bugün
- maruf güneş2
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- 1 2 puretech3
- en çok sevdiğiniz yazar19
- oğlak burcu kadını11
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- gececi tayfa kezosu10
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- yalnız yaşayan kadın karizması7
- sözlük yazarlarının numaraları12
- 18 temmuz 2026 malatya depremi2
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- gocu29
- kızlar gelin gofret yiyelim6
- hayatın güzel olması8
- sigara içsem mi lan eşiği7
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- ikizler burcu ve bipolar adam5
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti2
- bir gün öleceğini unutmak7
- kendi ağzına vermek11
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- haluk levent18
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları5
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- bana 1 hafta süre ver diyen partner4
- insan olmaya çeyrek kala5
- chatgpt ile sohbet etmek5
- mehmet özdağ'ın chp'ye geçmesi2
- japonya nın teröristleri idam etmesi2
- yılmaz güney abi2
- yüzbin lira giren ev4
- bir erkeğin unutamadığı kadın olmak4
- türkiye de idam cezasının olması2
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- ne güzel sözlük saçmala dur4
- raif efendi'nin resim yeteneği4
- tanrı yok21
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- kadın cinayetlerinin abartılması6
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- alkolün faydaları4
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek4
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- arkadaşlar kek yaptım9
- kadınların zeki erkek takıntısı3
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması4
- müstehcen şarkılar5
baharı haber vermese de, çatlasanız da patlasanız da oyum erguvana...
Baharın bir başka habercisi.
Yine mükemmel oldu ortalık erguvanların sayesinde. insanı bir kartpostal içerisindeymiş gibi hissettiriyor.
Yine mükemmel oldu ortalık erguvanların sayesinde. insanı bir kartpostal içerisindeymiş gibi hissettiriyor.
Dünyada erguvanın en bol ve en güzel haline, özellikle Boğazın yamaçlarında rastlandığı gerçeğini en güzel dile getirenlerden biri de, kendisi de bir erguvan aşığı olan Süheyl Ünver’ dir:
“Neden istanbul’da Mayıs’a erguvan demezler. Neden Boğaziçi’ne Erguvan Boğazı demezler, aklım ermez. Nedir bu tabiatı sevmemek ve ondan hislerimizi zenginleştirmemek? Erguvan renginin farkında değil, bari sen ol! Erguvanı Boğaz’da vapurdan görmeli. Karadan geçip gitmek hem Boğaz’a ve hem erguvanlara hakaret. Erguvana şiir söyleme, anlatamazsın. kendisi şiir. Gör ve duy, kâfi. Erguvan seven vefalı ise yerinde görür, koparmaz. Erguvanı görmek ister misin? Gözünü terbiye et. Göz musikisi buna derler. Erguvana koku lâzım değil, erguvanlığı kâfi ... iki güzellik bir arada olmaz.”
“Neden istanbul’da Mayıs’a erguvan demezler. Neden Boğaziçi’ne Erguvan Boğazı demezler, aklım ermez. Nedir bu tabiatı sevmemek ve ondan hislerimizi zenginleştirmemek? Erguvan renginin farkında değil, bari sen ol! Erguvanı Boğaz’da vapurdan görmeli. Karadan geçip gitmek hem Boğaz’a ve hem erguvanlara hakaret. Erguvana şiir söyleme, anlatamazsın. kendisi şiir. Gör ve duy, kâfi. Erguvan seven vefalı ise yerinde görür, koparmaz. Erguvanı görmek ister misin? Gözünü terbiye et. Göz musikisi buna derler. Erguvana koku lâzım değil, erguvanlığı kâfi ... iki güzellik bir arada olmaz.”
erguvan, rengiyle, diğer özellikleriyle ve hakkında söylenmiş hikâyelerle, bana göre, ilkbaharın gizemli güzelidir.
erguvan, her şeyden önce, diğer bir çok çiçeğin aksine ağaçta yetişir. kokusu da yoktur, erguvanın. hakkında söylenmiş hikâyeler yüzyıllar boyu sürmüş olsa da, mevsimi kısacıktır. ancak nisan’ın sonlarıyla, mayıs’ın başlarında rastlayabiliriz ona. nadiren, hava şartları müsait olup da lütfedip gelirse bir de mart’ın sonlarında. az görünür, çok durmaz. acelecidir ve de nazlı. seyrek görünse de ardından çok konuşulur.
efsanelere baktığımızda erguvanın kökenlerinin filistine uzandığını görüyoruz. daha bilimsel kayıtlar ise akdeniz, balkanlar ya da güney avrupa ve batı asya olarak göstermektedirler, anavatanını. ülkemizde ise ege, güney anadolu ve marmara bölgesi’nde yayılmakla birlikte, dünyada en bol ve en güzel haline, özellikle boğazın yamaçlarında rastlandığını herkes kabul etmektedir.
erguvan, her şeyden önce, diğer bir çok çiçeğin aksine ağaçta yetişir. kokusu da yoktur, erguvanın. hakkında söylenmiş hikâyeler yüzyıllar boyu sürmüş olsa da, mevsimi kısacıktır. ancak nisan’ın sonlarıyla, mayıs’ın başlarında rastlayabiliriz ona. nadiren, hava şartları müsait olup da lütfedip gelirse bir de mart’ın sonlarında. az görünür, çok durmaz. acelecidir ve de nazlı. seyrek görünse de ardından çok konuşulur.
efsanelere baktığımızda erguvanın kökenlerinin filistine uzandığını görüyoruz. daha bilimsel kayıtlar ise akdeniz, balkanlar ya da güney avrupa ve batı asya olarak göstermektedirler, anavatanını. ülkemizde ise ege, güney anadolu ve marmara bölgesi’nde yayılmakla birlikte, dünyada en bol ve en güzel haline, özellikle boğazın yamaçlarında rastlandığını herkes kabul etmektedir.
Yehuda'nın Hz. isa zannedilerek çarmıha gerildiği ağacın erguvan olduğu ve böyle bir alçaktan utanarak kızardığı ve pembeleştiğine inanılır Hırıstiyanlarca...
istanbul'un ve boğazın simgesi olan ağaçtır.
bu güzeller güzeli renge adını veren ağacın güzel de bir hikayesi vardır. şöyle ki; hıristiyan inanışına göre hz. isa'ya ihanet eden havarisi Judas (yahuda) isa'yı romalı askerlere yakalattıktan ve çarmıha gerilmesini izledikten sonra çok pişman olur. bu pişmanlıkla kendini erguvan ağacının dalına asar. judas'ın yaşadığı bu utanç ve pişmanlık karşısında o güne kadar beyaz açan erguvan ağacı, o günden sonra pembe-mor yani bildiğimiz adıyla erguvani açar.
görsel
Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden
Bulmalıyım aradığım o yeri
Şiirmiş, bilgelikmiş her neyse
Ne varsa benden kalsın geride
Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de
Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu
Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde
Nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum
Sevginin çoğul oğlu
Senin ülkende yalnız bütün özlemler
Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku
Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
Orda uçsuz bucaksız
Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu....
edip cansever
(bkz: boşversene sen niye beklemeli)
bu güzeller güzeli renge adını veren ağacın güzel de bir hikayesi vardır. şöyle ki; hıristiyan inanışına göre hz. isa'ya ihanet eden havarisi Judas (yahuda) isa'yı romalı askerlere yakalattıktan ve çarmıha gerilmesini izledikten sonra çok pişman olur. bu pişmanlıkla kendini erguvan ağacının dalına asar. judas'ın yaşadığı bu utanç ve pişmanlık karşısında o güne kadar beyaz açan erguvan ağacı, o günden sonra pembe-mor yani bildiğimiz adıyla erguvani açar.
görsel
Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden
Bulmalıyım aradığım o yeri
Şiirmiş, bilgelikmiş her neyse
Ne varsa benden kalsın geride
Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de
Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu
Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde
Nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum
Sevginin çoğul oğlu
Senin ülkende yalnız bütün özlemler
Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku
Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
Orda uçsuz bucaksız
Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu....
edip cansever
(bkz: boşversene sen niye beklemeli)
yeşim salkım a kısmet olmuş çok mu çok güzel bir sezen aksu şarkısı. kraliçe bir gün bunu mutlaka bir albümünde okur. yeşim salkım da şarkı nasıl okunur öğrenilir inşallah.
https://www.youtube.com/watch?v=vvXB6V7XOnE
https://www.youtube.com/watch?v=vvXB6V7XOnE
niasn-mayıs aylarında çiçeklenerek hoş bir görüntü oluştururlar.
anavatanı akdeniz bölgesidir. ülkemizde marmara, ege ve akdeniz bölgelerinden görülür. baharda, yapraklanmadan önce çiçek açar. çiçekleri kimi zaman doğrudan gövdesinin içinden çıkar.
açarken erguvanlar ben sevdim, aya kaçsa da uçurtmalar..
(bkz: arguvan)
süreli, geçici bahar aylarının istanbul hayalidir erguvanlar. bari bu bahar geçmeden, erguvanlar bitmeden istanbula gidelimdir artık sohbetlerin ara nağmesi. gidilmeli piyer lotide demli çaylar eşliğinde çığlıklar atılmalıdır işte bu diye, iç çekişleriniz birbirine karışmalıdır sizin gibi bakan, sizin gibi gören, sizin gibi duyan, sizin kadar yaralı arkadaşlarınızla. ahlarınız birbirine karışmalıdır erguvanların mor çiçekleri altında. hatta erguvani demeli belki de çiçeklerinin rengine.
bizans imparatorluk rengi. bu renkten yapılan kıyafetleri sadece imparatorlar giyebilmektedir.
Bizansın mor bayrağına rengini vermiş, yüzyıllarca istanbulun sembolü olmuş hala bahar aylarında boğazda izlemeye doyulmaz manzaralar oluşturan çiçek..
cercis siliquastrum. anavatanı anadolu'da, akdeniz bölgesidir. ancak, adı en çok istanbul'la birlikte anılır. istanbul boğazının iki yakasındaki erguvan ağaçları şarkılara, şiirlere konu olmuştur. baharda, yapraklanmadan önce çiçek açar. çiçekleri, kimi zaman doğrudan gövdeden çıkar. yaprakları kalp biçimindedir.
baharın müjdecisi olan ve en çok istanbul'a yakışan ağaççık.
doğu roma imparatorluğunu temsilen, papanın potinlerinin rengini verdiği çiçek. bir nevi "doğu roma ayak takımımızdır hüleyyn.." demek istemişler belki de.
Bursa'nın simgesidir.
baklagillerden eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz. latince adı cercis siliquastrum.
şu günler itibariyle,mahallemize ve diğer istanbul sokaklarına muhteşem rengiyle teşrflerini buyurmuş çiçek.
istanbul'un baharı karşılamak için her sene giydiği pembe giysi.dünya üzerinde en çok istanbul'da yetişen bu çiçek bir efsaneye göre rengini hz.isa'nın kanından almıştır.bizans çiçeği ya da istanbul florası diğer adlarıdır.hayata bağlar insanı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar