bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey17
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu8
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir6
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- akepe dönemi4
- eski yazarlar geri gelsin12
- anın görüntüsü27
- la loba21
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar3
- nervio'nun ayakları17
- nasılsınız5
- uzak mesafe ilişki5
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek2
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- gizli bakınız kullanan erkek gizli eşcinseldir3
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- lille osc6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- menemen yiyen erkek13
- victoria secret mankenlerinin çokda güzel olmaması3
- ben geldim naneler6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- recep tayyip erdoğan13
- uefa şampiyonlar ligi5
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- çirkin şansı5
- benzini ayın birinde alın çünküüüü5
- cm 01 024
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- şanlıurfa da gece hayatı3
- vahap seçer'in tahliye ve göreve iade çağrısı2
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- karabüklü kızlar5
- eğirdir gölü canavarı5
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- öldüreni öldürmek14
- futbol16
- yalancı sözlük yazarları7
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga5
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- cep telefonuyla müzik dinleyen gizli eşcinseller2
ota-boka üstad demeyin ki aziz nesin'e daha büyük ünvanlar aramayalım...
evet üstaddır. yazdıklarından dünya çapında tiyatro oyunları ve filmler çıkartılabilir. (bkz: zübük)
ama aziz ustayı şöyle düşünelim; matematik denen bilim icat olmamış olsun ve 2x3'ün 6 olduğunu anında bilmemiz gerek. aynen böyle...
olacakları yaşadıklarıyla, bilgisiyle gönlünden süzerek size zaten önceden söylemiştir. tarih boyunca böyle insanlar gücün-iktidarın düşmanıdırlar...
en basit şekilde din düşmanlığı ile suçlanır, devre-dışı edilir. neymiş bu din be kardeşim? ne kadar doğru şey var karşısında hep bu din var.
evet üstaddır. yazdıklarından dünya çapında tiyatro oyunları ve filmler çıkartılabilir. (bkz: zübük)
ama aziz ustayı şöyle düşünelim; matematik denen bilim icat olmamış olsun ve 2x3'ün 6 olduğunu anında bilmemiz gerek. aynen böyle...
olacakları yaşadıklarıyla, bilgisiyle gönlünden süzerek size zaten önceden söylemiştir. tarih boyunca böyle insanlar gücün-iktidarın düşmanıdırlar...
en basit şekilde din düşmanlığı ile suçlanır, devre-dışı edilir. neymiş bu din be kardeşim? ne kadar doğru şey var karşısında hep bu din var.
"sen ağaçların aptalı
ben insanların
seni kandırır havalar
beni sevdalar
bir ılıman hava esmeye görsün
düşünmeden gelecek karakış..
acarsın çiçeklerini .."
ben insanların
seni kandırır havalar
beni sevdalar
bir ılıman hava esmeye görsün
düşünmeden gelecek karakış..
acarsın çiçeklerini .."
"bir gün bu memleketin yanağına öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim: öyle güzel uyuyordun ki uyandırmaya kıyamadım! sözlerinin sahibi kıymetli adam.
20. Yüzyılın en ileri görüşlü yazarı, şairi, düşünce adamı.
-2 kişiden biri dinci, yani 100 kişiden 50'si.
-10 kişiden biri bölücü, yani 100 kişiden 10'u.
Alın size %60. Ama pardon, o hakaret sayılabilir.
(Bkz: 40 yapar)
-2 kişiden biri dinci, yani 100 kişiden 50'si.
-10 kişiden biri bölücü, yani 100 kişiden 10'u.
Alın size %60. Ama pardon, o hakaret sayılabilir.
(Bkz: 40 yapar)
türk edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi yazarlarından özellikle çocuk hikayelerini öneririm.
kitaplarıyla büyüdüğümüz ve ankara gibi bir yerde sürekli aptal insanların tuhaf, iğrenç, pislik hareketlerini gördükçe adını sevgi ve saygıyla andığım hoş yazar.
dün kim milyoner olmak isterde öğrendiğim üzere, 1949 da ingiltere prensesi elizabeth, iran şahı rıza pehlevi, mısır kralı faruk her üçü birden ankara'daki elçilikleri aracılığıyla türkiye dışişleri bakanlığı'na resmen başvurarak, bir yazısında kendilerini aşağıladığı savıyla aleyhine dava açtıkları adam. 6 ay hapse mahkum edilmiş ve ceza infaz edilmiş. *
''üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, karanlık varsa ışığın yokluğu. eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu o'nun yokluğu''
diyen üstad.
diyen üstad.
Öyle bir ölsem,
Öyle bir ölsem ki; çocuklar,
Size hiç ölüm kalmasa.
Öyle bir ölsem ki; çocuklar,
Size hiç ölüm kalmasa.
'Ölmek bi şey değil de; yalnız kalacak dünya' diyebilen megaloman yazardır.
(bkz: en güzel)
bambaşka bir yazar.
siyasi görüşünün beğenilip beğenilmemesi, gerçekten kahkaha attıran tek yazar olması gerçeğini değiştirmiyor.
siyasi görüşünün beğenilip beğenilmemesi, gerçekten kahkaha attıran tek yazar olması gerçeğini değiştirmiyor.
türk edebiyat tarihinin en önemli parçalarından biridir.
beni en çok üzen şeylerden biri kitaplarından 1 tanesini bile okumamış cahillerin bu adam hakkında atıp tutmasıdır.
beni en çok üzen şeylerden biri kitaplarından 1 tanesini bile okumamış cahillerin bu adam hakkında atıp tutmasıdır.
lise yıllarına renk katan yazar.
karşıt görüşlüyüz ama değerli adam.
karşıt görüşlüyüz ama değerli adam.
Sivas katliamı yaşanmadan önce 15 bin kişinin meydanda toplanmasına neden olan etken. O günkü Provokatörlerin en güçlü silahı. Sivas halkının müthiş kin ve nefret duyduğu insan.
Ha bir de her seçim sonrasında facebook'ta fotoğrafları çıkan şahıs.
Ha bir de her seçim sonrasında facebook'ta fotoğrafları çıkan şahıs.
sivas'ta madımak oteli yakılmadan önce kuran ı kerim de yer alan bazı ayetler için saçmalık demiş. düşünce özgürlüğü adı altında açıkça müslümanlara hakaret etmiş ve provokatörlük yapıştır. sivas'ta yaşanan acı olaylarda en az otelin önünde toplanan kalabalık kadar rolü vardır.
kabeye hakaretinin karşılığı yakılarak öldürülmek olmayan insan evladı. yeter lan laikçi piçler başörtülüleri aşşağılar, kürtleri yok sayar. kendini dindar sanan piçler bi iki kışkırtmayla önüne geleni yakacak pozisyona gelir. kurtulun şu durumdan insan olun lan..
iyi ve komik bir yazardır ayrıca çok hoş eserlere imza atmıştır.
bir ara adını "aziz nesrin" diye yazanı gördüm.
türkiye'nin %70'i aptal demişti. kendisini o %70 içine koyuyor muydu merak ediyoruz.
insandır.
insandır.
türkiye'nin kaçta kaçına aptal dediği çeşitli kaynaklarca tam belirlenemeyen yazar. kimileri 70 der kimi 60, 90 var 99 var. aslında burada bahsettiği aptallık aslında tam olarak aptallık değil, yani gerizekalıktan bahsetmiyor üstad, daha çok basiretsizlik, yetersizliktir asıl vurgulamak istediği.
ve türkiye'nin %99'u basiretsiz ve yetersizdir. hatta müslüman ülkelerin hemen hepsi böyledir.
ve türkiye'nin %99'u basiretsiz ve yetersizdir. hatta müslüman ülkelerin hemen hepsi böyledir.
güldürürken düşündüren önemli yazarlarımızdandır.
1934 yılında Soyadı Kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri,eli açık; dünyanın en korkakları;yürekli; dünyanın en tembelleri;çalışkan; gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine;çevikel&; soyadının almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadlarını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime nesin; soyadını aldım. Herkes nesin; diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim diyede bir soyadı hikayesi vardır ki kendini bilmezlere mükemmel bir örnektir.
bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya
en az erkekler kadar yani! ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!
işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. gözleri buğulanır kadının sonra.
ağlamayacağım, der içinden. ama engel olamaz işte.
çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. ince ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli ve kadın ağlar; hem de çok!
sanmayın ki gidene ağlar kadın! gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. o yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. her damla, daha çok kadın yapar kadınları. her damla bir derstir çünkü.
bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. bilmediklerindendir böyle demeleri. çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.
içlerindeki zehirdir onları öldüren! ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
dönüşmemesi lazımdır oysa. o yüzden de bolca ağlarlar.
zaman geçer sonra. kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı
çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan
insanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. e.. o zaman niye sarılsınlar ki!
niye sarılalım ki!
etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
o da kim, ne diye sormayın artık. çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü
işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. gözleri buğulanır kadının sonra.
ağlamayacağım, der içinden. ama engel olamaz işte.
çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. ince ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli ve kadın ağlar; hem de çok!
sanmayın ki gidene ağlar kadın! gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. o yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. her damla, daha çok kadın yapar kadınları. her damla bir derstir çünkü.
bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. bilmediklerindendir böyle demeleri. çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.
içlerindeki zehirdir onları öldüren! ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
dönüşmemesi lazımdır oysa. o yüzden de bolca ağlarlar.
zaman geçer sonra. kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı
çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan
insanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. e.. o zaman niye sarılsınlar ki!
niye sarılalım ki!
etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
o da kim, ne diye sormayın artık. çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü
2 temmuz 1993 de sivasta yobazların saldırısını sonucunda otel den sağ çıkabilmiş ,türkiye nin önemli yazarlarındandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar