bugün

/637
Tuzaklı bir durum. Manüple.
kavuşamamaktır.
Aşk... Günlük hayatın binbir kuralı ve binbir çeşit insanın içinde akıp giderken, her türlü dış yüz müeyyidenin ötesinde ve sadece ''vicdani müeyyide''nin hükmünü icra ettiği yerde, ''itibar'' ve ''çıkar'' hesabı yapan budalaların anlamadığı birşey...

salih mirzabeyoğlu - Tilki Günlüğü 2 sf:33
Jumanji gibi fantastik değil de daha yetişkinlere yönelik bir filmdi. Adam sürekli geçmişe gidiyor ve bazı noktaları değiştirince insanların da hayatı değişiyor. Bunca yıllık hayatımda bir noktayı değiştir, mesela daha zeki, daha çalışkan, daha zengin daha ne yaparsan yap, grc'yi sevmem neredeyse imkansız.
Ülkenin yüzde 80ı popüler olma arayışında olduğundan sevmemin sevilmemin önemini kavrayan yok. Sabit maaşlı bir işi, sabit maaşlı bir eşi var ve sana nasıl çelme takabileceğini hesap ediyor. Halbuki eski sevdiceğim de yılda 1 milyar dolar kazanan elifti. Grc olmasa yine çok zengin başkası olacaktı. Beş harf, haset. Ama ben insan bir kişiyi sever dedim ve grc dışında en azından uzun zamandır ikinci bir ihtimal bırakmadım. Öte yandan ben boş durmuyorum kazanıyorum. Birkaç hafta içinde 5.5 milyonluk bir ev alacağım, 2 sene içinde 6 milyonluk ev inşaata başlayacak, yine birkaç senede 4 milyon getirecek iki yatırımımız var ve bir sorun çıkmazsa önümüzdeki yıllarda tek başıma dolar milyoneri olacağım. Ama aşk aklıma gelince para pul aklımdan uçuyor.
Ülkedeki zenginlerin yarısıyla adım çıkınca farklı bir durum oldu tabii. Gittiğim her yerde ilgi gösterenler olmuştur, bilenler var anlatmaya gerek yok. Ameliyat olsam sevmeyecek misin beni nankör diyeceğim ama mecburen böyle yapıyorum diyor. Bir kişiyi seviyorum, öyle olduğu için başkaları ile ilgili söylentileri önemsemedim, kendileri bilir dedim.
Herkes senin sevgilin dediği günlerde, başına bir şey gelirse sonra kimseyi sevmem diyordum. Kavuşursam, sonsuza dek sadece o.
insanın gençken kurduğu o büyük ve kusursuz cümlelerin hayatın sertliğine çarpıp dağılması durumudur.

"herkes senin sevgilin" dedikleri o yangın zamanlarında insan sahiden öyle zanneder; başına bir iş gelse bir daha asla kimseyi sevemezsin, kavuşursan da ömrün sadece onun adıyla mühürlenir gibi gelir. ama hayat o kadar şiirsel ilerlemiyor işte. insan büyüdükçe aşkın o süslü adaklardan değil, en çaresiz anında elinin telefona gittiği ilk insandan ibaret olduğunu anlıyor. başına gerçekten bir felaket geldiğinde aklına ilk kim düşüyorsa ve elin titreyerek kimi arıyorsan, aşk tam olarak o kişidir; gerisi sadece güzel havalarda edilen tumturaklı laflardır.
En sıkıntılı anlarda sevdiceğimi bekliyorum, o ısrarla çarpıyor. Belli ki böyle yapması gerekiyor.

En çok hoşuma giden lafı sayende sevmeyi yeniden öğrendim sözüydü. O kadar güzel sevdi ki kızlı erkekli eğlenmesi, tatil yapması, mini etek vs. Veya açık giyinmesi hiç kıskanmadım. O kadar içten güvendim ki mesela emc geçen erkeklerle gezdi, iyi eğlenceler dedim kendi kendime.

Sevilince, çok sevilince güvendim ve kıskanmadım ama o da bana güvense biraz. Onun güvenmediği anlarda ben ona kavuşsam, başına bir şey gelse ölene kadar kalbim başkasına kapanır diyordum.
Ne kadar harika birisi olduğunu fark etse önce kendisine aşık olacak da, beni sevmekten kendini sevmeye fırsat bulamadı.
Belki önceden farklıydım, evet dünkü konuya devam ediyorum, kim ne giyer, kiminle arkadaştır çok merak ederdim. Ama sevdiceğime bir ömür böyle bir kıskançlık olmayacak. Mesela yanında emc, lila varsa bir kaç da erkek olsaydı sormazdım kim diye, zaten arkadaşlarının çoğunu ailesi de tanıyor. Ama sevmediği bir kız erkekle de görüşmez. Samimi olduğu kız veya erkek. Ağırlıklı olarak emc ve lila ile geziyor sanırım ve bu çok hoşuma gidiyor.

Karışık anlattım ama bundan 10 yıl sonra da ne giydin, kiminle eğlenmeye gittin gibi sorular olmayacak. Yeter ki sevmeyi ihmal etme.

Kıskanmıyor muyum? Aslında kıskanmıyorum. Beni kendinden çok seven birini niye kıskanayım. Takıntı ilacına başlayıp geceleri uyuyamadığımda ben iyileşiyorum sen de gez eğlen, bu yaşlar bir daha gelmeyecek demiştim. O da öyle yaptı.

Neyse ahmetle oynayım biraz daha.

Bir de şunu söyleyim aslında onun da beni kıskanmasına gerek yok ama hep yanlış anlıyor, tepki gösteriyor.
Çok salaksınız. Ben evlenmeye çalışmıyorum, sevdiceğime kavuşmaya çalışıyorum. Ömrüm seni beklemekle geçecek de gelmeyeceksin diye korkuyorum.
varlığı bir dert yokluğu 31.
iki konuda sürekli kibar ol diyordu. Ben de bakış açımı değiştirdim ve platonik konusunu tatlıya bağlamaya karar verdim.
Grc'den başkasını hiç sevmedim.
Aşk...Küçük kafalara cinnet, büyük sezişlere ölümsüzlük müjdeleyen ad...

salih mirzabeyoğlu - Tilki Günlüğü 2 sf:32
Bazı anlar vardır sahnedeki birisi için çok uzun diğeri için çok kısa sürer. Sağda solda, veya intrnette mesela instagramda aşk destanları yazanları günlük hayatta görünce uzun uzun sohbet etmek istediklerini fark etsem de, bir an önce yolumuz bitsin de şundan ayrılayım diye bakıyorum. Ve bunu yaparken hiç acımıyorum. Evli ve birkaç çocuklu kadınla ne diyaloğum olabilir.

Ama arkadaşlar bundan farklı. Bazen kısa bazen uzun sohbetlere girişiyorum. Ayrılırken de pişman olmuyorum.

Ama anlatacağım şey bu değildi... hiç ilgi duymuyor musun denilecek. Birincisi duymuyorum. Sevdiceğime sırılsıklam aşıkken başkası hiç ama hiç aklıma gelmiyor. Gelseydi bile korkudan bir şey yapamazdım. Arada bir başkasını sevecek korkusuyla çıldırıyorum.
Ben sormadıkça hatalarımı söylemiyor, ama biriktiriyor. Sorunca da teker teker anlatıyor. Hergün takip etse test etse ve ömür boyu gizlice ne yaptığıma baksa en ufak bir tepki göstermem.
Harika bir sevdiceğim var ve ona ulaşmak bazen zor geliyor. Daha arada uzun bir mesafe var ve nasıl kapanacak bilmiyorum. Neyse ki ankaranın 2 ilçesini kendime aşık ettim de moralim bozulunca aklıma geliyor.

istanbulda hiç sevenin yok mu denilecek. Şimdi görmeden etmeden, tweet ciddi bir veri değil. O nedenle bir şey söyleyemem.
Aşk atom bombası…
Atom bombasıyla çukur açmak dururken iğneyle kuyu kazılır mı?
Bomba aşk ve akıl iğne.

necip fazıl kısakürek
O güne kadar yine iyi sabretmiştim, ama o gece artık dayanamayıp tüm gücümle ağladım. Gecenin karanlığı beyaz damlalarla aydınlandı.

"Gözden beyaz damla akmaz ki."

Damlalar gözümden akmadı.

Tamam lahbaliliği yaptık, ciddi olalım. Güvenini kıracak hiçbir şey yapmadım. Haberi olmaz dediklerinde bile, ona öyle bir şey yapmam dedim ve gitgide daha fazla severek devam ettim. Artık biraz daha yaklaşaak. Ya da ne zaman yaklaşacağız?
© copyright 2005 - 2026