bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- the merich13
- aklını yitirmek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- ona bir şey söyle9
- matbaanın gecikmesine sebep5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- manifest grubu3
- velvet vs nervio19
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- yarın iş olduğu gerçeği3
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- ilginç rüyalar2
- kadim kültürler4
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- marc cucurella6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- bira cips6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- gemici düğümü2
- gocusuz sözlük4
- laptop5
- nervio11
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- insan olmaya ceyrek kala13
- ispanya20
- aga be şarkılar5
arapça aşaka kelimesinden türemiş sözcük.arapçada anlamı sarmaşık demektir. aşığın maşuğunu sarması ve onun özsuyuyla beslenmesini ifade eder falan filan.
kalıcılığı zor olan duygu.
üç tas has hoş hoşafdır.
kalbimi geri istiyorum dersiniz çünkü yerinde olmadığına inandırmışsınızdır kendinizi çünkü uzun zamandır attığını hissetmemişsinizdir büyük ihtimalle.
çünkü yeni anlar yaşamaktanda yaşadığınız anları hatırlamak daha zararsızdır. yaşanacak yeni anların neler getireceğini ya da neler götüreceğini tahmin edemezsiniz çünkü. kötüdür belirsizlik...
ama eskileri hatırlamak öyle değildir.
en fazla ne kadar acıtabilir ki? bi süre daha onlara sarılmayı yeğlersiniz. hem zaten kalbiniz de yerinde değildir.
sonra kalbiniz arada sırada oracıkta olduğunu hatırlatır.
"acaba?" dersiniz.
kurbağalarla prensler karışır bu dönemde.
ve çoğu kez duvarlar vardır en başındann örülmüş. aşmak istemediğiniz, aşılmasını istemediğiniz.
yalanlar vardır adına aşk dediğiniz, inanmak istediğiniz... inandırmak istediğiniz...
boşluklar vardır hayatınızda doldurulsun diye beklediğiniz ama kurbağaların asla dolduramayacağını içten içe bildiğiniz.
ağzınızdan çıkan ama size ait olmayan cümleler vardır. yaşadığınız ama size ait olmayan günler vardır. döktüğünüz ama size ait olmayan gözyaşları bile vardır belki.
üfliyim ve toz parçaçıkları gibi uçsun gitsin istersiniz.
bazen siz üflersiniz uçar giderler. bazen de bi rüzgara kapılır giderler ve siz kalsınlar diye pencereyi kapatmazsınız. oturup pencereden çıkıp gidişleriniz izlersiniz.
söyleyecek tek bir cümleniz dahi yoktur, zaten fazlasıyla yorgunsunuzdur.
sonra.
bilmiyorum belki az belki de çooook sonra doğru zamanda doğru insana arada duvarlar, korkular yokken ve hiç geri adım atmayı düşünmeden "hoşgeldin" dersiniz.
geri almaya çalıştığınız kalbinizin yerinde olduğunu fark edersiniz. atışlarını duyarsınız.
hoş mu geldi bilmeden ve zaten merakta etmeden "hoşgeldin" dersiniz.
çünkü yeni anlar yaşamaktanda yaşadığınız anları hatırlamak daha zararsızdır. yaşanacak yeni anların neler getireceğini ya da neler götüreceğini tahmin edemezsiniz çünkü. kötüdür belirsizlik...
ama eskileri hatırlamak öyle değildir.
en fazla ne kadar acıtabilir ki? bi süre daha onlara sarılmayı yeğlersiniz. hem zaten kalbiniz de yerinde değildir.
sonra kalbiniz arada sırada oracıkta olduğunu hatırlatır.
"acaba?" dersiniz.
kurbağalarla prensler karışır bu dönemde.
ve çoğu kez duvarlar vardır en başındann örülmüş. aşmak istemediğiniz, aşılmasını istemediğiniz.
yalanlar vardır adına aşk dediğiniz, inanmak istediğiniz... inandırmak istediğiniz...
boşluklar vardır hayatınızda doldurulsun diye beklediğiniz ama kurbağaların asla dolduramayacağını içten içe bildiğiniz.
ağzınızdan çıkan ama size ait olmayan cümleler vardır. yaşadığınız ama size ait olmayan günler vardır. döktüğünüz ama size ait olmayan gözyaşları bile vardır belki.
üfliyim ve toz parçaçıkları gibi uçsun gitsin istersiniz.
bazen siz üflersiniz uçar giderler. bazen de bi rüzgara kapılır giderler ve siz kalsınlar diye pencereyi kapatmazsınız. oturup pencereden çıkıp gidişleriniz izlersiniz.
söyleyecek tek bir cümleniz dahi yoktur, zaten fazlasıyla yorgunsunuzdur.
sonra.
bilmiyorum belki az belki de çooook sonra doğru zamanda doğru insana arada duvarlar, korkular yokken ve hiç geri adım atmayı düşünmeden "hoşgeldin" dersiniz.
geri almaya çalıştığınız kalbinizin yerinde olduğunu fark edersiniz. atışlarını duyarsınız.
hoş mu geldi bilmeden ve zaten merakta etmeden "hoşgeldin" dersiniz.
acizliğin diğer adı..
dünyanın en sorunlu, en karışık insanını arayıp bulursun ve ona karşı bir şeyler hissetmeye başlarsın. türlü saçmalıkların altına imza atıp, sonsuz acı çekersin.
kısacası ne kadar güçlü olduğunu kendine kanıtlamanın en mükemmel yoludur aşk.
kısacası ne kadar güçlü olduğunu kendine kanıtlamanın en mükemmel yoludur aşk.
yoklugunda asık olmak istersin, azcık acı çekince yaşadığına lanet edersin.
aşk; ruhun asıl vatanını hatırlaması ve ona kavuşma isteğiyle yanıp tutuşmasıdır, bu dünyada kavuşamayacağını bilmeden.
bilmeyen ne bilir!
bilmeyen ne bilir!
bile bile tutsaklıktır.
Aşk mı? Aşk ne ara la pazarda.
Anlık Şarap Kadehi'nin kısaltmasıdır.
Anlık Şarap Kadehi'nin kısaltmasıdır.
önkoşul! aşk ol bana razı.
ucu bucağı görünmeyen boklu bir değnektir.
işte öyle bir şeydir..
işte öyle bir şeydir..
ne olduğunu, nasıl olduğunu kimsenin bulamadığı bir haldir. mutluluğun içinde bile acıyı yaşatır çoğu zaman.
Karşılıksızsa intihardır. Ama karşılık alabildiyseniz sizin için yeni bir dünya başlıyor demektir, ta ki ayrılana dek.
Aşk ışık sözcüğünden türeyip günümüzdeki ismini almıştır. Dilimize latinceden geçmemiştir.
ölümden dönemeyendir.
binbeşyüz komünistin arasında 'yaşasın emperyalizm' diye haykırmanın vereceği heyecanı ve acıyı yaşayabileceğiniz olgudur.
anlık şuur kaybı.
Bilimsel araştırmalarla hastalık olduğu tespit edilen bir durum. ayrıca aşık olan kişide extra endorfin(mutluluk hormonu) salgılanırmış. insanı mutlu eden ve herkesin platonik dahi olsa en azından bir kez başından geçmiş bir aşk vardır. Aşık olursun ya fakat hiç konuşmazsın işte o daha güzeldir bir o kadar da salakçadır tabi. Zaten genelde ilkokulda lisede falan olur.
kafa güzel olunca aranıp sitem edilesi bir şey ya da tam tersi.
ağlatabilecek kadar yoğunluğa ulaştıran tek şeydir. koyveriyorum kendimi eşek gibi ağlıyorum böyle salya sümük. garip sesler çıkardığım böğürdüğüm de olur.
ağzına sıçana
şiirler
karalamak.
hem de saatlerce...
şiirler
karalamak.
hem de saatlerce...
aşk aslında delirmektir.*
aşk şiirler yazmakmış ben hiç yazamıyorum. şarkılar söylememekmiş, sesini haykırmakmış, hayata bağlanmakmış..
yalan çünkü gerçekten aşık olanlar, yürümeye dahi gücü yetmeyenlerdir.
yalan çünkü gerçekten aşık olanlar, yürümeye dahi gücü yetmeyenlerdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar