bugün
- eşitlik mi özgürlük mü8
- kartoncu birader vs erecto bey3
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek10
- yaşlandığının farkına varmak9
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- namaz5
- kedi5
- 11 ağustos 20262
- eva mendes2
- müzik dinlemek5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- asosyal ve çirkin olmak4
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- ekşi sözlük referans17
- adavet2
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı5
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- sözlüğün çok durgun olması6
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- sıcak hava vs soğuk hava6
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- mekke anlaşması20
- iki arada bir derede kalmak2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- özgür özel7
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- 2000 doğumlu kızlar6
- ekonomi16
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- baliye balayına gitme ezikliği4
- hem sosyal hem sözlük yazarı olunmaz2
- hacel obasını engin sanan sözlük yazarları2
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler3
- ulu parti5
- meis2
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- pkk silah bırakıyor diye rahatsız olan tipler2
- sözlük yazarı olunmaz2
- türkiye11
"it's hard to tell that the world we live in is either a reality or a dream" diye bitiveren peşpeşe üç-dört kere izlenebilen filmdir. müziği de ayrı bir güzeldi..
soundtrack'iyle de adindan cok soz ettiren kore yapimi film.
izlenilmesi gereken bir filmdir kesinlikle.özellikle filmin son sahnesindeki baskül'ün 0 olarak gözükmesi oldukça etkileyicidir.
edit:kızları tavlamak için illa gevşeklik yapmak gerekmiyormuş be sözlük!!!
edit:kızları tavlamak için illa gevşeklik yapmak gerekmiyormuş be sözlük!!!
boş ev bir kim ki duk filmidir. koşa koşa gidilmiş ve izlenmiştir. filme kapılınmış ve hiç konuşulmadan izlenmiştir. * izlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
film boyunca acaba sesi nasıldır bu adamın diye sizi düşündürten, 2004 - Güney Kore yapımı film. Tatile giden insanların evlerini kullanan ve karşılığında ev sahiplerinin bozulan eşyalarını tamir eden garip bir insanın yaşadığı hayatı ve içine girdiği garip ilişkiyi anlatır.
Bin-Jip sessizliğin hakim olduğu bir film.Ve ilginçtirki konuşmayarak bizim konuşarak anlattıklarımızdan daha fazlası daha iyi bir biçimde anlatılıyor.
Konu şöyle: Adamın biri yaşamını başkalarının evlerinde sürdürmektedir.Tabi evde hiç kimse olmamalıdır.Evlerde 2-3 gün kalmaktadır.Bu bedeli evdeki bozuk eşyaları tamir ederek ödemektedir.Bir gün boş sandığı bir eve girer ve bir kadınla tanışır. Kadın evli olduğu adamdan devamlı şiddet görmektedir.Boş evlere giren adamla kaçarlar.
Filmde anlatmakla bitmiycek ayrıntılar, mükemmel sahneler var.Harika mesajlar gizli.Eleştirmenlerce yılın en iyi filmi seçildi.
Finaliyse onlarca soruyu beraberinde getiriyor.Tartıya çıkan sevgililerin kilosu neden 0(sıfır) kg. geliyor?
0 kg. gelen nedir? 0 noktasında oldukları içinmi? 0 kg. gelen aşk mıdır? Aşkın önemsiz olduğunumu söylüyor Kim Ki Duk?
Bence tam tersi. Evet aşkın 0 kg. olduğunu söylüyor ruh aşkla, sevgiyle dolduğu zaman bedenin bir ağırlığı kalmıyor.Bedenen soyutlanıyorsun diyor..
Son sahnede kadının evli olduğu adamın arkasında bulunan sevgilisine bakmaktadır.Arkasındaki adam soyutlanmıştır.Gölgesi yoktur.Sevdiğinin gözlerinin içine bak sana mı bakıyor yoksa senin arkandaki örnek sevgili modeline mi?
Her şeyden önce sevgi diyor Kim Ki Duk.Her şeyden önce buna ihtiyacımız var.
Aşk bir hayalete aşık olmak mı? Aşkla dolduğunda 0 kg. mı olursun? Ya da büyük soru: Sen yaşadığını mı zannediyorsun?
Aşka bakış açınızı değiştiren harika bir yapım!
Konu şöyle: Adamın biri yaşamını başkalarının evlerinde sürdürmektedir.Tabi evde hiç kimse olmamalıdır.Evlerde 2-3 gün kalmaktadır.Bu bedeli evdeki bozuk eşyaları tamir ederek ödemektedir.Bir gün boş sandığı bir eve girer ve bir kadınla tanışır. Kadın evli olduğu adamdan devamlı şiddet görmektedir.Boş evlere giren adamla kaçarlar.
Filmde anlatmakla bitmiycek ayrıntılar, mükemmel sahneler var.Harika mesajlar gizli.Eleştirmenlerce yılın en iyi filmi seçildi.
Finaliyse onlarca soruyu beraberinde getiriyor.Tartıya çıkan sevgililerin kilosu neden 0(sıfır) kg. geliyor?
0 kg. gelen nedir? 0 noktasında oldukları içinmi? 0 kg. gelen aşk mıdır? Aşkın önemsiz olduğunumu söylüyor Kim Ki Duk?
Bence tam tersi. Evet aşkın 0 kg. olduğunu söylüyor ruh aşkla, sevgiyle dolduğu zaman bedenin bir ağırlığı kalmıyor.Bedenen soyutlanıyorsun diyor..
Son sahnede kadının evli olduğu adamın arkasında bulunan sevgilisine bakmaktadır.Arkasındaki adam soyutlanmıştır.Gölgesi yoktur.Sevdiğinin gözlerinin içine bak sana mı bakıyor yoksa senin arkandaki örnek sevgili modeline mi?
Her şeyden önce sevgi diyor Kim Ki Duk.Her şeyden önce buna ihtiyacımız var.
Aşk bir hayalete aşık olmak mı? Aşkla dolduğunda 0 kg. mı olursun? Ya da büyük soru: Sen yaşadığını mı zannediyorsun?
Aşka bakış açınızı değiştiren harika bir yapım!
bir "kim ki duk" filmi.. uzakdoğu sinemasının bir ürünü.. filmin geneli birkaç cümleden oluşuyor ama sanatsal açıdan bakıldığında gerçekten çok güzel.. senaryo harika.. çekim açıları çok güzel.. tavsiye edilesi film..
(bkz: herkes izlemeli)
(bkz: herkes izlemeli)
harika bir sahnesi vardır:
filmin başrol oyuncularının sonlara doğru kızın kocasının olduğu anda öpüşmeleri.iki sevgili ve aldatılan koca aynı resimdedir ve herkes mutludur.
hayat böyle mi diye kafayı kırdıran düşüncelere iten bir sahne olarak filmi göklere çıkarmamı sağlamıştır.
filmin başrol oyuncularının sonlara doğru kızın kocasının olduğu anda öpüşmeleri.iki sevgili ve aldatılan koca aynı resimdedir ve herkes mutludur.
hayat böyle mi diye kafayı kırdıran düşüncelere iten bir sahne olarak filmi göklere çıkarmamı sağlamıştır.
mülksüzlüğe vurgu yapan, diyalogların çok ötesine geçmeyi başarabilmiş, aşkı, sessiz ama destansı bir havada anlatabilen kim-ki duk filmidir. filmin harika theme'i gafsa'nın insanı büyülememesi imkansıza yakındır.
(bkz: kim ki duk)
(bkz: natacha atlas)
(bkz: gafsa)
(bkz: kim ki duk)
(bkz: natacha atlas)
(bkz: gafsa)
film boyunca beşi geçmeyen diyaloglarıyla, harika themei gafsası ile, filmin sonunda aşkın iki kişiyi bir yaptığını süper bir şekilde göstermesiyle beni dehşete düşüren ve ayrıca kore sineması kadar olamadığımız için de beni kahreden izlenesi, arşivde tutulası ve hediye veren dvd dergisine teşekkür ettiren filmdir.
kim ki-duk'un en sevdiğim filmi.aşkı anlatmak için konuşmaya gerek yoktur demiş ve diyalogsuz bir aşk nasıl anlatılır dersi vermiştir.
http://www.imdb.com/title/tt0423866/
http://www.imdb.com/title/tt0423866/
kahramanimizin muzik setine cd yi yerlestirdikten sonra play tusuna basmasiyla birlikte hoparlorlerden suzulerek evin icerisine dolan bir de sarki vardir ki filmde izleyenlerin gozlerini degil gonullerini de birlikte doldurur. yaaa, yaaa!
iki ana karakterin film boyunca sadece iki* cümle ettiği bir film olma özelliğini taşır. ev sahiplerinin evde olmadığı evlere girip, konaklayan, karşılığında da evde bozuk olan herhangi bir aleti tamir eden genç bir çocuğun hikayesidir. bu evlerden birinde tanıştığı bir kadınla filme aşk da girer ve olaylar gelişir. "hepimiz kilitlerimizin açılmasını bekleyen birer boş eviz" de filmin afiş yazısıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar