bugün

/887
bugün kuruluş yıldönümü olan takımım...

doğum günün kutlu olsun şanlı büyük galatasaray...
dogum gunun kutlu olsun mutlu ol senelerce. kuruluş tarihi bugun olan 106 yasına girmiş olan takımım.
sen olmasaydın biz kimi severdik bu kadar? iyi ki varsın Galatasaray'ım, 106.yaşın kutlu olsun.
"maksadımız ingilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve türk olmayan takımları yenmek."

(bkz: ali sami yen)

iyi ki doğdun. iyi ki varsın.
taraftarı olduğum takım.

doğum günün kutlu olsun galatasaray.

iyi ki doğdun galatasaray.

iyi ki varsın galatasaray.
106 yıl once bugun türkiye için bir umut dogdu. o guzel umutları beklentılerı buyuk başarılarla geri donusu oldu. insanlar senın sayende mutlu oldular. iyi ki doğdun galatasarayım. iyi ki galatasaraylıyım.
100. yılını 5. sırada tamamlayarak güldürmüş komik takım. 106. yılında da en büyük hedefi 4. sırayı alarak play off grubuna katılmak olsa gerek.
şuan itibari ile, fenerbahçeye 800 entry fark atmış takımdır.
106 yıl önce, tarihi yeniden yazmak için doğmuş spor kulübü.
106 yıl önce, en büyük aşkımız olmak için doğmuş spor kulübü.

doğum günün kutlu olsun, birlikte nice yıllara!
106 yıllık efsane.

nice yıllara cimbom um.
renklerinin nerede geldiği hakkında bir bilgi edindiğim takımımdır. o da şudur:

--spoiler--
fatih sultan mehmed'in yerine geçen oğlu ikinci bayezıd avdan dönüyordu. bir an önce saraya varıp dinlenmeyi düşünürken atını durdurdu, havayı kokladı ve derin derin nefes alıp ferahladıktan sonra sordu:

- bu güzel kokular da nereden gelir böyle?'
yanındaki vezirlerden biri cevap verdi:

- devletlü padişahım! istanbul kuşatmasına katılan gazilerimizden tabiat aşığı biri vardır ki, o'na gül baba derler. ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyardır. şu yamaçları güllerle ve dahi türlü çiçeklerle donattı. bu hoş kokular o'nun bahçesinden gelmektedir.
padişah, vezirin anlattıklarını tebessümle dinliyordu. sözlerini bitirince kararını bildirdi:

- merhum babamın bu gazi askerini ziyaret etmek isterim!'
artık yorgunluklar unutulmuştu. gül baba'nın kulübesine doğru yürüdüler. kulübeye doğru yaklaştıkça gül kokuları artıyor, insanın gözü - gönlü açılıyordu. değerli misafirlerin geldiğini gören gül baba koştu, onları kapıda karşıladı. padişah, daha atından inmeden sordu:

- savaşta bastığı yeri sarsan, barışta oturduğu yeri gül bahçesine çeviren yiğit asker, selam sana!' gül baba mahçup olmuştu, güçlükle konuşabildi:

- sizden böyle iltifatlar görmek bizim için ne büyük şereftir sultanım, sağolun!'

- sen ki, istanbul'u fetheden ordunun bir neferi olarak şereflerin en büyüğünü almışsın gül baba. o büyük şerefin yanında bizim sözlerimizin hükmü mü olur?'
gül baba tebessümle başını öne eğerken padişah atından indi ve gül baba'nın gösterdiği mindere bağdaş kurup oturdu ve o'nun kendi elleriyle pişirdiği kahveyi yudumlayıpyorgunluğunu giderdi. sonra da şöyle bir teklifte bulundu:

- dilersen seni saraya alayım. artık çalışma da yaşlılık devrini dinlenerek geçir!'

- sağolun sultanım! burada oturmak benim için daha iyi. amma bir iyilik yapmak istersen, şu kulübemin bulunduğu yere bir mektep - medrese yaptır ki, memleketimizin çocukları ilim - irfan öğrensinler!'
gül baba'nın sözleri padişah'ı çok duygulandırmıştı. yerinden kalkarken o'nu mutlu edecek cevabı verdi:

- gönlün rahat olsun gül baba, dilediğin olacaktır!'
sonra bahçeyi gezdiler...
padişah gülleri okşuyor, eğilip kokluyor ve yanındakilerle konuşuyordu. bu arada gül baba da özenle seçtiği gülleri koparıp demet yapıyordu. padişah ayrılırken o'na bir demet sarı, bir demet kırmızı gül verdi. atını sürüp gitti.
kısa zaman sonra ise gül baba'nın kulübesi yıkıldı ve oraya büyük bir bina yapıldı. zaman içerisinde okul oldu, hastane oldu ama hep insanlığa hizmet etti. 1868 yılında mekteb-i sultani adıyla yeni bir kimliğe bürünen okul, cumhuriyet döneminde de galatasaray lisesi adını aldı.
gül baba'nın sultan ikinci bayezıd'a verdiği o güzel kokulu sarı ve kırmızı güller önce bu lisenin, sonra da galatasaray spor kulübü'nün sembolü oldu.
gül baba'nın türbesi bugün de orada, okulun bahçesindeki yeşillikler arasında duruyor ve ziyaretçilerinden fatihalar bekliyor
--spoiler--
bugün hem basketbolda euroleague kaldılar hem de deplasmanda ankaragücünü yendiler. budur.

ağlayanları da başlığa toplamış biricik takımım. kıskanılmaktadır.
basketbol takımı, üç gün arka arkaya maç kazanarak euroleague'e kalan takım. * * *
sözlükte futbol şubesi şike yapan kulüp taraftarı bebelerin ağlama duvarına çevirdiği güzide kulübüm. ankaragücüne 8 çaktığımız sene şampiyonluk yarışındaki beşiktaş da aynı takıma 6 kayseri 5 atmıştır araştırın bebeler ağlamayın sümük yapmayın güzel başlığı.

iyi ki doğdun cimbomum.
şikeci takımın taraftarı tarafından işgal edilen başlık. * lekenizi temizleyin tabi bu kekeyi temizlicek hamam bulursanız.
3000 nci gölünü bile sarı lacivertli bir futbolcunun atıgı takım.
Hakettiği yere daha da yakınlaşmış takımım. Yanılmıyorsam 2. Sırada, liderlik haftaya inşallah.
euroleague'e katıldıkları için dünyanın en büyük takımı olduklarını ve euroleague'e ilk kendilerinin katılabildiklerini sanan taraftarlara sahip takımdır. Komik lan? Alın siz de sesli sesli gülün.

http://imageshack.us/phot...-images/204/98335177.png/

Biz 1968 de katılmıştık ilk defa euroleague'e. 3000. golü 26 hafta önce attık. Bu kadar yaygara yapmadık. Şimdi sözünüzü tutun, sarı lacivert çubuklu formayı müzenize koyun! Öyle!

Zorunlu edit: Oha Türkiye'nin en büyük spor kulübü olmuşlar bir de! Lan dana siz Türkiye'de Tofaş'a, Trabzonspor'a yenilirken biz deplasmanlarda panathinaikos'ları, Regal Barcelona'ları yeniyorduk!

Çok güldürdünüz sağolun.
hıncal uluç şu yazılanları gör de bi düşün bakalım asıl kimde kompleks hiç bitmez ?

türkiye'nin en büyük spor kulübüdür. bu büyüklük sıfatını da, öncelikle asaletiyle, sonra da birçok branşta hem ülke çapında hem de avrupa'da kazandığı başarılarla elde etmiştir.

kıskanılır, ve her zaman aşağı çekilmek istenir ama nafile. düşse de mutlaka yerinden kalkar ve eskisinden de daha yükseğe çıkar. düşmanlarını eze ezee !
3000. golü bile sarı lacivert olan kulüp.
3000. golünü sarı laciverte haşıırt diye geçiren klüp. karşı taraftan iyi duyulmuş belli ki.
100. yılında şampiyon olamayan.
3000. golünü bile kendi atamayan kulüp.
2999 golunun nasıl atıldığı umursanmadan 3000. golunu kimin attığının muhabbetini yapan, kısacası elin şeyiyle gerdeğe girip, şeyin üzerine oturan insanların eleştirdiği takım.

türkiyenin tek büyüğü.
fenevliler gibi düz mantıkla hareket edersek eğer; bu gece sarı lacivertli renklere çok kötü koymuş olan takımdır.
3000. golün sarı lacivertli bir formadan gelmesi nedeniyle aslında taraftarlarının içi kan ağlayan ama aralarında sözleşmişçesine "oğlum 3000. golü bile biz atamadık hem de sarı lacivertli formadan geldi, 10 yıldır tecavüze uğradığımız yetmiyormuş gibi bunu da aldılar elimizden, bari buna sahip çıkalım da biz fener e koymuşuz gibi yapalım" mantığıyla hareket eden taraftarlara sahip kulüptür.

(bkz: iyi ki varsın cincon)
© copyright 2005 - 2026