bugün
- bir bela geliyor32
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı25
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği9
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- burcunu açıklamayan insan10
- film önerileri10
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- damarlı kol kası fetişi11
- artık özlemek istemiyorum6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- kolejle devlet okulunun farkı10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- hamas6
- bugün can sıkan şeyler10
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- karması eksi olan bayan yazar6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- her derdini içine atan insan5
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- ismail kartal30
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- bekarlık8
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- gocu35
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- duyusal biri olmak5
- g i l d e d l i l y4
- tai lung7
- cenap abi10
- iftira atmak4
- beni seven var mı aranızda5
- matematikten bile espri çıkarmak4
- günde 3 litre su içmek3
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- emniyet teşkilatı3
- iyi birisi olmak dinle alakalı değildir3
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- üzülünce üşümek4
- yeni partiye isim önerileri5
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
baharı haber vermese de, çatlasanız da patlasanız da oyum erguvana...
Baharın bir başka habercisi.
Yine mükemmel oldu ortalık erguvanların sayesinde. insanı bir kartpostal içerisindeymiş gibi hissettiriyor.
Yine mükemmel oldu ortalık erguvanların sayesinde. insanı bir kartpostal içerisindeymiş gibi hissettiriyor.
Dünyada erguvanın en bol ve en güzel haline, özellikle Boğazın yamaçlarında rastlandığı gerçeğini en güzel dile getirenlerden biri de, kendisi de bir erguvan aşığı olan Süheyl Ünver’ dir:
“Neden istanbul’da Mayıs’a erguvan demezler. Neden Boğaziçi’ne Erguvan Boğazı demezler, aklım ermez. Nedir bu tabiatı sevmemek ve ondan hislerimizi zenginleştirmemek? Erguvan renginin farkında değil, bari sen ol! Erguvanı Boğaz’da vapurdan görmeli. Karadan geçip gitmek hem Boğaz’a ve hem erguvanlara hakaret. Erguvana şiir söyleme, anlatamazsın. kendisi şiir. Gör ve duy, kâfi. Erguvan seven vefalı ise yerinde görür, koparmaz. Erguvanı görmek ister misin? Gözünü terbiye et. Göz musikisi buna derler. Erguvana koku lâzım değil, erguvanlığı kâfi ... iki güzellik bir arada olmaz.”
“Neden istanbul’da Mayıs’a erguvan demezler. Neden Boğaziçi’ne Erguvan Boğazı demezler, aklım ermez. Nedir bu tabiatı sevmemek ve ondan hislerimizi zenginleştirmemek? Erguvan renginin farkında değil, bari sen ol! Erguvanı Boğaz’da vapurdan görmeli. Karadan geçip gitmek hem Boğaz’a ve hem erguvanlara hakaret. Erguvana şiir söyleme, anlatamazsın. kendisi şiir. Gör ve duy, kâfi. Erguvan seven vefalı ise yerinde görür, koparmaz. Erguvanı görmek ister misin? Gözünü terbiye et. Göz musikisi buna derler. Erguvana koku lâzım değil, erguvanlığı kâfi ... iki güzellik bir arada olmaz.”
erguvan, rengiyle, diğer özellikleriyle ve hakkında söylenmiş hikâyelerle, bana göre, ilkbaharın gizemli güzelidir.
erguvan, her şeyden önce, diğer bir çok çiçeğin aksine ağaçta yetişir. kokusu da yoktur, erguvanın. hakkında söylenmiş hikâyeler yüzyıllar boyu sürmüş olsa da, mevsimi kısacıktır. ancak nisan’ın sonlarıyla, mayıs’ın başlarında rastlayabiliriz ona. nadiren, hava şartları müsait olup da lütfedip gelirse bir de mart’ın sonlarında. az görünür, çok durmaz. acelecidir ve de nazlı. seyrek görünse de ardından çok konuşulur.
efsanelere baktığımızda erguvanın kökenlerinin filistine uzandığını görüyoruz. daha bilimsel kayıtlar ise akdeniz, balkanlar ya da güney avrupa ve batı asya olarak göstermektedirler, anavatanını. ülkemizde ise ege, güney anadolu ve marmara bölgesi’nde yayılmakla birlikte, dünyada en bol ve en güzel haline, özellikle boğazın yamaçlarında rastlandığını herkes kabul etmektedir.
erguvan, her şeyden önce, diğer bir çok çiçeğin aksine ağaçta yetişir. kokusu da yoktur, erguvanın. hakkında söylenmiş hikâyeler yüzyıllar boyu sürmüş olsa da, mevsimi kısacıktır. ancak nisan’ın sonlarıyla, mayıs’ın başlarında rastlayabiliriz ona. nadiren, hava şartları müsait olup da lütfedip gelirse bir de mart’ın sonlarında. az görünür, çok durmaz. acelecidir ve de nazlı. seyrek görünse de ardından çok konuşulur.
efsanelere baktığımızda erguvanın kökenlerinin filistine uzandığını görüyoruz. daha bilimsel kayıtlar ise akdeniz, balkanlar ya da güney avrupa ve batı asya olarak göstermektedirler, anavatanını. ülkemizde ise ege, güney anadolu ve marmara bölgesi’nde yayılmakla birlikte, dünyada en bol ve en güzel haline, özellikle boğazın yamaçlarında rastlandığını herkes kabul etmektedir.
Yehuda'nın Hz. isa zannedilerek çarmıha gerildiği ağacın erguvan olduğu ve böyle bir alçaktan utanarak kızardığı ve pembeleştiğine inanılır Hırıstiyanlarca...
istanbul'un ve boğazın simgesi olan ağaçtır.
bu güzeller güzeli renge adını veren ağacın güzel de bir hikayesi vardır. şöyle ki; hıristiyan inanışına göre hz. isa'ya ihanet eden havarisi Judas (yahuda) isa'yı romalı askerlere yakalattıktan ve çarmıha gerilmesini izledikten sonra çok pişman olur. bu pişmanlıkla kendini erguvan ağacının dalına asar. judas'ın yaşadığı bu utanç ve pişmanlık karşısında o güne kadar beyaz açan erguvan ağacı, o günden sonra pembe-mor yani bildiğimiz adıyla erguvani açar.
görsel
Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden
Bulmalıyım aradığım o yeri
Şiirmiş, bilgelikmiş her neyse
Ne varsa benden kalsın geride
Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de
Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu
Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde
Nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum
Sevginin çoğul oğlu
Senin ülkende yalnız bütün özlemler
Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku
Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
Orda uçsuz bucaksız
Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu....
edip cansever
(bkz: boşversene sen niye beklemeli)
bu güzeller güzeli renge adını veren ağacın güzel de bir hikayesi vardır. şöyle ki; hıristiyan inanışına göre hz. isa'ya ihanet eden havarisi Judas (yahuda) isa'yı romalı askerlere yakalattıktan ve çarmıha gerilmesini izledikten sonra çok pişman olur. bu pişmanlıkla kendini erguvan ağacının dalına asar. judas'ın yaşadığı bu utanç ve pişmanlık karşısında o güne kadar beyaz açan erguvan ağacı, o günden sonra pembe-mor yani bildiğimiz adıyla erguvani açar.
görsel
Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden
Bulmalıyım aradığım o yeri
Şiirmiş, bilgelikmiş her neyse
Ne varsa benden kalsın geride
Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de
Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu
Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde
Nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum
Sevginin çoğul oğlu
Senin ülkende yalnız bütün özlemler
Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku
Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
Orda uçsuz bucaksız
Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu....
edip cansever
(bkz: boşversene sen niye beklemeli)
yeşim salkım a kısmet olmuş çok mu çok güzel bir sezen aksu şarkısı. kraliçe bir gün bunu mutlaka bir albümünde okur. yeşim salkım da şarkı nasıl okunur öğrenilir inşallah.
https://www.youtube.com/watch?v=vvXB6V7XOnE
https://www.youtube.com/watch?v=vvXB6V7XOnE
niasn-mayıs aylarında çiçeklenerek hoş bir görüntü oluştururlar.
anavatanı akdeniz bölgesidir. ülkemizde marmara, ege ve akdeniz bölgelerinden görülür. baharda, yapraklanmadan önce çiçek açar. çiçekleri kimi zaman doğrudan gövdesinin içinden çıkar.
açarken erguvanlar ben sevdim, aya kaçsa da uçurtmalar..
(bkz: arguvan)
süreli, geçici bahar aylarının istanbul hayalidir erguvanlar. bari bu bahar geçmeden, erguvanlar bitmeden istanbula gidelimdir artık sohbetlerin ara nağmesi. gidilmeli piyer lotide demli çaylar eşliğinde çığlıklar atılmalıdır işte bu diye, iç çekişleriniz birbirine karışmalıdır sizin gibi bakan, sizin gibi gören, sizin gibi duyan, sizin kadar yaralı arkadaşlarınızla. ahlarınız birbirine karışmalıdır erguvanların mor çiçekleri altında. hatta erguvani demeli belki de çiçeklerinin rengine.
bizans imparatorluk rengi. bu renkten yapılan kıyafetleri sadece imparatorlar giyebilmektedir.
Bizansın mor bayrağına rengini vermiş, yüzyıllarca istanbulun sembolü olmuş hala bahar aylarında boğazda izlemeye doyulmaz manzaralar oluşturan çiçek..
cercis siliquastrum. anavatanı anadolu'da, akdeniz bölgesidir. ancak, adı en çok istanbul'la birlikte anılır. istanbul boğazının iki yakasındaki erguvan ağaçları şarkılara, şiirlere konu olmuştur. baharda, yapraklanmadan önce çiçek açar. çiçekleri, kimi zaman doğrudan gövdeden çıkar. yaprakları kalp biçimindedir.
baharın müjdecisi olan ve en çok istanbul'a yakışan ağaççık.
doğu roma imparatorluğunu temsilen, papanın potinlerinin rengini verdiği çiçek. bir nevi "doğu roma ayak takımımızdır hüleyyn.." demek istemişler belki de.
Bursa'nın simgesidir.
baklagillerden eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz. latince adı cercis siliquastrum.
şu günler itibariyle,mahallemize ve diğer istanbul sokaklarına muhteşem rengiyle teşrflerini buyurmuş çiçek.
istanbul'un baharı karşılamak için her sene giydiği pembe giysi.dünya üzerinde en çok istanbul'da yetişen bu çiçek bir efsaneye göre rengini hz.isa'nın kanından almıştır.bizans çiçeği ya da istanbul florası diğer adlarıdır.hayata bağlar insanı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar