bugün
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- taksim delisi cenk6
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- anın görüntüsü24
- göksel'in memeleri4
- sinopi bin tekerlek ebu şambrel2
- kabak tatlısını sevenler8
- nat rothschild4
- kafanın çok büyük olması8
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- erecto kral reyiz3
- ismet gurbuz 20244
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- fenerbahçe11
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- nervio'nun gerçek yüzü4
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- nervio34
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- barış alper yılmaz4
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- elmas bey birader dönsün2
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- bafra pidesi3
- devlet2
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- halef dizisinin final yapması2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- 2019 tasarımı4
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- duygu özaslan6
- alanyaspor2
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- kaan girgin'in son hali2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
sadece bu cümleleri yazabilse insan, oturur bunun üzerine kitap yazar. ama elif şafak ne yapar. romanın küçük bir bölümünde sadece birkaç sayfada yer alan bir kahramanın ağzından dile getirir bu cümleleri, üzerinde durmaz. bu yüzden saygıyla eğiliyorum bu başlık vesilesiyle elif şafak'ın önünde.
"denizin kıyısında durmuşuz. ayaklarımızı suya salmışız ethel. sen diyorsun ki ' şu ilerideki elli beşinci dalgaya yüzelim birlikte. bak o dalga ne kadar güzel! ' ben de ' hangisi? ' diye soruyorum. daha sorumu bitirmeden yer değiştirmiş oluyor senin işaret ettiğin dalga. bak artık söylediğin yerde değil. elli beşinci değil de otuzbeşinci olmuş şimdi. giderek yaklaşıyor. yani zaten o bu tarafa geliyor. gelirken de elbet bir şeyler getiriyor yanında. şimdi önünde iki seçenek var. ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. ya da kıyıda durup, bekleyeceksin. dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. o zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. iki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse. ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatı yok edeceksin kendinde. "
"denizin kıyısında durmuşuz. ayaklarımızı suya salmışız ethel. sen diyorsun ki ' şu ilerideki elli beşinci dalgaya yüzelim birlikte. bak o dalga ne kadar güzel! ' ben de ' hangisi? ' diye soruyorum. daha sorumu bitirmeden yer değiştirmiş oluyor senin işaret ettiğin dalga. bak artık söylediğin yerde değil. elli beşinci değil de otuzbeşinci olmuş şimdi. giderek yaklaşıyor. yani zaten o bu tarafa geliyor. gelirken de elbet bir şeyler getiriyor yanında. şimdi önünde iki seçenek var. ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. ya da kıyıda durup, bekleyeceksin. dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. o zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. iki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse. ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatı yok edeceksin kendinde. "
elif şafak'ın yazdığı bir kitap
Bit Palas, içinde Türk Kültürü Ve Memleketim Ve istanbul insanının Günlük Yaşantısı Hakkında, Minik Ama ilginç Ayrıntıları Konu Almış Bir Kitaptır. Bir Apartmanın Bonbon Palas'ın Gecmişteki Ve Günümüzdeki Halini Anlatırken insana inen Derin, Ayrıntı Gibi Görünen, Hayatın Özü Olan Nüansları Okuyucu ile Paylaşır.
Bit Palas, içinde Türk Kültürü Ve Memleketim Ve istanbul insanının Günlük Yaşantısı Hakkında, Minik Ama ilginç Ayrıntıları Konu Almış Bir Kitaptır. Bir Apartmanın Bonbon Palas'ın Gecmişteki Ve Günümüzdeki Halini Anlatırken insana inen Derin, Ayrıntı Gibi Görünen, Hayatın Özü Olan Nüansları Okuyucu ile Paylaşır.
Sinan Cetin'in filmini çekeceği söylenen Elif Safak romanı.
Yesim Salkım oynayacakmış diyorlar ki kendisini elif safak ın bir romanıyla bağdaştıramıyorum nedense. Ayrıca çok daha iyi oyuncular varken ne alaka.
Yesim Salkım oynayacakmış diyorlar ki kendisini elif safak ın bir romanıyla bağdaştıramıyorum nedense. Ayrıca çok daha iyi oyuncular varken ne alaka.
son dönemlerde Türkiye'nin en iyi yazarlarından biri olan elif şafak'ın 2002 yılında yayımlanan romanı. kapağındaki bite aldanıp okumamak kitaba da kendinize de haksızlık olur.
--spoiler--
hayal gücümün geniş olduğunu söylerler. "saçmalıyorsun" demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu. haklı olabilirler. endişelenmeye başladığımda, nerede ne zaman ne söylemem gerektiğini karıştırdığımda, insanların bakışlarından korktuğumda, insanların bakışlarından korktuğumu belli etmemeye çalıştığımda, tanımak istediğim birine kendimi tanıtmak istediğimde, aslında kendimi ne kadar az tanıdığımı bilmezden geldiğimde, geçmiş canımı yaktığında, geleceğin de daha ala olmayacağını kabullenemediğimde, ne bulunduğum yerde, ne de göründüğüm insan olmayı içime sindirebildiğimde.. saçmalarım..
--spoiler--
elif şafak
hayal gücümün geniş olduğunu söylerler. "saçmalıyorsun" demenin şimdiye kadar icat edilmiş en ince yoludur bu. haklı olabilirler. endişelenmeye başladığımda, nerede ne zaman ne söylemem gerektiğini karıştırdığımda, insanların bakışlarından korktuğumda, insanların bakışlarından korktuğumu belli etmemeye çalıştığımda, tanımak istediğim birine kendimi tanıtmak istediğimde, aslında kendimi ne kadar az tanıdığımı bilmezden geldiğimde, geçmiş canımı yaktığında, geleceğin de daha ala olmayacağını kabullenemediğimde, ne bulunduğum yerde, ne de göründüğüm insan olmayı içime sindirebildiğimde.. saçmalarım..
--spoiler--
elif şafak
"her kadının doğası gereği anaç, anneliğin ise cennetteki ırmaklar kadar duru ve kutsal olduğuna hararetle inanlar buna ihtimal vermek istemeseler bile, agripina fyodorovna antipova doğurduğu "şeyi" sevmemişti.
tıpkı ulusların olduğu gibi annelerinde bir resmi tarihi olamazdı. bugünden geriye doğru özenli bir el yazısıyla yazılan bir tarihçe; yabani otlarını ayıklayıp, taşlarını döşeye döşeye. çünkü hazırlop gelmez her zaman, bazen de sonradan yeşerir sevgi; tedricen serpilir, zamanın refakatinde, damla damla. etraftakilerin ilgisi, dokunaklı bir an, anlık bir sıcaklık ve onlarca şefkat tortusu birbirine eklemlenip, çalışkan bir yelpaze gibi şekerriz bir esintiyle zihinden kovalar tüm yakışıksız fikirleri ve meymenetsiz hisleri. yelpaze çalıştıkça, bebeğin kendisinden önce onunla birlikte adım adım gelişen anaç haleyi sevmeye başlayabilir anne. ve o haleyi o akdar derinden benimser ki, bebeği benimser sonunda ve bebeği o kadar çok sever ki, onu hep sevdiğine, hep aynı ölçüde sevdiğine inanmak ister."
tıpkı ulusların olduğu gibi annelerinde bir resmi tarihi olamazdı. bugünden geriye doğru özenli bir el yazısıyla yazılan bir tarihçe; yabani otlarını ayıklayıp, taşlarını döşeye döşeye. çünkü hazırlop gelmez her zaman, bazen de sonradan yeşerir sevgi; tedricen serpilir, zamanın refakatinde, damla damla. etraftakilerin ilgisi, dokunaklı bir an, anlık bir sıcaklık ve onlarca şefkat tortusu birbirine eklemlenip, çalışkan bir yelpaze gibi şekerriz bir esintiyle zihinden kovalar tüm yakışıksız fikirleri ve meymenetsiz hisleri. yelpaze çalıştıkça, bebeğin kendisinden önce onunla birlikte adım adım gelişen anaç haleyi sevmeye başlayabilir anne. ve o haleyi o akdar derinden benimser ki, bebeği benimser sonunda ve bebeği o kadar çok sever ki, onu hep sevdiğine, hep aynı ölçüde sevdiğine inanmak ister."
bit palas; bizimdir, evimizdir. üst komşumuzdur kahramanlardan biri. kurulan cümleler bize aittir ama kullanılan betimler farklıdır. benzerlik vardır ama bu aynilik değildir asla çünkü elif şafak faktörü; onun cümleleri, sözcük öbekleri ve en küçük ses.
kitap değildir yarıda bıraktığımızda bizi çağıran, bit palas sakinleridir, kuaför cemal'dir, meryem'dir, tijen'dir, hacı hacı'dır... sohbet edersiniz aslında kitabı okurken her biriyle. onların günlüklerine girmiş gibisinizdir, hayatlarının en mahrem sayfalarına, izinlisinizdir.
bit palas'tan ayrılma zamanı geldiğinde veda edersin herkese, konukseverlikleri için teşekkür...
kitap değildir yarıda bıraktığımızda bizi çağıran, bit palas sakinleridir, kuaför cemal'dir, meryem'dir, tijen'dir, hacı hacı'dır... sohbet edersiniz aslında kitabı okurken her biriyle. onların günlüklerine girmiş gibisinizdir, hayatlarının en mahrem sayfalarına, izinlisinizdir.
bit palas'tan ayrılma zamanı geldiğinde veda edersin herkese, konukseverlikleri için teşekkür...
''iki türLü yaşanır hayat, eğer bir şeye benzeyecekse. ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatı yok edeceksin kendinde.''
insanı hayal dünyasına sürükleyen, kurgusundaki kusursuzluk ve ince detaylarla hayranlık uyandıran elif şafakromanı.
diğer elif şafak kitaplarına nazaran farklı bulduğum ve yine diğerleri gibi okunmasını önereceğim kitapdır.
yazar, öyle dikkatli gözlemliyor ve öyle hoş tasvir ediyor ki bu gözlemleri, okuduğum her kitabından ayrı bir haz alıyorum.
kitabın başında istanbul mezarlıklarını ve bağlantıladığı karakterleri öyle bir tasvirle uzun uzun anlattı ki, peyami safa kitaplarındaki tasvirler kadar derin tamamen gözünüzde canlandırabilecek kadar gerçek, cem yılmaz esprilerindeki 'aaa evet aynı böyle oluyo' dediğimiz gözlemler kadar eğlenceli.*
her kitabında farklı bir bakış açısı, hiç bi kitabı birbirinin tekrarı değil.
bonbon palas ve sakinleri bi süre misafiriniz olmayı hakedecek türde,hoş,okunası bir eser.
kitabın başında istanbul mezarlıklarını ve bağlantıladığı karakterleri öyle bir tasvirle uzun uzun anlattı ki, peyami safa kitaplarındaki tasvirler kadar derin tamamen gözünüzde canlandırabilecek kadar gerçek, cem yılmaz esprilerindeki 'aaa evet aynı böyle oluyo' dediğimiz gözlemler kadar eğlenceli.*
her kitabında farklı bir bakış açısı, hiç bi kitabı birbirinin tekrarı değil.
bonbon palas ve sakinleri bi süre misafiriniz olmayı hakedecek türde,hoş,okunası bir eser.
elif şafak'ın çok sevilen ve sevilmeyi de haketmiş olan kitaplarından biri.kitap okumayı seven biri olarak elif şafak'ın ayrı bir büyüsü olduğunu hep hissetmişimdir ama bir türlü nedenini bulamıyordum, ama sonra farkettim ki elif şafak'ın karakterleri bizden biri, çoğu kitapta yakışıklı bir erkek kahraman ve çok güzel bir kadın kahraman olur ve roman onlarla gelişir, bu hep böyledir, biz de çoğu zaman yeriz bu numaraları,elif şafak'ın kahramanları ise çoğunlukla çirkin, şişman , karizmatiklikten uzak ama tam manasıyla gerçek.işte bu yüzden elif şafak farklı bir yazar.
başta çok ayrı görünen hayatların bir apartmanın içine konulması, insanı içine çeken olay örgüsüyle bir elif şafak klasiği.
bitmemesi için gıdım gıdım okuduğum kitap.
kanımca elif şafak ın en tatlı romanı. hemde öyle şekeri şerbeti bol tatlı da değil sütlü tatlılar gibi yedikçe bıktırmıyor okudukça okuyası geliyor insanın öyleki bitime yaklaştıkça bitmesin diye bağırası geliyor insanın içinden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com