bugün
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar3
- çaycı hüseyin3
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- erzurumspor2
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı3
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- üst kattan gelen ah oh sesleri3
- slovenya'nın 2004 te ab'ye girmiş olması2
- sözlükte marka olmak11
- tarikatsever partiler3
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- yakışıklı bir erkek ile öpüşebilirim2
- karakuyu dizisi2
- kedi tekmelemek11
- alevi kızların alev alev yanması7
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi10
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- ısparta yaprağı3
- gavs vs superman2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği5
- sebahattin şirin17
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı5
- pkklı anaları3
- normal insan4
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- dönercide kız tavlamak5
- anın görüntüsü31
- iremga32
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- birikim3
- asma yaprağı mı kara lahana yaprağı mı sorunsalı2
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- camide rakı içen izmirli kız7
- hard seven kız3
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek4
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- birader yazarların biraderlik hedeleri3
- bosna hersek2
- karması eksiye düşen yazar uçurulsun3
- aslan gibi adam5
girişide de çıkışında mutlaka düşülen kaygan zemin...
uzun zamana yayılmış bir intihar şeklidir. *
üç harflik bir efsanedir.
abi kısaca; aşk bir sudur, iç iç kudur...
Aşk bir zamanlar aşktı şimdi değil artık.
kahrolasıca duygudur.
Aşk kelimesi şekerli bir sakız artık: çok çiğnenen, bol salya üreten, şekeri bittiğinde yere tükürülen ve birinin ayakkabısına yapışıveren.
iranlı şair der ki;
aşka uçma kanatların yanar..!
mevlana der ki: aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
aşka uçma kanatların yanar..!
mevlana der ki: aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
90 sayfa, 449 entrye sığmayan.
25 yıllık tecrübemle şunu anladımki aşk; hayatın bug'ıdır ve eninde sonunda ya fatal error ya da mavi ekranla biter. siz ne kadar reboot yaparsanız yapın, bir yerlerde tekrar karşınıza çıkar. herkese iyi formatlar dilemekten başka seçenek bırakmayan duygu.
(bkz: bol şans)
(bkz: bol şans)
bir duygu yoğunlaşması, tutarsızlıklar zinciri, en büyük mutlulukların ve en büyük acıların yegane sebebi, beynin inhibitörü.
bir turlu bulunmayan ve varolmayan, insani benliginden kavramis his. aşk'ın genelde hayatin size verdigi en buyuk hediye oldugunu dusunursunuz, ama oyle degildir. oyle dusundugunuz zaman aldanirsiniz benim gibi. hani heryerde buyuk iddialarla kolay aldanmam diye konusuruz ya, aslinda sonradan lafimizi hep yutariz. esas konu aşkın ele gecirdigi benligimizin ne zaman ortaya ciktigidir. bu gece oldugu gibi gecenin bi korunde cikar, sonra başlarız nerede mavi gozlum, kizil saclim diye.. ben cikip bagiriyorum pencereden, neredesin.
sadece acı çektiren meret.
''beni ne kadar seviyorsun?'' diye sormamaktır.
geldiğinde tadına doyulmayan...
gittiğinde keşke hiç gelmeseydi denilen...
yine de hep beklenen...
hep yolu gözlenen...
gittiğinde keşke hiç gelmeseydi denilen...
yine de hep beklenen...
hep yolu gözlenen...
ne olduğunu şıpsevdi sakızlarından öğrendiğimiz şey...
neye yahut kime olduğu önemli değil üstüne düşmemektir.ne zor yüklemlere ne eskimez öznelere sahip soyut allahın belası bi duygu!peygamber, allaha aşkından ne hallere düştü, üstüne düşmese kafası rahat bir vatandaş olacaktı ama ızdırabını çekmediği bir hayatı duyumsayacak mıydı pekala?
hayır yavan yavan yaşayacaktı, başına kimse çorap öremeyecek, ayağında nasırlar çıkmayacak, kimsenin düşmanlığını kazanmayacak...
''ben sana aşık olmasam senin ne önemin kalacaktı benim hayatımda'' demek nankörlük müdür? işte ben bunu bilmiyorum,ben aşık olan insanın aklının gittiğini bilirim.bir daha ne zaman geleceği bilinmeyen tayyarelerin gidişi buna benzerdi hep.hesaba vursam milyonlarca aklım kaybolmuş kimbilir ne zaman gelir geri.işte o akıl geldiğinde bu sancı biter, bazen yaranın üzerine dökülen tendurduyot nevraljisi gibi senelerce parmak yakar.bir rüya görürsün bir rüya daha... sabah bir kalkmışın ki parmakların yanık kokar, noldunu bilmediğin bir yanık kokusu vardır ellerinde. sonra rüyanda bir yıldızı parmaklarının arasında tuttuğun gelir aklına ''ha dersin ulaşılmayacak bir yıldızı parmaklarımın arasında sıkı sıkıya tutmuştum gökyüzüne yükselip.'' düşlerken acıtmayan ,uyandığında her tarafını saran yanık kokusu o....her gece o yıldızı parmaklarının arasında sıkmayı düşünmemelisin, bırak bazen o seni ışığıyla aydınlatsın, bazen o milyonlarca kilometre uzaklara götürsün seni düşünde...!
hiçliğin hüküm sürdüğü tenha coğrafyalara atılmış pet şişeler gibi sürüklenmektir susarak... allahın belası bir duygu işte adı aşk soyadı üstüne düşmemek...
hayır yavan yavan yaşayacaktı, başına kimse çorap öremeyecek, ayağında nasırlar çıkmayacak, kimsenin düşmanlığını kazanmayacak...
''ben sana aşık olmasam senin ne önemin kalacaktı benim hayatımda'' demek nankörlük müdür? işte ben bunu bilmiyorum,ben aşık olan insanın aklının gittiğini bilirim.bir daha ne zaman geleceği bilinmeyen tayyarelerin gidişi buna benzerdi hep.hesaba vursam milyonlarca aklım kaybolmuş kimbilir ne zaman gelir geri.işte o akıl geldiğinde bu sancı biter, bazen yaranın üzerine dökülen tendurduyot nevraljisi gibi senelerce parmak yakar.bir rüya görürsün bir rüya daha... sabah bir kalkmışın ki parmakların yanık kokar, noldunu bilmediğin bir yanık kokusu vardır ellerinde. sonra rüyanda bir yıldızı parmaklarının arasında tuttuğun gelir aklına ''ha dersin ulaşılmayacak bir yıldızı parmaklarımın arasında sıkı sıkıya tutmuştum gökyüzüne yükselip.'' düşlerken acıtmayan ,uyandığında her tarafını saran yanık kokusu o....her gece o yıldızı parmaklarının arasında sıkmayı düşünmemelisin, bırak bazen o seni ışığıyla aydınlatsın, bazen o milyonlarca kilometre uzaklara götürsün seni düşünde...!
hiçliğin hüküm sürdüğü tenha coğrafyalara atılmış pet şişeler gibi sürüklenmektir susarak... allahın belası bir duygu işte adı aşk soyadı üstüne düşmemek...
düşündüğüm, düşündüğüm en sonunda karşılıksız olduğuna karar verdiğimdir. basit bir örnek: ben galatasaray'a aşığım. ama o bana aşık mı? değil. galatasaray'dan büyük bir aşk da olmadığına göre gerisi - yani karşılıklı olanlar felan - teferruat gibi görünüyor. zaten onların sonunun olması en büyük eksileri... soğuma sebebi.
insanı nereye götüreceği hiç belli olmayan aslında belki var bile olmayan bir şey.
her yerde onu görmektir, o orda olmasa bile.
romantik takılmak gerekirse, hayalin başladığı yerdir.
realist takılmak gerekirse, bedava seksin başladığı yerdir.
realist takılmak gerekirse, bedava seksin başladığı yerdir.
yav ben çocukkene sanırım ortaokula gidiyordum.. rober hatemo ilk kasedini çıkardı hani şu kırmızılar içinde olan..her neyse o kasedin içinde bir şarkı vardı ki hala aklımdan çıkmaz.. "ahh aşk ahh aşkk gökyüznün mavi renginde saklı güzelliğin, ahh aşk ahh aşk ay ışığı vurmasa bile sen süslersin geceleri" diye devam ederdi şarkının nakaratı.. ne güzelmiş.. ahh efkarlandım şimdi.. yak bi cugara..
aşkın başladığı yer mantığın bittiği yerdir felsefesiyle hayatıma girmiş kavram.
sırf o seviyor diye bütün gün flamenko parçalarına maruz kalmaktır.hatta dinlerken mutluluktan uçuyormuş gibi yapmaktır..içiniz kan ağlasa dahi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar