bugün
- kabataş olayı görüntüleri26
- istanbul un çok pahalı olması27
- en sevilmeyen ev işleri15
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- gocu25
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi3
- en son ne aldınız5
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- hangi manifest kızısın4
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak2
- arkadaşlar ne oldu size böyle2
- dünya kaç renklidir3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- ben lafa değil göte bakarım4
- haluk levent son açıklaması6
- şimdi herkes su içsin3
- ne yesem3
- karı kıza para yedirir misiniz4
- küsünce sevgiliye komik video atmak3
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- kız dediğin biraz saf olur3
- ömer hayyam5
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- düşene gülmek2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- mücteba hamaney2
- molla rejimi2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- hata çözmek2
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- yks 20263
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- herkes yatsın iyi geceler9
- sözlük kızlarının kombinleri20
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- neden okula gitmek zorundayız3
- oytun erbaş4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- iran da patlama sesleri2
- the merich13
- philadelphia krem peyniri2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
kalbimi geri istiyorum dersiniz çünkü yerinde olmadığına inandırmışsınızdır kendinizi çünkü uzun zamandır attığını hissetmemişsinizdir büyük ihtimalle.
çünkü yeni anlar yaşamaktanda yaşadığınız anları hatırlamak daha zararsızdır. yaşanacak yeni anların neler getireceğini ya da neler götüreceğini tahmin edemezsiniz çünkü. kötüdür belirsizlik...
ama eskileri hatırlamak öyle değildir.
en fazla ne kadar acıtabilir ki? bi süre daha onlara sarılmayı yeğlersiniz. hem zaten kalbiniz de yerinde değildir.
sonra kalbiniz arada sırada oracıkta olduğunu hatırlatır.
"acaba?" dersiniz.
kurbağalarla prensler karışır bu dönemde.
ve çoğu kez duvarlar vardır en başındann örülmüş. aşmak istemediğiniz, aşılmasını istemediğiniz.
yalanlar vardır adına aşk dediğiniz, inanmak istediğiniz... inandırmak istediğiniz...
boşluklar vardır hayatınızda doldurulsun diye beklediğiniz ama kurbağaların asla dolduramayacağını içten içe bildiğiniz.
ağzınızdan çıkan ama size ait olmayan cümleler vardır. yaşadığınız ama size ait olmayan günler vardır. döktüğünüz ama size ait olmayan gözyaşları bile vardır belki.
üfliyim ve toz parçaçıkları gibi uçsun gitsin istersiniz.
bazen siz üflersiniz uçar giderler. bazen de bi rüzgara kapılır giderler ve siz kalsınlar diye pencereyi kapatmazsınız. oturup pencereden çıkıp gidişleriniz izlersiniz.
söyleyecek tek bir cümleniz dahi yoktur, zaten fazlasıyla yorgunsunuzdur.
sonra.
bilmiyorum belki az belki de çooook sonra doğru zamanda doğru insana arada duvarlar, korkular yokken ve hiç geri adım atmayı düşünmeden "hoşgeldin" dersiniz.
geri almaya çalıştığınız kalbinizin yerinde olduğunu fark edersiniz. atışlarını duyarsınız.
hoş mu geldi bilmeden ve zaten merakta etmeden "hoşgeldin" dersiniz.
çünkü yeni anlar yaşamaktanda yaşadığınız anları hatırlamak daha zararsızdır. yaşanacak yeni anların neler getireceğini ya da neler götüreceğini tahmin edemezsiniz çünkü. kötüdür belirsizlik...
ama eskileri hatırlamak öyle değildir.
en fazla ne kadar acıtabilir ki? bi süre daha onlara sarılmayı yeğlersiniz. hem zaten kalbiniz de yerinde değildir.
sonra kalbiniz arada sırada oracıkta olduğunu hatırlatır.
"acaba?" dersiniz.
kurbağalarla prensler karışır bu dönemde.
ve çoğu kez duvarlar vardır en başındann örülmüş. aşmak istemediğiniz, aşılmasını istemediğiniz.
yalanlar vardır adına aşk dediğiniz, inanmak istediğiniz... inandırmak istediğiniz...
boşluklar vardır hayatınızda doldurulsun diye beklediğiniz ama kurbağaların asla dolduramayacağını içten içe bildiğiniz.
ağzınızdan çıkan ama size ait olmayan cümleler vardır. yaşadığınız ama size ait olmayan günler vardır. döktüğünüz ama size ait olmayan gözyaşları bile vardır belki.
üfliyim ve toz parçaçıkları gibi uçsun gitsin istersiniz.
bazen siz üflersiniz uçar giderler. bazen de bi rüzgara kapılır giderler ve siz kalsınlar diye pencereyi kapatmazsınız. oturup pencereden çıkıp gidişleriniz izlersiniz.
söyleyecek tek bir cümleniz dahi yoktur, zaten fazlasıyla yorgunsunuzdur.
sonra.
bilmiyorum belki az belki de çooook sonra doğru zamanda doğru insana arada duvarlar, korkular yokken ve hiç geri adım atmayı düşünmeden "hoşgeldin" dersiniz.
geri almaya çalıştığınız kalbinizin yerinde olduğunu fark edersiniz. atışlarını duyarsınız.
hoş mu geldi bilmeden ve zaten merakta etmeden "hoşgeldin" dersiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar