bugün
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı10
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- berra ahsen uslu2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- memecoin2
- ruhi çenet2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- tron coin2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- ezgi dalgıç2
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- pelin karahan2
- rojin kabaiş2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- bir kadının en güzel bölgesi11
- jhon lucumi2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- ekrem imamoğlu3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- masaj bekleyen yazarlar3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- ona bir şey söyle13
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- vantilatörü kendine çevirmek10
- türklerin ileri olduğu konular21
- dünyanın en güzel tatlısı11
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- pazar günü mesai yapmak3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- michael olise3
- ingiltere8
- badem dolgulu kruvasan3
- fransa7
- kabızlık nasıl geçer3
entry'ler (472)
Ayakkabilarim her sartta temiz ve boyali olmali. Evde cocukken alisageldigim ayakkabi bakim cantamda nuri leflef marka boyalar, ayni marka ayakkabi cilasi, ayakkabi sungeri, guderi bez, ayakkabi fircasi ve tek kullanimlik eldivenlerim var, tum ayakkabilari, kalipta olacak, giydikten sonra bakimi yapilip dolaba kaldirilacak. Hazir parlaticili sungerlerin minik boylari da her zaman cantamda bulunmali. Cüzdan, anahtar, telefon ek olarak ayakkabı süngeri taşıyorum kol çantamda. Ayakkabısı kirli olan birini gördüğümde de utanmasam sinir içinde söylene söylene"ayıp be, ayakkabın yeni olmasa bile bir boyasaydın bari cık cık..."diyerek ayakkabısını silmek istiyorum...
insan bedeni o kadar mükemmel bir tasarım ki, basit bir virüsle bile ölmek mümkün oluyor.
saul goodman, sen nasıl bir karakterdin öyle. özleyeceğim.
double lait ve bouchee...müthiştir.
bir sela duyduğumuz, bir cenaze arabası gördüğümüz, br cenazeye katıldığımız ya da taziye ziyaretine gittiğimiz zamanlar dışında kim ölümlü olduğunu her an düşünüyor ki...
genellikle kıdemli yazarların kullandığı tasarımdır.
kasap havası halayı.
etrafta bulunan kişilerle daire oluşturup "löy löy" şeklinde döne döne zıplamak.
etrafta bulunan kişilerle daire oluşturup "löy löy" şeklinde döne döne zıplamak.
evli ve muhtemelen çocuklu olması beklenen yazarlardır.
dexter kötü bir finalle bitti. umarım bu akıllarda kalan bir finalle biter. izleyenler bilir siz feet under dizisini. son bölümü gelmiş geçmiş en iyi dizi finallerinden biriydi, o tatta bir son bekliyorum, bekleyelim görelim.
edit: bunun da finali tırt oldu...Yıllarca izle,izle sonuca bak. bu finali haketmedi seyirci.
edit: bunun da finali tırt oldu...Yıllarca izle,izle sonuca bak. bu finali haketmedi seyirci.
bezgin bekir olmaktır. terleyince annesi gelip koltuğu değiştiriyordu. yuh artık.
sabah programına gelmiş,ayağında altın sarısı ayakkabı. sunucu sorar:
-ne bu ne, ayy ne cici!
-altın varaklı ayakkabım. bu ayakkabı çok pahalı.
-bin lira falan mı?
-dört binlere çık, ayy çakması da çıkmış o kadar para verip alıyoruz. ayy üzülüyorum aykkabısı olmayanlar var ülkede yanlış anlaşılmasın.(geçti artık)
sabah sabah acı acı gülümseyerek baktım bu kişi kimse. kendini sanatçı ve ünlü sanıyor ama şu an ortamda sekiz kişiyiz, kimse adını bile bilmiyor.
-ne bu ne, ayy ne cici!
-altın varaklı ayakkabım. bu ayakkabı çok pahalı.
-bin lira falan mı?
-dört binlere çık, ayy çakması da çıkmış o kadar para verip alıyoruz. ayy üzülüyorum aykkabısı olmayanlar var ülkede yanlış anlaşılmasın.(geçti artık)
sabah sabah acı acı gülümseyerek baktım bu kişi kimse. kendini sanatçı ve ünlü sanıyor ama şu an ortamda sekiz kişiyiz, kimse adını bile bilmiyor.
yolda vs, topuklu ayakkabı ile düştüğü zaman kendisine gülünmesi.
olmadı bu final. bu kadar kötü bir sezona bu final yakıştı aslında. Bir çok saçmalık vardı en başından beri, mesela güvenlik kameralarına hiç bakılmaması dexter'ın kurbanlarını öldürdükten sonra ama dünkü finalde artık yuh dedim.
hanna zaten sarışın, fıstık gibi kadın, dikkat çekici, ne gözlük, ne şapka, ne peruk öyle gezindi durdu.
havaalanındaki çantanın içinden çıkanları görünce güvenlilk kamerasından kimin koyduğu anlaşılır, dexter şıp diye yakalanırdı.
debra ölmeyecekti dexter ile vedalaşmadan son bir kez.
masuka'nın kızı ne alaka diziye girdi bu sezon, onu da anlamadık.
six feet under finalinde, kalanların ilerideki yaşantıları ne güzel anlatılmıştı, burada ekip arkadaşlarının ne olduğu kısaca anlatılabilirdi.
tekne paramparça oldu ama dexter kurtuldu, okyanusun ortasından hem de?
adamı aman ormancı canım ormancı yaptılar, başka bir meslek olamaz mıydı?
madem hannah'ı o kadar seviyordu, oğlunu da, nasıl ayrı kalabilecek?
harrison'a dedi ki: son kez seni seviyorum demek istedim oğlum. sonra da "bir daha görüşene kadar bunu unutma." burada bir çelişki var. ayrıca bir daha görüşmemeyi kafaya koymuş, kafamızda canlanıramadık bile yıllar sonra oğluna kavuşacağını...
benim finalim: dexter, saxon'u öldürürken angel yakalar ya da deb'in sevgilisi, ya da elway ve bir polis memuru harrison'u uzaklaştırır babasından. aynı küçük dexter'ın yaşadığı gibi.
netice: sekiz yılımızı verdik, bu sonu haketmedi seyirci. ama diğer sezonlar hatırına susuyorum. travis marshall, arthur mitchell,Evelyn Vogel, Debra, Masuka, Angel harika oyuncularsınız ve bay bay dexter. gay bir kimlikten sayko bir kimliğe öyle güzel büründün ki bir önceki dizinde gay olduğunu unutarak izledik. Beren saat bihter, kıvanç tatlıtuğ behlül olarak hatırlanıyorken her dizide.
not: breaking bad de böyle saçma sapan biterse bir daha amerikan dizisi izlemeyeceğim.
hanna zaten sarışın, fıstık gibi kadın, dikkat çekici, ne gözlük, ne şapka, ne peruk öyle gezindi durdu.
havaalanındaki çantanın içinden çıkanları görünce güvenlilk kamerasından kimin koyduğu anlaşılır, dexter şıp diye yakalanırdı.
debra ölmeyecekti dexter ile vedalaşmadan son bir kez.
masuka'nın kızı ne alaka diziye girdi bu sezon, onu da anlamadık.
six feet under finalinde, kalanların ilerideki yaşantıları ne güzel anlatılmıştı, burada ekip arkadaşlarının ne olduğu kısaca anlatılabilirdi.
tekne paramparça oldu ama dexter kurtuldu, okyanusun ortasından hem de?
adamı aman ormancı canım ormancı yaptılar, başka bir meslek olamaz mıydı?
madem hannah'ı o kadar seviyordu, oğlunu da, nasıl ayrı kalabilecek?
harrison'a dedi ki: son kez seni seviyorum demek istedim oğlum. sonra da "bir daha görüşene kadar bunu unutma." burada bir çelişki var. ayrıca bir daha görüşmemeyi kafaya koymuş, kafamızda canlanıramadık bile yıllar sonra oğluna kavuşacağını...
benim finalim: dexter, saxon'u öldürürken angel yakalar ya da deb'in sevgilisi, ya da elway ve bir polis memuru harrison'u uzaklaştırır babasından. aynı küçük dexter'ın yaşadığı gibi.
netice: sekiz yılımızı verdik, bu sonu haketmedi seyirci. ama diğer sezonlar hatırına susuyorum. travis marshall, arthur mitchell,Evelyn Vogel, Debra, Masuka, Angel harika oyuncularsınız ve bay bay dexter. gay bir kimlikten sayko bir kimliğe öyle güzel büründün ki bir önceki dizinde gay olduğunu unutarak izledik. Beren saat bihter, kıvanç tatlıtuğ behlül olarak hatırlanıyorken her dizide.
not: breaking bad de böyle saçma sapan biterse bir daha amerikan dizisi izlemeyeceğim.
kokusu.
yöneticilik yaparken bana anlatılan ağır fıkrayı aklıma getiren başlık...
Birgün insandaki organlar bir karar vermişler demişlerki bu vücut iyi güzel işliyor ama buna bir müdür seçelim. Tamam seçelim demişler. Organlardan beyin göz ağız ve göt talip olmuş. Tamam demişler oylama yapalım. Tüm organlar oylama yapmış Beyin müdür seçilmiş. Buna kızan göt ben demiş bundan sonra sıçmıyorum. Sonra bunun üzerinden bir hafta geçmiş. bütün vücut bozulmuş. Göte diyorlarmış "yapma etme bak hepimiz perişan olduk." Ama imkanı yok inatçı göt vazgeçmiyormuş. birlikte toplanmışlar demişler bu böyle olmaz müdürlüğü göte verelim. Götü müdür yapmışlar. O günden sonrada bütün Götler müdür oluyormuş.*
Birgün insandaki organlar bir karar vermişler demişlerki bu vücut iyi güzel işliyor ama buna bir müdür seçelim. Tamam seçelim demişler. Organlardan beyin göz ağız ve göt talip olmuş. Tamam demişler oylama yapalım. Tüm organlar oylama yapmış Beyin müdür seçilmiş. Buna kızan göt ben demiş bundan sonra sıçmıyorum. Sonra bunun üzerinden bir hafta geçmiş. bütün vücut bozulmuş. Göte diyorlarmış "yapma etme bak hepimiz perişan olduk." Ama imkanı yok inatçı göt vazgeçmiyormuş. birlikte toplanmışlar demişler bu böyle olmaz müdürlüğü göte verelim. Götü müdür yapmışlar. O günden sonrada bütün Götler müdür oluyormuş.*
üst kattan akan su sorununu halletmek için tamirci çağırmak, tamirci ile yedi saat geçirmek, adam gittikten sonra gayrete gelip nalbura gidip derz alıp, yer karolarının arasına (on beş metrekare derz çekmek) "hazır elimiz değmişken" mantığımı seveyim!
daha iyi bir maaşla başka bir yerde başladıktan sonra kendisi için hiç bir sorun olmaz, profesyonel sonuçta, olmadı demek ki ayrıldı. Abartacak bir durum yok ama keşke kulüp bu spor adamına yakışanı layık görseydi, iki tarafın da olduğu bir basın toplantısı ile duyuru yapılsaydı çünkü her hangi bir teknik direktör değil kendisine aysal her ne kadar "eleman" dese de...
Yüzlerde stajyer, eleman, şef ile çalıştım, ayrılması gereken, şirkete zarar veren bir kişiyi bile bu şekilde kovmadım. istifa edilmeye zorlansa bile, bu durum çok ama çok üzücü, medyadan öğrenmek ne demek? Empati yapsaydın Sn. Aysal, sen de bu şekilde git umarım!
yıl seksenlerin sonları...yaşlar 8-9
-abi sen tetrisle oynarken onu hırsız maymun gibi çalacağım ve kaçacağım!
-yaparsan, seni bahçedeki söğüt dalı ile kamçılarım!
-tamam, yapmam.
-abi
-söyle wizard!
-oyun oynayalım mı? beni bahçedeki ağaca bağlayıp, püsküllü birşeyle suratımı kaşındırsana
-ne saçma şeylere oyun diyorsun üfff! gel, tamam!
(anne o halde beni görür, çamaşır ipiyle arkadan bağlanmış ellerimi çözer)
-annne, ühhüü ühhü (cidden ağlanır)
-kızım noldu!
-abim bana işkence yaptı.
-niye!
-seni kaşınmaktan geberticem dedi, az kalsın kaşınmaktan ölüyordum. (çok pisliktim, pişmanım.)
-abi sen tetrisle oynarken onu hırsız maymun gibi çalacağım ve kaçacağım!
-yaparsan, seni bahçedeki söğüt dalı ile kamçılarım!
-tamam, yapmam.
-abi
-söyle wizard!
-oyun oynayalım mı? beni bahçedeki ağaca bağlayıp, püsküllü birşeyle suratımı kaşındırsana
-ne saçma şeylere oyun diyorsun üfff! gel, tamam!
(anne o halde beni görür, çamaşır ipiyle arkadan bağlanmış ellerimi çözer)
-annne, ühhüü ühhü (cidden ağlanır)
-kızım noldu!
-abim bana işkence yaptı.
-niye!
-seni kaşınmaktan geberticem dedi, az kalsın kaşınmaktan ölüyordum. (çok pisliktim, pişmanım.)
denedim, hiç bir faydasını görmedim. soğan suyu ardından o iğrenç kokuyu gidermek için biraz maydonoz, bir adet domates yiyerek menemeni midemde yapıyordum sanki. iğrenç.