bugün

/262
zaman tünelinin beni hala esir alamadığı site. direniyorum arkadaş.
fotoğraf kısmına reklam almaya başlayan sosyal oluşum. düğün masraflarını karşılayamayıp borca girdi herhalde ki böyle bir şeye kalkıştı mark.
bir çok facebook kullanıcısının bir boka benzetemediği dandik bir yenilik diyebilirim.

'artık zaman tünelindesin' ibaresiyle karşılaştım bugün. sen geçmedin biz seni geçirdik gibi bir şey oldu bu. boş durur muyum hemen bu bir boka benzememiş diye şikayet ettim. sana mail gelmesi lazım dediler sonra hemen, açıp bakmadım tabi. sonra bakarım.
çok enteresan şeylerin döndüğü platform.

bazen yıllardır arkadaşlık yaptığım insanları tanıyamıyorum. gerçekte inanılmaz mütevazi ve utangaç bildiğim kız 5678 tane foto yükleyip "aşklarımla antalya'daaa bilmemne oteldeeee tatil keyfiii" isimli bir albüm oluşturuyor. fotoğraflara bakıyorum. birbirinin hemen hemen aynısı 1000 tane poz görüyorum. iyi tamam, istiyor canın, koyuyorsun. ufak bir oğlu var. gayet sempatik, şirin bir çocuk. her çocuk gibi biraz çılgın, biraz yaramaz. çocuk yani daha hatta bebek, altına sıçııyor filan. hemen kumda oynarken fotoğrafları yükleniyor. "bu çocuk bambaşkaaa yaa, çok farklı olacak" diye açıklama ekliyor. bakıyorum kumdan yaptığı şeylere gayet her çocuk gibi normal kum aktiviteleri. öyle bir hırsla onunkinin en farklı olduğunu gösterme sevdası. ya sanki kendin dünyanın en enteresan insanısın be arkadaşım diyemiyorum işte. hayır farklı olmasa nolacak, çocuk ya, sevimli, sempatik, eğlenceli. o anın, onun normal bir çocuk olmasının tadını çıkarsana. yok, en farklısı o olacak.

eskiden pikniğe gidildiğinde mangal yakacaksa eğer insanlar, mangal yakmadan piknik yapan insanlardan daha uzağa konuşlanmaya çalışırlardı. kafa, mantık buydu yani. şimdi iki sevgili birer pirzola tutuşturmuşlar ellerine, ısırırken fotoğraf çekip bunu gösteriyorlar insanlara. pirzola ısırırkenki anı fotoğraflamayı geçtim, insanlara ifşa etmeyi gerekli görecek bir sevgili çöpe atılmalıdır, hatta onunla attığın poşete yazık olur.

kahve, film, klimaa şeklinde yazdığın gibi mi o hayatın fadimeciğim? üzümleri ne zaman kesiyorsunuz? ondan haber yok ama değil mi? kordon keyfi yazdığında kpss testi çözüp memurluk hayalleri kurduğunu da biliyorum hüsamettin.

ee o zaman kapat diyenlere peşinen gelsin, çok sağlam hayvan sahiplendirme akışının da döndüğü yerdir ayrıca. sayesinde kör, hasta kedilere, topal köpeklere kucak açan bir sürü iyi insan tanıdım. en azından iyi bu tarafı vardır, o iyi tarafı da zamanında beni büyük dertlerden çekip almaya yaramıştır.
bir arkadaşınızın durumuna yorum yaptınız ve başkaları da sizden sonra yorum yapınca sürekli bildirim geliyor ve bundan gına mı geldi?

hala haberdar olmayanlar için:

(bkz: gönderiyi takip etmeyi bırak)
halka arz edildikten sonra 34 milyar zarar eden, hisseleri ise yüzde 38 düşen şirket.

insanları sıkmaya başladı ve yavaş yavaş eriyip gidiyor göz önünden.
ilkokul ve lise çağı çocukları, yaşlı sapıkları, abazaları, emo'ları, ergen psikolojisinden kurtulamamış tipleri, arsız bela hayranları, karı kız arayanları, evde kalmışları barındıran arkadaşlık sitesi.
en iyi dönemini arkada bırakmıştır.
insanı zaman zaman fazla önemsemesi sonucu üzen sanal ortam.

albüm yüklemişsinizdir, aradan 2 gün geçer ama beğenen ve yorum sayısı sadece 2 dir . iki.
oysa ki listenizdeki bir bayan gına gelmiş bir özlü söz yazar. 20 beğeni 10 yorum alır iyi ama erkek
olmak demek sanal da olsa ezilmek mi demektir yahu!
(#16383585).

profilde kullanıcı paylaşmış gibi saçma reklamlar çıkan sosyal paylaşım sitesi.

iyice bok oldu amk.
an itibarıyla:

--spoiler--
Üzgünüz, mesajlara geçici olarak ulaşılamıyor. Lütfen birkaç dakika sonra tekrar dene.
--spoiler--
artık yavaş yavaş kullanıcıların ilgisini kaybettiği sosyal ağ platformu'dur. zaman tüneli dediğimiz illeti artık zorunlu yapan, nasıl bir mantıksa insanların istemediği bir uygulamayı kendi kararlarıyla uygulayan ilginç site, fakat maaşları çoktur, o konuda ustalar. google+ 'nın veya so.cl'nin yakında onu geçmesini istediğim sosyal ağ sitesi'dir.

(bkz: mark zuckerberg)
--spoiler--

terör örgütü pkk'nın son kurbanı dünyaca ünlü sosyal paylaşım sitesi facebook oldu. pkk'ya yakınlığıyla bilinen amed hack team, dünyaca ünlü türk firmalarının facebook'taki grup sayfalarını hackledi. facebook'taki açık bu kez türk firmalarını yaktı! dün akşam saatlerinde başlayan saldırı gece boyu devam etti. saat 23'te yaklaşık 20 firma
nın facebook'taki resmi sayfaları birer birer hacklenirken,
terör örgütünün propagandası yapıldı. hacklenen firmalar arasında teknosa, ülker, nokia türkiye, garanti bankası, ttnet, ttnet müzik, kanal d gibi isimler yer alıyor. profil fotoğraflarını değiştiren ve terör örgütünün propaganda fotoğrafları paylaşılan sayfalar, birer birer yayından kaldırılırken, firmalardan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. ayrıca d-smart'da alt yazı geçti. anonymus grubu bahsettikleri işlemi gerçekleştirdi facebooka saldırı yapılıyor ve 24 saat içerisinde facebooku tamamen ele alıcaklarını açıkladılar . şuan 4.543.222 facebook sayfasında üye düşümü yaşanıyor ve çoğu profil kapatılıyor .

--spoiler--

öyle diyolla.
son zamanlarda feysbuk camiasında hep dikkatimi çeken bir homo sapiens çeşidi var: süslü genç kadınlar. hığaaa! adeta çok korkunç.

bakın şimdi bu kadınların arasında öyle çok iyi tanıdığım biri, yakın arkadaşım falan yok. o yüzden rahat rahat atıp tutmanın keyfine vararak haklarındaki ilk tahminimi yürütüyorum: inanılmaz kemalistler. "hmm evet atatürk çok iyi bi liderdi. tamam evet bazı kusurları olduğunu kabul ediyorum ben de, ama her şeyden önce adam gibi adamdı" diyolar mesela çaylarından hüürp diye bir adet yudum alırken. siyasete olan ilgileri birbirlerinin atatürk hakkındaki bilgilerini onaylamak ve akp'nin yem olarak attığı gündemler ile ilgili konuşmaktan öteye gitmiyor.

bir diğer tahminim ise modern müslüman oldukları yönünde. "yani evet ben de kapanmayı düşünmüyorum ama orucumu tutarım" gibi sağlam prensipler eşliğinde "namaza başlamak zor geliyo" gibi minik çılgın itiraflarını da duyabiliyoruz. arkadaşları ve onların eşleri falan böyle hep birlikte mutlu çiftler camiası olarak iftar yemeklerine gitmek vazgeçilmez hobileri arasında yer alıyor. bütün bu islamic activities esnasında da tabii ki katmanlar halindeki rujları ve en siyahından rimellenmiş, kalemlenmiş, bir de üzerine etrafı bembeyaz parlatılmış -pardon "aydınlatılmış"- gözleri ile dikkatleri üzerlerine topluyorlar. yahu ne hınzırlar!

bizim hınzır lady'ler iftar sofralarının fotoğraflarını, sağolsunlar, feysbuk ortamlarına anında aktarıyorlar. bazıları smart phone camiasında iphone ustalığından bizi mahrum bırakarak, gözlerimizi blackberry'nin çözünürlüğü düşük ve renkleri soluk olan fotoğraflarına mahkum ediyor. öte yandan iphone kullanıcısı modern islamic hanım kadınlarımız ise hd peynir-pide-hurma ve envai çeşit yiyeceğin bir arada bulunduğu iftar sofralarını biz takipçilerine hediye ediyorlar. yippiee!

bu genç kadınların yiyecek ile alakalı aktiviteleri tabii ki ramadan the mobarek ile sınırlı değil. kendileri sultan olmayı henüz başaramamış olan diğer 11 ayda da gayet aktif performanslarıyla sosyal medyada göz dolduruyorlar. bu aktivitelerden beni en çok büyüleyeni icra ederlerken çok eğlendiklerini tahmin ettiğim ev buluşmaları.

ev buluşmalarında belli kurallar var. gözlemlerim sonucu öğrendiğim bu kuralları elbette ki sizle de paylaşma inceliğini gösteriyorum. hooop:

ilk kuralımızı duyunca animelerdeki gibi kafanızın etrafında ışık hüzmeleri belirircesine sevinip hızlı ve minik alkışlar eşliğinde "hihihih" demelisiniz. hazır mısınız? söylüyorum: topuklu ayakkabı giymek zorunlu! hihihih!

topuklu ayakkabıya eşlik edecek olan görüntü ise sonraki kuralları beraberinde getiriyor: çok aşırı şık olmak mecburi, saçları yapmak ise kaçınılmaz. ağır makyaj da "makyaj yapılmaz, makyajlı doğulur" prensibini hatırlatırcasına hep orada, tıpkı bir maske gibi, sinsice sırıtarak bize saç spreyi kokulu perçemlerin arasından bronz bronz el sallıyor.

kekler pişiriliyor, poğaçalar yapılıyor, börekler, kısırlar, patates salataları derken sizin de burnunuza o tanıdık koku geliyordur eminim: ALTIN TOPLANTISIII! fakat küçüklüğümüzde annelerimizin düzenledikleri altın toplantılarından farklı olarak, şimdikiler sofra fotoğraflarını "ihih ihih" nidaları eşliğinde sanal mecralarda paylaşma özgürlüğüne sahipler.

benim kuşağımın organize ettiğini düşünürsek, bu ev buluşmalarında henüz bende travmalar yaratan poşette terlik getirme yaşı gelmediğini farketmemiz uzun sürmez. tam olarak bu nedenle çekilen fotoğraflarda ayaklar, annelerimizin fotoğraflardaki "belki büzersem fotoğrafta çıkmaz" umuduyla eciş bücüş olmuş ayaklarından farklı olarak, o topukluların içinde birer başrol oyuncusu edasıyla son derece estetik ve son derece ön planda olmak zorundadır. yanyana bir duvarın önüne dizilerek çektirdikleri bu şirin pozları bir de kendilerinden dinleyelim: "ay ben çok çirkin çıkmışım ama sen çok tatlı çıkmışsın yaaa bitaneeem"

tamam bu kadar dinleme yeter. beynim sulandı. ne uzun konuymuş, yaz yaz bitmedi. neyse işte özet olarak bunlar bi de böyle inanılmaz evlenme meraklısı ve hayatlarını evlilik müessesesi planları çerçevesinde kuruyorlar. ve işte tam bu noktada benim de onların karşısına geçip ŞLAAAK! diye fotoğraflarını çekmekten başka bir seçeneğim kalmıyor.

selam ahali, ben geldim, beni de aranıza alın. topuklu ayakkabı giyemem ama çok güzel makyaj yaparım. valla bak.

hadi öptüm sizi poğaçalarınızdan.
kimi ne göre çağımızın en büyük hastalığı kimi ne göre de insanları sosyalleştiren bir oluşum bana kalırsada insanları asosyalleştiren hayattan kopmasını sağlayan internet sitesi siz siz olun günde 2 saatten fazla facebook'ta vakit harcamayın
atilan tum camurlar ve eziklemelerin beni baglamadigi sosyal olusumdur. facebook u kisisel blogum olarak gormekte ve kullanmaktayim. olmasini istediklerim benimle, gormek istediklerimi takipteyim. insanoglunun en buyuk yaralarindan biri olan anlatmak ve anlasilmak kaygisini evet yasiyorum. yazarak, resimler ve videolar paylasarak ve habersiz olduklarimdan haberdar olarak azcik soluklaniyorum .
bir süredir facebook insanlarından değilim. Hiç kimsenin samimi olmadığı bir yerde ne işim var düşüncesiyle arkadaşımdan şifremi değiştirmesini, hesabımı dondurmasını, şifreyi ne şartla olursa olsun vermemesini rica ettim ve kurtuldum. Aynı işlemi twitter, tumblr, myspace için de gerçekleştirmiş bulunmaktayım. Bir kaç hafta oldu hiç aramıyorum, kafam çok rahat sanki çocuk büyütür gibi hergün uğraşmak zorunda hissetiğim bağımlılıklarım yok artık. Herkese tavsiye ederim. Bu amacını aşan ticari ve siyasi siteden kurtulmalarını. iNsanlar hangi kafayla bulundukarı yeri, fotoğraflarını, yediklerini, içtiklerini, aşklarını herkese açıyor hiç anlamıyorum. Tam anlamıyla medeniyet canavarlığı. TEkkonoloji yozluğu.
gerçektende booku çıkan sitedir, beğen kelimesini gördüğüm zaman midem bulanıyor artık, müslümansan beğen, annesini seven paylaşsın, şehit annesini beğenmeyen bizden değildir(6 senelik kullanıcıyım ağzım açık kaldı söyleyecek laf bulamadım), beğen bak ne olacak... yeter lan yeter! sonunda eminönü işportacısına döndü site, rağbet olunca böylemi olması gerekir, birde bunları beğenenler var zaten artık camiye döndü örnek: akşam namazını kılanlar beğensin biraz daha giderse burakacağım sitedir.
Mark adını değiştirip feysbık-ı izdivaç yapsa çok daha hoş olur.
az önce şöyle bir şey gördüğüm site.

bir fotoğraf paylaşılmış. bi bebek var. her tarafı mosmor. yoğun bakımda. şöyle denmiş:
*
------Yardim Kampanyasi------

1 Begen = 4 TL
1 Paylasim = 10 TL

LÜTFEN DUYARLI OLALIM :(

ulan gerçek değil di mi bunlar? ne acayip bir site teallam.
(bkz: Katherina Losse)
twitter akımıyla beraber küresel olarak popülaretesini kaybeden sosyal ağ.
bagimlilik yaratan asosyallesmede buyuk payi olan abaza yuvasi nalet sitedir.
gerileme dönemine girdiğini düşündüğüm site. dağılma dönemine kendisine karşı güçlü bir rakibin çıkmasıyla oluşacaktır.
populerliğini ve verdiği keyfi yitiren, çok uzun süre için dondurduğum sosyal paylaşım sitesi.
© copyright 2005 - 2026