bugün
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- kolye58
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı7
- ankara7
- jeffrey epstein6
- anadolu çomarları7
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- bileklik19
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- galatasaray19
- çalışmak isteyen bağyan kişilik3
- tır şoförü olmayı istemek13
- uzun yola gitmeyi özlemek2
- bugün sözlüğün sakin olması2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- beşiktaş17
- kedi9
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- kadınların çalışması3
- gül3
- anın görüntüsü20
- fenerbahçe16
- kim kimi neden sevmiyor14
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- yogartiksen40
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı5
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- çiçek taksi2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- türkiye17
- anın fotoğrafı2
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- saat4
- zebra4
- ataerkillikten tiksinmek2
- timsah7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- papağan4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 6 ayda bir yıkanmak5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- ona bir şey söyle7
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- beko2
- queen ravenna büyücülük okulu20
to have or to be kitabının girişinde alıntıda bulunduğu yazarların sözleri;
''yapmaya giden yol, olmaktan geçer.'' Lao- tse
''insanlar ne yapmaları gerektiğini değil, daha çok ne olduklarını düşünmelidirler.'' Meister eckhart
'' ne kadar azsan, yaşamını ne kadar az görkemli kurmuşsan, o kadar çok şeyin vardır demektir ve görkemsiz yaşamın o denli büyüktür.'' karl marx
''yapmaya giden yol, olmaktan geçer.'' Lao- tse
''insanlar ne yapmaları gerektiğini değil, daha çok ne olduklarını düşünmelidirler.'' Meister eckhart
'' ne kadar azsan, yaşamını ne kadar az görkemli kurmuşsan, o kadar çok şeyin vardır demektir ve görkemsiz yaşamın o denli büyüktür.'' karl marx
erich from - özgürlükten kaçış kitabından bir alıntı
''Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? insan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretmez. Yaşama karşı tam bir açlık içinde olmasına karşın uzak durur ondan, kaçar. Çünkü davranışları ve kararları kendisine ait değildir. Onu, dışındaki güçler yönlendirmektedir. Hoşnutluk ve iyimserlik maskesinin altında mutsuz ve endişeli bir insan gizlidir. Çağdaş toplumlarda birey, kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmamakta bu da kendisine korku ve güçsüzlükten başka bir şey getirmemektedir. Kendini içinde yaşadığı dünyadan ve toplumdan soyutlamış duran bireyler gittikçe çaresizleşerek yeni diktatörlüklere, totaliter yönetimlere verimli bir zemin oluşturmaktadırlar.''
''Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? insan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretmez. Yaşama karşı tam bir açlık içinde olmasına karşın uzak durur ondan, kaçar. Çünkü davranışları ve kararları kendisine ait değildir. Onu, dışındaki güçler yönlendirmektedir. Hoşnutluk ve iyimserlik maskesinin altında mutsuz ve endişeli bir insan gizlidir. Çağdaş toplumlarda birey, kendi yazgısıyla başbaşa bırakılmamakta bu da kendisine korku ve güçsüzlükten başka bir şey getirmemektedir. Kendini içinde yaşadığı dünyadan ve toplumdan soyutlamış duran bireyler gittikçe çaresizleşerek yeni diktatörlüklere, totaliter yönetimlere verimli bir zemin oluşturmaktadırlar.''
bilimsel yöntemden habersizdi.
adını anmadan (bkz: nazizm)e bir çözüm aradı ancak tek bildiği inanmak ve laf ebeligiydi.
içi dışı kara; kimseye sevmeyi öğretecek çapta bir yüreği yoktu,
rahip sınıfın kölesi bir yahudi olarak yaşayıp öldü.
arada kendi gibi bir yahudiyle çiftleşip yeni yahudiler türetti.
adını anmadan (bkz: nazizm)e bir çözüm aradı ancak tek bildiği inanmak ve laf ebeligiydi.
içi dışı kara; kimseye sevmeyi öğretecek çapta bir yüreği yoktu,
rahip sınıfın kölesi bir yahudi olarak yaşayıp öldü.
arada kendi gibi bir yahudiyle çiftleşip yeni yahudiler türetti.
“Çağımızın hiçbir önemli meselesi yoktur ki fromm değinmemiş olsun...”
Hayatımıza giren herkes değerlidir, ama herkes özel değildir. Saygı hepsine, sevgi layık olana verilir.
Erich Fromm - Sevme Sanatı.
Erich Fromm - Sevme Sanatı.
sevme sanatı kitabının yazarı. kitabı okuyup anlayacağım diye vakti zamanında cpu'yu epey yormuştum.
--spoiler--
Eğer bir kişiye "seni seviyorum" diyebiliyorsam, "sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum" da diyebilmeliyim.
--spoiler--
`
eric fromm`'a göre onunlayken tüm dünyayı sevebiliyorsanız, seviyorsunuz demektir. hadi bakalım geçmiş olsun.
--spoiler--
Eğer bir kişiye "seni seviyorum" diyebiliyorsam, "sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum" da diyebilmeliyim.
--spoiler--
`
eric fromm`'a göre onunlayken tüm dünyayı sevebiliyorsanız, seviyorsunuz demektir. hadi bakalım geçmiş olsun.
Bu adam gereğinden fazla abartılmadı mı sizce de? Ne erich fromm'muş arkadaş. Her naneye çözümü var. Daralttınız lan.
Bir insan için en büyük seçim, elindekiyle kendini aşmak için, yaratacağı mı yoksa yok mu edeceği, seveceği mi yoksa nefret edeceği midir?
1900 almanya doğumlu yahudi asıllı filozof, sosyolog ve psikanalisttir. almanya'da naziler güçlenmeye başlayınca önce isviçre'ye sonra amerika'ya yerleşmiştir. marksist, hümanist bir dünya görüşüne sahiptir. "itaatsizlik üzerine" isimli bir kitabını okumuştum. yanlış hatırlamıyorsam kitap yazarın gazete ve dergilerde yayınlanmış makalelerinden oluşuyordu. yazar kitapta modernleşmenin açmazlarını başarılı bir biçimde ortaya koyuyor, modernleşme sürecindeki insanın psikolojik, sosyal ve ekonomik problemlerini başarılı bir biçimde irdeliyor. kitapta yazarın olabildiğince tarafsız bir gözle konuları ele alması, peygamberlerin insanlığa olan katkılarından olumlu sözlerle bahsetmesi beni şaşırtmıştı.
insanların birbirleriyle gerçek anlamda bağ kurması gerektiğini ve aşkın sadece karşılıklı tatmin etmek için olmaması gerektiğini savunan psikologtur şüphesiz.. Ona göre aşk özgürlük ve bağımsızlıkla birlikte gelmelidir. Ayrıca insanların birbirlerine bağlanmaları için ortak bir amaçları olması gerektiğini düşünür kuşkusuz..
Bu adamı unutmamak için buraya yazıyorum.
"Bireyin yaşamı, baştan sona kendisini yeniden doğurma sürecinden başka bir şey değildir. Gerçekten de tam olarak, öldüğümüz zaman doğmamız gerekir. Oysa birçok bireyin acıklı alın yazısı doğmadan önce ölmektir."
diyen; özgürlükten kaçış, kendini savunan insan, sağlıklı toplum ve sahip olmak ya da olmak kitapları mutlaka okunması gereken toplumbilimci.
diyen; özgürlükten kaçış, kendini savunan insan, sağlıklı toplum ve sahip olmak ya da olmak kitapları mutlaka okunması gereken toplumbilimci.
"Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz. Çelişkili gibi görünse de, yalnız kalabilme yeteneği, sevebilme yeteneğinin tek koşuludur."
Allah ondan razı olsun, şu tespiti yapmış dayı:
insan büyüdükçe, ırk ulus din ya da partiler "annelerimiz" başka deyişle korunma ve sevgi gereksinmemixin güvencesi olurlar.
insan büyüdükçe, ırk ulus din ya da partiler "annelerimiz" başka deyişle korunma ve sevgi gereksinmemixin güvencesi olurlar.
denmark, diye tamamlamak istediğim isim. 'erik from denmark'.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar