bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- hangi yazarla çift olursunuz29
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası10
- sözlükte bile yalnız olmak10
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler3
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- üzülünce kime gidersiniz4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- ya bi siktirin gidin15
- sözlük çiftleştirme servisi11
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni3
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- şapka takar mısınız12
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- parcalandim toparlanamiyorum317
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
- sarapci koala hatayi13
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- süpermarket dolabının arkasında 10 yıl ölü kalmak3
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- istanbul12
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- tomtom mahallesi2
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği4
- erkeklerin antidepresan kullanmaması3
- ucan tekme atan hipopotam43
- vahşi kelebeğim3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sezen taş7
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- bana onu sormayin17
- atilla taş'ın kızı hayatını kaybetti3
- cemil tugay11
- bana sormadan niye entry siliyor bu yapay zeka2
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı2
- iyi geceler7
- evandro roncatto2
xbox 360'da oynadığınızda, bilgisayardan çok daha fazla zevk alacağınız, pes 2009'a kaptırdığı birinciliği bu sene geri aldığını düşündüğüm futbol oyunu.
mesafe tanımaksızın, olağanüstü plase gollerin *"takılabildiği" oyun.
maç içinde oynamaktan sıkılıp masaüstüne çıkmaya çalışınca işkenceye dönen oyun. 20 tane onay vermeniz gerekiyor...
ps3 versiyonunda orta-kafa-gol olayı çok basitleştirilmiş oyun.
tartışmasız en iyi futbol oyunudur, tabii bu dediğim konsoldaki* fifa 09 için geçerli. oyun oldukça güzel, yenilenen animasyonlar ilk dikkat çeken şey olmuştu oyunu ilk oynadığımda. pc'deki fifa 09 ise başka bir ekip tarafından yapılan yine dandik bir oyun, pc kullanıcılarının pes oynamasında yarar var.
grafik olarak kendini geliştirememiş oyunun 2009 versiyonu , ayrıca pes 2009 oynayış ve grafik anlamında 1000 basar.
(bkz: electroni arts'ın avrupaya sunabileceği tek spor oyunu)
(bkz: electroni arts'ın avrupaya sunabileceği tek spor oyunu)
ps3'te pes'ten daha gerçekçi ve zevkli olan oyundur. pc içinse pes forever'dır.
fifa 08 den daha kötü olan oyundur. aynı zamanda oynanabilmesi için internet bağlantısı gerekmektedir.
(bkz: fifa dan soğuma nedenleri)
(bkz: fifa dan soğuma nedenleri)
cep telefonunda* oynamak isteyenler için:
240x320 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/648244823.12
176x220 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/649102068.18
görsel
240x320 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/648244823.12
176x220 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/649102068.18
görsel
1 oyuncu eksikle 5-2 önde götürdüğüm beşiktaş-gaziantepspor maçında, gole giden son adamımı çekip düşüren oyuncuya kırmızı kart göstermeden sadece serbest vuruş veren, ancak 90+2 de aynı hareketi orta sahadan yaptığım hareket ile oyuncuma kırmızı kart gösteren hakemlerle dolu olan oyunmuş bunu gördüm. o gollerin hepsini hakemin götüne ithaf ediyorum efendim. sinirlendim yav.
3d çimleri, "daş gibi"ye ayarlanmış grafikleri ve birkaç yamasıyla gerçekten fifa 10'a bin basan, tozlu raflardan indirip de yeniden kurduğum, fifa'nın belki de en iyi oyunu. tekrar ediyorum, söylediklerim pc için geçerlidir, diğerlerini göremedim bile.
fm 2010'la haşır neşirdim bu aralar. yani uzun zamandır. oynadığım tek oyun oydu. muhteşem başladığım sezonda 12 maç üst üste kazanıyor, sonra adı sanı duyulmamış takımlara yenilip gazetelere çıkıyordum "hede fc 6 maç üst üste kaybetti euhaue" diye. kafayı yedim. transferiydi, skautuydu, antrenmanıydı, taktiğiydi...
güneş gibi doğdu lan fifa 09 tepeme. aldım msv duisburg'u, zorluk seviyesini world class, devre süresini 4 dakika olarak ayarladım.
zweite bundesliga'nın ilk maçında, sanırsam freiburg'a hükmen 3-0 mağlup oldum. tuş ayarlarını yapmadan girmişim. autosave özelliği de açıkmış, maçı kapatıp oyundan çıkmayı deneyince haliyle güm diye geçirdi bize. ikinci maçta, nürnberg'e evimde 6-2 yenildim. neden? çünkü hakemler çok allahsızlardı ve 15. dakikaya 9 kişi girmiştim. ve 1-0 önde...
istisnasız her "kayış"a kırmızı kart gösteriyor bu adiler. müdahalenin arkadan olmasının önemi yok. son adamın faul yapmasının önemi yok. adamın ayağına kaydın mı? adama vurdun mu? cart diye çıkarıyorlar kırmızıyı. 1-0'lık üstünlüğümü koruyamadım sonra tabi, ilk yarının sonuna doğru 1-1 yaptılar. ikinci yarının başında 2-1 yaptım nasıl becerdiysem. sonra üst üste gelen kırmızı kartlarla 7 kişi kaldık. şimdi keşke 3-0 mağlup sayılsaymışız diyorum... değişiklikle hiç uğraşmadım. defansımda tek oyuncu kalmıştı. haliyle her atak gol oldu. 50'de 2-1 önde olan bu erotik takım, maçı 2-6 mağlup tamamlıyordu.
taraftar küfretti, sonra 1860 münchen deplasmanında da 80. dakikadan sonra yediğim 3 golle ve gördüğüm 2 kırmızı kartla 3-0 mağlup oldum. "akıllı olun şerefsizler, kazanmam maç ha!" dedim.
tostumu yedim osnabrück'ü bekliyorum. bu sefer yeneceğim. var mı lan fifa 09 gibisi?
fm 2010'la haşır neşirdim bu aralar. yani uzun zamandır. oynadığım tek oyun oydu. muhteşem başladığım sezonda 12 maç üst üste kazanıyor, sonra adı sanı duyulmamış takımlara yenilip gazetelere çıkıyordum "hede fc 6 maç üst üste kaybetti euhaue" diye. kafayı yedim. transferiydi, skautuydu, antrenmanıydı, taktiğiydi...
güneş gibi doğdu lan fifa 09 tepeme. aldım msv duisburg'u, zorluk seviyesini world class, devre süresini 4 dakika olarak ayarladım.
zweite bundesliga'nın ilk maçında, sanırsam freiburg'a hükmen 3-0 mağlup oldum. tuş ayarlarını yapmadan girmişim. autosave özelliği de açıkmış, maçı kapatıp oyundan çıkmayı deneyince haliyle güm diye geçirdi bize. ikinci maçta, nürnberg'e evimde 6-2 yenildim. neden? çünkü hakemler çok allahsızlardı ve 15. dakikaya 9 kişi girmiştim. ve 1-0 önde...
istisnasız her "kayış"a kırmızı kart gösteriyor bu adiler. müdahalenin arkadan olmasının önemi yok. son adamın faul yapmasının önemi yok. adamın ayağına kaydın mı? adama vurdun mu? cart diye çıkarıyorlar kırmızıyı. 1-0'lık üstünlüğümü koruyamadım sonra tabi, ilk yarının sonuna doğru 1-1 yaptılar. ikinci yarının başında 2-1 yaptım nasıl becerdiysem. sonra üst üste gelen kırmızı kartlarla 7 kişi kaldık. şimdi keşke 3-0 mağlup sayılsaymışız diyorum... değişiklikle hiç uğraşmadım. defansımda tek oyuncu kalmıştı. haliyle her atak gol oldu. 50'de 2-1 önde olan bu erotik takım, maçı 2-6 mağlup tamamlıyordu.
taraftar küfretti, sonra 1860 münchen deplasmanında da 80. dakikadan sonra yediğim 3 golle ve gördüğüm 2 kırmızı kartla 3-0 mağlup oldum. "akıllı olun şerefsizler, kazanmam maç ha!" dedim.
tostumu yedim osnabrück'ü bekliyorum. bu sefer yeneceğim. var mı lan fifa 09 gibisi?
çıkalı çok uzun bir süre olmasına rağmen, bundesliga skorbordu olmayan oyundur. monkey dragon diye bir hacı yapmış, sonra siteyi falan kapatmış, link de yok anasını satayım. farklı bir skorbord falan bulan beri gelsin gözünüzü seveyim. gözüm ağrıyor lan bu dandik şeyle...
widescreen seçeneği bulunan ilk fifadır.*
msv duisburg'da sezonu yedinci tamamladıktan sonra görevime son verilmesi akabinde, kapağı werder bremen'e attığım oyundur. "bize ne kapağından ulan it?" diyenlere de cevabım, bu entrynin kesinlikle subjektif olmadığı yönünde olacaktır.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
çok kolay bir oyundur. world class seviyesinde oynuyorum dediğim gibi, kalecininkini değiştirmemiştim, semi pro diye hatırlıyorum. bremen maceramdan sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında bahsetmiştim de bu sezon öyle böyle değil. öncelikle,
aşağıda göreceğiniz ekran görüntüsü, dfb pokal finaline aittir. takımımın kadrosu da orada gördüğünüz gibidir, yedek defansım dahi yok, hepsi orta saha veya forvet. hilesiz hurdasız, kaybedilen maçı tekrar açıp oynamasız, almanya'da kupa finali,
görsel
evet bu da bundesliga sezon bitimi, aynı; hatta zaman zaman yedek kadroyla...
görsel
ilginç değil mi? ben de hala şaşkınım. bu takımla şampiyonlar liginde ne yaptım peki? onu da anlatayım...
ilk turda twente, standard liege ve galatasaray'ın olduğu grupta şu skorları aldım(ilk sırada yazan, evimde oynadığım maçın skoru)
galatasaray: 4-0, 3-0
twente: 6-0, 0-0
standard liege: 3-0, 5-1
twente deplasmanında yedek kadroyla kaptırdığım 2 puan var. 16 puanla lider çıkıyorum gruptan.
ikinci turda rakip kim? barça. "buraya kadar" diyorum.
ispanya'da 1-0 yeniyoruz. almanya'da 88'de 3-3 yaparak tur atlayan taraf oluyoruz.
çeyrek finalde yine ispanya'ya gidiyoruz. rakip real madrid, ilk maçı evimizde 2-2 berabere bitirmişiz...
deplasmanda 5-1 kazanıyoruz. hala anlayabilmiş değilim.
yarı finalde deplasmanda 3-0 geçtiğimiz juventus'u içerde 1-0 mağlup ediyor ve finalde sporting lizbon'un rakibi oluyoruz.
onları da 1-0 yenerek avrupa'nın ikinci kez en büyüğü oluyoruz. bu kadroyla nasıl olduk, hala anlamıyorum cidden.
aşağıda göreceğiniz ekran görüntüsü, dfb pokal finaline aittir. takımımın kadrosu da orada gördüğünüz gibidir, yedek defansım dahi yok, hepsi orta saha veya forvet. hilesiz hurdasız, kaybedilen maçı tekrar açıp oynamasız, almanya'da kupa finali,
görsel
evet bu da bundesliga sezon bitimi, aynı; hatta zaman zaman yedek kadroyla...
görsel
ilginç değil mi? ben de hala şaşkınım. bu takımla şampiyonlar liginde ne yaptım peki? onu da anlatayım...
ilk turda twente, standard liege ve galatasaray'ın olduğu grupta şu skorları aldım(ilk sırada yazan, evimde oynadığım maçın skoru)
galatasaray: 4-0, 3-0
twente: 6-0, 0-0
standard liege: 3-0, 5-1
twente deplasmanında yedek kadroyla kaptırdığım 2 puan var. 16 puanla lider çıkıyorum gruptan.
ikinci turda rakip kim? barça. "buraya kadar" diyorum.
ispanya'da 1-0 yeniyoruz. almanya'da 88'de 3-3 yaparak tur atlayan taraf oluyoruz.
çeyrek finalde yine ispanya'ya gidiyoruz. rakip real madrid, ilk maçı evimizde 2-2 berabere bitirmişiz...
deplasmanda 5-1 kazanıyoruz. hala anlayabilmiş değilim.
yarı finalde deplasmanda 3-0 geçtiğimiz juventus'u içerde 1-0 mağlup ediyor ve finalde sporting lizbon'un rakibi oluyoruz.
onları da 1-0 yenerek avrupa'nın ikinci kez en büyüğü oluyoruz. bu kadroyla nasıl olduk, hala anlamıyorum cidden.
fifa 98 den itibaren oynayarak bugünlere geldiğim fifa serisinin şu an oynamaya devam ettiğim oyunudur, " pes varken ne diye yapılır "yazan arkadaşlara hatırlatalım o zamanlar pes in yapımcıları öğrenciydi sanırım.
müzikleri harikadır.
hala zevkle oynanabilendir.
görüntüsü güzel ama oynaması çok zor olan oyundur. savunma yapmak büyük konsantrasyon işidir.
fifa serisinin en çok oynanabilir sıkmayan oyunu.
Menajerlik modunda iyi oyuncular çıkartabilen fifa serisinin güzel oyunlarından biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar