bugün
- iltica12
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- silvermist15
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- 60 yaşında diskoya giden adam5
- sabahları nefret edilen şeyler16
- yogartiksen11
- sarman kedi beslemek5
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği3
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- apoya statü verilen dönem3
- tek başına hastaheneye gitmek4
- röportaj2
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi2
- içki2
- sagopa kajmer2
- dantelli kefen giyen osmanlı çocukları3
- gocu'ya özgürlük11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- pusette kedi gezdiren kadın3
- ideal bira bardağı6
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- leyla the band2
- gitmek iyileştirir mi4
- sözlük hesabını sil perileri7
- kara kedi2
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- mors alfabesi ile dua etmek3
- fatma betül sayan kaya49
- gocu11
- kandırıldık allah bizi affetsin2
- civelek taburu2
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- aisu3
- defter i hizan2
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- hiz oğlanı2
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- yeşil parka giyen kız5
- farklı mısın4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
geleceğin gerçeği.
farklı görünmek için çabalayan tanrı tanımazlar. Ön yargılı olmayım diyorum ama yaşım ilerledikçe ateistlerin %99'unun sadece kendini farklı gösterme çabası içinde olduğu tezi giderek kuvvetleniyor kafamda...
Şu bir gerçek ki; Sokak ortasında yiyişmeseler farklı cinsel tercihlere, Kandil gecesi özellikle alkol fotosu paylaşmasalar ateistlere, Ağlak edebiyatı yapıp çıkar peşinde koşmasalar azınlıklara, kimse düşman olmaz bu ülkede.
Bir toplulukta çoğunluğun gözünün içine soka soka onun sevmediği şeyleri yaparsanız tepki çekersiniz, bunun dindarlıkla falan alakası yok... 100kişiden 95'inin kel olduğu bi odaya girip o odanın içinde sürekli saçlarımı sallayıp, millete ''Hangi şampuanı kullanıyorsunuz? Ahaha!'' desem o keller beni illa ki bi an gelir siker, yere yatırır ağzımı burnumu kırarlar, bunun sorumlusu da benimdir, kellere kalkıp da ''Ben sizinle aynı değilim diye beni dövdünüz!'' gibi yavşakça bi cümle kurup kendimi haklı gösteremem, hak etmişim demektir
O yüzdendir ki insanları kendinizden tiksindirmeyin, sınırlarını zorlamayın, değerleri ile dalga geçmeyin, yaptığınız salaklığın bedelini sadece siz çekseniz neyse ama bu yaptığınız saçmalıklar toplumun hafızasında birikir ve öyle bir gün gelir ki topluma karşı hiç bir kışkırtıcı davranışı olmadığı halde sadece sizinle aynı görüşü paylaşıyorlar diye başka insanlar zarar görebilir, yaptığınız her şeyin, söylediğiniz her sözün sizi olduğu kadar bağlı olduğunuz inancı, siyasi ideolojiyi yada fikri temsil ettiğini unutmayın...
Şu bir gerçek ki; Sokak ortasında yiyişmeseler farklı cinsel tercihlere, Kandil gecesi özellikle alkol fotosu paylaşmasalar ateistlere, Ağlak edebiyatı yapıp çıkar peşinde koşmasalar azınlıklara, kimse düşman olmaz bu ülkede.
Bir toplulukta çoğunluğun gözünün içine soka soka onun sevmediği şeyleri yaparsanız tepki çekersiniz, bunun dindarlıkla falan alakası yok... 100kişiden 95'inin kel olduğu bi odaya girip o odanın içinde sürekli saçlarımı sallayıp, millete ''Hangi şampuanı kullanıyorsunuz? Ahaha!'' desem o keller beni illa ki bi an gelir siker, yere yatırır ağzımı burnumu kırarlar, bunun sorumlusu da benimdir, kellere kalkıp da ''Ben sizinle aynı değilim diye beni dövdünüz!'' gibi yavşakça bi cümle kurup kendimi haklı gösteremem, hak etmişim demektir
O yüzdendir ki insanları kendinizden tiksindirmeyin, sınırlarını zorlamayın, değerleri ile dalga geçmeyin, yaptığınız salaklığın bedelini sadece siz çekseniz neyse ama bu yaptığınız saçmalıklar toplumun hafızasında birikir ve öyle bir gün gelir ki topluma karşı hiç bir kışkırtıcı davranışı olmadığı halde sadece sizinle aynı görüşü paylaşıyorlar diye başka insanlar zarar görebilir, yaptığınız her şeyin, söylediğiniz her sözün sizi olduğu kadar bağlı olduğunuz inancı, siyasi ideolojiyi yada fikri temsil ettiğini unutmayın...
@1570
taşa tapan adam elbet saçma olduğunu anlayıp o dini bırakacaktır sonuc ateizm.
taşa tapan adam elbet saçma olduğunu anlayıp o dini bırakacaktır sonuc ateizm.
Çin halk cumhuriyeti ateizmin beşiğidir. Nüfusunun yüzde 90 ı ateisttir.
bazı kitaplara " uyduruk " diye inanmayan kişilerdir. kanımca bu kitaplara inanan kişilerden 1 milyon kat daha akıllılardır.
tanrının varlığını kesinlikle kabul ediyoruz diye ortak açıklama yapmış bilim adamlarının olduğunu sanan cahillerce aşağılanmaya çalışılan teizm karşıtları.
kendisinden devasa derecede zeki olan bilim adamlarının hayatları boyunca yaptıkları araştırmaya rağmen tanrının varlığını kabul etmesine rağmen, kendileri sik kadar akıllarıyla bütün gün götünün üzerine oturup bilgisayarda ahmetin mehmetin yazdığı başlıkları, yazıları okuyarak tanrının olmadığını savunan, cahil-ergen karışımı düşünce terimidir. Allah ıslah etsin.
http://www.imanedenbilimadamlari.com/gunumuz.html
http://www.imanedenbilimadamlari.com/gunumuz.html
inananlar tarafından sataşılan insandır. önce sataşırlar sonra dinime saygı duymuyorsun derler.
(bkz: kafir)
Belli bir dine mensup olan kişilere saygı duymayıp, küçümseyen alay eden kişidir.
Bu günde bile propaganda yapmaya çalışırlar.
Madencilere yardım edecek olan Allah'sa, madencileri öldüren Zeus mu?
Madencilere yardım edecek olan Allah'sa, madencileri öldüren Zeus mu?
müslümanların yaptıkları hataları islama yıkmaktan oldukça hoşlanan ve bunun havalı olduğunu düşünen insan..
ateizm bir inanç değildir.inanmamaya inanıyorlar denir ama bir ateist aklı başında bir ateist inanmama değil teist bir düşünce yapısının olmadığını ifade eder
herşeyden önce insandır. yıl olmuş 2014,dünya gelişiyor,değişiyor. biz hala ateist vs müslüman kavgası yapıyoruz. aşın şunları kardeşim!
satanisttir.*
Teist: latince "teo" yani tanrı'dan gelir
A- ön ekinin anlamını bilmeyen de ölsün zaten.
Yani tanrıya inanmayan, veya "allahsız" diye tanımlayabileceğimiz bir kişidir ateist.
Ama bizim gördüklerimiz daha fazla anti-teist.
A- ön ekinin anlamını bilmeyen de ölsün zaten.
Yani tanrıya inanmayan, veya "allahsız" diye tanımlayabileceğimiz bir kişidir ateist.
Ama bizim gördüklerimiz daha fazla anti-teist.
bireysel din edinen insan.
din en başta ahlaktır. ahlak sunmayan din olmaz.
doğada ahlak yoktur. ahlak kavramını insan kullanır. aile içi cinsel ilişki geliştirmek tabudur ve ateistlerin de çoğu bu tabuyu benimser misal. çarpıcı örnek olsun dedimdi.
ateistin ahlakı dinamiktir. bir ateist evli biriyle yatmayı ahlaksızlık olarak tanımlarken böyle bir şey yaptıktan sonra yaptığı şeyi rasyonalize ederek mantığa bürüyebilir. çünkü dediğimiz gibi ahlak öyle doğanın olmazsa olmaz kuralı değildir. oysa bu konuda bir dogmaya iman eden insan ne kadar çırpınsa da ahlaki ölçüyü değiştiremez ve tevbe şansıyla kendini revize edebilir. tabi ki büyük bir günahın suçluluğu da kalabilir içinde. yine uç bir örneği seçtim ki anlaşılsın olay. çünkü ahlak zorlayıcı yaşantılarda kesinliği sürüyorsa ahlaktır, teorik olarak değil.
insan anlama arayan bir varlıktır. anlamsızlık fikrine varmak dahi bir anlam araması zorunluluğuna tabiidir. o nedenle ahlaksızlık diye bir şey olmaz. ateist putlaştırdığı düşünürler ya da aına evrensel v.b dediği kimi ahlaklara kendine has opsiyonda ekleyerek kendi dinini kuran insandır. bireysel bir din.
hazır bir şeyler karalıyorken ateistlerin maddeye hapsolmuş ve gerçekliği maddeye indirgeyen, sadece ölçülebilenin gerçek olacağına dair görüşleri kendilerindeki alanı daraltmakla ilgili.
misal bir ateist için evren kitap benzerliği manidar.
ateist kitabı alır eline ve mürekkebe bakar, baskısına, dizgisine, kapağına, benzer harfleri sınıflar, mürekkebini inceler, kitabın hangi maddeden olduğunu tespit eder ve nesnel bir şekilde ortaya koyar. biz de zaten onları kabul ederiz ve deriz ki bu bütünlükte bu harflerde bir anlam olmalı. hayır der ateist kitabın anlamı konusunda herkes uzlaşamaz o nedenle kitabın anlamı nesnel olarak tespit edilemeyeceğinden reddetmek uygundur.
ateist mantık aslında çok basittir, tarih öncesinden beridir olan klasik maddeleşmenin bir türevi.
birçok gezegen gök cismi var dünya sıradan,
birçok canlı, hayvan var insan sıradan,
birçok din, tanrı inanışı var tanrı sıradan ve gereksiz,
ve asıl bomba; en baba ünvanlı ateistin varacağı ve size söyleyeceği tek şey kitap anlamsız bir tesadüf, olasılık sonucu olan. madde kendin kendine ezeli olmak var olmak zorundaydı falan.
ateist mantığı bu kadar kavramlar bürüyüp süslemelere bakmayalım, insana dediği tek şey tesadüf ve anlamsızlık gibi iki sufli felsefi yaklaşım. tesadüf eseri oluşan beyinlerinin tesadüfi yargılarına bu kadar güvenmek abesle iştigal olabilir. düşünen hayvan olmakla, ya da varoluşsal yükünün altında ezilerek isyan eden sorumsuz insanların kaçtığı yerdir ateizm. bir de popüler materyalist mesajlara maruz kalan bireylerin gerçekliği maddeye indirgedikten sonra varacakları bir durak. oysa insan daha derin varlık. ona ufuk çizmek zor.
madde ve fizik ötesine taşabilen zihni sınırlandırma işine özgür düşünce demek pek bir gaflet.
din en başta ahlaktır. ahlak sunmayan din olmaz.
doğada ahlak yoktur. ahlak kavramını insan kullanır. aile içi cinsel ilişki geliştirmek tabudur ve ateistlerin de çoğu bu tabuyu benimser misal. çarpıcı örnek olsun dedimdi.
ateistin ahlakı dinamiktir. bir ateist evli biriyle yatmayı ahlaksızlık olarak tanımlarken böyle bir şey yaptıktan sonra yaptığı şeyi rasyonalize ederek mantığa bürüyebilir. çünkü dediğimiz gibi ahlak öyle doğanın olmazsa olmaz kuralı değildir. oysa bu konuda bir dogmaya iman eden insan ne kadar çırpınsa da ahlaki ölçüyü değiştiremez ve tevbe şansıyla kendini revize edebilir. tabi ki büyük bir günahın suçluluğu da kalabilir içinde. yine uç bir örneği seçtim ki anlaşılsın olay. çünkü ahlak zorlayıcı yaşantılarda kesinliği sürüyorsa ahlaktır, teorik olarak değil.
insan anlama arayan bir varlıktır. anlamsızlık fikrine varmak dahi bir anlam araması zorunluluğuna tabiidir. o nedenle ahlaksızlık diye bir şey olmaz. ateist putlaştırdığı düşünürler ya da aına evrensel v.b dediği kimi ahlaklara kendine has opsiyonda ekleyerek kendi dinini kuran insandır. bireysel bir din.
hazır bir şeyler karalıyorken ateistlerin maddeye hapsolmuş ve gerçekliği maddeye indirgeyen, sadece ölçülebilenin gerçek olacağına dair görüşleri kendilerindeki alanı daraltmakla ilgili.
misal bir ateist için evren kitap benzerliği manidar.
ateist kitabı alır eline ve mürekkebe bakar, baskısına, dizgisine, kapağına, benzer harfleri sınıflar, mürekkebini inceler, kitabın hangi maddeden olduğunu tespit eder ve nesnel bir şekilde ortaya koyar. biz de zaten onları kabul ederiz ve deriz ki bu bütünlükte bu harflerde bir anlam olmalı. hayır der ateist kitabın anlamı konusunda herkes uzlaşamaz o nedenle kitabın anlamı nesnel olarak tespit edilemeyeceğinden reddetmek uygundur.
ateist mantık aslında çok basittir, tarih öncesinden beridir olan klasik maddeleşmenin bir türevi.
birçok gezegen gök cismi var dünya sıradan,
birçok canlı, hayvan var insan sıradan,
birçok din, tanrı inanışı var tanrı sıradan ve gereksiz,
ve asıl bomba; en baba ünvanlı ateistin varacağı ve size söyleyeceği tek şey kitap anlamsız bir tesadüf, olasılık sonucu olan. madde kendin kendine ezeli olmak var olmak zorundaydı falan.
ateist mantığı bu kadar kavramlar bürüyüp süslemelere bakmayalım, insana dediği tek şey tesadüf ve anlamsızlık gibi iki sufli felsefi yaklaşım. tesadüf eseri oluşan beyinlerinin tesadüfi yargılarına bu kadar güvenmek abesle iştigal olabilir. düşünen hayvan olmakla, ya da varoluşsal yükünün altında ezilerek isyan eden sorumsuz insanların kaçtığı yerdir ateizm. bir de popüler materyalist mesajlara maruz kalan bireylerin gerçekliği maddeye indirgedikten sonra varacakları bir durak. oysa insan daha derin varlık. ona ufuk çizmek zor.
madde ve fizik ötesine taşabilen zihni sınırlandırma işine özgür düşünce demek pek bir gaflet.
teizme karşı olarak doğmuş dini bir akım. Sadece müslümanlığa değil dünyada ki bütün dini inanışlara karşıdırlar.
sizi yaratan Allah dinsizler.
bunların bi'de türkçülüğüyle övünenleri vardır. bakın bakın hem ateistim hem de türkçü.
Yaratıcıya inanmayan değil, bir yaratıcı yok, her şey tesadüfen ortaya çıktı düşüncesini savunan inançsız kişi.
bir tanrının varlığına inanmayan kişidir. bir tanrının olmadığına inanan kişi değildir. bu iki cümle yakın görünmekle beraber aslında farklıdır.
"inancın" iki anlamı vardır. biri, varlığı bilimsel olarak ispatlanmamış ama var olduğu iddia edilen bir varlığa veya bir olaya inanmaktır. diğeri subjektif (kişiden kişiye değişen) bir görüşe katılmaktır. örneğin "bana beyazın yakıştığına inanıyorum".
"inancı" ilk anlamıyla değerlendirirsek, ateistler "inanmazlar". inanmak için bir sebep bulamazlar. bilimin somut kanıtlara dayanan izahatlarına güvenmeleri "inanmak" anlamına gelmez. "bilmek" anlamına gelir. örneğin elektriğin var olduğuna "inanmayız" gerçekte.. biliriz. çünkü test edilebilir, çünkü kullanılabilir, çünkü gözlemlenebilir... "elektriğin var olduğuna inanıyorum" da denebilir ama maalesef bu cümlenin doğru kabul edilmesi, onbinlerce yıllık inanç geçmişinin dilimizdeki eseridir. aslında doğru bir cümle değildir. bize doğru gelir.
bilimin henüz açıklayamadığı konular ise "bilinmezlik" hanesine yazılır. geçmişte "şimşeğin nasıl oluştuğu" bile bilinmezlik hanesindeydi. artık değil... ateist bilinmezliklere bilim dışı izahat arama peşinde olan insan değildir. bilinmiyorsa bilmediğini kabul eder. bilim insanıysa bilinir hale getirmeye çalışır. "inanan" ise bilinmezliğe getirilen bilim dışı bir izahatlardan birine (genellikle ailesinin inanışına göre belirlenir) inanan kişidir.
inananların cahil olmayanları da "inanç" ile "bilmek" arasındaki farkın farkındadırlar. inanmak, bilmek demek değildir. hep beraber odanın ortasında duran bir masaya baksak, o masanın var olduğuna "inanmayız", "biliriz".
keza ateistler, inanmanın ve hele herkesin hem fikir olmadığı bir iddiaya inanmanın neden bir "meziyet", inanmamanın neden "bir suç" olarak görüldüğünü de anlamazlar. evet, yeryüzünde çok sayıda inanç var. birbirinden farklılar. her birine geniş insan kitleleri "inanıyor". ama inananlar diğer inananların inandığına inanmıyor. durum böyleyken doğruluğu kanıtlanamayan bir varlığa veya bir dine "inanmak" neden bir meziyet olsun? birileri bir tanrının var olduğunu, kendileriyle konuştuğunu ve böyle söylediğini bildirdiği için mi? yani bir insanın ortaya koyduğu bir iddiaya inanmak "meziyet", inanmamak "büyük suç" öyle mi? garip...
çoğu kişinin anlayacağını sanmıyorum ama yorumumu "Bernard Russell'ın Çaydanlığı"örneğini vererek bitireyim:
http://tr.wikipedia.org/w...7aydanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1
"inancın" iki anlamı vardır. biri, varlığı bilimsel olarak ispatlanmamış ama var olduğu iddia edilen bir varlığa veya bir olaya inanmaktır. diğeri subjektif (kişiden kişiye değişen) bir görüşe katılmaktır. örneğin "bana beyazın yakıştığına inanıyorum".
"inancı" ilk anlamıyla değerlendirirsek, ateistler "inanmazlar". inanmak için bir sebep bulamazlar. bilimin somut kanıtlara dayanan izahatlarına güvenmeleri "inanmak" anlamına gelmez. "bilmek" anlamına gelir. örneğin elektriğin var olduğuna "inanmayız" gerçekte.. biliriz. çünkü test edilebilir, çünkü kullanılabilir, çünkü gözlemlenebilir... "elektriğin var olduğuna inanıyorum" da denebilir ama maalesef bu cümlenin doğru kabul edilmesi, onbinlerce yıllık inanç geçmişinin dilimizdeki eseridir. aslında doğru bir cümle değildir. bize doğru gelir.
bilimin henüz açıklayamadığı konular ise "bilinmezlik" hanesine yazılır. geçmişte "şimşeğin nasıl oluştuğu" bile bilinmezlik hanesindeydi. artık değil... ateist bilinmezliklere bilim dışı izahat arama peşinde olan insan değildir. bilinmiyorsa bilmediğini kabul eder. bilim insanıysa bilinir hale getirmeye çalışır. "inanan" ise bilinmezliğe getirilen bilim dışı bir izahatlardan birine (genellikle ailesinin inanışına göre belirlenir) inanan kişidir.
inananların cahil olmayanları da "inanç" ile "bilmek" arasındaki farkın farkındadırlar. inanmak, bilmek demek değildir. hep beraber odanın ortasında duran bir masaya baksak, o masanın var olduğuna "inanmayız", "biliriz".
keza ateistler, inanmanın ve hele herkesin hem fikir olmadığı bir iddiaya inanmanın neden bir "meziyet", inanmamanın neden "bir suç" olarak görüldüğünü de anlamazlar. evet, yeryüzünde çok sayıda inanç var. birbirinden farklılar. her birine geniş insan kitleleri "inanıyor". ama inananlar diğer inananların inandığına inanmıyor. durum böyleyken doğruluğu kanıtlanamayan bir varlığa veya bir dine "inanmak" neden bir meziyet olsun? birileri bir tanrının var olduğunu, kendileriyle konuştuğunu ve böyle söylediğini bildirdiği için mi? yani bir insanın ortaya koyduğu bir iddiaya inanmak "meziyet", inanmamak "büyük suç" öyle mi? garip...
çoğu kişinin anlayacağını sanmıyorum ama yorumumu "Bernard Russell'ın Çaydanlığı"örneğini vererek bitireyim:
http://tr.wikipedia.org/w...7aydanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar