bugün
- binyamin netanyahu12
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- nervio abla20
- laşon hara3
- cumhuriyetten rahatsız olan insan5
- ismail kartal23
- herkese veren biri4
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- ayağını emojiyle kapatan insan3
- tuzlu kahve dizisi4
- yeni evli çift aktiviteleri16
- mavi4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- heyt bea2
- salçalı makarna12
- yazılımcıların flört edememesi8
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- motorsiklet6
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- görükle den moskova'ya yürümek5
- türkiye cumhuriyeti3
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- yerde para bulmak8
- araba almak3
- porsche5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- kedimin yatağıma kusması7
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması4
- mutlu günleri beklemek15
- sabahları sevilen şeyler6
- en lezzetli balık12
- volkswagen beetle kullanan seri katil2
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- güney kore34
- neden herkes haklı olduğunu düşünüyor2
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sözlük kızlarının çorapları11
- 2026 baro seçimleri4
- kimsenin sizi sevmemesi16
- yaşamak üzerine2
- ümit kocasakal19
diyalogsuz da film çekilebileceğini göstermiştir.
'ben çekik gözlünün filmini sevmem arkadaş' diyen biri olarak zamanında hayran kaldığım, son derece özgün bir konuya sahip olan filmdir. hele bir afişi vardır al duvara as.
susarak aşkı anlatabilen film. esas oğlanın kıza dinlettiği şarkı ise sözlerini anlamadan ağlatabilen sadece 'şarkı' olarak adlandırmanın az kalacağı duygu baloncuğu gibi bir şey. filmin son sahnelerini tanımlamak için yarım saattir kasıyorum ama aklıma gelen tek tamlama 'hüzün dolu mutluluk' oluyor. izlenesi film.
jenerikteki heykele doğru atılan topun önündeki file güzelliğin korunmasını temsil eder, bununla alakalı olarak ana karakterin golf topunu delmesi ve vurması, topun da bağlı olduğu nesnenin etrafında dönmesi şiddetin kontrol altında tutulmasını temsil eder, kızın topun önüne geçtiği zaman erkeğin vurmaması, sonunda vurması ve topun ipi koparıp yoldan geçen bir arabadaki bir kadının başına isabet etmesi kontrol edilemeyen şiddetin oluşturabileceği sınırsız kötü sonuçları anlatır.
erkeğin bir eve girince önce yemek yiyip temizlenmesi, sonrda evi düzeltmesi ve kendi fotoğrafını ev sahiplerinin fotoğrafıyla çekmesi, hapiste hayali bir topa vurması, bu hayal yüzünden biriyle kavga etmesi, kızın evine döndüğünde arap müziği çalması, dayak yerken gülmesi, gardiyanın orda olduğunu bilse de ona hayalet demesi ve filmin sonunda kız ve erkeğin tartıya beraber çıkmasına karşılık tartının 0 ı göstermesi, tasavvuf felsefesindeki ruh-beden bütünlüğü, bedenin acı çekerek ruha odaklanması gibi konuları anlatır.
erkeğin bir eve girince önce yemek yiyip temizlenmesi, sonrda evi düzeltmesi ve kendi fotoğrafını ev sahiplerinin fotoğrafıyla çekmesi, hapiste hayali bir topa vurması, bu hayal yüzünden biriyle kavga etmesi, kızın evine döndüğünde arap müziği çalması, dayak yerken gülmesi, gardiyanın orda olduğunu bilse de ona hayalet demesi ve filmin sonunda kız ve erkeğin tartıya beraber çıkmasına karşılık tartının 0 ı göstermesi, tasavvuf felsefesindeki ruh-beden bütünlüğü, bedenin acı çekerek ruha odaklanması gibi konuları anlatır.
işte böyle bir şey; (bkz: aşkı bilen derin öter bilmeyen eşşek gibi anırır)
öyle güzel bir filmdir ki tam da bunu destekler. söze ne hacet!
öyle güzel bir filmdir ki tam da bunu destekler. söze ne hacet!
sözcüklerin değil sessizliğin herşeyi anlattığı film.
kim ki duk filmi. mulak surette izlenmesi gerekir. zira irade ve terbiye örnek alınasıdır. fragmanı için
(bkz: http://www.sinemalar.com/...gman/1038/Bos-Ev/0/kucuk/)
(bkz: http://www.sinemalar.com/...gman/1038/Bos-Ev/0/kucuk/)
kim ki duk filmlerini izlemeye başlamak için çok doğru bir seçim olduğunu düşündüğüm, insana kendihayatını çok kalabalık ve derinliksiz hissettiren film.
aşkın sessizliği, sessizliğin aşkı...
Aneun yeoja ile birlikte en sevdiğim kore filmi olup, sessizliğin ve naif kelimesinin birebir karşılığıdır bu film, mutlaka izlenmeli.
izlenebilecek en hoş aşk filmlerinden biri. uzakdoğu sinemasının yüz akı kim ki-duk'un yönetmenliğini yaptığı, neredeyse diyalogsuz devam eden, izleyiciyi sıkmayan, sonuna kadar merakla izlenen ve "vay be ne aşk ama.." diye iç geçirten masalsı film.
sinema nedir sorusunun karşılığı olan ve sinemanın daha çok replikle değil de görüntüyle ilgili bir sanat olduğunu vurgulayan muhteşem yapıt. gerçekten sinemayı edebiyatta ayıran şey görselliktir. sinemada görsellik üst düzeyde olmalıdır ve bu film bunu başarabilmiştir.
hep susmaya çalıştığım bir şey var. bin jip, tam da bunu susuyor işte.
her kim ki duk'sa bu sırra mazhar...
her kim ki duk'sa bu sırra mazhar...
"az şeyle çok şey anlatma" felsefesini benimsemiş usta yönetmen kim ki duk'un özgün tarzını konuşturmuş olduğu gösterişten uzak ve saf, 2004 yapımı bir güney kore filmi.
bu filmde film boyunca başrol oyuncularının ağzından tek bir kelime bile duymuyorsunuz. film izlenmeden "konuşmasız film mi olur, çok sıkıcıdır ya bu" diye düşündürtüyor. halbuki sessizlik filme öyle bir hava katıyor ki sanki oyuncular tek bir kelime etse filmin bütün ihtişamı ve büyüsü bozulacakmış gibi hissediyorsunuz. oyunculuk ise çok fazla kelimenin anlamsız, bakışların ise herşey demek olduğunu açıkça gösteriyor. filmin en güzel sahnesi ise şüphesiz en son sahne: kızın ve erkeğin birlikte tartıya çıkmaları ve ibrenin 0'ı göstermesi. tek bir kare tüm filmi özetlemeye fazlasıyla yetiyor. kesinlikle ayakta alkışlanası bir sanat eseri.
yeni yeni özgün şeyler üretmeye başlayan hollywood'un kim ki duk'a yetişebilmesi için daha çok fırın ekmek yemesi gerekiyor gibi sanki.
bu filmde film boyunca başrol oyuncularının ağzından tek bir kelime bile duymuyorsunuz. film izlenmeden "konuşmasız film mi olur, çok sıkıcıdır ya bu" diye düşündürtüyor. halbuki sessizlik filme öyle bir hava katıyor ki sanki oyuncular tek bir kelime etse filmin bütün ihtişamı ve büyüsü bozulacakmış gibi hissediyorsunuz. oyunculuk ise çok fazla kelimenin anlamsız, bakışların ise herşey demek olduğunu açıkça gösteriyor. filmin en güzel sahnesi ise şüphesiz en son sahne: kızın ve erkeğin birlikte tartıya çıkmaları ve ibrenin 0'ı göstermesi. tek bir kare tüm filmi özetlemeye fazlasıyla yetiyor. kesinlikle ayakta alkışlanası bir sanat eseri.
yeni yeni özgün şeyler üretmeye başlayan hollywood'un kim ki duk'a yetişebilmesi için daha çok fırın ekmek yemesi gerekiyor gibi sanki.
izlerken ilginiz dağılırsa, izlemek istemeyeceğiniz, ilginç noktalardan farklı hayatları yakalamış sessiz bir film. Müzikleri de güzeldir ayrıca.
içerisinde geçen iki-üç cümleye rağmen en umulmadık kişilere bile kendisini izlettirebilen , iki sevgilinin baskülün üzerindeyken ''hiç''lik ağırlığında olmasını zihinlere ustalıkla nakşeden ''Gafsa'' olmasaydı bu film eksik kalırdı denilen ve ille de izlenilmesi gereken bir eser..
izlenilmezse ne olur?!..izlenildiğinde hissedilecek o derinlik duygusu hiç yaşantılanmamış olur...
Eksik midir bu?...Lunaparktaki oyuncaklara hiç binmemiş olmadan da ömür geçer doğrusu...
izlenilmezse ne olur?!..izlenildiğinde hissedilecek o derinlik duygusu hiç yaşantılanmamış olur...
Eksik midir bu?...Lunaparktaki oyuncaklara hiç binmemiş olmadan da ömür geçer doğrusu...
"elde etmek için kaybetmek gerekir"
"ne az söz, ne çok anlam"
"yasadigimiz dünya, hayal mi gercek mi, söylemek zor"
a$kin konusulabilir olmasindan ziyade hissedilebilir oldugu uzerine bir film..
"ne az söz, ne çok anlam"
"yasadigimiz dünya, hayal mi gercek mi, söylemek zor"
a$kin konusulabilir olmasindan ziyade hissedilebilir oldugu uzerine bir film..
Nihayetinde devinimsel bir şey olan sevgiyi,dinginliğin içinde betimlemek sanattır.Ve çok az sanatçı "sevme" yi Kim ki Duk'un Boş Ev'indeki kadar lirik anlatmayı başarabilmiştir.
kim ki duk la beni tanıştıran film. şahane bir film. film boyunca kahramanların hiç konuşmaması, buna rağmen filmin sizi sıkmadan akıp gitmesi ise daha da ilgi çekici ve değerli kılıyor filmi.
kim ki duk'un en terbiyeli filmi...
kim ki duk'un baska bir filmini soyleyemeyecek kisiler tarafindan
- ayh sekerim cok sanatsal, kesinlikle izlemelisin bence
cumlelerine maruz birakilan,entelektuelite 101 dersinin konularindan biri guzel film.
izleyin bence !
ha unutmadan, bu basligin altina entry girip de eternal sunshine of the spotless mind basligina entry girmeyen erkeklerin cuku dusuyormus, kizlarin seluliti oluyormus. benden soylemesi.
- ayh sekerim cok sanatsal, kesinlikle izlemelisin bence
cumlelerine maruz birakilan,entelektuelite 101 dersinin konularindan biri guzel film.
izleyin bence !
ha unutmadan, bu basligin altina entry girip de eternal sunshine of the spotless mind basligina entry girmeyen erkeklerin cuku dusuyormus, kizlarin seluliti oluyormus. benden soylemesi.
10 hollywood filmi derinliğinde bir bir aşk filmi.
üçlü öpüşme sahnesi ile zihnimde sonlanmayacak kim ki duk filmi.
it's hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream.
it's hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream.
old boy ile birlikte bugüne dek nasıl izlemem diye kendi kendime feci halde kızdığım bir kim ki duk filmi.. başkalarının evine giren elemanın kendi hayatını arama çabası, esas kızın varla yok arası hayatı ve efsane şekilde ruhlarının buluşması.. konuşmadan, konuşturmadan nasıl film çekilir anlatmış adamlar.. helal olsun diyor ve arşivime eklediğim için kendimi tebrik ediyorum..
beni en çok bitiren sahne ise filmin sonunda tartıdaki iki çift ayaktır efendim.. kim ne derse desin..aşk öyle bir şey olsa gerek..
beni en çok bitiren sahne ise filmin sonunda tartıdaki iki çift ayaktır efendim.. kim ne derse desin..aşk öyle bir şey olsa gerek..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar