bugün
- en iyi pizza içeriği8
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi8
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin27
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız14
- karşı cinsteki en itici özellik16
- acı gerçekler14
- şahane pazar3
- ayakları çirkin bir kadınla aynı yatağa girmek3
- anın görüntüsü23
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı3
- en lezzetli balık24
- trabzon pidesi2
- sevmediğin biriyle sevişmek5
- ta uzak yollardan2
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- bol mini etek5
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- ağlamak7
- gammazlar göreve8
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- sözlükte aile kurmak8
- seda bakan'ın parmak arası çizmeleri3
- türbanlı hostes3
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- anın fotoğrafı2
- birikim yapmak7
- sözlükte flört etmemek2
- atatürk diyor ki12
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- motorla kaza yapan kadın7
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog6
- demet evgar6
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- ata iyi binen erkek5
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- ellerim bos gonlum hos7
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- ortadoğu insanı3
- jagermeister3
- cinlerin insanlara musallat olma sebepleri2
- sevgili ile deneme kabinine girmek2
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar6
- büyük istanbul depremi5
yarış atı ismi.
my name is earl 'de ki earl hickey 'in arabasıdır.
derbiden sonra youtube'da formasını yakan galatasaraylı olduğundan şühpe ettiğim..
gipsy kings'in mosaique adlı albümünde bulunan ispanyolcada yol anlamına gelen güzel bir şarkı.
peniselin'i kıskanan yazar. ayıp ettin gözüm. sana da yazarız nickaltı demek istediğim yazar. peniselin 6 sayfa hakediyorsa, adam gibi yazan yazarlar 60 sayfa hakediyorlar. kib.bye*.
600. entrysini çırağan sarayında vereceği bir kokteyl ile kutlayacak olan yazar.*
beşinci nesil yazarlardandır kendisi. 300-500 yazısının yarısı fenerbahçe ve fenerbahçe taraftarına hakaret etmek ve Galatasaray fanatizimliği yapmak. Ayrıca; (#4384087) nolu entrysini okursanız kendi kendine ayar verebilme özelliğinin olduğunu sizde görebileceksiniz. Bunlardan az var otomatik kendine ayar veriyor senin vermene gerek bile kalmıyor* Bıyıksız Osman Tamburacı hüvviyeti ve heyecanını bir köşeye bırakması konusunda kendisine tavsiyede bulunmayı insanlık namına bir borç bilirim. Giriş, gelişme ardından sonuç itibari ile; 10 sene evvel alınan uefa kupasıyla hala avunmaması gerekdiği ve pantolonun buruşuk desen "benim tuttuğum takımın uefası var seninkinin vamııııııı" dememesi gerektiği ve tez zamanda çakma fotomaç yazarlığını bırakıp okunmaya munahassır yazılar yazmaya başlamasıyla bizleri şaşırtacak hoşça bir yazar arkadaşımız olma aday adayıdır. veseelam...
brad pitt ve julia robert 'ın oynadıkları meksikalı filminde bolca geçen araba modeli.
benden tiksinmiş hümanist yazar.
türkiyede olmayan arabadır.
ps:ayrıca hayallerimin arabasıdır.
ps:ayrıca hayallerimin arabasıdır.
(#5861639)
ile ilginç bir ayar veren yazar. üstelik galatasaraylı imiş bravo kendilerine.
ile ilginç bir ayar veren yazar. üstelik galatasaraylı imiş bravo kendilerine.
chevrolet üretimi açık kasalı pickup.
görsel
görsel
tam bir futbol dahisidir. Çok şakacıdır, espirikleri ile sürekli bizleri ilahi el-camino sen adamı öldürürsün derdirtir. fotomaç ve lambak dergileri böyle bir adamı nasıl işe almaz anlayabilmek zor neticesinde bir yazar. Ahmet Çakar ve Osman Tanburacı dan bir kırma yaratabilirsek kesin ona rakip olacaktır. *
(#6933113)*
(#6933113)*
#7398550 sen öl, senin de nick altına bundan gayri bir de "allah rahmet eylesin" yazacağım. sözlük, şahitsin.
my name is earl dizisinde earl'ün kullandığı kamyonet. ağır çizgileri ve sağlam gövde yapısıyla göz doldurur.
(#9825957) doktor kendi haline bırakın dedi yazarı.
şukuluk adam.
o değil de bugün doğum günüymüş, kutlu olsun, mutlu olsun, nicelerini görsün.
18. nesil yazar.
the black keys adlı muhteşem grubun muhteşem, her şarkısı ayrı şaheser albümü.
http://www.bilirkisiheyet...-keys-el-camino-2011.html
Brothers albümünün barındırdığı 60'lar ruhunun gizli etkisini düşünürsek; The Black Keys El Camino'da başını retro-soul'a daldırarak 2010'daki atılımlarının nimetlerinden akıllıca faydalanıyor. Nasıl bir tüccar ruhlu olduklarından yola çıkarak idrak ediyoruz ki the Black Keys bir Sharon Jones yahut Eli “Paperboy” Reed gerçekliğinde karar kılmıyor: ikilinin sade ve zayıf şarkı yazarlığına karakter ve parlaklık katan prodüktör Danger Mouse'u gruba geri getiriyorlar. Son kısmında Zeppelin* ağırlığına ulaşan akustik parça "Little Black Submarines" dışında albümdeki 11 şarkının her biri dört dakikadan kısa sürüyor ki 38 dakikalık rock & roll akını, the Black Keys'in bir önceki Danger Mouse işbirliği olan 2008 tarihli belirsiz plağı Attack & Release'e tamamen zıt bir albüm ortaya çıkıyor. Bile bile sürüklendikleri, El Camino'nun gözünü ana yoldan hiç ayırmadığı bu sapakta: albüm vintage bedendeki modern motor ile caddede uçarcasına hız yapıyor. Danger Mouse, şarkılara basitçe serpiştirdiği bayağı orglar, fuzz** gitarlar, talk box**lar, geri vokal yapan kızlar, tamburinler, ayak ritimleri ve alkışlar üzerine sapasağlam inşa ettiği, dikkatlerden kaçmayan bir glam üslubu katmış. Her unsur geçmişteki bir şeyi anımsatıyor -- Motown beatleri ve glam rock gitarları mevcut -- ama her şey bir modern prizma çatlağı gibi: ritimlerde kıvraklık var fakat bu ritimler ikilinin hip-hop'a olan meyillerini göstermeye yetecek kadar sıkı; parlak yüzeylerin postmodern kolajlar olması bize müşterek işitsel hafızamızı işaret ediyor. Tüm bu müzik tarihindeki dönemleri bulandırma işi feci bir güzel vakit geçirme hizmeti. Herhangi diğer Black Keys albümünden fazlası olarak El Camino, her biri öncekinden daha büyük darbeli veya daha bir pislik çukuru kayıp 45 single'ın 11 tanesinden müteşekkil bir koleksiyonun çalındığı dobra dobra bir parti. Ne söylediğiniz nasıl söylediğiniz kadar itibar görmüyor: El Camino tamamen saçmalık, havalı ve oldukça bağımlılık yapıyor.
* : Led Zeppelin.
** : Birer elektrik gitar efekti oluyor bunlar.
http://www.bilirkisiheyet...-keys-el-camino-2011.html
Brothers albümünün barındırdığı 60'lar ruhunun gizli etkisini düşünürsek; The Black Keys El Camino'da başını retro-soul'a daldırarak 2010'daki atılımlarının nimetlerinden akıllıca faydalanıyor. Nasıl bir tüccar ruhlu olduklarından yola çıkarak idrak ediyoruz ki the Black Keys bir Sharon Jones yahut Eli “Paperboy” Reed gerçekliğinde karar kılmıyor: ikilinin sade ve zayıf şarkı yazarlığına karakter ve parlaklık katan prodüktör Danger Mouse'u gruba geri getiriyorlar. Son kısmında Zeppelin* ağırlığına ulaşan akustik parça "Little Black Submarines" dışında albümdeki 11 şarkının her biri dört dakikadan kısa sürüyor ki 38 dakikalık rock & roll akını, the Black Keys'in bir önceki Danger Mouse işbirliği olan 2008 tarihli belirsiz plağı Attack & Release'e tamamen zıt bir albüm ortaya çıkıyor. Bile bile sürüklendikleri, El Camino'nun gözünü ana yoldan hiç ayırmadığı bu sapakta: albüm vintage bedendeki modern motor ile caddede uçarcasına hız yapıyor. Danger Mouse, şarkılara basitçe serpiştirdiği bayağı orglar, fuzz** gitarlar, talk box**lar, geri vokal yapan kızlar, tamburinler, ayak ritimleri ve alkışlar üzerine sapasağlam inşa ettiği, dikkatlerden kaçmayan bir glam üslubu katmış. Her unsur geçmişteki bir şeyi anımsatıyor -- Motown beatleri ve glam rock gitarları mevcut -- ama her şey bir modern prizma çatlağı gibi: ritimlerde kıvraklık var fakat bu ritimler ikilinin hip-hop'a olan meyillerini göstermeye yetecek kadar sıkı; parlak yüzeylerin postmodern kolajlar olması bize müşterek işitsel hafızamızı işaret ediyor. Tüm bu müzik tarihindeki dönemleri bulandırma işi feci bir güzel vakit geçirme hizmeti. Herhangi diğer Black Keys albümünden fazlası olarak El Camino, her biri öncekinden daha büyük darbeli veya daha bir pislik çukuru kayıp 45 single'ın 11 tanesinden müteşekkil bir koleksiyonun çalındığı dobra dobra bir parti. Ne söylediğiniz nasıl söylediğiniz kadar itibar görmüyor: El Camino tamamen saçmalık, havalı ve oldukça bağımlılık yapıyor.
* : Led Zeppelin.
** : Birer elektrik gitar efekti oluyor bunlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar