bugün
- ben geldim naneler13
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması32
- sssilvermist21
- claudian clouds kadındır12
- bir ay çaylak olmak4
- deccal'in sozluge gelmesi9
- ben senin yerinde olsam5
- cilgincapkin13
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- sakız falı2
- sözlükteki kavganın amacı5
- mutlu ama uzak olsun3
- bankta oturup kola çekirdek keyfi yapmak2
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- anın görüntüsü15
- her yere gocu yazan yazarlar2
- katı sadakat bekleyen erkek2
- gocu dümbüğü2
- en sevilen su markası2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- aşık olmak2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- as maca'yi 90'a asmak2
- suca suruklenen cocuk7
- yapay zeka bile moderatör oldu3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- aslan3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- sokak köpeği3
- temmuz6
- futbol7
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- liseliler için uyku vakti3
- the merich8
- yorgun mermi13
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- burhaniye6
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- çingene2
- butlan chp sinde kalan 44 milletvekili4
- vincent van gogh5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- adanalı3
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- allah4
entry'ler (727)
camiaya güzide bir şekilde dönüş yapan, adım adım eski tadına ve günlerine dönecek olan aklı başında yazarların yazdığı, yazacağı sözlük.
elde olmayan sebeplerden ötürü üç senelik aranın ardından geri geldiğim fakat ortalığı pisliğin götürdüğünü gördüğüm sözlüktür. kendini bilmez yazarların çöreklendiği, herkesin rahatça küfür yapıştırabildiği, liseliler ve iğrenç esprilerin kol gezdiği tuhaf bir sözlüğe dönüştüğünü fark edip üzülmedim değil açıkçası.
aynı kaseden şarap içerken seninle
dudaklarımı yapıştırmak varken
karşımdaki güzel esmere...
ne yazık...
bardağın kıyısında kalmış anılarıyla
ve yaşanmışlıklarımızla ıslak, nemli
ve salyalarıyla avunuyorum
şu karşımdaki gibi,
aşk müptelaları iyi bilir ki...
biz kaybedenleriz,
beceriksiziz...
yakalamak isterken hayatı
hep mahrem yerlerine denk gelir
ellerimiz...
dudaklarımı yapıştırmak varken
karşımdaki güzel esmere...
ne yazık...
bardağın kıyısında kalmış anılarıyla
ve yaşanmışlıklarımızla ıslak, nemli
ve salyalarıyla avunuyorum
şu karşımdaki gibi,
aşk müptelaları iyi bilir ki...
biz kaybedenleriz,
beceriksiziz...
yakalamak isterken hayatı
hep mahrem yerlerine denk gelir
ellerimiz...
nickaltında bakarak, espiri yapan fokların ne kadar geliştiğini farkedebileceğiniz arkadaş. len yevrum sen "kağan"ı arabasıyla hastaneye götürülürkene, bu abin buralardaydı. de hadi şimdi ilk okul üçü terk ettiğin gibi terk et başlığı.
edit: eskiden buralar hep entry di. (bkz: ayar yiyince entry sini silip kaçan yazar)
edit: eskiden buralar hep entry di. (bkz: ayar yiyince entry sini silip kaçan yazar)
uzay heparı abimizin zamanında söylediği söz(ler)dir...
"hiç üzülmedin mi?
düşünmedin mi halimi?
hiç mi sızlamadı için?
bir tek iz bile yok mu benden?
ne acı... yazık"
(bkz: kadınım)
"hiç üzülmedin mi?
düşünmedin mi halimi?
hiç mi sızlamadı için?
bir tek iz bile yok mu benden?
ne acı... yazık"
(bkz: kadınım)
Pulemjot Kalashnikova nickli arkadaşın (#5991552) nolu entrysinde belirttiği durumun gerçekten çok yaşandığı ve kimsenin bu durumu sallamadığı internet şeysi. kalitesinin düştüğü bu durumdan belli olmaktadır.
ince bir rölanti gerektirir. bombanın pimi çekilmiş ve elinize verilmiştir artık. hayat dediğin binbir yollu, yavşak bir kavşak, kaygan bir zemin. fakat bu durumun iki yolu vardır. yalnızca iki yol; birincisi karşınızdakini, aşık olmak pahasına mutlu etmek-mutlu etmek pahasına aşık olmak. ikincisi; karşınızdakine teslim olmak. yani onun mutsuzluğunu üzerinize bulaştırmasına göz yummaktır. aşık olmak pahasına buna ses çıkaramamaktır. birincisi tabi ki daha iyidir fakat nedense daha zordur, ikincisi ise genellikle olandır. değişememenin, daha doğrusu değişmesi gerekeni dönüştürememenin sancısı kalır elinizde avucunuzda. ikincisi genellikle olandır, çünkü; insanoğlu kolaya yatmayı sever ve aşk dediğinde zaten büyük ölçüde bencilliktir, taviz vermektir. çoğu zaman mutluluktan, biraz kişilikten, bir tutam da insanlıktan.
yalnızca goal.com.tr sitesinin muhabiri onur yazıcıoğlu' nun, canlı olarak siteye yazdıklarıyla takip edilebilen, koca memleketimde bir televizyon kanalının da cesaret edip yayınlayamadığı maçtır. trt' de yayınlanacağı duyurulmuştur. fakat, trt durumun güzelliğinin farkına varmış olsa gerek son dakikada yayından vazgeçmiştir.
dakika dakika onur yazıcıoğlunun bildirimleri şu siteden takip edilebilir; http://www.goal.com/tr/li...dan-canl%C4%B1-yay%C4%B1n
dakika dakika onur yazıcıoğlunun bildirimleri şu siteden takip edilebilir; http://www.goal.com/tr/li...dan-canl%C4%B1-yay%C4%B1n
futbolcularından, taraftarlarına iki endüstiriyel futbol karşıtı, sosyalist takımın dostluk maçıdır. bir başka kardeş takım, beşiktaş' ın çarşı grubu pek çok ilden bu maç için adana' ya otobüs kaldıracaktı, fakat malesef ona rağmen gidemeyen bünyeler bulunmaktadır benim gibi. futbolun gerçekte ne olduğu bu akşam adana' da bir kez daha gösterilecek, futbolu topla değil parayla oynayanlara inat.
(bkz: futbol arsada güzeldir borsada değil)
(bkz: futbol arsada güzeldir borsada değil)
araştırmaktan yoksun beyinciklerin bildiğinin aksine, bulgaristan, yunanistan, türkiye, suriye başta olmak üzere müslümanlığın olduğu tüm topraklarda mevcutturlar. diğer ülkelerde kendilerine genellikle kızılbaş derler.
"o kadar marjinaliz ki" havasında ortalıkta yavşak yavşak dolaşması muhtemel adamdır.
+meraba necati. benim oğlan gay, kız lezo, hanım da travesti ne o apışıp kaldım değil mi necati? hahaha
-banane lan. hepinizi tüpçü s*ksin o zaman
+hönk
-beğenmediysen sütçü de olabilir... allahtan nalbantım ben.
+meraba necati. benim oğlan gay, kız lezo, hanım da travesti ne o apışıp kaldım değil mi necati? hahaha
-banane lan. hepinizi tüpçü s*ksin o zaman
+hönk
-beğenmediysen sütçü de olabilir... allahtan nalbantım ben.
uludağ sözlük' ü çekilebilir yapan ender yazarlardandır. ayrıca kanımca sözlüğün en akıllı yazarıdır.
hem yandaş, hem küfürbaz hayko. AKP yandaşları medyadaki konumlarını sağlamlaştırdıkça şimdi de sağa sola küfretmeye başladılar. "Ergenekon operasyoncusu" Şamil Tayyar bir haftadır köşesinden "sen kimsin lan", "dalaksız" diye bağırıyor. Yazısında "hiç kimsenin küfür özgürlüğü yoktur" diyerek bu hakkı yalnızca kendisine mahsus saydığı anlaşılan Şamil Tayyar yaptıklarını "Son yazımdaki başlığın çok ağır olduğunu biliyorum, şimdi düşünüyorum az bile" diyerek savunuyor. bu adamın!, bu tavrı bana ilkokulda mendil kapmaca oynarken, boyu ya da yaşı küçük olduğu için oyundan dışlanan ve ortaya geçip "beni dinleyin lan", "bana bakın lan" gibisinden vızıldayan el kadar bebeleri anımsatıyor.
türkiye' deki devlet eliyle yaptırılan katliamlardan olan, sivas katliamının firari sanıklarından*, sivas eski belediye meclis üyesi cafer erçakmak' ın devlet tarafından bir de utanmadan beslenmesidir. şaşılmaması gerekir; zira katilleri beslemek bu düzenin bir çocukluk hastalığıdır. cafer erçakmak kaçak! olarak bulunduğu fransa' da 98 yılına kadar ssk' dan emekli aylığı almıştır.
"Müdahillerin avukatı Şenal Sarıhan, mahkemeye dilekçe vererek, bazı konuların araştırılmasını talep etti. Dilekçede, Türkiye istatistik Kurumu tarafından 19 Eylül 2007'de, bir nüfus müdürlüğüne firari sanık Cafer Erçakmak'ın Fransa'da ikamet ettiğinin bildirildiği, Erçakmak'ın nüfus kayıt örneğinde de ikamet adresi olarak Fransa'nın gösterildiği ifade edildi.
Erçakmak'ın yeşil pasaport ile ya da yasa dışı yollardan yurt dışına çıkma olasılığına işaret edilen dilekçede ayrıca 26 Mayıs 1998'e kadar SSK'dan emekli aylığı aldığının öğrenildiği kaydedildi. Dilekçede, Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği ve Fransa Yabancılar Dairesinden, Erçakmak'ın Fransa'da ikamet edip etmediğinin, ikamet ediyorsa adresinin ve TÜiK'in Fransa'da ikamet ettiği bilgisini nasıl edindiğinin sorulması talep edildi.
Erçakmak'a ödenen emekli aylığının 26 Mayıs 1998'de neden kesildiği, bu tarihten önceki ödemelerin nereden yapıldığı ve aylığı kimin tahsil ettiğinin sorulması talepleri de yer aldı." haberin tamamı şuradadır; http://haber.sol.org.tr/d...vletten-maas-haberi-17580
ve tabi ki bir başka devlet alışkanlığı olarak, dosyalar dönmemiş, sorular cevapsız kalmış dava ertelenmiştir.
"Müdahillerin avukatı Şenal Sarıhan, mahkemeye dilekçe vererek, bazı konuların araştırılmasını talep etti. Dilekçede, Türkiye istatistik Kurumu tarafından 19 Eylül 2007'de, bir nüfus müdürlüğüne firari sanık Cafer Erçakmak'ın Fransa'da ikamet ettiğinin bildirildiği, Erçakmak'ın nüfus kayıt örneğinde de ikamet adresi olarak Fransa'nın gösterildiği ifade edildi.
Erçakmak'ın yeşil pasaport ile ya da yasa dışı yollardan yurt dışına çıkma olasılığına işaret edilen dilekçede ayrıca 26 Mayıs 1998'e kadar SSK'dan emekli aylığı aldığının öğrenildiği kaydedildi. Dilekçede, Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği ve Fransa Yabancılar Dairesinden, Erçakmak'ın Fransa'da ikamet edip etmediğinin, ikamet ediyorsa adresinin ve TÜiK'in Fransa'da ikamet ettiği bilgisini nasıl edindiğinin sorulması talep edildi.
Erçakmak'a ödenen emekli aylığının 26 Mayıs 1998'de neden kesildiği, bu tarihten önceki ödemelerin nereden yapıldığı ve aylığı kimin tahsil ettiğinin sorulması talepleri de yer aldı." haberin tamamı şuradadır; http://haber.sol.org.tr/d...vletten-maas-haberi-17580
ve tabi ki bir başka devlet alışkanlığı olarak, dosyalar dönmemiş, sorular cevapsız kalmış dava ertelenmiştir.
türk futbolunun görüp görebileceği en ahlaksız ve kaypak futbolcusudur. fenerli ya da galatasaraylı değilim, fakat kendisinin adını duyunca gözümün önüne gelen ilk şeyler; "provakatörlükler, tahrikler ve tayyipin köşkünden çıkmamalar" dır. artık bu saatten sonra isterse dünyanın en iyi futbolcusu olsun, bizim mahallede patara kütere top koşturan çingen çocukların futbolunu bile, ahanda bunun futboluna yeğlerim.
gayet normal bir insan evladı davranışıdır. kul ile allah arasına girmenin günah olduğundan bihaber, milleti sorgulayan yaratıkların, anlamamalarının tabi ki normal olduğu eylemdir. sıradaki şiir mutlu çelik' ten kendilerine gelsin o zaman;
Be Hey Dürzü
Ne ararsın TANRı ile aramda!...
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım, içerim.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim
edit: taze öğrenmiş olduğumuza göre; şiir neyzen tevfik' e değil, mutlu çelik isimli bir şahısa aitmiş.
Be Hey Dürzü
Ne ararsın TANRı ile aramda!...
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa niye türban sorarsın?
Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım, içerim.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim
edit: taze öğrenmiş olduğumuza göre; şiir neyzen tevfik' e değil, mutlu çelik isimli bir şahısa aitmiş.
ataol behramoğlu ve emin igüs' ün ortaklaşa insanı paramparça ettiği şarkıdır.
"can alır başını bedenden
alıp başını
giderken" kısmı; kalbe fena aparkat atar.
"can alır başını bedenden
alıp başını
giderken" kısmı; kalbe fena aparkat atar.