bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek4
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- idiocracy3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- teomancalmasur23
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- mayasıl3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- türküm doğruyum çalışkanım2
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- islam3
- türk solu16
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- insan doğuştan iyi midir17
üç harflik bir efsanedir.
abi kısaca; aşk bir sudur, iç iç kudur...
Aşk bir zamanlar aşktı şimdi değil artık.
kahrolasıca duygudur.
Aşk kelimesi şekerli bir sakız artık: çok çiğnenen, bol salya üreten, şekeri bittiğinde yere tükürülen ve birinin ayakkabısına yapışıveren.
iranlı şair der ki;
aşka uçma kanatların yanar..!
mevlana der ki: aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
aşka uçma kanatların yanar..!
mevlana der ki: aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
90 sayfa, 449 entrye sığmayan.
25 yıllık tecrübemle şunu anladımki aşk; hayatın bug'ıdır ve eninde sonunda ya fatal error ya da mavi ekranla biter. siz ne kadar reboot yaparsanız yapın, bir yerlerde tekrar karşınıza çıkar. herkese iyi formatlar dilemekten başka seçenek bırakmayan duygu.
(bkz: bol şans)
(bkz: bol şans)
bir duygu yoğunlaşması, tutarsızlıklar zinciri, en büyük mutlulukların ve en büyük acıların yegane sebebi, beynin inhibitörü.
bir turlu bulunmayan ve varolmayan, insani benliginden kavramis his. aşk'ın genelde hayatin size verdigi en buyuk hediye oldugunu dusunursunuz, ama oyle degildir. oyle dusundugunuz zaman aldanirsiniz benim gibi. hani heryerde buyuk iddialarla kolay aldanmam diye konusuruz ya, aslinda sonradan lafimizi hep yutariz. esas konu aşkın ele gecirdigi benligimizin ne zaman ortaya ciktigidir. bu gece oldugu gibi gecenin bi korunde cikar, sonra başlarız nerede mavi gozlum, kizil saclim diye.. ben cikip bagiriyorum pencereden, neredesin.
sadece acı çektiren meret.
''beni ne kadar seviyorsun?'' diye sormamaktır.
geldiğinde tadına doyulmayan...
gittiğinde keşke hiç gelmeseydi denilen...
yine de hep beklenen...
hep yolu gözlenen...
gittiğinde keşke hiç gelmeseydi denilen...
yine de hep beklenen...
hep yolu gözlenen...
ne olduğunu şıpsevdi sakızlarından öğrendiğimiz şey...
neye yahut kime olduğu önemli değil üstüne düşmemektir.ne zor yüklemlere ne eskimez öznelere sahip soyut allahın belası bi duygu!peygamber, allaha aşkından ne hallere düştü, üstüne düşmese kafası rahat bir vatandaş olacaktı ama ızdırabını çekmediği bir hayatı duyumsayacak mıydı pekala?
hayır yavan yavan yaşayacaktı, başına kimse çorap öremeyecek, ayağında nasırlar çıkmayacak, kimsenin düşmanlığını kazanmayacak...
''ben sana aşık olmasam senin ne önemin kalacaktı benim hayatımda'' demek nankörlük müdür? işte ben bunu bilmiyorum,ben aşık olan insanın aklının gittiğini bilirim.bir daha ne zaman geleceği bilinmeyen tayyarelerin gidişi buna benzerdi hep.hesaba vursam milyonlarca aklım kaybolmuş kimbilir ne zaman gelir geri.işte o akıl geldiğinde bu sancı biter, bazen yaranın üzerine dökülen tendurduyot nevraljisi gibi senelerce parmak yakar.bir rüya görürsün bir rüya daha... sabah bir kalkmışın ki parmakların yanık kokar, noldunu bilmediğin bir yanık kokusu vardır ellerinde. sonra rüyanda bir yıldızı parmaklarının arasında tuttuğun gelir aklına ''ha dersin ulaşılmayacak bir yıldızı parmaklarımın arasında sıkı sıkıya tutmuştum gökyüzüne yükselip.'' düşlerken acıtmayan ,uyandığında her tarafını saran yanık kokusu o....her gece o yıldızı parmaklarının arasında sıkmayı düşünmemelisin, bırak bazen o seni ışığıyla aydınlatsın, bazen o milyonlarca kilometre uzaklara götürsün seni düşünde...!
hiçliğin hüküm sürdüğü tenha coğrafyalara atılmış pet şişeler gibi sürüklenmektir susarak... allahın belası bir duygu işte adı aşk soyadı üstüne düşmemek...
hayır yavan yavan yaşayacaktı, başına kimse çorap öremeyecek, ayağında nasırlar çıkmayacak, kimsenin düşmanlığını kazanmayacak...
''ben sana aşık olmasam senin ne önemin kalacaktı benim hayatımda'' demek nankörlük müdür? işte ben bunu bilmiyorum,ben aşık olan insanın aklının gittiğini bilirim.bir daha ne zaman geleceği bilinmeyen tayyarelerin gidişi buna benzerdi hep.hesaba vursam milyonlarca aklım kaybolmuş kimbilir ne zaman gelir geri.işte o akıl geldiğinde bu sancı biter, bazen yaranın üzerine dökülen tendurduyot nevraljisi gibi senelerce parmak yakar.bir rüya görürsün bir rüya daha... sabah bir kalkmışın ki parmakların yanık kokar, noldunu bilmediğin bir yanık kokusu vardır ellerinde. sonra rüyanda bir yıldızı parmaklarının arasında tuttuğun gelir aklına ''ha dersin ulaşılmayacak bir yıldızı parmaklarımın arasında sıkı sıkıya tutmuştum gökyüzüne yükselip.'' düşlerken acıtmayan ,uyandığında her tarafını saran yanık kokusu o....her gece o yıldızı parmaklarının arasında sıkmayı düşünmemelisin, bırak bazen o seni ışığıyla aydınlatsın, bazen o milyonlarca kilometre uzaklara götürsün seni düşünde...!
hiçliğin hüküm sürdüğü tenha coğrafyalara atılmış pet şişeler gibi sürüklenmektir susarak... allahın belası bir duygu işte adı aşk soyadı üstüne düşmemek...
düşündüğüm, düşündüğüm en sonunda karşılıksız olduğuna karar verdiğimdir. basit bir örnek: ben galatasaray'a aşığım. ama o bana aşık mı? değil. galatasaray'dan büyük bir aşk da olmadığına göre gerisi - yani karşılıklı olanlar felan - teferruat gibi görünüyor. zaten onların sonunun olması en büyük eksileri... soğuma sebebi.
insanı nereye götüreceği hiç belli olmayan aslında belki var bile olmayan bir şey.
her yerde onu görmektir, o orda olmasa bile.
romantik takılmak gerekirse, hayalin başladığı yerdir.
realist takılmak gerekirse, bedava seksin başladığı yerdir.
realist takılmak gerekirse, bedava seksin başladığı yerdir.
yav ben çocukkene sanırım ortaokula gidiyordum.. rober hatemo ilk kasedini çıkardı hani şu kırmızılar içinde olan..her neyse o kasedin içinde bir şarkı vardı ki hala aklımdan çıkmaz.. "ahh aşk ahh aşkk gökyüznün mavi renginde saklı güzelliğin, ahh aşk ahh aşk ay ışığı vurmasa bile sen süslersin geceleri" diye devam ederdi şarkının nakaratı.. ne güzelmiş.. ahh efkarlandım şimdi.. yak bi cugara..
aşkın başladığı yer mantığın bittiği yerdir felsefesiyle hayatıma girmiş kavram.
sırf o seviyor diye bütün gün flamenko parçalarına maruz kalmaktır.hatta dinlerken mutluluktan uçuyormuş gibi yapmaktır..içiniz kan ağlasa dahi.
sınavda senden silgi istediğinde silgini bölüp büyük parçayı ona vermektir.
not: yaşanmıştır.
not: yaşanmıştır.
Aşk muhteşem bir felaket; duvara gireceğini bilmek ve gene de gaza basmak; dudaklarında tebessüm kendi yıkımına doğru koşmak; işin bokunun çıkacağı anı merakla beklemek. Aşk programlanmış tek hüsran, insanın yeniden yaşamak istediği tek öngörülebilir mutsuzluktur.
(bkz: frederic beigbeder)
(bkz: aşkın ömrü üç yıldır)
(bkz: frederic beigbeder)
(bkz: aşkın ömrü üç yıldır)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar