bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- ananı mı dinlersin karıyı mı7
- köy göçüren mantarı4
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar6
- millette manyak para var13
- esra'yı aç esra'yı8
- kemal sunal'ın en kötü filmi6
- sözlük kürdü54
- türkiyeli kahvesi5
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- sözlük sosyal medya mı4
- volkswagen passat5
- incil karakterlerinden hangisi size yakışır3
- cansu taşkın2
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- kitap okuyamamak4
- cam açık uyumak7
- sözlükteki halloween kavgası5
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- asgari ücret8
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- en gereksiz kurum2
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- ibb davasında üçüncü celse2
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- tuğla kitap okumak2
- biyoloji sınavı2
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- türklerin abartılmış bir ırk olması3
- ne olursan ol yine gel3
- yogartiksen4
- osman pamukoğlu14
- nev vs teoman3
- ismail kartal25
- arkadaş edinme yolları5
- türklerin ırkçı olması8
- ak parti2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- portekiz2
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- dem partili kezo3
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
gülüşün eklenir kimliğime şiirine başka bir tat veren mevsimdir. *
çoğularının aksine sevmediğim, sevemediğim ad'ım.
- ne çok benziyorsun adına... yada adın sana.
bu yüzdendir belkide. yağmurla güneşin seviştiği, gökkuşaklarının eksik olmadığı aydır ya eylül, medd-cezirlerin mevsimidir ya hani...
ben de biraz öyleyim sanırsam...
çok tuzlu bir denizim, her anım medd ve cezir...
- ne çok benziyorsun adına... yada adın sana.
bu yüzdendir belkide. yağmurla güneşin seviştiği, gökkuşaklarının eksik olmadığı aydır ya eylül, medd-cezirlerin mevsimidir ya hani...
ben de biraz öyleyim sanırsam...
çok tuzlu bir denizim, her anım medd ve cezir...
en güzel mevsimin adıdır eylül. eylülde aşklar daha bir romantik yaşanır. içinde eylül geçen şiirler en okunasılardandır. tatlıbir hüzün sarar insanın içini... ve sebepsiz korkularından arınırcasına huzurludur insan sararmaya başlayan ağaçları izlerken.
Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de
Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece
Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece
Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime
Ahmet Telli
Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de
Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece
Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece
Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime
Ahmet Telli
Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olarak geçen Mehmet Rauf eseridir. Aslında kendisinden önce Halit Ziya'nın romanlarında insan psikolojisi sağlam bir roman tekniğiyle desteklenerek verilmiştir. Ancak Mehmet Rauf bunu sanki bir adım daha ileriye götürür. Süreyya ile Suat'ın aşkı dönemine göre aile ahlakı ve diğer toplumsal şartlanmaların ötesinde ele alınır. Ona göre aşk doğal olandır. Evlilik daha çok sözleşmeye benzer. insanların yaşamlarını ne kadar düzene koyarsalar koysunlar bazı dürtülerin hep var olacağını hissettirir Mehmet Rauf. Taraf tutar. Yasak aşkın tarafındadır.
grup yorum' um düşünce dolu eseridir. ayrıca nejat yavaşoğulları da şarkıya katkıda bulunmuştur.
Suavi'nin yalıçapkını kasedinde yer alan anlamlı şarkısı. bir yaz gecesi oturup darbeleri düşündürür..
Beni çoktan aştı bu acı
düştü gözümden bin resim
oturup düşünüyorum
darbelerin tozunu
yaşadım diyorum ya ben sana
birikiyor umutlarım
kaldı tortuları
en güzel anıların
eylül geçmiş kapımızdan
süpürmüş kalıntılarını ışıkların
o güneş parlıyor hala
ay yine bizim*
Beni çoktan aştı bu acı
düştü gözümden bin resim
oturup düşünüyorum
darbelerin tozunu
yaşadım diyorum ya ben sana
birikiyor umutlarım
kaldı tortuları
en güzel anıların
eylül geçmiş kapımızdan
süpürmüş kalıntılarını ışıkların
o güneş parlıyor hala
ay yine bizim*
benimle dans eder misin adlı yarısmadaki kız.yasemin yalçın'ın kızıymış..
Kendisine tapınılan, ibadet edilen anlamına gelen isim imiş. *
manidar bir element şarkısı..
gözlerine yansıyor
bitmiş aşkının izleri
yoruluşsun tükenmiş
o eylül akşamında
gururumla güreştim
yaklaşmayı istedim
mantık yok hep duygu var
demiştim anlasana
dün beraberdik senle
şimdi ise derbeder
sensizlik gecesi bugün
içtim bittim tükendim
sağlam kaldı ayrılık
bunu sen istedin
o eylül akşamında
d-100 de bıraktı beni
yapayalnız yağmurda
belki sonum burada
korkular uazklaşınca
masum niyet ölünce
cennetin odasında
dinlensin kemiklerin
dün beraberdik senle
şimdi ise derbeder...
gözlerine yansıyor
bitmiş aşkının izleri
yoruluşsun tükenmiş
o eylül akşamında
gururumla güreştim
yaklaşmayı istedim
mantık yok hep duygu var
demiştim anlasana
dün beraberdik senle
şimdi ise derbeder
sensizlik gecesi bugün
içtim bittim tükendim
sağlam kaldı ayrılık
bunu sen istedin
o eylül akşamında
d-100 de bıraktı beni
yapayalnız yağmurda
belki sonum burada
korkular uazklaşınca
masum niyet ölünce
cennetin odasında
dinlensin kemiklerin
dün beraberdik senle
şimdi ise derbeder...
en güzel kız ismidir; bir de bu kız sizin kızınızsa.
grup yorumun iç acıtan bir şarkısı.
grup yorum'un 2001 yılında çıkardığı albüm..
Eylül
Eylül ( enstrümantal)
Sesleniş (Boran - kısa matraj film müziği)
Analar (Boran - kısa matraj film müziği)
Eylül
Eylül ( enstrümantal)
Sesleniş (Boran - kısa matraj film müziği)
Analar (Boran - kısa matraj film müziği)
salla dertleri deyip göğüslerini sallayan,böylece göğüslerinin kendine dert oluşturduğunu tüm kamuoyuna duyurmuş olan, bıcır bıcır şarkıcı.
bir ahmet altan şiiri. daha çok düz yazı gibi ama şiir tadında ve an az şiir kadar hüzünlü. sözlerinide yazayım tam olsun ;
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Akşam rüzgarları; tene dokunan bir kamçı kadar şehvetlidir.
Ben her yıl ölümü ve aşkı bu ayda beklerim.....
Ve eylülün çıplak ayakalrına bir yazı bırakırım.
Eylül sabahları; kılıçlar kadar keskin ışıltılarıyla
tenimi kanatarak uyandırır beni.
Ben eylüle akarım.
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle kanayan bir aşk gibi,
siyah şallara bürünmüş,genç bir ölüm gibi akarım.
Sevişerek,ağlayarak ve ölerek akarım ben eylüle.
Her yıl,hep aynı vakitte,geniş bir ırmak gibi
bütün hayatı berrak sularında yıkayarak gelir,
beni ve herşeyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
Kadınları ve hüznü eylülde severim...
Keman konçertolarını,
akşam saatlerinde bir bir ışık yangını ile kıpkızıl tüten
yalnız ağaçları,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakarı severim.
Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller,yaşlı bir kadın gibi kendine terkedilir
Şarkılar,incecik bürümcükten acılar vaad eder her dinleyene
Bitenin başlayana dokunduğu yerdir eylül...
Onun için yanık yanık tütsü kokar,
Onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk,eylülde acı,eylülde yalnızlık zordur,
eylülde herşey zordur,ben eylülü onun için severim.
Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır
Herkes herşeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'.
Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahsun ve nasıl da tehditkardır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve ve kadınlardan korkarım...
Ben her yıl eylülün çıplak ayaklarına bir yazı adarım.
Ve ben eylüle akarım
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle,
kanayan bir aşk gibi akarım,
Siyah şallara bürünmüş bir genç ölüm gibi akarım...
kaynak: antoloji.com
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Akşam rüzgarları; tene dokunan bir kamçı kadar şehvetlidir.
Ben her yıl ölümü ve aşkı bu ayda beklerim.....
Ve eylülün çıplak ayakalrına bir yazı bırakırım.
Eylül sabahları; kılıçlar kadar keskin ışıltılarıyla
tenimi kanatarak uyandırır beni.
Ben eylüle akarım.
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle kanayan bir aşk gibi,
siyah şallara bürünmüş,genç bir ölüm gibi akarım.
Sevişerek,ağlayarak ve ölerek akarım ben eylüle.
Her yıl,hep aynı vakitte,geniş bir ırmak gibi
bütün hayatı berrak sularında yıkayarak gelir,
beni ve herşeyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
Kadınları ve hüznü eylülde severim...
Keman konçertolarını,
akşam saatlerinde bir bir ışık yangını ile kıpkızıl tüten
yalnız ağaçları,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakarı severim.
Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller,yaşlı bir kadın gibi kendine terkedilir
Şarkılar,incecik bürümcükten acılar vaad eder her dinleyene
Bitenin başlayana dokunduğu yerdir eylül...
Onun için yanık yanık tütsü kokar,
Onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk,eylülde acı,eylülde yalnızlık zordur,
eylülde herşey zordur,ben eylülü onun için severim.
Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır
Herkes herşeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'.
Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahsun ve nasıl da tehditkardır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve ve kadınlardan korkarım...
Ben her yıl eylülün çıplak ayaklarına bir yazı adarım.
Ve ben eylüle akarım
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle,
kanayan bir aşk gibi akarım,
Siyah şallara bürünmüş bir genç ölüm gibi akarım...
kaynak: antoloji.com
Mutluluğun ve hüznün bir arada olduğu tek ay.
doğduğu ayı nick yaparak orjinalliğini ortaya koyan yazardır. atipik ile aynı okulda öğretmenlik yapan, halbuki daha öğrenci gibi görünen uuserdır. metro da bile ayrılamadığımız sıcakkanlı kişidir. fenerli olması da ayrı bir güzelliktir.
edit; okul değilmiş efendim, bir kurum ama ismini hatırlamıyorum. beş evler metrosu nun çıkışındaymış. neresi acaba.
edit; okul değilmiş efendim, bir kurum ama ismini hatırlamıyorum. beş evler metrosu nun çıkışındaymış. neresi acaba.
19 ekim 2006 ankara iftar yapiyoruz zirvesinde tanıştığım sempatik ve hoş sohbet yazar, ayrıca gecenin en güzel kızı.
güzel insanların terki diyar ettiği aydır eylül, benden birçok sevdiğimi alsa da ayların en ruhuma yakışanı doğarsa kızımın adıdır.
ülkü tamer'den avdetle dökünmüş bir haydar ergülen şiiri.
Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
"Yazın bittiği her yerde söylenir"se
kadının gittiği de her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu...
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar böyle gidilir
bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
O kadın beni terkederse şair olurum
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider
Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!
Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
"Yazın bittiği her yerde söylenir"se
kadının gittiği de her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu...
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar böyle gidilir
bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
O kadın beni terkederse şair olurum
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider
Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!
mehmet rauf'un türkiye psikoloji edebiyatına yön veren ilk eseri. betimlemeler, analizler çok başarılıdır. bugün bile hala büyük bir zevkle okunuyorsa, çok önemli bir kitaptır.
(bkz: eylül aniden gelir)
eylül başlar
çatılır kaşlar
en büyük aşklar
okulda başlar.*şeklinde manilerimize pelesenk olmuş aydır.
çatılır kaşlar
en büyük aşklar
okulda başlar.*şeklinde manilerimize pelesenk olmuş aydır.
hüzün.
hüznün güzel yüzü. en çok istanbul'a yakışan.
hüznün güzel yüzü. en çok istanbul'a yakışan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar