bugün
- rujlu erkekle öpüşmek13
- günün recep tayyip erdoğan repliği5
- dinci ahlaksızlığı4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi23
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması16
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak6
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak3
- 3 ayda bir duş almak3
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- ölüyorum lan ölüyorum6
- kaliteli entryler girip eksi oy almak2
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- yazarların sabah kahvaltısı6
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler9
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması3
- ekim2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı3
- from gold from dust13
- yazılımcı flörtü2
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- recep tayyip erdoğan27
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- araba kullanırken uyumak4
- nervio23
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- vajinanın iç sıcaklığı10
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- silikon memenin patlaması10
- fatma betül sayan kaya59
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- rujlu kadınla öpüşmek6
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- burna tuzlu su çekmek6
- gocu19
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- iyi dostlar biriktirdim7
fotoğraf bir tutkudur. fotoğraf sınırsız bir yaratıştır. fotoğraf şekillerle konuşmaktır. fotoğraf sonu gelmeyen bir keşfediştir. fotoğraf eleştirmek ve daha iyisini amaçlamaktır.
sanat olmadığı iddia edilen sanat. aslında fotoğraf tiyatrodan sinemaya geçiştir. kendine has bir estetiği vardır. bu yüzden sanattan sayılabilir.
(bkz: noah kalina)
(bkz: jonathan keller)
zaman geçtikçe çevreye kadraj gözüyle bakmanıza sebep olan, uğraş, elinizle makinanız dolaşırken bir çok yeni insanlarla tanışmanızı sağlayan büyü..
(bkz: röntgenci)
(bkz: Niko Guido)
kazım öz imzalı 2001 yapımı 66 dakikalık film.
(bkz: chema madoz)
Aşktır, hayattır, sevgidir; Bakmayı, görmeyi öğrenmektir;
dünyayı hapsedebildiğim, hapsederken özgürleşti(r)diğim, yeni bir dünyaya eskimiş bir küreden bakabildiğim....
hayatın değişen yüzüdür fotoğraf.*
hayatın değişen yüzüdür fotoğraf.*
zamanın dondurulmuş hali olsa da o dondurulan an'ın her ayrıntısını bünyesinde saklayabilen bir gizem..
herkesin çekeceği fotoğraf farklıdır.çünkü kimse her şeyi aynı şekilde görmez.bu yüzdendir ki fotoğraf bir algılama biçimidir.
en büyük hırsızlıktır. bir düğmeyle zamanı çalarsınız.
dondurulmuş ışık, zaman, mekan ve algı dörtgenidir.
gerçeğin yalnızca bir yüzünü yansıtan sanat.
fotoğraf kelimesi, yunanca photo ışık ve latince graph iz bırakmak sözcükleri birleştirilerek oluşturulmuş bir bileşik isimdir. kelime anlamı, ışık ile yazmaktır
buz, buzluktaki..
yönetmenliğini kazım öz ün yaptığı başrollerinde feyyaz duman ve nazmi kırık ın oynadığı 2001 yapımı orta metraj bir türk filmi...
--spoiler--
Bir savaşın karşıt saflarına giden iki gencin tesadüfen çakışan öykülerinin filmidir "Fotoğraf". ikisi de aynı otobüsle, yan yana koltuklarda ve gidiş nedenlerini birbirinden gizleyerek yol alırlar. Aralarında yolculuklara özgü bir tanışma, bir sıcaklık gelişir. Paylaşılan yol, sigara ve sıkıntıdan kalan bir iz, yoğun savaşın cephesinde, dostluğun düşmanlığa dönüştüğü fotoğrafın üstünde bir ezgi olarak devam eder. Donuk bir kare haline gelen o an, vücuda yayılan bir virüs gibi iletişim yollarından, büyük bünyeye yayılmaya başlar.
"Fotoğraf", dostluk olasılığı, militarizm, kirli savaş gerçekliği ve gözlerden uzak yaşanan acıların topluma bırakacağı silinmez lekeler üzerine tartışmak isteyen bir film.
--spoiler--
--spoiler--
Bir savaşın karşıt saflarına giden iki gencin tesadüfen çakışan öykülerinin filmidir "Fotoğraf". ikisi de aynı otobüsle, yan yana koltuklarda ve gidiş nedenlerini birbirinden gizleyerek yol alırlar. Aralarında yolculuklara özgü bir tanışma, bir sıcaklık gelişir. Paylaşılan yol, sigara ve sıkıntıdan kalan bir iz, yoğun savaşın cephesinde, dostluğun düşmanlığa dönüştüğü fotoğrafın üstünde bir ezgi olarak devam eder. Donuk bir kare haline gelen o an, vücuda yayılan bir virüs gibi iletişim yollarından, büyük bünyeye yayılmaya başlar.
"Fotoğraf", dostluk olasılığı, militarizm, kirli savaş gerçekliği ve gözlerden uzak yaşanan acıların topluma bırakacağı silinmez lekeler üzerine tartışmak isteyen bir film.
--spoiler--
anılarımızı geleceğe taşıyan resimli kağıtlardır.
içinde dünya vardır;
gülümseyerek susanlar ve nazım hikmet deyince aklımıza hemen amiral willamson gelmiyor mu 66 santimetrekareye gülen o fotoğraflardan ankara gazetelerinde.........amerika bütçemize 120 milyon lira hibe etti, yüz-yirmi-milyon-lira...........gene o ankara semalarından hariçten gazeller okunmamış mıdır peki hiç tarihimizde? elbette okunmuştur, sular bütün köprülerin altından akmıştır dolaşmıştır da fotoğraflardaki dünyalara giren, yirmisekiz kavramla cümle kurmayı estetikle birleştiren nice vatan fedaileri kendilerini, kara puntolu başlıklarını o sularda yıkamayı bilmemişlerdir. demek ki insanoğlunun bir fotoğrafta da olsa içine girdiği dünyadan çıkarken beraberinde getirmesi gereken sonuçlar vardır. yoksa ansiklopedinin dizlerin üstüne verdiği kızıl izler ertesi sabaha geçecek, sevgilinin sabah ereksiyonu heyecanında morluklara dönüşecektir. girip çıkıp da artema olmamak adına "ben fotoğraf sanatını öğrendim", "ben fotonun kristal berraklığında süzüldüm" demek de gülümseyen yüzlere, en az "fotoğraf sanatçısı ve biothermal feylesof inside" stickerlarının elimize yakıştığı kadar yakışacaktır.
**** ***** *****
fotoğrafın içindeki dünyalarda hazmı keşfeden sağlıklı beden sahipleri hazmettikleri şeyleri ne yazık ki fotoğrafın dışına çıktıktan sonra sağa sola bırakmalarıyla, izmir efelerinin çayda çıra oyunlarına konu olmuşlar, toplumsal bir eğlence, folklorik bir esans halinde kaynaşmışlardır kültürümüze. öte yandan deprem günlerindeki fotoğraf dünyalarından anımsadığımız ped dağıtan kızılay görevlileri üzerine düşeni yapsaydı, o artan pedler sözlükte ihtiyacı olanlara dağıtılsaydı fazla fazla, kanamalar context dışına da taşmazdı berrak fotonların gölgeleri gökyüzünden sendromlara devşirirken kendini ey bilge kişi seni kan tutar ibrahim sadri şiirselliğinde....................
**** ********* ***********
her fotoğraf bambaşka dünyalara açılan bir penceredir örneğin. bazen "gerçeğin sadece gerçeğin söylendiği" bir dünya olur, bazen "zamanın derinliklerindeki dünya" da olur. ama bir dünyadır hep. çünkü dünya hayattır. hayat beyazda, güneşte, içimizde ta içimizde* bir yerlerdedir, baktıkça yaşanır, durdukça anlaşılır olandır hayat. o yüzden bakıp bakıp üzerine konuşmak gerekir günlerce, çünkü neden? çünkü sindirim sistemi faaliyeti engellenemez, yenilen bitirilen şeyler bir şekilde çıkmak zorundadır, ister entrye ister gizli bakınıza, fışkırır hayat damarlarımızdan.
gülümseyerek susanlar ve nazım hikmet deyince aklımıza hemen amiral willamson gelmiyor mu 66 santimetrekareye gülen o fotoğraflardan ankara gazetelerinde.........amerika bütçemize 120 milyon lira hibe etti, yüz-yirmi-milyon-lira...........gene o ankara semalarından hariçten gazeller okunmamış mıdır peki hiç tarihimizde? elbette okunmuştur, sular bütün köprülerin altından akmıştır dolaşmıştır da fotoğraflardaki dünyalara giren, yirmisekiz kavramla cümle kurmayı estetikle birleştiren nice vatan fedaileri kendilerini, kara puntolu başlıklarını o sularda yıkamayı bilmemişlerdir. demek ki insanoğlunun bir fotoğrafta da olsa içine girdiği dünyadan çıkarken beraberinde getirmesi gereken sonuçlar vardır. yoksa ansiklopedinin dizlerin üstüne verdiği kızıl izler ertesi sabaha geçecek, sevgilinin sabah ereksiyonu heyecanında morluklara dönüşecektir. girip çıkıp da artema olmamak adına "ben fotoğraf sanatını öğrendim", "ben fotonun kristal berraklığında süzüldüm" demek de gülümseyen yüzlere, en az "fotoğraf sanatçısı ve biothermal feylesof inside" stickerlarının elimize yakıştığı kadar yakışacaktır.
**** ***** *****
fotoğrafın içindeki dünyalarda hazmı keşfeden sağlıklı beden sahipleri hazmettikleri şeyleri ne yazık ki fotoğrafın dışına çıktıktan sonra sağa sola bırakmalarıyla, izmir efelerinin çayda çıra oyunlarına konu olmuşlar, toplumsal bir eğlence, folklorik bir esans halinde kaynaşmışlardır kültürümüze. öte yandan deprem günlerindeki fotoğraf dünyalarından anımsadığımız ped dağıtan kızılay görevlileri üzerine düşeni yapsaydı, o artan pedler sözlükte ihtiyacı olanlara dağıtılsaydı fazla fazla, kanamalar context dışına da taşmazdı berrak fotonların gölgeleri gökyüzünden sendromlara devşirirken kendini ey bilge kişi seni kan tutar ibrahim sadri şiirselliğinde....................
**** ********* ***********
her fotoğraf bambaşka dünyalara açılan bir penceredir örneğin. bazen "gerçeğin sadece gerçeğin söylendiği" bir dünya olur, bazen "zamanın derinliklerindeki dünya" da olur. ama bir dünyadır hep. çünkü dünya hayattır. hayat beyazda, güneşte, içimizde ta içimizde* bir yerlerdedir, baktıkça yaşanır, durdukça anlaşılır olandır hayat. o yüzden bakıp bakıp üzerine konuşmak gerekir günlerce, çünkü neden? çünkü sindirim sistemi faaliyeti engellenemez, yenilen bitirilen şeyler bir şekilde çıkmak zorundadır, ister entrye ister gizli bakınıza, fışkırır hayat damarlarımızdan.
sanat degildir kanimca. sanat estetigin yaninda biraz da yetenek ve emek ister. al eline makinayi 2 sip sak yap hooop sanatci oluver.. yagma hasan'in boregi tabi. hasan demisken aklima geldi. bizim bi foto hasan var. sanatsa en buyuk fotograf sanatcisi foto hasan'dir abi. uzerine tanimam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar