/636
olmadan inanılmayan zıkkım. ilkokulda olmuştum bir ara bu şeyden ama o çabuk geçti**. ama geçen sene yine yakalandım ben bu merede. daha öncesinde inanmazdım "aşk ne hamuağa goyumm" diye dolaşan bi insandım ben. da kazın ayağı öyle değilmiş. bu bayağı insanın ebesine sakso çektiren ne biliyim çapraz yaptıran bi şeymiş. en sonunda anladım. geç oldu ama. bir senedir ne açıldım ona ne de unutabildim. açılsam göt edicek* beni orası kesin. ha nerden biliyorum derseniz işte onu ben de bilmiyorum. ama göt olucam gibi bi his var. neyse sonuç olarak bu aşk denen şeyin ben ta hamuğaa goyyummm.
bazılarının kalbinden eksilmez, bazılarının kalbine işkence eder. öyle psikopatça işkence eder ki, tüm güzel yüzler birer birer uzaklaşır, imkansız olur. kalbin canına okur, aşık olacak enerjiyi bile emer.
en fazla sömürülen ve özlenen duygudur. bu isimde kitap yazın çok satarsınız, bu isimli ya da temalı film yapın çok izlenirsiniz.
sevginin tohumudur. dozajı ne kadar yukarılardaysa sevgi yetiştirebilme olasılığı o kadar yüksektir. eğer ki dozajına rağmen bir tohumdan fide çıkartılamıyorsa kişi o kadar verimsizleşir. nadas halinden, hırpalanmaktan toplumun yönergelerine uygun olarak kalamayan yere son bir ekim yapılır ve adı "mantık" a döner. yeri bilinmez, bilinse ulaşılmaz. ulaşılana dek korumaya vakit kalmaz. *
sevgiyle katmerlenerek çoğu zaman ulaşılmaza verilen duygu yoğunluğu. aşkın sevgiden daha yoğun olması ve daha çabuk tükenmesi aşkın sevgiden daha değerli olduğunu gösteren bir şeydir. aşk için insanlar birbirine ihanet edebilirken sevgide böyle bir olgu söz konusu olmaz.
belli bir süre uğramaz ise artık ihtiyaç duyulmayan şey.s.git aşk gelme hiç.
mutluluk trenini kaçırdım ama aşk kırıntıları hep ceplerimde.
dünyanın en acı ve en mutlu duygularından oluşan tek şey.
(bkz: acısı felakettir ama)
türk sanat müziği korosu konserinde dalgalandımda duruldum şarkısı söylenirken enson sana vuruldum kısmını sevdiğinin kulağına eğilip söylemektir.

böyle facebook daki tuhaf gruplarda yazan tanımlara benzedi ama harbiden gördüm ordaki aşkı.
hayal aracılığı ile yapılan bir evliliktir. bu evlilik kötü geçer ve tez biter. zamanla aşık olan kişi boşanıldığını kabul eder ve evlilik/aşk biter. bazense bu hayal gerçek olabilir mi? evet bu aslında imkansızdır ama yine de imkansızlık duvarı yıkılır mı? bu olur mu olmaz mı bunu tanrı bilir. yani "tam olarak bu gizemin içinden çıkıp ta refaha erişebilen biri var mı?" diye soruyorsanız; bu da gerçekten bilinmeyen bir şeydir. yani diyeceğim sağ gösterip sol vuran bir şeydir aşk. ağzınız yüzünüz morarır, kan içinde kalırsınız. yine de havlu atmak istemezsiniz, ölene kadar. ya da bir ihtimal: tanrı sizi acıyana kadar.
farklı pencerelerden aynı güneşe bakmaktır.
Adını
Şans
Koydum

Şanslıysan sahip olmak çok da zor olmaz.
hakkında binlerce şey varken aslında hakkında hiçbirsey yoktur. (bkz: bu sana aşk ama bana ne)
özeti şudur:

''Sen beni, benim kendimi düşündüğümden daha çok düşünüyorsun. işte bu yüzden sevemiyorum seni.''

özellikle kadınlar böyle bakarlar olaya.

eğer bunu fazlasıyla belli ederseniz kaybedenler kulübüne hoş geldiniz. deli gibi sevseniz de belli etmeyin fazla. içinizdeki aşkı köreltin demiyorum, gösterin ama belletmeyin.
her gördügünde , sesini her duydugunda , ona dair herhangi bişey oldugunda kalbinin çarpma hızının defalarca kez katlanarak hızlıca çarpma olayıdır. Her insana çok az denk gelir , ama herkez ona özlem duyar.
aşk; insanın kendine yakışanı giymesidir.
Karşılık beklemeden mutlu edebilme, mutlu olabilme sanatıdır.
--spoiler--
aşk belki kördür ama arzu görür.
--spoiler--
aşk, kabızlık gibidir. her yalanı tatlı tatlı yer, acı acı çıkarırsın. hatta çıkaramazsın içinde patlar.
Bandırmadan hataya bandırmasporun maçı için, yaklaşık 3000 km yolu göze alarak gitmiş adam için aşk, dakika 90 da gelen galibiyet golünü atan futbolcunun sol ayağıdır...
aşk; anlamını bilen var mı? aşk; sinir sistemi tarafından kontrol edilen tek horman olan adrenalin işidir bizi oyuna getiren heyecan, hevesimizin kaçtığını görünce çıkıntılık yapmaktan vazgeçer ve normale döneriz..
en zor iş.
şiddetli ve dilsizdir. eğer onu kaybetmek istiyorsanız binlerce kez seviyorum deyiniz...
bazı kalplere küsmüş, nazını depresyon eşliğinde çektiren şımarık velet.
Ben 2 yıl önce aşka inanmayı bıraktım. Çünkü tam buldum dediğimde, aradığım bu dediğimde, aslında o olmadığını bir nevi benzettiğimi farkediyorum. (benim sevdiğim beni sevmiyor, beni seveni ben sevmiyorum) Yani aşk içinden çıkılması zor bir hal alıyor. En iyisi kendi haline bırakmak. Olursa olsun, olmazsa kendi bilir!
© copyright 2005 - 2026