bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- vantilatörü kendine çevirmek7
- kahvaltı2
- enayimiknatisi2
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- ona bir şey söyle12
- türklerin ileri olduğu konular21
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- hoca2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- en gey özelliğiniz8
- bir insanda en sevilen özellik4
- meryem can2
- dinsize inanır mısın17
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- atatrue2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- true nickli yazar11
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- norm ender3
- saraca finch house3
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- erkek adam2
- eski seni özlüyor musun6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- salak yazarlar7
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- kuran da neden namaz yok8
ask karşındakıne deger vermek değil onun elle tutulamayan hislerini kendine ozel bir şekide görmektir. Acı çekilmeden aşk olmaz, onu kaybetme korkusu olmadan da. Mecnun bile sevdiğine kavusunca aşkının leylaya olmadığını anladıysa nedir bendeki sana olan his...
hani istemsiz olarak sarılıp kokusunu içine çekersin ya işte öyle.
''kevser-i ateş-nihadın adı aşk
duzah-ı cennet-nümanın adı aşk
bir lugat gördüm cünun isminde ben
anda hep cevr ü cefanın adı aşk'' *
(ateş tabiatlı, yakıp yandıran kevser' in adı aşktır,
cennet gibi görünen cehennemin adı aşk,
ben delilik adında bir lugat gördüm;
o lugatte cevrin, cefanın adı hep aşk)
duzah-ı cennet-nümanın adı aşk
bir lugat gördüm cünun isminde ben
anda hep cevr ü cefanın adı aşk'' *
(ateş tabiatlı, yakıp yandıran kevser' in adı aşktır,
cennet gibi görünen cehennemin adı aşk,
ben delilik adında bir lugat gördüm;
o lugatte cevrin, cefanın adı hep aşk)
üç harfli kelimelerin en saf ve en güzel şeklidir.
aşk için ölmeli aşk ozaman aşk.
aşk için ölmeli aşk ozaman aşk.
dünyada ne zaman nerede karşına çıkacağını bilmediğin, çıktığı anda bile bu o mu dediğin, seni şekilden şekile sokan, yapmadığın şeyleri yaptıran, tüm söylediklerini yutturan, karşındaki senin gibi ise yüreğine huzur koyan, gözünün içine parlatan, uykusuz bırakan, insanoğlunun en büyük gücü ve en büyük zaafı.
--spoiler--
hatta o guzeller guzeli asik oldugun kizi esir tutuldugu zindandan kurtarmak icin sovalye olursun devlerle, ejderhalarla dovusur ve hepsini oldurursun. sonra kurtarirsin asik oldugun prensesini kirk gun kirk gece surer dugun kutlamalariniz.
--spoiler--
bir masaldır aşk; sonu kötü biten.
şövalyenizin güzel bir kıza aşık olduğunu, size ihanet ettiğini öğrendiğiniz; bir canavara dönüştüğünü gördüğünüz an...
kendinizi masaldaki çirkin ördek yavrusu gibi hissettirir bu ihanet...
şövalyenizin ise haberi yoktur o çirkin ördek yavrusunun bir kuğu olduğundan. ve fark ettiğinde artık çok geç olmuştur... öpseniz de kurbağa prensese dönüşmez artık. o sadece masallarda olur.
ve hayatı masal ile karıştırmak en büyük hezeyandır.
hatta o guzeller guzeli asik oldugun kizi esir tutuldugu zindandan kurtarmak icin sovalye olursun devlerle, ejderhalarla dovusur ve hepsini oldurursun. sonra kurtarirsin asik oldugun prensesini kirk gun kirk gece surer dugun kutlamalariniz.
--spoiler--
bir masaldır aşk; sonu kötü biten.
şövalyenizin güzel bir kıza aşık olduğunu, size ihanet ettiğini öğrendiğiniz; bir canavara dönüştüğünü gördüğünüz an...
kendinizi masaldaki çirkin ördek yavrusu gibi hissettirir bu ihanet...
şövalyenizin ise haberi yoktur o çirkin ördek yavrusunun bir kuğu olduğundan. ve fark ettiğinde artık çok geç olmuştur... öpseniz de kurbağa prensese dönüşmez artık. o sadece masallarda olur.
ve hayatı masal ile karıştırmak en büyük hezeyandır.
Azerice Eşk demektir ki şiiri vardır tadından yenmez.
sen meni sev,men seni sevim
sen menin için yan
men seni severah yanim dutuşim
glasik eşk neyse onu yaşiyah
ya da sevme haberin olmasın
men sana sevdalanıp dolaşim
platonik eşk neyse onu yaşiyah
sevdada oturah, yiyah içah
elele olah, gan kusah
tombilik eşk neyse onu yaşiyah
istersen sevdandan kendimi kesim
saımı solumu doğriyim biçim
psikopatik eşk neyse onu yaşiyah
eyle sevah ki gara sevda olah
araplara benziyeh gapgara olah
gara eşk neyse onu yaşiyah
yalan söylemiyah, hep dogru diyah
beraber oturah beraber yiyah
realist eşk neyse onu yaşiyah
birbirimize türkü söyliyah,mizildiyah
elele tarlalarda, bostanlarda gezah
romantik eşk neyse onu yaşiyah
kediyi, gudiği sen diye sevim
sen de horozi, guliği men diye sev
sembolik eşk neyse onu yaşiyah
gel elele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
zangir zangir titriyah, ölmiyah
elektronik eşk neyse onu yaşiyah
ahırlarda, komlarda buluşah
tezek agalahlarının dibinde oturah
otantik eşk neyse onu yaşiyah
sen meni sev,men seni sevim
sen menin için yan
men seni severah yanim dutuşim
glasik eşk neyse onu yaşiyah
ya da sevme haberin olmasın
men sana sevdalanıp dolaşim
platonik eşk neyse onu yaşiyah
sevdada oturah, yiyah içah
elele olah, gan kusah
tombilik eşk neyse onu yaşiyah
istersen sevdandan kendimi kesim
saımı solumu doğriyim biçim
psikopatik eşk neyse onu yaşiyah
eyle sevah ki gara sevda olah
araplara benziyeh gapgara olah
gara eşk neyse onu yaşiyah
yalan söylemiyah, hep dogru diyah
beraber oturah beraber yiyah
realist eşk neyse onu yaşiyah
birbirimize türkü söyliyah,mizildiyah
elele tarlalarda, bostanlarda gezah
romantik eşk neyse onu yaşiyah
kediyi, gudiği sen diye sevim
sen de horozi, guliği men diye sev
sembolik eşk neyse onu yaşiyah
gel elele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
zangir zangir titriyah, ölmiyah
elektronik eşk neyse onu yaşiyah
ahırlarda, komlarda buluşah
tezek agalahlarının dibinde oturah
otantik eşk neyse onu yaşiyah
aşk denen duygu heyezanına inanmayanlar için: aşk, duyguların zayıf olduğu bir an da algıda yanılgıdan ibarettir.
msn'de ...... şimdi oturum açtı yazısını beklemektir...
Özgurluğunden vazgeçmektir.
kalp ile beynin anlaşamadığı durumdur.
özgür yaşamdır.
kim demiş haram nedir bilmez hayyam?
ben haramı helali karıştırmam:
seninle içilen şarap helaldir
sensiz içtiğim su bile haram.
budur üstad aşk. daha iyi tanımını görmedim. daha fazla bilgi için:
(bkz: ömer hayyam)
ben haramı helali karıştırmam:
seninle içilen şarap helaldir
sensiz içtiğim su bile haram.
budur üstad aşk. daha iyi tanımını görmedim. daha fazla bilgi için:
(bkz: ömer hayyam)
aşk imiş her ne var alemde,
ilm bir kıyl ü kal imiş ancak.
ilm bir kıyl ü kal imiş ancak.
bugün "sevgilinin mesajını titreşimi kapattığın için elinde telefonla beklemektir" şeklinde tanımlandığını gördüğüm şey. bunu yapan bir tiki, bir emo da değildi. en yakın arkadaşlarımdan biriydi, bilgisine falan da güvenirdim bu insanın.
sıçayım sizin sevgi anlayışınıza ben.
sıçayım sizin sevgi anlayışınıza ben.
Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.
Goethe
insan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar nede söz dinler.
Konfiçyus
ilk aşk aşı gibidir. insanın ikincide hastalanmasını önler...
Balzac
Aşk hükmetmez;terbiye eder.
Goethe
Goethe
insan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar nede söz dinler.
Konfiçyus
ilk aşk aşı gibidir. insanın ikincide hastalanmasını önler...
Balzac
Aşk hükmetmez;terbiye eder.
Goethe
aşk
A<ldatmak
ş<şaşırmak
K<arşılıksız bir aşk üçgeni
A<ldatmak
ş<şaşırmak
K<arşılıksız bir aşk üçgeni
halüsinasyon halidir.iki kişilik bir dünya kurup dış etkilere kapıları kapatmaktır.
balmumundan kanatlarla güneşe yapılan yolculuktur aşk...
olmak ya da olmamak arasında bırakan duygu. bok gibi de denebilir buna. inanmazsın, sonra inanırsın, sonra gene inanmazsın. anladık ki şartlara göre var ya da yok.
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
evreni 3d formatında yaşayabilme yetisidir.
93 sayfa olmuş hala cevabı bulunmamış. Ulan yüzyıllar geçmiş de cevabı bulunamamış. Anlatılabilirliği düşük olan duygu bileşkesi gibidir aşk. Lakin ben derim ki, tek taraflı gibidir. Biri sever öteki ya habersizdir, yada sevmez. Belki de minicik bir ışık vardır sadece.
hayatınızın yönünün değişmesidir.
köprüler yapmaktir duvarlar değil.
bazen düşündüğünüzdende yakındır.
paranında alamayacaği şeyleri paylaşmaktir.
(bkz: şıpsevdi)
köprüler yapmaktir duvarlar değil.
bazen düşündüğünüzdende yakındır.
paranında alamayacaği şeyleri paylaşmaktir.
(bkz: şıpsevdi)
sıçarken sönen fotosel zulmü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar