bugün

/888
kötü gidişe yakında hagi'yi getirerek dur demesini beklediğim takım.

sonra yine terim gelir. kurtarıcı olarak.

sonra yine hagi. kurtarıcı olarak.

yıllar ne çabuk geçiyor. *
yıllardır süregelen defans problemini bu yıl da göz ardı ederek transfer çalışmaları yapan ve bunun yüzünden kötü sonuçlar alan takımım. yazık ki tüm faturalar kalecilere kesilip çuvalla para akıtılmıştır.
defans problemini bu yıl nasıl olsa avrupada yokuz servet ve gökhan idare eder diye düşündüler ama hiç iyi etmediler bu ikili her zaman sıkıntı verir takıma.
(bkz: #465) *
(bkz: şu an ağlıyorum)

edit: kayseri = galatasaray.

(bkz: halen ağlıyorum)

edit2: göztepespor ile malatyasporu katmadım bile.

(bkz: durduramıyoruz efenim ağlıyorum)
karabük-gs maçından sonra valencia-barcelona maçını izledim. yani bizim futbol kalitesine artık ne desek boş.
21 eylül 2011 karabükspor galatasaray maçı'ndan sonra kendisi hakkında gerçek düşüncelerimi yazsam, sözlükten değil, ülkeden uçurulurum.

karabükspor karşısında 80 dakika defans oynayıp bala göte 1 gol attı penaltıdan ve kalecisi 40 dakika zaman geçirmeye çalıştı. tüm bunlara sebep ne? takımın 10 kişi kalması. manisaspor denen kendi halinde takım kadıköy'de fenerbahçe'ye gol attığında 11 kişi miydi?

henüz ilk 8 avantajını kaybetmemiş takım.

not; 20 yıldır galatasaraylıyım.
servet çetin'i birinci tercih olmaktan çıkarıp gökhan - ujfa tandeminde karar kıldıktan 2 3 ay sonra sağlam bir takım hüviyetine bürünecek olan futbol takımına sahip camia.

insanlar fatih terim'i aykut kocaman veya karvalyal ile karıştırdıkları için bu sorun çıkıyor sanırım. fatih terim ikisinden de farklı konumda. aykut, daum tarafından fenerbahçe'ye yerleştirilen bir sistemi geliştirmeye çalışıyor ve oturmuş sayılabilecek bir omurgası var. karvalyal ise elindeki yetenekli adamlara güvenip onların üzerine yıkıyor takımı. terim bu ikisinden de ayrı olarak, takıma belli bir sistemi oturtmaya çalışıyor. bu sistemi uzun uzadıya anlatmayacağım. katılmayan arkadaşlarla özelden tartışabiliriz. lakin terim'in elindeki kadro neredeyse tamamen yeni. bu kadroyla hemen iyi futbol beklenmez ki; terim'in oynatmaya çalıştığı oyun rijkaard'ınki kadar olmasa da bayağı zor bir oyun. bunun için uzun alışma süreci gerekli.

ikinci atlanan noktaysa şu: futbolda teknik, kalite, taktik vb şeylerden önce gelen motivasyon - konsantrasyon durumu. konsantre olmayan ve morali çökmüş bir takım asla büyük futbol oynayamaz. galatasaray, iki senedir yıpranmanın verdiği büyük çöküntüyle hala bocalıyor. türk oyuncuların bu denli kötü olmalarının sebebi de budur.

ben bu sezon galatasaray'dan play off dışında bir şey beklemiyorum. şampiyonluk uzak ihtimal. ujfalusi - gökhan ikilisi çok ideal bir ikili lakin, bu ikilinin tam olarak oturması için çok uzun süre aynı felsefeyle ve aynı omurgayla devam edlimeli. bilen bilir, popescu - bülent ikilisi ilk sezonlarında leş gibiydiler. bülent daha pope gelmeden önceki sezon, bir ara satılık listesine bile düşmüştü. sonlara doğru toparlayıp uefa'ya giden yolda mihenk taşı oldular.

orta alanda yine melo - selçuk arasındaki iletişim şu an çok zayıf. özellikle galatasaray'ın oynamak istediği oyunda selçuk - melo anlaşması çok çok önemli. bu zaten standart olarak bütün futbol takımlarında böyleyse de, terim'in istediği yabancı orta saha, arda turan'ın geç ayrılması sebebiyle gelmeyince dizilişte de değişime gidilmek zorunda kalındı. o yüzden bu diziliş içinde selçuk - melo ikilisinin performansı üst düzey olmalı. kahretsin ki bunun için de zaman şart. yoksa terim 4 4 2'yi çoktan geride bırakmıştı.

sonuç olarak taraftarı sabırlı olmalı. bahsettiğim sabır 1 2 ay değil, uzun süre. güzel futbol hemen olmuyor çünkü. hele ki bu moral çöküntüsüyle.
maçın büyük bir kısmına kadar -karabükspor maçı- tam dikkat edemedim hepsi de olabilir sadece 1 faul yapan takım.

edit: 2 faul yapmıştır.
fatih terim'e; sen bu takımı hiç mi çalıştırmıyorsun be bilader? demek istediğim takım. ben böyle salak saçma atak organizasyonları görmedim. kimin ne yaptığı belli değil. herşeyi geçtim iki pas yapamıyoruz. adam geçiyoruz sondan 3 önceki pası adama veriyoruz. elbette istiyorlardır ama dışarıdan görünüş melo, elmander ve yufaluşi dışında kimsenin oynamaya niyeti yok gibi. takım ataklarda yalnız kalıyor. ama bakıyorum diğer rakipler 4-5 kişi geliyor rahat.

olmaz fatih hoca olmaz. adamı sikerler afedersin. taraftarları sinirlendiriyor takımın. güzel oynasak yenilsek hiçbir taraftar kızmaz sana. ama bu takım oynamıyor.
fatih terim ile ve servet çetin ile yürümeyecek bu iş dedirten takım. bu takımın ilacı hagi ayarında bir futbolcudur, hagi gibi hem takımı ateşleyecek, hem abilik yapacak, hem yeri geldiğinde varını yoğunu ortaya koyup maçı çevirecek.
(bkz: zor ama imkansız da sayılır)
TÜRKiYENiN 3 BÜYÜK FUTBOL KULÜBÜNDEN BiRSiDiR. DiGERLERi iÇiN;
(bkz: FENERBAHÇE)
(bkz: BEŞiKTAŞ)
webaslan sitesinde rastladığım ''galatasaray anayasası'' isimli bir taraftar yazısı, son 10 yılı ve dolayısıyla futbol takımının günümüzdeki halini en güzel yorumlayan yazıdır:

link: http://www.webaslan.com/m...8&frm_page=2#yorumlar
bu sezon da yokları oynayan bir futbol takımına sahip olan spor kulübü.
bu sezon da yokları oynayan bir futbol takımına sahip olan spor kulübü.
aşktır, medeniyettir, kültürdür, gururdur ve çok çok çok daha fazlasıdır. aynı zamanda türk futbol tarihinin en parlak yıldızıdır.
tanım: taraftarı olduğum takım.

yorum: galatasaray'ın, muslera-riera-eboue-ujfalusi gibi isimlere rağmen, transfer dönemini kötü geçirdiğini düşünüyorum.
bu takımın çok iyi bir defans ortası oynayacak futbolcu, çok iyi bir sol bek, çok iyi bir forvet transfer etmesi ve/veya altyapıdan çıkarması şart.

ujfalusi sağ bek oynamalı, defans ortasında değil. bence galatasaray 11'i şöyle olmalı:

-------muslera-------
ujfalusi--*---servet----*
sabri-melo-selçuk-riera
----elmander---*------

son olarak: galatasaray'ın sağ kanattan sabri-ujfalusi ile inter'in, real madrid'in sol tarafını nasıl çökerttiğini hazırlık maçlarında gördük.
aynı işi sol taraftan yapmamız için riera'nın arkasında çok iyi bir sol bek olması şart.
forvette topa kafa vuracak, top inderecek elmander, baros var. bize forvette toplara ayakla vuracak, rakip defansı hızıyla karıştıracak bir isim lazım.
106 yıllık tarihininde bir çok başarıyı yakalamış, türk spor tarihinin en büyük kulübüdür. fanatik taraftarı olduğum spor kulübüdür. edirne'den ötesini göremeyen türk takımlarına inat, kurucumuz ali sami yenin "amacımız ingilizler gibi toplu halde oynamak, bir renge ve isme sahip olmak, türk olmayan takımları yenmektir" sözünden hareketle dünya devlerini teker teker yenmiş ve neticede gerek uefa kupasında gerekse şampiyonlar ligi'nde çeşitli başarılara imza atmış ve tüm türk halkının göğsünü kabartmıştır.
*
yabancı ülkelerde tanınan tek türk takımı olup, bünyesinde "imparator"laşan, "kral"laşan büyük spor insanlarını dünyaca tanınır hale getirmiştir.
*
başardıklarıyla türk futbol tarihi'nde hep ilklerin ve enlerin takımı olmuştur ve olmaya devam edecektir.
bugün bir kez daha beni kendine bağlayan takımım.
sabri sarıoğlu kaptanlığı hakettiğini bugün göstermiştir.
adam hiç durmadan koştu ve takıma çok faydalı oldu. gözünüze sadece açamadığı bir orta mı battı kardeşler?
an itibariyle dün oynadığı eskişehirspor maçında harikalar yaratmış takım. tek kelimeyle mükemmel oynadı.
görsel
"ne zaman çift forvet oynayacak bu takım yeter. sanki şampiyonlar ligi oynuyoruz. çık 2 forvet yediğinden fazlasını at amk" diye her hafta beni isyandan isyana sürükleyen takımım.
türk futbolunun en değerli markası, gururumuz.

http://www.ntvspor.net/ha.../en-degerlisi-galatasaray
şimdi galatasaraylı arkadaşlarım bana kızacak, seri de oy verecek ama 2. bir cemal nalga vakası yaşamış olduklarını öğrenmekteyim. aslında bu kimin suçu tartışılmalı ama benzer şeyler olunca ortalığı kasıp kavuran egoları tavan yapan sevgili gs'li arkadaşlarım için bunu yazma gereği duydum. haber kısaca şöyle cemal nalga olayından da öte bizzat başkasının kimlikleriyle yarışmaya katılmış bu galatasaraylı sporcu ve dosyası incelenince de fark edilmiştir. ee ne demek lazım buna? neyse siz daha iyi bilirsiniz ne de olsa!!

link: http://haber.gazetevatan....yda-skandal/402178/5/Spor
kendileri için bestelenen en güzel marş şudur kesinlikle;

--spoiler--
kümede kal kümede kal kümede kal galatasaray.
--spoiler--
arayı uzatmayarak yine bir sahtekarlık olayıyla huzurlarımıza çıkan, türk sporunun ak kaşığı.

http://spor.milliyet.com.....2011/1423397/default.htm

edit: her sezon bir sahtekarlıkla karşımıza çıktıktan sonra sorumlulara gerekli cezayı veriyormuş, vay bubam kemiği şu asalete bak! bakalım seneye hangi sahtekarların cezasını kesecek?
© copyright 2005 - 2026