bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar7
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- alttaki yazara aşık ol11
- pandela38
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- amerika israil arası kızışma7
- izlenmiş en kusursuz film4
- gerdek namazı10
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- üstteki yazar kimle evlensin5
- dikkat dikkat tai lung kız11
- deniz göktaş17
- canımın hamburger çekmesi2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- antalya2
- sözlüğün kahve olması12
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- cumhurbaşkanlığı sistemi2
- evlenmekten korkmak6
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu4
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- yerde yuvarlanarak öpüşmek2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- çırılçıplak uyumak4
- 2026 dünya kupası36
- anal istanbul4
- futbol31
- amedspor3
- dünya16
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- intihar eden adama ne denir3
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
- velvet41
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- bu sıcakta dışarı çıkan insan3
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- genç ve kalbi temiz gençlerden dua beklemek2
- erkek yazar entrysi4
- kıraç ı sevme nedenleri4
- kızılderililerin türk olduğu gerçeği3
- şu sıcakta sucuk ekmek yemek2
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme4
- mtv nakit ödeniyor mu4
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- diamond bosphorus5
msv duisburg'da sezonu yedinci tamamladıktan sonra görevime son verilmesi akabinde, kapağı werder bremen'e attığım oyundur. "bize ne kapağından ulan it?" diyenlere de cevabım, bu entrynin kesinlikle subjektif olmadığı yönünde olacaktır.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar