bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası11
- iltica23
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- ofis pornosu13
- cam açık ve çıplak uyumak6
- asansörde konuşmama kuralı9
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- kolye142
- ilişkiye ara vermek10
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- bu saatte yemek yemek8
- pazartesilerden nefret etmek2
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- kadınların yedekte erkek tutması3
- marka giyinmek8
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- migren4
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- nervionun mavi gözleri11
- kaybolan çorabın teki3
- hayatın acı gerçekleri6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- ona bir şey söyle13
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nokia20
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- aşk13
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar