bugün

/636
insanı salaklaştırır. o'na karşı kurduğun cümleler hep mantıksızdır.
filozofta olsan, bu böyle yani.
karşılıksız olduğunda acı çektiren, süründüren, yemeden içmeden kesen. karşılıklı olduğunda ise; dünyanın en mutlu insanı olmanıza sebep veren duygu.
böyle bir şey yok. ama olamaz da. *
kadınlar için bu duygu önemlidir. bu heyecanı kimde bulduğu önemli değildir. önemli olan nasıl hissettiğidir. hislerini kişi ile bağdaştırmazlar. aşkı bitince o erkekten kurtulur.

erkekler için önemli olan, hissettiren, o kadındır. hissi sadece o kadında bulur ve onunla ilişkilendirir. o kişiyi kaybedince aşk da gider.
almanyada cimlere basmayin yazisini iplemeyip sevgiliyle o cimler uzerince hunharca kosmaktir ask.
yetkili kişilerce, "genelgeçer" tanımı yapılması gereken şey.

(bkz: buradan yetkililere sesleniyorum)
aşk, aşk mı? o beni öldürdü, kör etti, acı çektirdi, öfkelendirdi, ağlattı, umutlandırdı, diz çökdürttü, yalan söyletti, itiraf ettirdi, hasta etti, umutlandırdı. lanet olsun. bunların hepsini bana o yaptı. beni kontrol etti. ama sonuçta hiç ulaşamadım sevdiğime.
annesinden dayak yediği halde, yine 'anne' diye ağlayan bir çocuktur aşk. (cemal süreyya)
Karşındakine körü körüne tutku ile bağlanmaktır.
bir zamanlama tanımıdır. er ya da geç doğru insanı bulmak değildir.
tanımsız bir sey demek saçma..sadece o demek saçma..
her sey saçma bence onun hakkında denılen her sey..

gozlerını kapattıgında bıle onu gormek, askın sadece bınde bırıdır bana gore.
olmayan şeydir, uydurulmuştur. inanılmaması gerekir. hayatım boyunca inanmayacağım şeydir. şimdiye kadar çoğu sevgilim oldu fakat tek açıklaması vardır birbirine ilgi gösteren iki genç. ve buna hep aşk derler. şimdi ileride bir kız bulurum "ya biliyor musun ben aşka inanmıyordum ama sana galiba aşık oldum" gibi bir şey derim ama yalan olur yine de.
üç kuruş eden fahişeye beş kuruşluk verilen sevgiye aşk denir. para üstü bozuk olduğu için nezaket gereği iki kuruş bahşiş olarak bırakılır. aşk acısı denilen olay ise bahşiş olarak bırakılan o iki kuruşun ta kendisidir.
--spoiler--
''x gibidir; y yaparsan z olur.''
--spoiler--
aşk, arapça kökenli olup orijinali, esreli ayın harfinin şın ve kaf harflerine bağlanmasıyla okunur ve oluşur tam olmasada şu şekilde telaffuz edilebilir; "işg". işg sarmaşık demektir. aşık olanlar çok iyi anlamıştır anlamının neden sarmaşık olduğunu, aşk benliğini sarar insanın, sararsa seni kurtulmak çok zordur ondan. çok acayip bir şey ya.
klasik ama doğru. bu zamanda zor azizim.
çamur gibidir basarsan üstüne sıçrar.
aşk, olduğu zaman değeri bilinmeyen, olmadığı zaman değere binen bir duygudur.
her ona yaklaştığımı düşündüğümde beni uzaklara fırlatan, kendinden soğutan. bir türlü bulamadığım.
Aşk ; kuşçuluk yapmak gibidir. Özgürce uçması için salarsın göklere sevdiğini uçar uçar uçar... Daha sonra sana geri gelmesi için çok ufak bir parıltı verirsin o kafese gireceğini bile bile sorgusuz, sualsiz ve tereddütsüz sana gelir...
aklın ve mantığın önüne geçen bir tür kendinde olmama durumu.
onun buralarda, bu şehirde bir yerde olduğunu, aynı yollarda yürüdüğünü bilmek ve bunun mutluluk vermesidir. karşındakini sadece varolduğu için sevebilmektir.
aşk temelde iki elementten oluşur / acı ve haz / gerisi naz ve gaz! *
yanında olmasa bile onunla yatıp onunla kalkmaktır.
dışarıda güneşli, pırıl pırıl bir hava varken, koca bir haftasonunu, o'nun skype'ta çevrimiçi olmasını bekleyerek geçirmektir aşk.

(bkz: uzak mesafe ilişkisi)
© copyright 2005 - 2026