bugün
- sözlükteki ilişki skandalı36
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri6
- bu milletin kedi merakı6
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- ekrem imamoğlu8
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- öbür sözlükten gelen kız5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
- trafikte kavga etmek5
- grup sekse davet eden sözlük yazarı6
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı37
- hırt3
- toby kebbell'a olan inanılmaz aşkım5
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek14
- yazarların sabah kahvaltıları7
- adamlık4
- selam verme zorunluluğu2
- rabbim2
- elveda3
- ilk buluşmada hobeey dışdışdış bürrşş diyen kız3
- boşanmış çocuklu kadınla evlenmek6
- ak parti mitingine gitmek6
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz14
- canan karatay yüzüğü2
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz8
- melanom2
- karton toplayan piç5
- pazartesi sabahi hasta uyanmak5
- şato görmemiş yuzırlar6
- kadınlar neden sadece paraya bakar4
- diyanet çocuk2
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması3
- uğur yücel3
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- filistin54
- denize girmek9
- gün menüsü3
- 40 lı yaşların en güzel dönem olması4
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği10
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz12
- tesettüre girmezsen seninle evlenmem diyen erkek4
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- bana onu sormayin32
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- 180 bin tl maaş alan biri nereden giyinmeli sorunu3
adamı deli eden tripten tribe atlatan qafe.
edit: aynen çerkezlerin düğünlerde çalıp ortalığı ağlatıp sonra da şıkıdım şıkıdım başka bi müzikle oynatır adamı. manyak bunlar lan.
edit: aynen çerkezlerin düğünlerde çalıp ortalığı ağlatıp sonra da şıkıdım şıkıdım başka bi müzikle oynatır adamı. manyak bunlar lan.
Bu topraklarin gorup gorebilecegi en kaliteli muzik. Kafkasyadan ithal.
kafkas ezgisidir. üzücü bir hikayesi vardır. dinlemekte güzeldir insanı derinlerde bir yerlere götürür. hikayesi;
Çukurova da yaşayan fakir, güzel bir kızı ailesi zengin bir ağayla nişanlar.kız bir gün köylerine gelen misafir gence aşık olur, tabi çocukta ona.. kız nişanlı olduğu için çocuğu reddeder her defasında. ama zamanla bunalıma girer, odasına kapanır. günlerce çıkmaz, sadece akordeon çalar.
ailesi kızla konuşması için en yakın arkadaşını çağırır. Kız gelir kapıyı çalar "Gurina ben geldim kapıyı aç" der. kız kapıyı açmaz akordeon(ağlatan kafe) çalmaya devam eder. sonra içerden bir el silah sesi gelir. kapıyı kırarlar içeri girerler. Gurina ağlatan kafe nin son notasını babasının tüfeğinin tetiğine bağlamıştır. parçada ki son tuşa bastığında tüfek patlamış Gurina intihar etmiştir.
Müzik:https://www.youtube.com/watch?v=mrMF3Fuvl7g
Çukurova da yaşayan fakir, güzel bir kızı ailesi zengin bir ağayla nişanlar.kız bir gün köylerine gelen misafir gence aşık olur, tabi çocukta ona.. kız nişanlı olduğu için çocuğu reddeder her defasında. ama zamanla bunalıma girer, odasına kapanır. günlerce çıkmaz, sadece akordeon çalar.
ailesi kızla konuşması için en yakın arkadaşını çağırır. Kız gelir kapıyı çalar "Gurina ben geldim kapıyı aç" der. kız kapıyı açmaz akordeon(ağlatan kafe) çalmaya devam eder. sonra içerden bir el silah sesi gelir. kapıyı kırarlar içeri girerler. Gurina ağlatan kafe nin son notasını babasının tüfeğinin tetiğine bağlamıştır. parçada ki son tuşa bastığında tüfek patlamış Gurina intihar etmiştir.
Müzik:https://www.youtube.com/watch?v=mrMF3Fuvl7g
baştan söyleyim bildiğim hikayesi bambaşka.
https://www.youtube.com/watch?v=VilPE5KbTW0 videoda hikayesi de yer alıyor.
aman açamam ben onu diyenler için hikaye kaba taslak imkansız bir aşk aslında. yok müziksiz uzun uzun okurum diyorsanız alttaki kocaman * spoilerı okumalısınız.
--spoiler--
bir varmış, bir yokmuş... elbruz'un yamacında her yerden uzak, her yerden çok farklı, çok az kişinin bildiği küçük bir çerkes köyü varmış. bu çerkes köyünde beyaz tenli, sırma saçlı, güzel gözlü janset adında bir genç kız yaşarmış. günlerden bir gün janset ve ailesi komşu köye düğüne davet edilmiş. öyle bir düğünmüş ki bu kafkasya'nın en güzel kızları, en yiğit erkekleri davet edilmiş sadece. işte ilk orada görmüş şamil janset'i ve janset de şamil'i... şamil, o gece en güzel şarkılarını çalmış akordiyonu ile. bütün bir gece hiç yorulmadan... ve düğün bitmiş. janset şamil'e bakmış, şamil janset'e... uzaktan sevmişler birbirlerini... yada şamil öyle zannetmiş. şamil düğünden sonra hep janset'i aramış. bütün kafkasya köylerinde... en sonunda elbruz'un yamacında her yerden çok uzak, çok az kişinin bildiği küçük bir köyde rastlamış ona... evine kadar takip etmiş kimsenin haberi olmadan. sonunda janset eski ve yıpranmış bir kapıdan girmiş içeri. şamil koymuş aklına orada ve o gece isteyecektir sevdiği kızı. akşam olunca gitmiş sevdiği kızın evine, kapıyı çalmış. kapıyı açan güzel kız sendelemiş onu görünce. belki de korkmuş bilinmez. şamil kendinden emin adımlarla girmiş içeri ve istemiş sevdiği kızı babasından, babası cevap vermiş. o an zaman durmuş, gece bir daha kararmış ve yeryüzünde çalan bütün akordiyonlar susmuş... çünkü 'hayır' demiş kızın babası. akordiyoncuya verecek kızı yokmuş onun. şamil dönmüş arkasını, yine emin adımlarla yürürken durmuş kapının önünde, bakmış sevdiğinin yüzüne son defa. o her şeyi ve herkesi alırken karşısına onun uğuruna... janset gözlerini kaçırmış şamil'in gözlerinden. şamil nereye gittiğini bilmeden binmiş atına ve karanlığa doğru yol almış. aylar sonra kafkasya'nın en zengin düğününde akordiyon çalması için davet edilmiş şamil. öyle bir düğün ki dillere destan... şamil çalarken en güzel ezgileri, birden gelin ve damat girmiş düğün meydanına. işte o an ay tutulmuş kafkasya'da, yapraklar kurumuş, sanki dünya durmuş. çünkü sevdiği kızı görmüş. hem çok yakın hem de çok uzak gibiymiş. görüyor ama yetişemiyormuş. sanki elinden akıp giden bir avuç su ya da uçup giden bir nefes duman... sevgilisi sandığıymış o anda gelin olan. bu defa gözlerini şamil kaçırmış. belki bir anlık sessizllik, bir yaralı haykırış ve ardından 'ağlatan qafe' ilk defa o gece, janset'in düğününde çalınmış...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=HdFAedXvU8Q bu da dansı *
https://www.youtube.com/watch?v=VilPE5KbTW0 videoda hikayesi de yer alıyor.
aman açamam ben onu diyenler için hikaye kaba taslak imkansız bir aşk aslında. yok müziksiz uzun uzun okurum diyorsanız alttaki kocaman * spoilerı okumalısınız.
--spoiler--
bir varmış, bir yokmuş... elbruz'un yamacında her yerden uzak, her yerden çok farklı, çok az kişinin bildiği küçük bir çerkes köyü varmış. bu çerkes köyünde beyaz tenli, sırma saçlı, güzel gözlü janset adında bir genç kız yaşarmış. günlerden bir gün janset ve ailesi komşu köye düğüne davet edilmiş. öyle bir düğünmüş ki bu kafkasya'nın en güzel kızları, en yiğit erkekleri davet edilmiş sadece. işte ilk orada görmüş şamil janset'i ve janset de şamil'i... şamil, o gece en güzel şarkılarını çalmış akordiyonu ile. bütün bir gece hiç yorulmadan... ve düğün bitmiş. janset şamil'e bakmış, şamil janset'e... uzaktan sevmişler birbirlerini... yada şamil öyle zannetmiş. şamil düğünden sonra hep janset'i aramış. bütün kafkasya köylerinde... en sonunda elbruz'un yamacında her yerden çok uzak, çok az kişinin bildiği küçük bir köyde rastlamış ona... evine kadar takip etmiş kimsenin haberi olmadan. sonunda janset eski ve yıpranmış bir kapıdan girmiş içeri. şamil koymuş aklına orada ve o gece isteyecektir sevdiği kızı. akşam olunca gitmiş sevdiği kızın evine, kapıyı çalmış. kapıyı açan güzel kız sendelemiş onu görünce. belki de korkmuş bilinmez. şamil kendinden emin adımlarla girmiş içeri ve istemiş sevdiği kızı babasından, babası cevap vermiş. o an zaman durmuş, gece bir daha kararmış ve yeryüzünde çalan bütün akordiyonlar susmuş... çünkü 'hayır' demiş kızın babası. akordiyoncuya verecek kızı yokmuş onun. şamil dönmüş arkasını, yine emin adımlarla yürürken durmuş kapının önünde, bakmış sevdiğinin yüzüne son defa. o her şeyi ve herkesi alırken karşısına onun uğuruna... janset gözlerini kaçırmış şamil'in gözlerinden. şamil nereye gittiğini bilmeden binmiş atına ve karanlığa doğru yol almış. aylar sonra kafkasya'nın en zengin düğününde akordiyon çalması için davet edilmiş şamil. öyle bir düğün ki dillere destan... şamil çalarken en güzel ezgileri, birden gelin ve damat girmiş düğün meydanına. işte o an ay tutulmuş kafkasya'da, yapraklar kurumuş, sanki dünya durmuş. çünkü sevdiği kızı görmüş. hem çok yakın hem de çok uzak gibiymiş. görüyor ama yetişemiyormuş. sanki elinden akıp giden bir avuç su ya da uçup giden bir nefes duman... sevgilisi sandığıymış o anda gelin olan. bu defa gözlerini şamil kaçırmış. belki bir anlık sessizllik, bir yaralı haykırış ve ardından 'ağlatan qafe' ilk defa o gece, janset'in düğününde çalınmış...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=HdFAedXvU8Q bu da dansı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar