinlemesi lazım, yoksa gelecek maç bu defansın hepsini yatırıp, sırtlarına masaj yapar.
sonuçların böyle gitmesi halinde sistem değişikliğine gideceğini düşünmeye başladığım takımım

amrabatı forvet arkası yaparak hem amrabattan dolayı sol koridorda oluşmuş olan defansif zaafı gidermek hemde selçukla melonun fazla yalnız kalma sorununu önlemek isteyecektir terim

bir de salı günkü şampiyonlar ligi maçını kazanmaktan başka çaresi yok açıkçası benim gözümde

gruptan çıkamazsak bile artık bir galibiyet şart avrupada..
© copyright 2005 - 2026