bugün

facebook

son zamanlarda feysbuk camiasında hep dikkatimi çeken bir homo sapiens çeşidi var: süslü genç kadınlar. hığaaa! adeta çok korkunç.

bakın şimdi bu kadınların arasında öyle çok iyi tanıdığım biri, yakın arkadaşım falan yok. o yüzden rahat rahat atıp tutmanın keyfine vararak haklarındaki ilk tahminimi yürütüyorum: inanılmaz kemalistler. "hmm evet atatürk çok iyi bi liderdi. tamam evet bazı kusurları olduğunu kabul ediyorum ben de, ama her şeyden önce adam gibi adamdı" diyolar mesela çaylarından hüürp diye bir adet yudum alırken. siyasete olan ilgileri birbirlerinin atatürk hakkındaki bilgilerini onaylamak ve akp'nin yem olarak attığı gündemler ile ilgili konuşmaktan öteye gitmiyor.

bir diğer tahminim ise modern müslüman oldukları yönünde. "yani evet ben de kapanmayı düşünmüyorum ama orucumu tutarım" gibi sağlam prensipler eşliğinde "namaza başlamak zor geliyo" gibi minik çılgın itiraflarını da duyabiliyoruz. arkadaşları ve onların eşleri falan böyle hep birlikte mutlu çiftler camiası olarak iftar yemeklerine gitmek vazgeçilmez hobileri arasında yer alıyor. bütün bu islamic activities esnasında da tabii ki katmanlar halindeki rujları ve en siyahından rimellenmiş, kalemlenmiş, bir de üzerine etrafı bembeyaz parlatılmış -pardon "aydınlatılmış"- gözleri ile dikkatleri üzerlerine topluyorlar. yahu ne hınzırlar!

bizim hınzır lady'ler iftar sofralarının fotoğraflarını, sağolsunlar, feysbuk ortamlarına anında aktarıyorlar. bazıları smart phone camiasında iphone ustalığından bizi mahrum bırakarak, gözlerimizi blackberry'nin çözünürlüğü düşük ve renkleri soluk olan fotoğraflarına mahkum ediyor. öte yandan iphone kullanıcısı modern islamic hanım kadınlarımız ise hd peynir-pide-hurma ve envai çeşit yiyeceğin bir arada bulunduğu iftar sofralarını biz takipçilerine hediye ediyorlar. yippiee!

bu genç kadınların yiyecek ile alakalı aktiviteleri tabii ki ramadan the mobarek ile sınırlı değil. kendileri sultan olmayı henüz başaramamış olan diğer 11 ayda da gayet aktif performanslarıyla sosyal medyada göz dolduruyorlar. bu aktivitelerden beni en çok büyüleyeni icra ederlerken çok eğlendiklerini tahmin ettiğim ev buluşmaları.

ev buluşmalarında belli kurallar var. gözlemlerim sonucu öğrendiğim bu kuralları elbette ki sizle de paylaşma inceliğini gösteriyorum. hooop:

ilk kuralımızı duyunca animelerdeki gibi kafanızın etrafında ışık hüzmeleri belirircesine sevinip hızlı ve minik alkışlar eşliğinde "hihihih" demelisiniz. hazır mısınız? söylüyorum: topuklu ayakkabı giymek zorunlu! hihihih!

topuklu ayakkabıya eşlik edecek olan görüntü ise sonraki kuralları beraberinde getiriyor: çok aşırı şık olmak mecburi, saçları yapmak ise kaçınılmaz. ağır makyaj da "makyaj yapılmaz, makyajlı doğulur" prensibini hatırlatırcasına hep orada, tıpkı bir maske gibi, sinsice sırıtarak bize saç spreyi kokulu perçemlerin arasından bronz bronz el sallıyor.

kekler pişiriliyor, poğaçalar yapılıyor, börekler, kısırlar, patates salataları derken sizin de burnunuza o tanıdık koku geliyordur eminim: ALTIN TOPLANTISIII! fakat küçüklüğümüzde annelerimizin düzenledikleri altın toplantılarından farklı olarak, şimdikiler sofra fotoğraflarını "ihih ihih" nidaları eşliğinde sanal mecralarda paylaşma özgürlüğüne sahipler.

benim kuşağımın organize ettiğini düşünürsek, bu ev buluşmalarında henüz bende travmalar yaratan poşette terlik getirme yaşı gelmediğini farketmemiz uzun sürmez. tam olarak bu nedenle çekilen fotoğraflarda ayaklar, annelerimizin fotoğraflardaki "belki büzersem fotoğrafta çıkmaz" umuduyla eciş bücüş olmuş ayaklarından farklı olarak, o topukluların içinde birer başrol oyuncusu edasıyla son derece estetik ve son derece ön planda olmak zorundadır. yanyana bir duvarın önüne dizilerek çektirdikleri bu şirin pozları bir de kendilerinden dinleyelim: "ay ben çok çirkin çıkmışım ama sen çok tatlı çıkmışsın yaaa bitaneeem"

tamam bu kadar dinleme yeter. beynim sulandı. ne uzun konuymuş, yaz yaz bitmedi. neyse işte özet olarak bunlar bi de böyle inanılmaz evlenme meraklısı ve hayatlarını evlilik müessesesi planları çerçevesinde kuruyorlar. ve işte tam bu noktada benim de onların karşısına geçip ŞLAAAK! diye fotoğraflarını çekmekten başka bir seçeneğim kalmıyor.

selam ahali, ben geldim, beni de aranıza alın. topuklu ayakkabı giyemem ama çok güzel makyaj yaparım. valla bak.

hadi öptüm sizi poğaçalarınızdan.
© copyright 2005 - 2026