bugün
- kibarhergele10
- sözlüğün kırbacı10
- hilafetin türklere faydası8
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir3
- cuma namazına gitmeyen yazarlar silinsin8
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- kız sanılan yazarlar6
- insanların birbirini gizlice puanlaması3
- şeytanın kariyer değişikline gitmesi3
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi6
- öbür dünyada referans istenmesi2
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon4
- yazarların sağlık sorunları7
- samimiyetin bir noktadan sonra hakarete dönüşmesi3
- istanbul şu an güneşli 22 derece4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı11
- hangi yazarla çift olursunuz28
- ölümden sonra yapılan performans değerlendirmesi2
- pforzheim şu an 10 derece3
- ucan tekme atan hipopotam43
- kasımpaşa2
- futbol8
- galatasaray4
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- azerbaycan3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- uyuyan insanın asıl amacı3
- tai lung2
- özgür özel'in mersin de tutuklu başkan ziyareti2
- erecto birader ile edirne ciğer tavası yemek2
- karmanın tam iyi çalışmaması2
- sinek as6
- mezar taşına karekod yaptırmak2
- togg5
- penis boyu takıntısı6
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ya bi siktirin gidin15
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- insanların durduk yere birbirine ayar vermesi2
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- tomtom mahallesi4
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- uzaylıların insanları belgeselde izlemesi2
- gölgenizin peşinizi bırakmaması2
özlem duyduğum canım memleketim. çocukluğum, oyunlarım, saklambaçlarım gizlidir orada. deniz, kum, güneş üçlüsünün tadına doyum olmayan altın şehir.
tüketim kenti.
bu ifade tamamen olumsuz anlamda kullanılmamıştır. Ekonomi, tüketim üzerine ( en başta turizm üzerine ) kuruludur ve buna bağlı olarak hizmet sektörü gelişkindir.
Bir de ehl-i keyif olan kenttir. Üst geçide yürüyen merdivenle çıkıyorlar yaw.
bu ifade tamamen olumsuz anlamda kullanılmamıştır. Ekonomi, tüketim üzerine ( en başta turizm üzerine ) kuruludur ve buna bağlı olarak hizmet sektörü gelişkindir.
Bir de ehl-i keyif olan kenttir. Üst geçide yürüyen merdivenle çıkıyorlar yaw.
100.yıl caddesi * travesti cenneti olan, eski günleri aratan, bu yılki turizm potansiyeli pek vahim olan, insanlarımızın gittikçe yozlaştığı, çok göç alan ama ileride çok göç verecek olan gelecekte yaşamayı düşünmediğim şehir.
her tarafı kazılmış memleket. 10 dakikalık yolu 1 saatte alabiliyorsunuz. bundan iki yıl önce de böyleydi, o iki yıldan önceki iki yıl da böyleydi... bir gün böyle olmasın diye bekliyoruz.
(bkz: sıcak içiniz)
yaz aylarında birçok ülkeden turist akımına ugrayan,turkiye için önemli turizim getirisi olan, akdenizin en sıcak sularını kıyılarında bullunduran,sevgilinle kol kola saatlerce caddelerinde dolasabilecegin,geceleri ise sabaha kadar eylenebilecegin,ha bide kumsala uzandıgın vakit dakikada 2,3uçagın kalkısını inişini rahatlıkla seyredebilecegin yurdumun şehri.hayallerimin şehri.
meyve kopartırken dal kıran birini görsem üzülüp sinirlenen şahsımı 4 gündür hüzünle dolduran dünün cenneti bugünün cehennemi. kül olmadan kurtarılsa bari.
böyle giderse torunumun çocukları anca görecek oraları herhalde yemyeşil. yazık, günah. içi acıyor insanın.
böyle giderse torunumun çocukları anca görecek oraları herhalde yemyeşil. yazık, günah. içi acıyor insanın.
bir rivayete göre, köprülü kanyon civarında yeni turizm alanları yaratma adına hususi başlatılan yangın ile ülke gündemine bir türlü tam olarak oturamayan şehir. ne yazık ki ülkemize daha çok turist, euro ve dolar getirmek adına başlatılan faaliyet hala sürüyor.
doğmasamda orada, kalbinin hep attığı, orada büyüdüğüm, sevgiyi hüznü her şeyi tattığım güzide kent. yanıyor göz göre göre, cennet'ten pay almak isteyenler var elbet. ama kum tanesi kadar hakkım varsa helal etmiyorum o kan emicilere...
dünyanin tatil sehirlerinden olan bir il.
su anda bütün haberlerde duyulan o olan dogal güzelliginin yanmasiyla soke etmis bir ildir.
garibanim ciftcimin evinin, barakasinin da yaninda kül olmasi cabasi.
yunanistan´da da cikan orman yanginlarina sevinen densizler vardi, o lanet bizi de buldu.
yakin olsakta bir kazma kürekle, atese savasa bizde katilsak.
su anda bütün haberlerde duyulan o olan dogal güzelliginin yanmasiyla soke etmis bir ildir.
garibanim ciftcimin evinin, barakasinin da yaninda kül olmasi cabasi.
yunanistan´da da cikan orman yanginlarina sevinen densizler vardi, o lanet bizi de buldu.
yakin olsakta bir kazma kürekle, atese savasa bizde katilsak.
manavgat ilçesi kasıtlı yangınlara kurban giden memleketim. o bölgenin güzelliğini bilen insanlar şimdi inanamıyor yeni haline.
an itibariyle gündüzleri hissedilen sıcaklığın kırk dereceyi bulduğu şehir. ana arterlerde, alış veriş merkezlerinde türk vatandaşlarını görmeye hasret kaldığım şehrim.
az önce dünyanın en güzel şehri olduğuna bir kez daha inandığım şehir. iş için gittiğim finike de müşterinin gelin size rakı balık ısmarlayayım demesiyle başlayan olaylar silsilesi aşağıda belirtildiği gibi olmuştur.
rakı balık mükemmel bir liman manzarasında finike de yenmiştir.
vedalaşılıp yola çıkılmıştır korkuteli'ye serinlemeye gidilen anne ile konuşulurken anneye olimposun ordayım antalyaya gidiyorum denmiştir.
yaklaşık yarım saat sonra arayan arkadaşa kemer den geçiyorum bugün buluşamayız denmiştir.
en son baba aradığında beach parkın ordayım az kaldı denmiştir.
arada telefon calmadığı yerlerde hani tv tanıtım programı gibi olucak ama bin tane yeşil ile mavinin buluştuğu koylar tatil beldeleri vardır.
sadece gizli bakınızlı yerler incelendiğinde bile antalya'nın güzelliği gün ışığına cıkmaktadır.
(bkz: şüphesiz ki antalya dünyanın en güzel yeridir)
rakı balık mükemmel bir liman manzarasında finike de yenmiştir.
vedalaşılıp yola çıkılmıştır korkuteli'ye serinlemeye gidilen anne ile konuşulurken anneye olimposun ordayım antalyaya gidiyorum denmiştir.
yaklaşık yarım saat sonra arayan arkadaşa kemer den geçiyorum bugün buluşamayız denmiştir.
en son baba aradığında beach parkın ordayım az kaldı denmiştir.
arada telefon calmadığı yerlerde hani tv tanıtım programı gibi olucak ama bin tane yeşil ile mavinin buluştuğu koylar tatil beldeleri vardır.
sadece gizli bakınızlı yerler incelendiğinde bile antalya'nın güzelliği gün ışığına cıkmaktadır.
(bkz: şüphesiz ki antalya dünyanın en güzel yeridir)
belediyenin iş yapıyormuş havasına girip sürekli yol çalışması yaptığı,bunun sonucunda 5 dakikalık yere yarım saaatte gidebildiğiniz şehrimiz.
dışardan bakıldığında sempatik, pozitif il.
yazları -allah'tan- çekilmeyecek kadar sıcak olan ilim(iz). yoksa zaten var olan göç kaça katlanırdı kim bilir!
yazları, nolur rüzgar esmesin dedirten şehir. esmeyince hava daha bi serin geliyor insana. ama oraya türkiye demek doğru değil. başka bi ülke orası, kaş ile alanya arasını dünyada bilinmeyen bir ırk işgal etmiş, çevresinii türkler sarmış.
çok güzel bir mekandır. alıp ailenizle tatil yapmak için ideal bir yer.
son yıllarda akpnin yağdırdığı paralarla pek bi gelişen ülkemizin en güzel şehirlerinden biri. şehir son günlerde pek bi sosyal pek bi modern olmaya başladı. eskiden kongreler için yapılan cam piramide yılda 2 tane falan sergi olurken şimdi her hafta bir etkinlik olmakta. Bunun yanında devlet tiyatrosu hergün bir oyun ile sahne almakda. Şehire daha fazla müzisyen gelmekte. Piyano festivali olsun, altın portakal olsun uluslararası başarılara imza atmakda.
ama gelin görünki göçün cok kötü bişi olduğunu küçükken tvlerde gören eskinin cocukları bugünün gençleri*bizler cok kötü tecrübe ettik bunu. zira küçükken bile sokaklarda gönlümüzce gezerken bu yaşımızda artık konyaaltı caddesinde bile saat 11den sonra rahat rahat gezemiyoruz. türkçe bile konuşmakta zorlanan insanlar durmadan bayanlara sarkıntılık etmekde erkeklere bıçak çekmektedirler. dolmuşlarda bir bayanın yanına oturduğumuzda pis pis bakışlara maruz kalmak daha da fenası tacizcilikle suçlanmaya varan durumlar yaşanmaya başlanmıştır.
en kötüsü ki antalya gibi yıllar yılı türkiyenin aydın kesmin nadir yetişdiği şehirlerden biri olan bu turizm şehrinde bir erkeğin saç uzatması cok yadırganmaktadır. bu insanlara gidin ulan geldiğiniz yere demek geliyor içimden ama o zaman da cok şey bilen arkadaşlarımız faşistmisin lan sen demekte.
ama gelin görünki göçün cok kötü bişi olduğunu küçükken tvlerde gören eskinin cocukları bugünün gençleri*bizler cok kötü tecrübe ettik bunu. zira küçükken bile sokaklarda gönlümüzce gezerken bu yaşımızda artık konyaaltı caddesinde bile saat 11den sonra rahat rahat gezemiyoruz. türkçe bile konuşmakta zorlanan insanlar durmadan bayanlara sarkıntılık etmekde erkeklere bıçak çekmektedirler. dolmuşlarda bir bayanın yanına oturduğumuzda pis pis bakışlara maruz kalmak daha da fenası tacizcilikle suçlanmaya varan durumlar yaşanmaya başlanmıştır.
en kötüsü ki antalya gibi yıllar yılı türkiyenin aydın kesmin nadir yetişdiği şehirlerden biri olan bu turizm şehrinde bir erkeğin saç uzatması cok yadırganmaktadır. bu insanlara gidin ulan geldiğiniz yere demek geliyor içimden ama o zaman da cok şey bilen arkadaşlarımız faşistmisin lan sen demekte.
yaşanacak şehirdir. zira aldığı göçlerden bundan herkesin haberdar olduğu bellidir.
haziran ayına girmeden klimaların harıl harıl çalışmaya başladığı şehir.
mayıs ayının sonlarında antalyalılar üç ay boyunca hamama girmeye hazırlanırlar.. zira bu şehir haziran, temmuz ve ağustos aylarında artık bir açık hamamdır. asfaltlar erir, balkonda suya konulan yumurta rahatlıkla pişer, araba sürebilmek için öncelikle arabanızın direksiyon simidini soğuk suyla güzelce sular, onu ancak o zaman tutabilirsiniz. yine de sevilesi bir şehirdir..
ilk gittiğimde elimdeki nesneyi yelpaze gibi sallayıp; 'arkadaşlar havayı boşaltmışlar' diye bağrındığım şehir.
elimi kolumu sallayıp hava akımını hissetmeye debelenirken, arkadaşlarımın; 'fazla çırpınma hepten mahfolacaksın' diyerekten bana güldükleri şehir.
sıcaktan ziyade ağır nem baskısı nedeniyle adamı heder eden şehir.
sadece beş dakika oturulan koltuğa, terden mütevvellit kopyanızın yapış yapış çıktığı şehir.
oturduğunuz yere deniz havlusu serip, kısa aralıklarla bunu değiştirmeniz gereken şehir.
zaruri bir işiniz yoksa ve sabah saatleri dönmeye başlamışsa asla akşam olmadan dışarı çıkılmaması gereken şehir.
bayılınacak ve nem kaybından ölünecek sıcaklıklara maruz kalmaya vücudunuzu alıştırmayıp ta kilimalı ortam kurduğunuz da ani sıcaklık değişikliğiyle bünyenin dengesini aptal eden şehir.
eğer iki adım ötenizde değilse, plaja ulaşana kadar eriyip yok olma ihtimalini göze alamayıp, denize girmeyi boş verebileceğiniz şehir.
yerlilerinin muhakkakiyetle yazın yaylalara kaçtığı, 'ohh bee iyiki yakında bu yaylalar var' dedirten şehir.
nefes alınması hastalıklı bir işkence olup, insanın kendini kavanozda balık gibi hissettiği, solungaç sistemine geçilmesine ramak bırakan şehir.
barları ve müzisyenleriyle istanbula taş çıkartan şehir.
film festivaliyle dünyaya damgasını vuran şehir.
ülkemiz sınırları içindeki en güzel parklara sahip şehir.
baharları portakal çiçeği kokan şehir.
deniz seviyesinde bir yerden çıkıp gittiğimde ve sahil boyu yürüyüşlerine alışkın biri olarak, falezlerin üzerinden, aşağıda salınan denize bakmaya alışmak ta zorlandığım şehir.
en çok kale içini sevdiğim şehir.
arkeoloji müzesi görülmeye değer şehir.
genellikle yerli halkın lehçesini anlamakta zorlanılan şehir.
selam verdiğiniz her iki insandan birinin turizm sektöründe çalıştığı şehir.
v.s. v.s.
sevilesi şehir.
elimi kolumu sallayıp hava akımını hissetmeye debelenirken, arkadaşlarımın; 'fazla çırpınma hepten mahfolacaksın' diyerekten bana güldükleri şehir.
sıcaktan ziyade ağır nem baskısı nedeniyle adamı heder eden şehir.
sadece beş dakika oturulan koltuğa, terden mütevvellit kopyanızın yapış yapış çıktığı şehir.
oturduğunuz yere deniz havlusu serip, kısa aralıklarla bunu değiştirmeniz gereken şehir.
zaruri bir işiniz yoksa ve sabah saatleri dönmeye başlamışsa asla akşam olmadan dışarı çıkılmaması gereken şehir.
bayılınacak ve nem kaybından ölünecek sıcaklıklara maruz kalmaya vücudunuzu alıştırmayıp ta kilimalı ortam kurduğunuz da ani sıcaklık değişikliğiyle bünyenin dengesini aptal eden şehir.
eğer iki adım ötenizde değilse, plaja ulaşana kadar eriyip yok olma ihtimalini göze alamayıp, denize girmeyi boş verebileceğiniz şehir.
yerlilerinin muhakkakiyetle yazın yaylalara kaçtığı, 'ohh bee iyiki yakında bu yaylalar var' dedirten şehir.
nefes alınması hastalıklı bir işkence olup, insanın kendini kavanozda balık gibi hissettiği, solungaç sistemine geçilmesine ramak bırakan şehir.
barları ve müzisyenleriyle istanbula taş çıkartan şehir.
film festivaliyle dünyaya damgasını vuran şehir.
ülkemiz sınırları içindeki en güzel parklara sahip şehir.
baharları portakal çiçeği kokan şehir.
deniz seviyesinde bir yerden çıkıp gittiğimde ve sahil boyu yürüyüşlerine alışkın biri olarak, falezlerin üzerinden, aşağıda salınan denize bakmaya alışmak ta zorlandığım şehir.
en çok kale içini sevdiğim şehir.
arkeoloji müzesi görülmeye değer şehir.
genellikle yerli halkın lehçesini anlamakta zorlanılan şehir.
selam verdiğiniz her iki insandan birinin turizm sektöründe çalıştığı şehir.
v.s. v.s.
sevilesi şehir.
(bkz: kızılarık)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar