bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- yazarların sağlık sorunları4
- patatesin her ortama uyum sağlaması3
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- penis boyu takıntısı6
- güne bir şiir dizesi bırak2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- sabah tostu3
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- ucan tekme atan hipopotam43
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlük çiftleştirme servisi11
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- üzülünce kime gidersiniz8
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- itlik kopukluk2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- akp de fon krizi tartışmaları3
- düş sokağı sakinleri4
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- recep tayyip erdoğan13
- zamanda kaybolmus yazar2
- 144p film izlemek2
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek4
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- istanbul12
- tomtom mahallesi3
- sarapci koala hatayi13
msv duisburg'da sezonu yedinci tamamladıktan sonra görevime son verilmesi akabinde, kapağı werder bremen'e attığım oyundur. "bize ne kapağından ulan it?" diyenlere de cevabım, bu entrynin kesinlikle subjektif olmadığı yönünde olacaktır.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
efendim bildiğiniz gibi bu oyunda ilginç bir mantık var. diyelim oxford'u 3-4 sene oynatıp premier lige çıkardınız, şampiyonlar ligi şampiyonu falan oldunuz. takımı bırakın, size çok iyi teklifler gelmediğini fark edeceksiniz. neden bir chelsea veya arsenal sizi istemedi? çünkü teknik direktörlerinden memnunlar. yani adamlar "hacı bu süper bi menajer alalım" demiyorlar. menajersiz takımlar sizi istiyor. istediğiniz kadar yırtının. bu anlamda, bremen yolcusu olmam benim açımdan büyük şans oldu.
ve günlerce oynadıktan sonra söylüyorum ki kesinlikle en iyi oyunu bu fifa'nın. devamlı aynı pozisyonlar, monoton oyun falan yok. bilgisayar için yapılabilecek en iyi oyun yapılmış, ben şahsen çok eğleniyorum oynarken. her şey son derece gerçekçi. oyuncu değişikliği yapmanız gerektiğini fark edebiliyorsunuz. taktik değişiklikleri oyuna etki ediyor. gol atmak, savunma yapmak... hepsi sizin taktikleriniz doğrultusunda kolaylaşıp zorlaşacak olaylar, ipler sizin elinizde. tabi bu söylediklerim world class seviyesi için geçerli. insanüstü bir takımınız olmadığı halde her maçta puan kaybı yaşayabilirsiniz. ama diyorum ya, gerçekçi lan! mesela kupada ikinci lig takımını rahat bir oyunla 5-0 mağlup edebilirsiniz. bir sonraki hafta liginizde orta sıralardaki bir takımı, katı defansları yüzünden geçemeyebilirsiniz. ya da 1-0'ı zor kurtarabilirsiniz. her şey mümkün. benim canımı sıkan tek nokta, devreyi 4 dakika oynamama rağmen çok golün olması. bu durum da sadece benim maçlarım için geçerli. aslında oyunla ilgili bir problem değil, benim oyun tarzım gerçekten çok fena.
bir de bu oyunda werder bremen'in dengesiz olma özelliğini kesinlikle bozamıyorsunuz. gerçekten, ne yaparsanız yapın, fifa'da da dengesiz bu bremen. lige stuttgart deplasmanında 2-1'lik galibiyetle başladıktan sonra, weser'de münih'e 1-0 kaybettim. üçüncü hafta gelsenkirschen'de schalke'den 7 tane yedim. rosenberg'in fantastik golüyle 7-2 mağlup olmayı başardım(?).
ve sonra ne oldu biliyor musunuz? 4 hafta üst üste kazandım ve tüm maçlarımda en az 3 gol attım. karlsruher'i 4-1, hertha berlin ve frankfurt'u 3-2, energie cottbus'u 3-1 yendim. evimde mönchengladbach'ı mağlup edemedim, 2-2 bitti. sonraki maçta köln'ün eline rheinenergie'de 2-1'le verdim, hehe.
falan fıstık. sözlük yazarlarının pes maceraları başlığında, pes olmasa da yazmak istiyorum bunları zaten. beklemede kalınız. ve muhakkak fifa oynayınız, oynatınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar