bugün

/790
doğru yola girecek takımdır. daha ister. tek derdimiz onun büyüklüğünü kişilere indirgemek isteyenler ve bunun için çabalayanlar. kişiler üzerinden kimse bir yere varamaz. bunu daha önce defalarca yazdık, söyledik. önemli olan fenerbahçe'dir. diğer tüm kişiler gider, kalan o ve biz taraftarları oluruz. o sebeple ne kötü bir günde birilerinin arkasından def çalın 2-3 puştun gazına gelip ne de iyi bir günde birilerini göklere çıkarmayın yine 2-3 puştun gazına gelip.
ayaklarımız yere bastığı sürece güzel günler yakındır. hatalar, yenilgiler vardı, bundan sonra da olacak. aslolan fenerbahçe'dir her zaman. sevdanızı ona adayın. kişiler ona olan sevdamızın sadece pencereleridir.
2 maç kazanıldı diye çok iyi kulüp diye adlandırılmaması gerekiyor. Bir Fenerbahçeli olarak ilk olarak söyleyeceğim şey bu. Alex kaosundan sandığımdan daha az hasarla ayrılmış gibi duruyorlar. Umarım başarı devam eder. 2 maçlık puan kaybından sonra "Alex nerede, Aykut istifa" naraları yükselmesin, başkan açıklama yapmasın istiyorum. Bu takımdan bu isteğimin de fazla olmadığına inanıyorum.
sayın başkanımız takımımızı o kadar sahiplenmiş ki çocuklarına miras olarak bırakacak her halde..
(bkz: kadın taraftardaki alex aşkı)

bu oyunda duygusallığa yer yok.
genellikle Fenerbahçe taraftarları dışında adı duyulduğu an küfür edilen bir kulüptür. Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biridir.
Türkiye'nin en büyük kulüplerinden biridir. Fakat son zamanlarda yaptıkları unvanlarını hak etmiyor.
alex de souza'yı göndermekle kısa vadede kriz yaşayarak daha uzun vadeli bir krizin önüne geçmiş ve doğru karar almış kulüptür.
buraya kadar tanımdır.
bundan sonrası da bu mevzuda benim yorumumdur. alexspor'u tutanların pek hoşuna gitmeyebilir.
önemli değil zaten çünkü ben fenerbahçe'liyim.
alex de souza denilen adam tam bir profesyoneldir. en azından 8 yıl kaldığı sürede bunu gördük. kendine iyi bakmak, aile hayatı vs.vs.vs. kısmına girmiyorum, orası zaten profesyonellik adı altında ve kapsamındadır.
basın toplantısını 3 kez dikkatle seyrettim internetten.
bir kere kesinlikle futbol oynamak niyetinde ve fenerbahçe'nin bu durumda buna müsaade etmemiş olmasına kızgın ve bütün söylediklerini de söylemiş değil aslında, yani söylese daha fazla sıkıntı yaratacak şeyler söyleyebilir, psikolojik tahlilde bunları gözlemliyorum vücut dilinden. ama buraya o kadar çok alışmış ve kanıksamış ki, belki bir gün bir şekilde (hoca olur, başka bir konum olur bilemem) dönebileceğini de düşünerek özellikle altını çize çize kimseyle şahsi sıkıntısı olmadığını belirtiyor.
ki olması gereken de budur zaten.
adam ben daha bitmedim diyor ve oynamak istiyor buna da sonsuz saygı duyuyorum. tek tek bahsettiği konularda da adı geçen kişilerle yaşadığı diyaloglar arasında bir tek ali yıldırım ile olanında kendisine yanlış yapılmış ve tabi 7 eylül'de yapılacak olan toplantı konusunda fenerbahçe'nin ona bir daha geri bildirimde bulunmaması en büyük yanlış, bu da kulüp adına.
kendisine gelince formaya hizmet ettiği süre boyunca gerçekten hem fedakar hem de profesyonel anlamda aldığı paranın karşılığını vermiş ve tabi tribünlerin sevgilisi olmuş, ve bunun çok çok iyi bir şekilde farkında.
bunların dışında muhtemelen 8 yılda aldığı para ortalama 2,5 milyon euro ile hesaplarsak 20 milyon euro. yani iyi bir para, belki de fazlası var. fazlası kısmı hiç mühim değil zaten sonuna kadar haketti çünkü bu parayı.
düşünceleri ne olursa olsun ve/veya kendisine sorulduğunda söyleyen biri, bunu da defaten belirtti, vakti zamanında söylemiş gereken yerlere gerektiğinde veya ona danışıldığında.
bazen iyi bazen kötü olan bir şeydir bu hayatın genelinde. sadece futbol olarak bakmaz isek.
kendi hatalarına da değindi ve bunları da açık yüreklilikle söyledi. buradan çıkarılacak sonuç ise; hatalarımız da sonumuzu belirliyor hayatta, ki bu her zaman çok çok çabuk gerçekleşmeyebiliyor. bazen de bunlar eski defterleri, sümen altı edilmişlikleri tekrar ortaya çıkarıp bu süreci ivedileştiriyor.
tıpkı kendisinde olduğu gibi.
çünkü aykut kocaman'ın onu daha 2 sene evvel takımın içinde kalmasını sağladığını da kendisi itiraf ediyor teşekkürü ile birlikte. kafalarının da uymadığını söylüyor aykut kocaman ile. bu yeni bir hadise de değil. nasıl alex kendi hesabını 2 yıl daha futbol oynamaya kurmuş ise, aykut kocaman da bu takımın geleceğini, yani yakın kısa vadedeki geleceğini alex de souza olmadan hayal etmiş ve bir teknik adam olarak bunu kurgulamış kafasında. ama ondan da son raddeye kadar faydalanmayı da bırakmamış. ilk geldiği sene de bu niyette idi ama dediğim gibi alex gibi bir adam öyle kolay kolay gönderilemez, bunu her hoca da yapamaz/yapamazdı.
bu konu çok net ve açık.
daha önce de dediğim gibi alex de souza gibi bir adam zaten hiç bir toprak üzerinde bir kalemde silinebilecek bir adam değil, hele ki verimliliği gayet iyiyken. ama şimdi şartlar değişti ve verimliliği zaten en üst seviyede değil veya o değerlere yakın değil teknik adamın kafasında da, hal böyle olunca onu da gözden çıkartmak daha kolay olacaktı ve oldu.
kendi aralarında vaslui maçı öncesi karşılıklı birbirlerine düşüncelerini söyledikleri zaman muhtemelen hiç kibar değillerdi diye tahmin ediyorum. bunu tartışma esnasında karşılıklı küfür/kafir olarak algılamayın, sadece kendi gerçeklerini dile getirirlerken acımasız olduklarını düşünün. bu kadar basit.
ve daha önce de bahsetmiştim bu konudan; eğer başkan alex'i kovduğunda aykut kocaman buna karşı çıkıp engelledi (ki engellemiş) ise bunda o kimsenin beğenmediği aykut kocaman'ın empati kurabilme kabiliyeti de vardır. çünkü bir benzerini kendisi bundan 18 sene evvel yaşadı ve o konu hakkında asla ağzını açıp konuşmadı bile, zannediyor musunuz ki aykut hoca alex'ten daha az fenerbahçe'li???
iyi düşünün bakalım, sadece objektif bakarak. bence hiçte değil, sapına kadar fenerbahçe'lidir aykut kocaman da.
o sebeple oldukça iyi empati kurabilen bir adamdır demiştim aykut kocaman için ve bunda da haklı olduğumu düşünüyorum.
isteyen istediği gibi düşünebilir bu konuda, burası benim fikrim arkadaş.
başkanın hava limanında yaptığı kızgın, öfkeli, alelacele, kısmen gereksiz/basit detayları öne süren açıklaması ve samet güzel'e ısrarla teyit etmesi yönündeki telkinler ne kadar amatörce ise, alex de souza'nın yaptığı basın toplantısı sonrası yapılanlar da bir o kadar doğru ve profesyonelce kulüp adına.
çünkü işin uzatılması hem basına malzeme hem de taraftarın çok çok sevdiği bir adama kulüp içerisinde ileride alabileceği başka görevler adına kapıların kapatılması olasılığını da arttırabilirdi. bu da taraftarı bir kez daha üzmek demek olurdu en nihayetinde ve tabi taraftarın algıladığı açıdan bakıldığında da yönetime ve teknik heyete kızgınlıklarını da arttırabilirdi önümüdeki "x" bir süreçte.
sonuç olarak bir karar alınmış ve bu karar uygulanmıştır. ben kararın doğru olduğuna inananlardanım, şekli ve detayı ile ilgili düşüncelerimi de yazdık. salt alex'in gitmesi anlamında karar bence doğrudur. bu vesile ile böyle bir karar mevcut takım içerisindeki bütün oyuncularında aklını başlarına toplamaları için bir vesiledir. artıdır bana göre. teknik ekip açısından da öyle ve bunu belli bir zaman içerisinde de anlayacağız ve göreceğiz teknik ekip kendi işine "kendince" daha az problem ile devam edeceği için. çok uzun oldu biliyorum ama forumlarda, basının gazladıklarından ve yazılanlardan gördüğüm kadarı ile de taraftar kızgın, hem başkan hem de teknik heyete. oysa aslolan fenerbahçe'dir demiştik en başından beri. ve yine yanı kanaatin arkasındayız. başkan da gider, aykut hoca da, alex de souza da. kimse kalmaz, kalan taraftarlardır. kulübün gerçek sahipleri, ki bunu defalarca gösterdik bugüne kadar. madem her detayı bu kadar iyi takip eden biri alex de souza, bu süreci de iyi takip etmiştir. en azından kendi söylediği şekliyle kişisel problemi olmadığı bir hocasının basın tarafından "kendisi" üzerinden bu kadar ipe sapa gelmez söylemlerle eleştirildiği, yerden yere yere vurulduğu ve dahi hocalığının tartışıldığı konusuna da girebilirdi ama girmedi, çünkü o da sadece kendi penceresinden bakıyor olaya ve bakmak durumunda. bu kısmı da tıpkı kulübün iç bünye (kol kırıldı ama yen içinde kalmadı) detaylarını kısmen de olsa açığa çıkardığı gibi kendisinin "büyük" hatalarından biridir ve eleştirilmelidir haliyle. filmi kestirip atan bence ona ne olursa olsun yine de yaklaşma niyetinde olan bir aykut hoca değildir, alex de souza'nın ta kendisidir. ve kararırını kendisi vermiştir. bu saatten sonra ona teşekkürler, başarılar ve iyi yolculuklar dilemek düşüyor biz taraftarlara ve tabi teknik ekibe ve aykut kocaman'a da güvenmek ve arkasında durmak. görsel ve yazılı basındaki karakter yoksunlarının istediği değil, istemediği yönde.
aslolan fenerbahçe'dir ve yolumuz açıktır. bu yazıya da tarih düşün!
karamürsel sahilleri/11.10.2012
editasyon: imlalar düzeltildi.
http://webtv.hurriyet.com...ziz-yildirim-taklidi.aspx

ilgili videoda görüldüğü üzere başkanlarını tiye alacak kadar özgür ruhlu taraftara sahip, eleştiriye açık camia.
kronik sakatlığı bulunan yabancı bir futbolcu için 10 milyon euro bonservis parası bayılan kulüptür.

yanılmıyorsam futbolcuya ödeyeceklerini taahhüt ettikleri toplam ücret de yine 10 milyon euro civarı bir rakamdı.

sırf şike olayları gündemden biraz düşsün diye böyle gerzekçe bir olaya imza atmaya ne gerek vardı? üstelik sakat bir adam için. hadi 3-4 milyon euro olsa neyse de.. ortadaki miktar 20 milyon euro!

(bkz: enayilik nedir neye denir)
galatasaray'ı kadıköyde en son 2009 yılında yenmiş takım..
https://pbs.twimg.com/med...A5qS-FeCEAANRTD.jpg:large
şikeci bir kulüp.

onuru sorgulanabilecek bir kulüp.
Limasol karşısında tam destek vermemiz gereken temsilcimiz.
yarın ted ankara koleji, hafta içi ise real madrid ve ael limassol'ü dize getirecek olan: "dünyanın en büyük spor kulübü"
siz her ne kadar anlamak istemeseniz de biz bir futbol takımından ibaret değiliz:
basketbolda (erkek-kadın) euroleague top 16'nın gediklisi olmuş bir takım.
voleybol kadınlarda cev şampiyonluğu, dünya şampiyonluğu, dünya üçüncülüğü.
voleybol erkeklerde cev'in abilerinden bir takım ve alınan 3 kupa.
masa tenisinde ettu cup.
atletizmde olimpiyatlara yollanan onlarca sporcu.
boks, yüzme, yelken şampiyonlukları.
ve daha sayamadığım yüzlercesi...
dünyada başka bir kulüp daha var mıdır ki yarıştığı her branşta liderliğe oynasın ve sürekli gündemde olsun?
fenerbahçe'yi aziz-aykut-alex'ten ibaret sananlar için...

şu da eskilerden;
http://www.fenerbahce.org...ID=97&ContentID=10505

rüyanızda bile gö-re-mez-si-niz!
taraftarlarının türk ve kktc bayrakları ile stada gelmesini istemeyen ve bunun için taahhüt isteyen kulüp.
(bkz: türk ve kktc bayrağı açmayacağımı taahhüt ederim)

işte bunlar hep seks...
beceriksiz ve adaletsiz teknik direktörüyle gençlerimizi yiyen bir takım.

olası bir gençlerden kurulu 11: mert/ertuğrul - okan hasan serdar özgür - gökay salih sezer - recep niyaz berk elitez beykan

ertuğrul: geçen sene samsun'da harikalar yaratmıştı, şimdi kayseri'de kiralık.

mert: volkan abisinden kaleyi devralmak için bekliyor, uzun lafın kısası çürüyor.

okan: oynadığı 2 maçta gökhan gönül'den daha iyi oynadı, kesmesi gerekirdi; aykut kocaman adaleti buna izin vermedi. hocasıyla tartıştı, önce kayseri'ye gitmişti şimdi ise salih alınırken buca'ya verildi.

hasan: geleceğin luganosu, şimdi giresunspor'da.

serdar: kayseri'de ilk 11 oynuyordu, şimdi 4. stoper; bekir'den bile kötüymüş de haberimiz yokmuş.

özgür: altyapıdan yetişip özer için ankaraspor'a verilmişti, sonra geri alındı; özer kasımpaşa'ya gitti, kendi kulübede bile değil tribünde çürüyor.

gökay: emre'nin yokluğunu doldurabilecek bir altyapı oyuncusu, vücudunu kullanmayı da öğrenmeye başlamıştı birkaç maç sonunda; sonra selçuk&christian formayı ondan kaptı(!) - şimdi manisaspor'da.

sezer: eskişehir'den almak için çok uğraştık, ilk 11de başladığı bir maç olmadı - ilk 18e bile giremiyor; antep maçıydı sanırım, ısınmadan oyuna girip 2 dakika sonra sakatlanıp sezonu kapatmıştı.

salih: transfer döneminde beşiktaş'la kapışılıp 1.5 milyon+okan karşılığı alındı, topuk yaylası'ndaki performansıyla herkesin gözüne girmişti; ama ilk defa bu hafta 18e girebildi.

berk elitez: pozisyon konusunda çok iyi, teknik olarak ise ortalamaydı; fiziğini geliştirse sow'un yerine oynayabilecek güçlü bir santrafor olabilirdi - şimdi Bandırmaspor'da.

recep niyaz: 85. dakikada hoşgeldin ve genç semih'in yerine kendisini oyuna sokacak bir teknik direktör için her gün dua ediyordur büyük ihtimalle.

beykan: fenerbahçe ve milli takım alt kademelerinde harikalar yaratıyor, henüz A takıma alınamadı.

fenerbahçeliyim, ama bu şu çocuklara yazık olduğu gerçeğini ne yazık ki değiştirmez.
--spoiler--
maçları oynamadan belli olur netice
günahların takımı seçildin fenerbahçe
--spoiler--
Neden FENERBAHCE ?Neden Fenerbahçe ?? Neden sevdin Fenerbahçe'yi ? " dediklerinde bi sebep bulamadım. Sevdim işte ! Doğuştan. Sarı dediler lacivert döküldü dilimden. Kimsenin peşinden gitmedim. Kendim öğrendim sevmeyi. Ben büyüdükçe Fenerbahçe de büyüdü. Kazandıkça değil , kaybettikçe daha çok sevdim. Kötülediler daha çok sevdim. Başka takımlardan bahsettiler daha , daha çok sevdim. Bazen yaş oldu gözümde damla damla , bazende tebessüm dudaklarımda. Kaybettiğimiz maçtan dönerken çekmedim montu üzerime hepsine inat gururla taşıdım formamı. Atkım hep boynumdaydı. Baş ucuma koydum uyudum , gözyaşımı sildim. Ertesi günü yine giydim formamı , artistlik olsun diye değil , kaybettiğimizdedaha çok sevdiğim için ! Aldırış etmedim ya da çıkarmadım , ne yüzle giyiyorsun hala bu formayı dediklerinde...Aksine göstere göstere giydim. Ben Fenerbahçe'yi kazanıyor diye sevmedim. Menfaat için düşmedim yollara. Hangi takımlısın dediklerinde sırf cevabım olsun diye gönül vermedim. Ben Fenerbahçe'yi çıkarsız , karşılıksız sevdim. Kıskandım bazen Kadıköy'ü... Havasını içine çeken insanları. Milyonlarca kişi omuz omuza kıskandım. Ağladım saatlerce hıçkıra hıçkıra. Sevdim işte ötesi yok...Fenerbahçelinin öyküsü bir aşk hikayesine benzer gözyaşlarının eksik olmadığı. mutluluktan da ağlarsınız üzüntüden de.. ama her damlası, duyduğunuz sevgiyi biraz daha artırır. ve her Fener bayrağına sarılı tabutu görüşümde anlıyorum ki Fenerbahçeli ölürken bile terk etmez aşkını...
Son donemde yoneticilerinde gözle görülür bir dikkatsizlik ve sacmalama bas göstermiş kulüp. Meireles'i CL'den sonra transfer eden futbol takımının ardından Kim'in belgeleri de Dunya Kulüpler Şampiyonası'nda 3. olduktan sonra hazırlanabildi. (bkz: Salak yemin ederim gerizekali bu cocuk)

Meyreleşsporluyum.
ilk kurulduğunda sarı-beyaz renklere sahip olup zaman içerisinde sarı-lacivert renklerle temsil edilen spor klübüdür. Başkanı Aziz Yıldırım'dır, kuruluş tarihi 1907'dir. Türkiye'de en büyük futbol bütçesine sahip klüptür.
meyve veren ağaç taşlanır takımı.
ezeli rakibi galatasaray'ın her dalda gerisindedir.

kanımca müzesindeki kupa sayısı en fazla beşiktaş'ın aldığı kupa sayısı kadardır.
1959'dan önceki verilerinde bi adet 7-0 bulunan takım.
kocası için buradan; (bkz: galatasaray)
Bursaspor'un bile 0 çekmeden döndüğü organizasyonda 0 çekebilen türk futbol lekesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026