bugün
- ecevit denince akla gelen şeyler16
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması19
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası5
- simko39
- memduh bashgan9
- etzincan kürdü memduh4
- sözlükte ki türk düşmanları10
- kürt memduh4
- devşirme orta asya köpeği memduh3
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- arkadaşın eski sevgilisi3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- hararet yapan araca şalgam suyu koymak2
- s'i l v'e r m'i s t6
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- betray me7
- göz flörtü3
- gürcü hamsisi4
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- arap flört2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- arap erkeklerin yakışıklı olması2
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- cuma öğlen vakti online olan erkek yazar2
- anın görüntüsü23
- ecevit masum değildi2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı6
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- iltica5
- rte denince akla gelen seyler4
- acı gerçekler15
- devletin bekası4
- platon un mağara alegorisi2
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- 0 0 716
- karpuzcu libos panda2
- istanbul finans merkezi2
- alsana ulenn2
- paradox interactive4
- rambo ariel ortega3
- kale3112'deki kale hangi kale10
- 1939 erzincan depreminde gönüllü olan mahkumlar2
- nabersiniz geçler2
- arda güler7
- buz gibi bira8
- güne başlarken3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız15
- en lezzetli balık23
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
john newman'in, love me again parcasini andirir..
Fifa serisinin en güzel oyunlarından biridir.
Süperdir. Muhteşemdir. Fifa 'nın ps3 rüzgarıdır. Ben çok severek oynardım.
Hala oynadığım ea sports oyunudur.
2005, 2007 ve 2009 fifaları efsanedir.
2005, 2007 ve 2009 fifaları efsanedir.
fifa serisinin en sevdiğim oyunu.
geçen gün fb ile şampiyonlar ligi yarı finalindeyim. rakip milan. ilk yarı boktan bi oyunla 3 0 geriye düşüyorum. ikinci yarı tabi türk kanım kaynamaya başlıyor bunlara 5 tane çakıyorum. maçı 5-3 kazanıyorum.
bu da bana 2005 teki 3-3 biten liverpool maçını hatırlattı.
geçen gün fb ile şampiyonlar ligi yarı finalindeyim. rakip milan. ilk yarı boktan bi oyunla 3 0 geriye düşüyorum. ikinci yarı tabi türk kanım kaynamaya başlıyor bunlara 5 tane çakıyorum. maçı 5-3 kazanıyorum.
bu da bana 2005 teki 3-3 biten liverpool maçını hatırlattı.
Menajerlik modunda iyi oyuncular çıkartabilen fifa serisinin güzel oyunlarından biridir.
fifa serisinin en çok oynanabilir sıkmayan oyunu.
görüntüsü güzel ama oynaması çok zor olan oyundur. savunma yapmak büyük konsantrasyon işidir.
hala zevkle oynanabilendir.
müzikleri harikadır.
fifa 98 den itibaren oynayarak bugünlere geldiğim fifa serisinin şu an oynamaya devam ettiğim oyunudur, " pes varken ne diye yapılır "yazan arkadaşlara hatırlatalım o zamanlar pes in yapımcıları öğrenciydi sanırım.
çok kolay bir oyundur. world class seviyesinde oynuyorum dediğim gibi, kalecininkini değiştirmemiştim, semi pro diye hatırlıyorum. bremen maceramdan sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında bahsetmiştim de bu sezon öyle böyle değil. öncelikle,
aşağıda göreceğiniz ekran görüntüsü, dfb pokal finaline aittir. takımımın kadrosu da orada gördüğünüz gibidir, yedek defansım dahi yok, hepsi orta saha veya forvet. hilesiz hurdasız, kaybedilen maçı tekrar açıp oynamasız, almanya'da kupa finali,
görsel
evet bu da bundesliga sezon bitimi, aynı; hatta zaman zaman yedek kadroyla...
görsel
ilginç değil mi? ben de hala şaşkınım. bu takımla şampiyonlar liginde ne yaptım peki? onu da anlatayım...
ilk turda twente, standard liege ve galatasaray'ın olduğu grupta şu skorları aldım(ilk sırada yazan, evimde oynadığım maçın skoru)
galatasaray: 4-0, 3-0
twente: 6-0, 0-0
standard liege: 3-0, 5-1
twente deplasmanında yedek kadroyla kaptırdığım 2 puan var. 16 puanla lider çıkıyorum gruptan.
ikinci turda rakip kim? barça. "buraya kadar" diyorum.
ispanya'da 1-0 yeniyoruz. almanya'da 88'de 3-3 yaparak tur atlayan taraf oluyoruz.
çeyrek finalde yine ispanya'ya gidiyoruz. rakip real madrid, ilk maçı evimizde 2-2 berabere bitirmişiz...
deplasmanda 5-1 kazanıyoruz. hala anlayabilmiş değilim.
yarı finalde deplasmanda 3-0 geçtiğimiz juventus'u içerde 1-0 mağlup ediyor ve finalde sporting lizbon'un rakibi oluyoruz.
onları da 1-0 yenerek avrupa'nın ikinci kez en büyüğü oluyoruz. bu kadroyla nasıl olduk, hala anlamıyorum cidden.
aşağıda göreceğiniz ekran görüntüsü, dfb pokal finaline aittir. takımımın kadrosu da orada gördüğünüz gibidir, yedek defansım dahi yok, hepsi orta saha veya forvet. hilesiz hurdasız, kaybedilen maçı tekrar açıp oynamasız, almanya'da kupa finali,
görsel
evet bu da bundesliga sezon bitimi, aynı; hatta zaman zaman yedek kadroyla...
görsel
ilginç değil mi? ben de hala şaşkınım. bu takımla şampiyonlar liginde ne yaptım peki? onu da anlatayım...
ilk turda twente, standard liege ve galatasaray'ın olduğu grupta şu skorları aldım(ilk sırada yazan, evimde oynadığım maçın skoru)
galatasaray: 4-0, 3-0
twente: 6-0, 0-0
standard liege: 3-0, 5-1
twente deplasmanında yedek kadroyla kaptırdığım 2 puan var. 16 puanla lider çıkıyorum gruptan.
ikinci turda rakip kim? barça. "buraya kadar" diyorum.
ispanya'da 1-0 yeniyoruz. almanya'da 88'de 3-3 yaparak tur atlayan taraf oluyoruz.
çeyrek finalde yine ispanya'ya gidiyoruz. rakip real madrid, ilk maçı evimizde 2-2 berabere bitirmişiz...
deplasmanda 5-1 kazanıyoruz. hala anlayabilmiş değilim.
yarı finalde deplasmanda 3-0 geçtiğimiz juventus'u içerde 1-0 mağlup ediyor ve finalde sporting lizbon'un rakibi oluyoruz.
onları da 1-0 yenerek avrupa'nın ikinci kez en büyüğü oluyoruz. bu kadroyla nasıl olduk, hala anlamıyorum cidden.
msv duisburg'da sezonu yedinci tamamladıktan sonra görevime son verilmesi akabinde, kapağı werder bremen'e attığım oyundur. "bize ne kapağından ulan it?" diyenlere de cevabım, bu entrynin kesinlikle subjektif olmadığı yönünde olacaktır.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
widescreen seçeneği bulunan ilk fifadır.*
çıkalı çok uzun bir süre olmasına rağmen, bundesliga skorbordu olmayan oyundur. monkey dragon diye bir hacı yapmış, sonra siteyi falan kapatmış, link de yok anasını satayım. farklı bir skorbord falan bulan beri gelsin gözünüzü seveyim. gözüm ağrıyor lan bu dandik şeyle...
3d çimleri, "daş gibi"ye ayarlanmış grafikleri ve birkaç yamasıyla gerçekten fifa 10'a bin basan, tozlu raflardan indirip de yeniden kurduğum, fifa'nın belki de en iyi oyunu. tekrar ediyorum, söylediklerim pc için geçerlidir, diğerlerini göremedim bile.
fm 2010'la haşır neşirdim bu aralar. yani uzun zamandır. oynadığım tek oyun oydu. muhteşem başladığım sezonda 12 maç üst üste kazanıyor, sonra adı sanı duyulmamış takımlara yenilip gazetelere çıkıyordum "hede fc 6 maç üst üste kaybetti euhaue" diye. kafayı yedim. transferiydi, skautuydu, antrenmanıydı, taktiğiydi...
güneş gibi doğdu lan fifa 09 tepeme. aldım msv duisburg'u, zorluk seviyesini world class, devre süresini 4 dakika olarak ayarladım.
zweite bundesliga'nın ilk maçında, sanırsam freiburg'a hükmen 3-0 mağlup oldum. tuş ayarlarını yapmadan girmişim. autosave özelliği de açıkmış, maçı kapatıp oyundan çıkmayı deneyince haliyle güm diye geçirdi bize. ikinci maçta, nürnberg'e evimde 6-2 yenildim. neden? çünkü hakemler çok allahsızlardı ve 15. dakikaya 9 kişi girmiştim. ve 1-0 önde...
istisnasız her "kayış"a kırmızı kart gösteriyor bu adiler. müdahalenin arkadan olmasının önemi yok. son adamın faul yapmasının önemi yok. adamın ayağına kaydın mı? adama vurdun mu? cart diye çıkarıyorlar kırmızıyı. 1-0'lık üstünlüğümü koruyamadım sonra tabi, ilk yarının sonuna doğru 1-1 yaptılar. ikinci yarının başında 2-1 yaptım nasıl becerdiysem. sonra üst üste gelen kırmızı kartlarla 7 kişi kaldık. şimdi keşke 3-0 mağlup sayılsaymışız diyorum... değişiklikle hiç uğraşmadım. defansımda tek oyuncu kalmıştı. haliyle her atak gol oldu. 50'de 2-1 önde olan bu erotik takım, maçı 2-6 mağlup tamamlıyordu.
taraftar küfretti, sonra 1860 münchen deplasmanında da 80. dakikadan sonra yediğim 3 golle ve gördüğüm 2 kırmızı kartla 3-0 mağlup oldum. "akıllı olun şerefsizler, kazanmam maç ha!" dedim.
tostumu yedim osnabrück'ü bekliyorum. bu sefer yeneceğim. var mı lan fifa 09 gibisi?
fm 2010'la haşır neşirdim bu aralar. yani uzun zamandır. oynadığım tek oyun oydu. muhteşem başladığım sezonda 12 maç üst üste kazanıyor, sonra adı sanı duyulmamış takımlara yenilip gazetelere çıkıyordum "hede fc 6 maç üst üste kaybetti euhaue" diye. kafayı yedim. transferiydi, skautuydu, antrenmanıydı, taktiğiydi...
güneş gibi doğdu lan fifa 09 tepeme. aldım msv duisburg'u, zorluk seviyesini world class, devre süresini 4 dakika olarak ayarladım.
zweite bundesliga'nın ilk maçında, sanırsam freiburg'a hükmen 3-0 mağlup oldum. tuş ayarlarını yapmadan girmişim. autosave özelliği de açıkmış, maçı kapatıp oyundan çıkmayı deneyince haliyle güm diye geçirdi bize. ikinci maçta, nürnberg'e evimde 6-2 yenildim. neden? çünkü hakemler çok allahsızlardı ve 15. dakikaya 9 kişi girmiştim. ve 1-0 önde...
istisnasız her "kayış"a kırmızı kart gösteriyor bu adiler. müdahalenin arkadan olmasının önemi yok. son adamın faul yapmasının önemi yok. adamın ayağına kaydın mı? adama vurdun mu? cart diye çıkarıyorlar kırmızıyı. 1-0'lık üstünlüğümü koruyamadım sonra tabi, ilk yarının sonuna doğru 1-1 yaptılar. ikinci yarının başında 2-1 yaptım nasıl becerdiysem. sonra üst üste gelen kırmızı kartlarla 7 kişi kaldık. şimdi keşke 3-0 mağlup sayılsaymışız diyorum... değişiklikle hiç uğraşmadım. defansımda tek oyuncu kalmıştı. haliyle her atak gol oldu. 50'de 2-1 önde olan bu erotik takım, maçı 2-6 mağlup tamamlıyordu.
taraftar küfretti, sonra 1860 münchen deplasmanında da 80. dakikadan sonra yediğim 3 golle ve gördüğüm 2 kırmızı kartla 3-0 mağlup oldum. "akıllı olun şerefsizler, kazanmam maç ha!" dedim.
tostumu yedim osnabrück'ü bekliyorum. bu sefer yeneceğim. var mı lan fifa 09 gibisi?
1 oyuncu eksikle 5-2 önde götürdüğüm beşiktaş-gaziantepspor maçında, gole giden son adamımı çekip düşüren oyuncuya kırmızı kart göstermeden sadece serbest vuruş veren, ancak 90+2 de aynı hareketi orta sahadan yaptığım hareket ile oyuncuma kırmızı kart gösteren hakemlerle dolu olan oyunmuş bunu gördüm. o gollerin hepsini hakemin götüne ithaf ediyorum efendim. sinirlendim yav.
cep telefonunda* oynamak isteyenler için:
240x320 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/648244823.12
176x220 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/649102068.18
görsel
240x320 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/648244823.12
176x220 piksel ekran için: http://www.fileshare.ro/649102068.18
görsel
fifa 08 den daha kötü olan oyundur. aynı zamanda oynanabilmesi için internet bağlantısı gerekmektedir.
(bkz: fifa dan soğuma nedenleri)
(bkz: fifa dan soğuma nedenleri)
ps3'te pes'ten daha gerçekçi ve zevkli olan oyundur. pc içinse pes forever'dır.
grafik olarak kendini geliştirememiş oyunun 2009 versiyonu , ayrıca pes 2009 oynayış ve grafik anlamında 1000 basar.
(bkz: electroni arts'ın avrupaya sunabileceği tek spor oyunu)
(bkz: electroni arts'ın avrupaya sunabileceği tek spor oyunu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar