bugün

/638
"overrated." derdi john milton rolündeki al pacino, 1997 yapımı "the devil's advocate" filminin en can alıcı sahnelerinin yer aldığı sonlarında...
Aşk, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
Aşk, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Aşk, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
Aşk, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir.
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir. Anlasmaktir.
Aşk, baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir. Inceliktir.
Aşk, korumaktir. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Neşedir.
Aşk, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir. Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde, uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Aşk, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Aşk, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir. Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir. Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Aşk, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir. Yalnizliktir.
Aşk, asla anlatilmayacak hikayelerdir.

alıntıdır.

(bkz: vay be aşk neymiş orhan abi oku oku)
nefes almayı unutturan ama dünyada, insanA nefes aldıran tek duygudur.
aşk ona baktığında, kendini görebilmendir.
şimdi buralardaydı deyipte bir türlü bulunamayandır.
hiç kimsenin açıklayamadığı, her faninin mutlaka yaşadığı, çoğunun kavuşamadığı, kavuşanın başına illa bir şey geldiği, alkol yada uyuşturucu bağomlısı olmaya sebebiyet verdiği bilinen, dünyanın belkide en manyak durumudur.
cinsiyetçi küfürlere maruz kalmış olandır.
.
aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna... *
(bkz: yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek)
amına koyayım ben onun.
öyle bir bıçak ki saplananı da kanatır saplayanı da.
kesinlikle bencillliktir. hayatın anlamıdır. katıla katıla gülmek, denizler boyu ağlamaktır. şiir yazabilme yetisine haiz olmaktır, bir çiçeğe, bir böceğe, bir çocuğa nemli gözlerle bakabilmektir. hayatı anlamak, farklı pencereler keşfetmektir. kendini tanımaktır aşk. aşk acıdır. kimi zaman sınırı olmayan ögürlük kimi zaman kapana kısılmaktır. soğuk sularda yüzmek, kaynar yağlarda yanmaktır. aşk birbirinden farklı milyonlarca duyguyu tek bir bakışla ya da bir dokunuşla hissetmektir. yenilgileri galibiyet sevinciyle yaşamaktır... aşk aşktır işte... ya yaşarsın ya ölürsün...
belli bir tanımı yoktur, kişiden kişiye değişir. bana göre söz konusu kişiyle birlikte olduktan sonra bir an önce yanından gitmesini istemiyorsan, hala yanında kalmasını, hiç gitmemesini istiyorsan ve bu istek sonsuza dek devam edicek gibiyse sen aşıksın arkadaş.
bencillik.
deli gibi güvenip, inanıp, isteyip, özleyip, nefes alırken onu soluyup, baktığınız her yüzde onu görüp, bir saniye bile gördüğünüzde içinizin tarif edilemeyen bir mutlulukla doluşuna karşılık, aslında onun sizin gibi dürüst ve aşık olmadığını görmenizdir. aşk diye birşey yok dersiniz sonra. tek ben sevmişim, ben yaşatmaya çalıştıkça öldürülmüş o içimde demenizdir. evet aşk kısaca öldürülen bir şeydir. sürekli öldürülen. ölen. öl.
dünyada ne kadar kalp varsa o kadar farklı türü olan tuhaf bir duygu. dozu iyi ayarlanmalıdır yan etkileri oldukça fazladır mecbur kalınmadıkça başvurulmamalıdır.
valla 10 yıldır 1500 tane kıza içimde birşeyler yaşadığım şey. ama adı aşk mı bilmiyorum.
tuhaf bir duygu.
başka şeylerle karışırmamak gerekiyor aşkı. çoğumuz düşmüşüzdür bu hataya ve düşmeye de devam edeceğizdir. ama "gerçek aşk" bir gün gelip de karşına geçtiğinde anlarsın ki öncekiler "aşk"ın yanından bile geçmeyenlermiş...

kolay kolay girmiyor insanın hayatına aşk. kolay kolay da çıkmıyor hayatımızdan. sezen aksu'nun bir şarkısında geçer ya aşk için ölmeli aşk o zaman aşk, yıllardır dinler, saçma bulursun; ama gün gelir hak verirsin... işte böyle bir şey aşk.
yoktur. aşk çıkar ilişkisidir. aşk karşı tarafın seni sevmesini beklemektir. sevmeyince de oturup zırlamaktır.
mutluluk diyorlar bu duygu için, peh...
aşk bildiğin ölüme yatmak hem de bile isteye çağırmak ağrıyı acıyı.
aşık olan insan tam bir günebakan çiçeği.
güneşe döndüğün anda güneş batıyor ve sen yüzünü ona dönmüş bir şekilde öylece kalakalıyorsun.
sonrası yavaş yavaş solmak.önce boynunu büküyorsun, sonra rengin kaçıyor ve en son yapraklarını döküyorsun.
mutluluk diyorlar adına.bumuymuş mutluluk?yapraklarım olmadan nasıl mutlu olabilirim ki?
--alıntıdır--
MEVLA'nın her şeydeki sırrı SABıRdır.
Acıya sabredersin adı "METANET" olur,
Açlığa sabredersin adı "ORUÇ" olur,
insanlara sabredersin adı "HOŞGÖRÜ" olur,
Dileğe sabredersin adı "DUA" olur,
Duygulara sabredersin adı "GÖZYAŞı" olur,
Özleme sabredersin adı "HASRET" olur,
Sevgiye sabredersin adı "AŞK" olur...
--alıntıdır--
Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen.
Aşk; bazen bir zaman hatasıdır.
Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara.
Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır.
Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak...
Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır.
Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır.
Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen
iki savaş çocuğu gibi kalmaktır.
Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir.
Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi
kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır.
Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını.
Aşk; vazgeçmektir gözlerinden.
Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.
Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir.
Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir.
Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır.
illet-i kara sevda. meşru olmadıkça devam eden, meşrulaşınca biten.
ne demiş cemal süreya; "aşk meşru bir şey olamaz, o da şiir gibi meşrulaşınca ölür."... işte budur!
mantığın duygulara yenik düştüğü, insana bir elektrik direğine bakarken bile çeşitli anlamlar yüklemesini sağlayan (o direğe) ve bütün seremonileri alt-üst eden duygular yığılması.
''aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur'' antoine bret
''aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır'' balley

aşkla ilgili söylenmiş çok güzel sözler olmasına rağmen bana göre aşk zihnin tutsaklığıdır . çünkü aşık olduğumuz zaman birşeye tam konsantre olamayız , aklımız hep ondadır . sağlıklı düşünemeyiz , onu görünce heyecanlanırız , kalp atışları yükselir . bu semptomları tanımadığımız biri devamlı olarak yaparsa salak damgası yapıştırırız . işte bu yüzden aşk zihin tutulmasıdır , kısacası salaklaşma durumudur.
karşılıklı değildir. seversiniz ve sevilmezsiniz. yine denersiniz. daha iyi denersiniz ve hep denersiniz. vazgeçemezsiniz. bir bakışı çözüverir.
© copyright 2005 - 2026