bugün
- kim kimi neden sevmiyor11
- yogartiksen40
- azerilerce tokatlanan akpli8
- antipanik6
- güneşli sıcıcık bir edirne günü4
- türküm doğruyum çalışkanım4
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum4
- adana hava durumu3
- nervio adlı yazara uyarı11
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı4
- murat göğebakan3
- gazze için toplanan paranın fona aktarılması2
- protez tirnak2
- sinek as vs as maca4
- uçan araba3
- kolye24
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u2
- iphone almak için neden6
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- dincileri niçin öldürmeliyiz3
- tövbe etme vakti geçti2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- sarı teker vs sarı tutku4
- amim parçalandı diyen kız9
- queen ravenna büyücülük okulu20
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- sözlükteki aptallar3
- zürafa13
- bileklik11
- kaplan11
- kalp14
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- tutmayınca entry silmek6
- aptalca başlık açan yazarlara prim vermek3
- cips cola5
- aslan9
- malmö3
- saçma başlık açıp altına forumvari entry girmek2
- sözlüğün ölmüş olması3
- eskorta para verecek kadar düşmek7
entry'ler (801)
Oluşturan ile bozanın bir olduğu durumdur.
peynirin kilosu belli, ekmeğin fiyatı belli açıklamasıyla, işin mutfak kısmının nasıl olacağını açıklamıştır sayın bakanımız.
Bence bakan bu şiirinde, geçinmeyi hayatta kalmakla bir tutmuştur.
Bence bakan bu şiirinde, geçinmeyi hayatta kalmakla bir tutmuştur.
Yıllardır kendisi için, şaraba yatırıldığı rivayetlerinin dolaştığı, tadı kötü sigara.
"arpa yemedik at olmaz; osurmadık göt olmaz" ile de katkıda bulunduğum oluşumdur.
istatistikler mini etek gibidir, birçok şeyi gösterir ama esas olanı göstermez. (alex ferguson)
saçları kestirse ya da yeni bir şekil vermeyi denese tüm karizmasının yerlerde sürüneceğini düşündüğüm oyuncu.
kendini bir başkasına teslim edebilmek.
sadece barcelona değildir mevzu. inter, milan, manchester utd, real madrid gibi büyük takımlar elbet alınır sebebi de şudur. oyun değil mi bu? amaç ne, haz almak. o zaman neden twente gibi kıytırık bir takımla oynasın millet. elbette güzel futbolcuların olduğu takımları alacak...
edit: başlık başıma, başlık başıma...
edit: başlık başıma, başlık başıma...
samimiyet vardır en başta, oyunculukta yapılan küçük hatalar görülmez, kabul edilir.(silahla ateş ederken neden ileriye doğru bir el hareketi yapılsın yoksa)
mekanlar güzeldir sonra diskolar, lokaller, gece klüpleri, küçük balıkçı meyhaneleri... Hepsinde de birbirine saygılı insanlar vardır. - ki en saygısızı bile film sonunda imana gelir, iki yumruk yeter-
şimdinin kartondan yapılmış tostoparlak otomobilleri de yoktur, köşeli, geniş, yayla gibi derler ya öyle arabalar vardır. yeşilçamda zengin olan bir adamın yaptığı ikinci iştir bir otomobil almak. buick'ler, impala'lar sayesinde sevdiği kızı kırlara götürür esas oğlan.
aşkları da güzeldir yeşilçamın; şimdinin vıcık vıcık olmuş, hiç alaksız kişiler tarafından kalıplaştırlmış, kurallar koyulmuş aşkları da yoktur yeşilçamda. Basittir ve gerçektir; bir taraf diğerini mutlaka çok sever.
Kavga etmek vardır bir kere, artık kimse filmlerde kavga etmiyor yeşilçamdaki gibi. kötü niyetli biri varsa onda mutlaka bıçak vardır ve sadece en karanlık adamlarda silah vardır. Şimdilerde bıçaklar bile karşı tarafa fırlatılır oldu, silahtan hiç bahsetmiyorum bile...
O filmlerdeki din adamları bile bir farklıydı. Sanki onların dini artık yok da biz başka bir dine inanıyoruz. hoca, hocaydı o filmlerde. tacizci hocalar yoktu o zamanlarda. ılımlısı ılımsızı yoktu dinin.
Normaldir dünya değişiyor, yeni kurallar koyuluyor bir şekilde ayak uydurmak lazım sanırım...*
mekanlar güzeldir sonra diskolar, lokaller, gece klüpleri, küçük balıkçı meyhaneleri... Hepsinde de birbirine saygılı insanlar vardır. - ki en saygısızı bile film sonunda imana gelir, iki yumruk yeter-
şimdinin kartondan yapılmış tostoparlak otomobilleri de yoktur, köşeli, geniş, yayla gibi derler ya öyle arabalar vardır. yeşilçamda zengin olan bir adamın yaptığı ikinci iştir bir otomobil almak. buick'ler, impala'lar sayesinde sevdiği kızı kırlara götürür esas oğlan.
aşkları da güzeldir yeşilçamın; şimdinin vıcık vıcık olmuş, hiç alaksız kişiler tarafından kalıplaştırlmış, kurallar koyulmuş aşkları da yoktur yeşilçamda. Basittir ve gerçektir; bir taraf diğerini mutlaka çok sever.
Kavga etmek vardır bir kere, artık kimse filmlerde kavga etmiyor yeşilçamdaki gibi. kötü niyetli biri varsa onda mutlaka bıçak vardır ve sadece en karanlık adamlarda silah vardır. Şimdilerde bıçaklar bile karşı tarafa fırlatılır oldu, silahtan hiç bahsetmiyorum bile...
O filmlerdeki din adamları bile bir farklıydı. Sanki onların dini artık yok da biz başka bir dine inanıyoruz. hoca, hocaydı o filmlerde. tacizci hocalar yoktu o zamanlarda. ılımlısı ılımsızı yoktu dinin.
Normaldir dünya değişiyor, yeni kurallar koyuluyor bir şekilde ayak uydurmak lazım sanırım...*
1965 yapımı osman seden filmi.* sadri babanın muhteşem oyunculuğu sizi ağlatır, güldürür, içinizi burkar...izlemek gerekir efendim...
tony gatlif'in eski dönem filmleri arasında bence en sert olan filmidir. ancak oldukça da kaliteli bir filmdir. müziklerin yerli yerince kullanımı, çekimler, oyunculuklar oldukça başarılıdır. tahmin ediyorum ki bu filmi izledikten sonra birçok insan flamenko dinlemeye başlamıştır.
geçtiğimiz bölüm gelmiş geçmiş en dandik bölümü yayınlanmış dizi. onu bunu bilmem s4e08'in en can alıcı noktası kesinlikle naomi ablanın çatalıydı.*
ceza aforizma falan yapmaz. güzel sözleri vardır, kendisinin de belirttiği gibi eskiden verdiği mesajları verememektedir -doğal olarak- yine de güzel mesajlar verir hatta genelde mesaj verir. hepsinin dışında türkiye'nin tartışmasız en iyi mc'sidir.
ama yine de çok lazımsa: deja vu şarkısını dinlemek lazımdır.
ama yine de çok lazımsa: deja vu şarkısını dinlemek lazımdır.
izleyenler tarafından verilen tepki meme gördükleri için değil, ünlü birinin memesini gördükleri içindir. ne de olsa hep merak edilen kişiler onlar değil mi? *
elvis presley'in son zamanlarında da görülen hüzündür. fotoğraflara, görüntülere,-elvis için- yediği yemeklere dahi bakıldığında kötü gidişat belli olmaktadır.
gel gelelim aynı şeyi jim morrison'da göremiyoruz. onun da son dönemleri hüzünlüdür ancak nedense monroe ya da elvis gibi göstermemiştir.
gel gelelim aynı şeyi jim morrison'da göremiyoruz. onun da son dönemleri hüzünlüdür ancak nedense monroe ya da elvis gibi göstermemiştir.