bugün
- galatasaray9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- bir şeyler söyle4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- kalem4
- en boktan on yıl7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- en tehlikeli insan tipleri2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- gocu bak bi5
- red flag erkek listesi9
- yerinde dur3
- ona bir şey söyle13
- menemen9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- erdal beşikçioğlu8
- ayrılık8
- doa otomatı3
- hırvatistan14
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- rennes2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
askerliğini yapanların fazla üzerinde durmayıp salt 2 sahnesini izleyerek bile anlatılanı anlayabileceği, bol ironili diyalogları $ukela olan kubrick yapımı.
ayrıca bu film askere gitmeden önce izlenilmemelidir. izlenildiği takdirde etraftan duyulanlarla birlikte insanı daha ba$lamadan firari olmaya sevkedebilir.*
güzel film vesselam, kubrick abi* gene adını belli etmi$tir.
These Boots Are Made For Walkin $arkısını duyunca nancy sinatra'dan ayrı bir ho$ olunur filmde.*
ayrıca bu film askere gitmeden önce izlenilmemelidir. izlenildiği takdirde etraftan duyulanlarla birlikte insanı daha ba$lamadan firari olmaya sevkedebilir.*
güzel film vesselam, kubrick abi* gene adını belli etmi$tir.
These Boots Are Made For Walkin $arkısını duyunca nancy sinatra'dan ayrı bir ho$ olunur filmde.*
kubrick'in paths of glory'den yıllar sonra bir kez daha antimilitarist tarafını gösterdiği son derece başarılı film.
1987 yapımıdır. filmi temel olarak iki bölüm halinde algılayabiliriz.
ilk bölümde, deniz kuvvetlerine bağlı acemi askerlerin eğitimleri anlatılır. bireyin yok edilip, en sıradan insanın bile en azından bir katile çevrilme süreci anlatılır burada. bu bölüme dair duygular, askere gitmeden önce ve gittikten sonra önemli oranda farklılık gösterecektir. türk ordusundaki eğitim sisteminin köklerinin nerede olduğunun cevabını en azından ipuçlarını buradan alabiliriz.
filmin bu bölümü oldukça çarpıcı bir şekilde sonlanır.
ardında, anlatı, vietnam'a sıçrar ve burada daha bildik görüntüler eşliğinde ciddi bir savaş filmi izleriz. ancak, bu bildik görüntülere, bildik diyaloglar eşlik etmez bu bölümde. askerlerin john wayne'e yaptıkları göndermeler, kaskta yazan born to kill yazısı ve aynı askerin göğsünde yer alan barış işareti ve bu çelişkiyi açıklama biçimi, ölen askerlerin ardından yapılan konuşmalar ve diğerleri.
filmin vietnam'a dair olan ikinci bölümü de askerlerin kaybolduğu ve bir sniper tarafından avlanmaya başladıkları yerden itibaren başka bir yöne evrilir. savaşın insanı ne hale getirebileceğinin çok sert bir yorumunu izleriz burada.
filmin bu mükemmelliğine ek olarak müzikleri de gerçekten başarılıdır. piyasada yasal olarak bulunan soundtrack albümünde şu parçalar yer alır:
1. Full Metal Jacket (05:01)
by Abigail Mead & Nigel Goulding
2. Hello Vietnam (03:04)
by Johnny Wright
3. Chapel Of Love (02:46)
by The Dixie Cups
4. Wooly Bully (02:19)
by Sam The Sham & The Pharoahs
5. I Like It Like That (01:56)
by Chris Kenner
6. These Boots Are Made For Walking (02:00)
by Nancy Sinatra
7. Surfin' Bird (02:15)
by The Trashmen
8. The Marines' Hymn (02:06)
by The Goldman Band
9. Transition (00:32)
by Abigail Mead
10. Parris Island (04:28)
by Abigail Mead
11. Ruins (02:09)
by Abigail Mead
12. Leonard (05:56)
by Abigail Mead
13. Attack (02:02)
by Abigail Mead
14. Time Suspended (01:03)
by Abigail Mead
15. Sniper (03:15)
by Abigail Mead
bu listeye ek olarak filmin muhtelif yerlerinde, başka pek çok önemli ismin (örnek: mick jagger)seslerini duymak mümkün.
1987 yapımıdır. filmi temel olarak iki bölüm halinde algılayabiliriz.
ilk bölümde, deniz kuvvetlerine bağlı acemi askerlerin eğitimleri anlatılır. bireyin yok edilip, en sıradan insanın bile en azından bir katile çevrilme süreci anlatılır burada. bu bölüme dair duygular, askere gitmeden önce ve gittikten sonra önemli oranda farklılık gösterecektir. türk ordusundaki eğitim sisteminin köklerinin nerede olduğunun cevabını en azından ipuçlarını buradan alabiliriz.
filmin bu bölümü oldukça çarpıcı bir şekilde sonlanır.
ardında, anlatı, vietnam'a sıçrar ve burada daha bildik görüntüler eşliğinde ciddi bir savaş filmi izleriz. ancak, bu bildik görüntülere, bildik diyaloglar eşlik etmez bu bölümde. askerlerin john wayne'e yaptıkları göndermeler, kaskta yazan born to kill yazısı ve aynı askerin göğsünde yer alan barış işareti ve bu çelişkiyi açıklama biçimi, ölen askerlerin ardından yapılan konuşmalar ve diğerleri.
filmin vietnam'a dair olan ikinci bölümü de askerlerin kaybolduğu ve bir sniper tarafından avlanmaya başladıkları yerden itibaren başka bir yöne evrilir. savaşın insanı ne hale getirebileceğinin çok sert bir yorumunu izleriz burada.
filmin bu mükemmelliğine ek olarak müzikleri de gerçekten başarılıdır. piyasada yasal olarak bulunan soundtrack albümünde şu parçalar yer alır:
1. Full Metal Jacket (05:01)
by Abigail Mead & Nigel Goulding
2. Hello Vietnam (03:04)
by Johnny Wright
3. Chapel Of Love (02:46)
by The Dixie Cups
4. Wooly Bully (02:19)
by Sam The Sham & The Pharoahs
5. I Like It Like That (01:56)
by Chris Kenner
6. These Boots Are Made For Walking (02:00)
by Nancy Sinatra
7. Surfin' Bird (02:15)
by The Trashmen
8. The Marines' Hymn (02:06)
by The Goldman Band
9. Transition (00:32)
by Abigail Mead
10. Parris Island (04:28)
by Abigail Mead
11. Ruins (02:09)
by Abigail Mead
12. Leonard (05:56)
by Abigail Mead
13. Attack (02:02)
by Abigail Mead
14. Time Suspended (01:03)
by Abigail Mead
15. Sniper (03:15)
by Abigail Mead
bu listeye ek olarak filmin muhtelif yerlerinde, başka pek çok önemli ismin (örnek: mick jagger)seslerini duymak mümkün.
--spoiler--
Askerlere hayat kadını pazarlayan bir dallama gelir yanındaki hayat kadınıyla birlikte.fiyat üzerinde yapılan sıkı pazarlık sonrası adam başı 5 dolar ve tertemiz bir güneyli tüfeği karşılığı anlaşılır. Büyük taşak lakaplı zenci arkadaş ayağa kalkar ve kızın yanına gider;
B.t : Hadi bitirelim şu işi.
(kız bir şeyler söyler)
b.t : Bir sorun mu var şef?
pezo : Seninle fik fik yok diyor.
b.t : Bu ne iş ya?
pezo : Siz zencilerinki çok büyük oluyor diyor, Zencilerde çok fazla et var diyor.
b.t : Tırı bile ağzına alacakmış gibi duruyor ama.
pezo : Çok büyük diyor. Çok büyük
b.t : Afedersiniz hanımefendi.Buradaki şey müthiş bir...
(bu arada fermuarını açar ve kobrayı salar)...siyah Alabama kobrası.Ama çok da büyük değil.
h.k : Tamam. Tamam.
--spoiler-- * * *
Askerlere hayat kadını pazarlayan bir dallama gelir yanındaki hayat kadınıyla birlikte.fiyat üzerinde yapılan sıkı pazarlık sonrası adam başı 5 dolar ve tertemiz bir güneyli tüfeği karşılığı anlaşılır. Büyük taşak lakaplı zenci arkadaş ayağa kalkar ve kızın yanına gider;
B.t : Hadi bitirelim şu işi.
(kız bir şeyler söyler)
b.t : Bir sorun mu var şef?
pezo : Seninle fik fik yok diyor.
b.t : Bu ne iş ya?
pezo : Siz zencilerinki çok büyük oluyor diyor, Zencilerde çok fazla et var diyor.
b.t : Tırı bile ağzına alacakmış gibi duruyor ama.
pezo : Çok büyük diyor. Çok büyük
b.t : Afedersiniz hanımefendi.Buradaki şey müthiş bir...
(bu arada fermuarını açar ve kobrayı salar)...siyah Alabama kobrası.Ama çok da büyük değil.
h.k : Tamam. Tamam.
--spoiler-- * * *
filmin sonundaki paint it black bir gece önce hatırlanamayıp, neydi lan neydi lan diye diye, bugün sıkılma sonucu tekrar izlenilen bu filmde karşıma çıkmasıyla allahım sana geliyorum yarappim!!! diye tepki vermeme sebep olmuştur.
kubrick'in bana göre dramayı ve komediyi birleştirebilen en önemli yapıtıdır. evet galiba buna kara mizah da denilebiliyor bazen. hatta bu alanda yapılmış en iyi filmdir bile denilebilir.
kubrick'in bana göre dramayı ve komediyi birleştirebilen en önemli yapıtıdır. evet galiba buna kara mizah da denilebiliyor bazen. hatta bu alanda yapılmış en iyi filmdir bile denilebilir.
dış yüzeyi tamamen bakır veya çelik gibi metallerle kaplı olan mermi çekirdeği türüne verilen genel ad, genelde fmj olarak da kısaltılır. namlu çıkış hızları yüksek olur, daha aerodinamiktirler. bu mermi türünün amacı "delmek" olduğundan, hedefe girdiğinde genişlemeye uğramaz yani jhp'nin aksine hedefe girdikten sonra enerjisini kaybetmez ve yol almaya devam eder; durdurma gücü jhp'ye göre daha düşük olsa da, özellikle zırhlı hedeflere etkisi çok daha fazladır.
her şeye rağmen emniyet güçlerinin jhp kullanması* bana göre daha akıl karıdır; çünkü fmj öldürücü bölgelere gelmediği sürece çoğu zaman kişide şok etkisi yaratmaz ve aynı şahıs yoluna devam edebilir. fmj çekirdeklerin bir başka kötülüğü de, tamamen metal kaplı ve oval şekilli olmalarından mütevellit çok kolay sekebilmesidir. bunu kullanan bazı emniyet birlikleri de bu tür sekmelerden oluşan istenmeyen ölüm ve yaralanmalardan dolayı jhp'ye direkt geçiş yapmıştır. kimi bölgelerde fmj mermiyle avlanmak sırf bu yüzden yasaktır.
bazı fmj çekirdeklerinde de ağırlık merkezi merminin kıç tarafına yakın bulunur. bu mermiler hedefe girdiği zaman kendi boyu doğrultusunda dönmeye başlar ve bu da onları süper öldürücü yapar. tabiri caizse içeride "takla atarak" ilerler. örneğin bende de bir adet örneği bulunan 303 british buna örnektir; birinci dünya savaşı esnasında vickers makineli tüfeklerinden çıkan bu mermiler, çok sayıda pilotun böğrünü paramparça etmiştir. savaş belgesellerinde rastlayabilirsiniz.
bazı fmj'ler de oldukça ince bir metal kaplamaya sahiptir, bunlar da hedefe girdikten sonra içeride dağılırlar ve epey öldürücülerdir. türk gençliğinin bitmek bilmeyen "g3 önden nokta kadar girer, arkadan eşşek kadar çıkar hacı" geyiği de burada çıkar. o tüfeğin kullandığı 7.62x51 mm nato mühimmatı oldukça ince bir metalle kaplı olduğundan, hedefe nokta şeklinde girse de ince yüzeyin parçalanıp içerideki yumuşak tabakanın ortaya çıkması ve dağılması yüzünden, hedefin* içini tabiri caizse matkap gibi oyar. dolayısıyla arkasında bıraktığı genişlik gitgide büyür ve böylece hedefi terkedişi çok daha geniş bir delikten olur.
edit: ayrıca hague kurallarına göre askeri alanda kullanımı zorunludur, jhp kullanımı savaş suçudur. gerçi kim takar, beyaz fosfor bilem atıyorlar...
her şeye rağmen emniyet güçlerinin jhp kullanması* bana göre daha akıl karıdır; çünkü fmj öldürücü bölgelere gelmediği sürece çoğu zaman kişide şok etkisi yaratmaz ve aynı şahıs yoluna devam edebilir. fmj çekirdeklerin bir başka kötülüğü de, tamamen metal kaplı ve oval şekilli olmalarından mütevellit çok kolay sekebilmesidir. bunu kullanan bazı emniyet birlikleri de bu tür sekmelerden oluşan istenmeyen ölüm ve yaralanmalardan dolayı jhp'ye direkt geçiş yapmıştır. kimi bölgelerde fmj mermiyle avlanmak sırf bu yüzden yasaktır.
bazı fmj çekirdeklerinde de ağırlık merkezi merminin kıç tarafına yakın bulunur. bu mermiler hedefe girdiği zaman kendi boyu doğrultusunda dönmeye başlar ve bu da onları süper öldürücü yapar. tabiri caizse içeride "takla atarak" ilerler. örneğin bende de bir adet örneği bulunan 303 british buna örnektir; birinci dünya savaşı esnasında vickers makineli tüfeklerinden çıkan bu mermiler, çok sayıda pilotun böğrünü paramparça etmiştir. savaş belgesellerinde rastlayabilirsiniz.
bazı fmj'ler de oldukça ince bir metal kaplamaya sahiptir, bunlar da hedefe girdikten sonra içeride dağılırlar ve epey öldürücülerdir. türk gençliğinin bitmek bilmeyen "g3 önden nokta kadar girer, arkadan eşşek kadar çıkar hacı" geyiği de burada çıkar. o tüfeğin kullandığı 7.62x51 mm nato mühimmatı oldukça ince bir metalle kaplı olduğundan, hedefe nokta şeklinde girse de ince yüzeyin parçalanıp içerideki yumuşak tabakanın ortaya çıkması ve dağılması yüzünden, hedefin* içini tabiri caizse matkap gibi oyar. dolayısıyla arkasında bıraktığı genişlik gitgide büyür ve böylece hedefi terkedişi çok daha geniş bir delikten olur.
edit: ayrıca hague kurallarına göre askeri alanda kullanımı zorunludur, jhp kullanımı savaş suçudur. gerçi kim takar, beyaz fosfor bilem atıyorlar...
bu akşam kanal 24'te türkiye saati ile 21:00'de yayınlanacak olan başyapıt.
komedi olarak başyalıp dram olarak biten film.
kült ' tür.
stanley kubrick dehasının dağlara ovalara yayılması.
ayrıca ilk yarısı yani acemi eğitimi sırasında yaran film.
ayrıca ilk yarısı yani acemi eğitimi sırasında yaran film.
Pvt. Pyle nin kendini öldürdüğü sahne şaheserdir.
öncelikle;
--spoiler--
filmin başındaki dua sahnesinin çok dikkatli izlenmesi gerek. belki de en önemli sahne.
--spoiler--
ayrıca;
--spoiler--
snow ball ahahahaha diyor saygılarımı iletiyorum.
--spoiler--
çatır çatır savaş eleştirisi yapmış filmdir. filmde mizah öyle güzel kullanılmıştır ki, ilk yarısını izlerken yarılmamak elde değildir bir çok sahnede.
filmin yaptığını yapabilen bir başka film için ise (bkz: forrest gump)
--spoiler--
filmin başındaki dua sahnesinin çok dikkatli izlenmesi gerek. belki de en önemli sahne.
--spoiler--
ayrıca;
--spoiler--
snow ball ahahahaha diyor saygılarımı iletiyorum.
--spoiler--
çatır çatır savaş eleştirisi yapmış filmdir. filmde mizah öyle güzel kullanılmıştır ki, ilk yarısını izlerken yarılmamak elde değildir bir çok sahnede.
filmin yaptığını yapabilen bir başka film için ise (bkz: forrest gump)
kanal 24'ün iki kere yayınlamasından sonra türkiye'de de tanınan hoş filmdir.
ilk yarısı ortalıkta komedi diye dolanan filmleri dörde beşe katlar, adamı yerlerde süründürür.
türkçe dublajlısından mümkün mertebe uzak durulası enfes film. ilk on dakikada ki, çavuşun acemilerin anasını siktiği bölümde, efendim evet efendim lafını duymaktan iki gün kendimi deniz piyadesi zannetmiştim.
bu müthiş filmi izleyen bu müthiş filmi de mutlaka izlemeli, sevmeli, hatırlamalı...
(bkz: the thin red line)
(bkz: the thin red line)
stanley kubrick'in güzel bir filmi. vietnam savaşını psikolojik yönden ele alan, askerlerin ruhlarına ayna tutan, savaş sahnesi neredeyse hiç olmayan filmdir.
şahsıma göre 9 rota daha iyidir.
şahsıma göre 9 rota daha iyidir.
takdir etmenin de karşındakini aşağılamak için nasıl kullanılabileceğini gösteren yapıt.savaştan çok askerlik filmi denebilir çünkü filmin ilk yarısı eğitimde ikinci yarısı da cephede geçmektedir.cephe diyince göğüs göğüse çarpışma aklınıza gelmesin,o çok az bir süre var zaten.savaşın ne menem birşey olduğunu hissettirmez belki ama askere gitmiş kadar hissettiriyor askerliği.
1968 vietnam'ın da amerikan ordusunun girdiği sıcak çatışmaları ve askerlerin psikolojisini içeren 87 yapımı stanley kubrick filmi.
`This is my rifle This is my gun
This is for killing this is for fun`
`This is my rifle This is my gun
This is for killing this is for fun`
filmin ilk yarısı, şişko lakaplı bir askerin yaşadığı trajedi anlatılıyor. ikinci yarısı ise aslında bu trajedinin hiç birşey olmadığı anlatılıyor. ayrıca insan vicdanını, bireyin duygularını, karakteristik çatışmaların yaşandığı ortamı sorgulayan bir film.
çavuş hartman rolündeki R. lee ermey'in müthiş ve korkunç bir oyunculuk performansı çıkarttığı başyapıt. nefret ediyorum kendimden! neden daha önce izlememişim?
zencilerle ilgili ironi de en az samuel jackson'ın pulp fiction da john travolta'ya "zenci" demesi kadar güzeldir
---------spoiller------------
komutan koğuşta kendini tanıtır askerler pür dikkattir.
çok sertim, ama adilim!
ırklar arasında ayırım yapmam
zencileri, yahudileri ve italyanları aşağılamam.
burada hepiniz aynı ölçüde değersizsiniz!
bana, sevgili deniz kuvvetlerimizi kıçını toplayamayan beceriksizlerden kurtarmam emredildi.
anladınız mı pis herifler?
siktirin! sizi duyamıyorum!
dedikten sonra zenci elemanla aralarında şöyle bir diyalog geçer:
- senin adın ne pislik?
- efendim, brown efendim.
-bundan böyle gündüz feneri!
yeni ismini beğendin mi?
-efendim, evet efendim.
-burada hoşuna gitmeyecek tek bir şey var!
kantinde, siz kara kıçıılara göre yemek yapmıyorlar!
---------spoiller------------
(kar altındaki ateş, 01.06.2009 01:19)
---------spoiller------------
komutan koğuşta kendini tanıtır askerler pür dikkattir.
çok sertim, ama adilim!
ırklar arasında ayırım yapmam
zencileri, yahudileri ve italyanları aşağılamam.
burada hepiniz aynı ölçüde değersizsiniz!
bana, sevgili deniz kuvvetlerimizi kıçını toplayamayan beceriksizlerden kurtarmam emredildi.
anladınız mı pis herifler?
siktirin! sizi duyamıyorum!
dedikten sonra zenci elemanla aralarında şöyle bir diyalog geçer:
- senin adın ne pislik?
- efendim, brown efendim.
-bundan böyle gündüz feneri!
yeni ismini beğendin mi?
-efendim, evet efendim.
-burada hoşuna gitmeyecek tek bir şey var!
kantinde, siz kara kıçıılara göre yemek yapmıyorlar!
---------spoiller------------
(kar altındaki ateş, 01.06.2009 01:19)
(bkz: wtf)
Stanley kubrick'in filmidir.Aynı zamanda askere gitmeden önce kesinlikle seyredilmemesi gereken filmdir. Etkileyicidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar