bugün
- recep tayyip erdoğan10
- z kuşağı kitap okuyor mu10
- beşiktaş11
- honore de balzac4
- dem partili yazar7
- yavuz ağıralioğlu6
- laik teyzelerin fenotipi34
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu6
- selahattin demirtaş4
- milliyetçi hareket partisi2
- mhp dem kardeştir ayrım yapan kalleştir3
- yeni başlayanlar için soruşturma4
- kalp ritmini hızlandıran şeyler5
- ekrem imamoğlu8
- hangi sözlük kızıyla ne yapmak isterdin3
- 3 numara saç kirli sakal5
- vincenzo italiano5
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı6
- şarapçı koala'nın denemediği ideoloji3
- geceye bir şiir bırak4
- kitap okumaya geç başlamak4
- haydi güzelim şeker ezelim4
- özgür özel2
- müzikten soğumak3
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak5
- zamanda geriye gitmek2
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- abdülhamid'in sanat zevki3
- mansur yavaş11
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- huzursuz insan4
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği2
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- anayurt oteli2
- islam barış dinidir13
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- hamam oğlanı3
- pişman olmak2
- yavuz çetin2
- sanat filmi izlerken sıkılmayan insan2
- kendiyle barışık olan insan3
- devlet bahçeli5
- akşamın konusu2
- kamp yapmaktan anlayan doğayı tanıyan erkek2
- elif şafak3
- elektronik müzik2
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
baştan söyleyim bildiğim hikayesi bambaşka.
https://www.youtube.com/watch?v=VilPE5KbTW0 videoda hikayesi de yer alıyor.
aman açamam ben onu diyenler için hikaye kaba taslak imkansız bir aşk aslında. yok müziksiz uzun uzun okurum diyorsanız alttaki kocaman * spoilerı okumalısınız.
--spoiler--
bir varmış, bir yokmuş... elbruz'un yamacında her yerden uzak, her yerden çok farklı, çok az kişinin bildiği küçük bir çerkes köyü varmış. bu çerkes köyünde beyaz tenli, sırma saçlı, güzel gözlü janset adında bir genç kız yaşarmış. günlerden bir gün janset ve ailesi komşu köye düğüne davet edilmiş. öyle bir düğünmüş ki bu kafkasya'nın en güzel kızları, en yiğit erkekleri davet edilmiş sadece. işte ilk orada görmüş şamil janset'i ve janset de şamil'i... şamil, o gece en güzel şarkılarını çalmış akordiyonu ile. bütün bir gece hiç yorulmadan... ve düğün bitmiş. janset şamil'e bakmış, şamil janset'e... uzaktan sevmişler birbirlerini... yada şamil öyle zannetmiş. şamil düğünden sonra hep janset'i aramış. bütün kafkasya köylerinde... en sonunda elbruz'un yamacında her yerden çok uzak, çok az kişinin bildiği küçük bir köyde rastlamış ona... evine kadar takip etmiş kimsenin haberi olmadan. sonunda janset eski ve yıpranmış bir kapıdan girmiş içeri. şamil koymuş aklına orada ve o gece isteyecektir sevdiği kızı. akşam olunca gitmiş sevdiği kızın evine, kapıyı çalmış. kapıyı açan güzel kız sendelemiş onu görünce. belki de korkmuş bilinmez. şamil kendinden emin adımlarla girmiş içeri ve istemiş sevdiği kızı babasından, babası cevap vermiş. o an zaman durmuş, gece bir daha kararmış ve yeryüzünde çalan bütün akordiyonlar susmuş... çünkü 'hayır' demiş kızın babası. akordiyoncuya verecek kızı yokmuş onun. şamil dönmüş arkasını, yine emin adımlarla yürürken durmuş kapının önünde, bakmış sevdiğinin yüzüne son defa. o her şeyi ve herkesi alırken karşısına onun uğuruna... janset gözlerini kaçırmış şamil'in gözlerinden. şamil nereye gittiğini bilmeden binmiş atına ve karanlığa doğru yol almış. aylar sonra kafkasya'nın en zengin düğününde akordiyon çalması için davet edilmiş şamil. öyle bir düğün ki dillere destan... şamil çalarken en güzel ezgileri, birden gelin ve damat girmiş düğün meydanına. işte o an ay tutulmuş kafkasya'da, yapraklar kurumuş, sanki dünya durmuş. çünkü sevdiği kızı görmüş. hem çok yakın hem de çok uzak gibiymiş. görüyor ama yetişemiyormuş. sanki elinden akıp giden bir avuç su ya da uçup giden bir nefes duman... sevgilisi sandığıymış o anda gelin olan. bu defa gözlerini şamil kaçırmış. belki bir anlık sessizllik, bir yaralı haykırış ve ardından 'ağlatan qafe' ilk defa o gece, janset'in düğününde çalınmış...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=HdFAedXvU8Q bu da dansı *
https://www.youtube.com/watch?v=VilPE5KbTW0 videoda hikayesi de yer alıyor.
aman açamam ben onu diyenler için hikaye kaba taslak imkansız bir aşk aslında. yok müziksiz uzun uzun okurum diyorsanız alttaki kocaman * spoilerı okumalısınız.
--spoiler--
bir varmış, bir yokmuş... elbruz'un yamacında her yerden uzak, her yerden çok farklı, çok az kişinin bildiği küçük bir çerkes köyü varmış. bu çerkes köyünde beyaz tenli, sırma saçlı, güzel gözlü janset adında bir genç kız yaşarmış. günlerden bir gün janset ve ailesi komşu köye düğüne davet edilmiş. öyle bir düğünmüş ki bu kafkasya'nın en güzel kızları, en yiğit erkekleri davet edilmiş sadece. işte ilk orada görmüş şamil janset'i ve janset de şamil'i... şamil, o gece en güzel şarkılarını çalmış akordiyonu ile. bütün bir gece hiç yorulmadan... ve düğün bitmiş. janset şamil'e bakmış, şamil janset'e... uzaktan sevmişler birbirlerini... yada şamil öyle zannetmiş. şamil düğünden sonra hep janset'i aramış. bütün kafkasya köylerinde... en sonunda elbruz'un yamacında her yerden çok uzak, çok az kişinin bildiği küçük bir köyde rastlamış ona... evine kadar takip etmiş kimsenin haberi olmadan. sonunda janset eski ve yıpranmış bir kapıdan girmiş içeri. şamil koymuş aklına orada ve o gece isteyecektir sevdiği kızı. akşam olunca gitmiş sevdiği kızın evine, kapıyı çalmış. kapıyı açan güzel kız sendelemiş onu görünce. belki de korkmuş bilinmez. şamil kendinden emin adımlarla girmiş içeri ve istemiş sevdiği kızı babasından, babası cevap vermiş. o an zaman durmuş, gece bir daha kararmış ve yeryüzünde çalan bütün akordiyonlar susmuş... çünkü 'hayır' demiş kızın babası. akordiyoncuya verecek kızı yokmuş onun. şamil dönmüş arkasını, yine emin adımlarla yürürken durmuş kapının önünde, bakmış sevdiğinin yüzüne son defa. o her şeyi ve herkesi alırken karşısına onun uğuruna... janset gözlerini kaçırmış şamil'in gözlerinden. şamil nereye gittiğini bilmeden binmiş atına ve karanlığa doğru yol almış. aylar sonra kafkasya'nın en zengin düğününde akordiyon çalması için davet edilmiş şamil. öyle bir düğün ki dillere destan... şamil çalarken en güzel ezgileri, birden gelin ve damat girmiş düğün meydanına. işte o an ay tutulmuş kafkasya'da, yapraklar kurumuş, sanki dünya durmuş. çünkü sevdiği kızı görmüş. hem çok yakın hem de çok uzak gibiymiş. görüyor ama yetişemiyormuş. sanki elinden akıp giden bir avuç su ya da uçup giden bir nefes duman... sevgilisi sandığıymış o anda gelin olan. bu defa gözlerini şamil kaçırmış. belki bir anlık sessizllik, bir yaralı haykırış ve ardından 'ağlatan qafe' ilk defa o gece, janset'in düğününde çalınmış...
--spoiler--
https://www.youtube.com/watch?v=HdFAedXvU8Q bu da dansı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar